SORULARLA DİNİMİZ

EVLİYAYI TANIMAK

  • 22 May
    2012
  • 0
Kutb-i irşad ve kutb-i medar

Kutb-i irşad ve kutb-i medar Sual: Kutb-i irşad ve kutb-i medar kime denir? CEVAP İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Kutb-i ebdal [kutb-i medar], âlemde, dünyada her şeyin var olmasına ve varlıkta durabilmesