HİKAYELER

MESNEVIDEN HIKAYELER

  • 24 Ağu
    2012
  • 0
Deveye Cevap

Adamın biri develerden birine sordu: - "Ey izi mübarek eti helal deve nereden geliyorsun?" dedi. Cevap veren deve şöyle dedi: - "Sizin memlekette bulunana hamamdan geliyorum." dedi. Adam güldü: - "Evet, dedi söylediğinin doğruluğu dizinden belli." dedi. "Ainesi iştir kişini lafına bakılmaz." Devamını Oku


  • 24 Ağu
    2012
  • 0
Hz. Hamza'nın Kahramanlığı

Resulullah'ın (s.a.v.) amcası Hz. Hamza gençliğinde, savaşlara katılırken zırhını giyer öyle cenge giderdi. Yaşı ilerleyince zırhsız, başı açık, vücudu çıplak savaşmaya başladı. Bunu görenler şaşırarak sordular: - "Neden böyle yapıp kendini tehlikeye atıyorsun ey aslanlar aslanı." dediler. - "Genç, iri yapılı ve kuvvetliyken savaşa zırhsız katılmazdın, şimdi ihtiyarladın gücün azalıp belin büküldüğü halde neden böyle hiçbir şeye aldırış etmez oldun." dediler... Hz. Hamza şöyle cevap verdi: - "Ge… Devamını Oku


  • 24 Ağu
    2012
  • 0
Kuşun Hz. Peygamberin Ayakkabısını Kaçırması

Bir gün Allah'ın (c.c) Yüce Resulü (s.a.v.) abdest almak için su istedi. Elini yüzünü yıkadı, ayaklarını da yıkayıp, ayakkabılarını giymek üzereyken bir kuş gelerek pabuçlarından birini kaparak götürdü. Süratle havalanan kuş, havada pabucu tersine çevirdi. Çevirince içinden bir yılan düştü. Sonra kuş getirip pabucu Allah'ın (c.c.) yüce Resulünün önüne bıraktı. Devamını Oku


  • 24 Ağu
    2012
  • 0
Haddini Aşmanın Zararı

Bir gün adamın biri Hz. Musa (a.s.)'ya geldi: - Ya Musa ne olur dua et de ben hayvanların dilinden anlayayım ve bundan kendime hisseler çıkartarak daha iyi bir insan olayım. dedi. Hz. Musa (a.s.): - Yürü işine git, kaldıramayacağın bir yükün altına girmeye çalışma, bu halin senin için daha hayırlıdır. dedi. Fakat adam dinlemedi ısrar etti: - Ya Musa ne olur hiç değilse kapımda yatan köpekle horozun dilini anlayayım. dedi. Musa (a.s.) her ne kadar bundan vazgeçmesi için çalıştıysa da adam ısrar e… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0

  • 31 Oca
    2012
  • 0
YILDIZLARIN NURU

YILDIZLARIN NURU Yıldızların nuru olan Şah Hüsameddin, beşinci cildin başlamasını istiyor. Ey Tanrı ışığı cömert Hüsameddin, beşeri bulantılardan durulanların üstatlarına üstatsın sen. Halk perde ardında olamasaydı, halkın gözleri açık olsaydı ve havsalalar dar ve zayıf bulunmasaydı. Seni övmeye manevi bir tarzda girişir, bu sözlerden başka sözler söyleyecek bir dudak çardım. Fakat doğan kuşunun lokmasını yont kuşu yutamaz. Çaresi, suyla yağı birbirine katmaktan ibaret. Seni bu zindan altminde y… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0
KESİLESİ KUŞLAR

KESİLESİ KUŞLAR Ey idraki güneşe benzeyen, sen vaktin Halil’isin. Bu yol kesen dört kuşu öldür! Çünkü bunların her biri de karga gibi akıllıların akıl gözlerini oyar, çıkarır. Tene ait dört huy, Halil’in kuşlarına benzer. Onları kesmek cana yol açar. Ey Halil iyiden kötüden kurtulmak için kes onların başlarını da ayaklar setten kurtulsun. Kül, sensin, hepsi de senin cüzilerindir. Çöz ayaklarını, onların ayakları senin ayakların demektir. Alem, senin yüzünden ruhların uçtuğu, toplandığı bir yer h… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0
İNANANIN KAFİRDEN FARKI

İNANANIN KAFİRDEN FARKI Kafirler, Peygambere konuk oldular. Akşam vakti mescide geldiler. Ey bütün dünyadakileri yurdunda konaklayan, ey padişah, biz sana konuk geldik. Azığımız yok uzaktan gelmişiz. Hemencecik başımıza rahmet ve nur saç dediler. Peygamber, sahabeye, dostlarım, dedi. Bunları paylaşın. Çünkü siz benimle benim huyumla dolusunuz. Her askerin bedeni padişahla doludur. Padişahın mevki ve rütbesine düşman olanlara bu yüzden kılıç vururlar. Sen padişah kızgınlığı ile kılıç sallarsın, y… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0
İBADETLERİN TANIKLIĞI

İBADETLERİN TANIKLIĞI Bu namaz, oruç ve savaş da inanışa tanıktır. Bu zekat, hediye, bu hasedi bırakma da kendi sırrından haber vermedir. İhsanda bulunmak doyurmak, konuk davet etmek, ey ulular, biz sizinleyiz, size doğru bir özle inandık demektir. Hediyeler armağanlar, sunulan şeyler, ben seninleyim; seni seviyorum diye tanıklıktan ibarettir. Kimi bir mal veya afsun için çalışır, uğraşırsa bu ne demektir? İçimde bir cevherim var demektir; Tanrı’dan çekinmemden, yahut cömertliğimden bir cevherim… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0
ÖLÜYÜ DİRİLTEN YEMEK

ÖLÜYÜ DİRİLTEN YEMEK Gerçi ruh gıdası canın ve gözün yediği bir gıdadır; fakat oğul, cismin de ondan nasibi vardır. Şeytana benzeyen beden, onu yemeseydi Resül benim Şeytanım Müslüman olmuştur buyurmazdı. Ölüyü dirilten o yemekten Şeytan yiyip içmese nasıl olur da Müslüman olur? Şeytan dünyaya aşıktır. Kördür, sağırdır. Bir aşkı başka bir aşk giderebilir. Yakıynin gizli evinde yer, içerse yavaş yavaş aşk pılı pırtısını oraya çeker götürür. Ey karnına haris olan böylece yücel. Bunun yolu, ancak y… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0
YIRTIK CÜBBE

YIRTIK CÜBBE Sofinin biri bir iç sıkıntısına uğradı, cüppesinin önünü yırttı, ondan sonra ferahladı. O yırtık cüppeye fereci (ferahlık) adını koydu. Bu lâkap, o kurtulmuş adamdan sonra yayıldı. Yayıldı ama safını şeyh aldı, götürdü, halkla tortudan ibaret olan adı kaldı. Böylece her şeyin bir saf ve tortusuz tarafı vardır, adını da tortu gibi aleme bırakmıştır. Kim toprak yemeyi adet edinmişse tortuya yapışmıştır. Sofi ise hemencecik safın bulunduğu tarafa gider. Elbette tortunun safı vardır der… Devamını Oku


  • 31 Oca
    2012
  • 0
TAVUS KUŞU

TAVUS KUŞU Şimdi ad san için cilvelenip duran iki renkli tavusa geldik. Onun gayreti, sonucundan ve faydasından habersiz bir halde halkı, hayırla şerle avlamaktır. Tuzak gibi av tutup durur. Tuzağın maksada ait ne bilgisi var. Tuzağın, av tutmaktan ne zarar vardır, ne faydası; onun bu beyhude tutuşuna şaşıran işte ben. Kardeş, iki yüz güzelle bağdaştın, dost oldun, sonra yine onları terk ettin. Doğduğun günden beri işin bu. Sevgi tuzağıyla adam avlar durursun. Bu avlanmaktan, bu kalabalıktan, bu… Devamını Oku


v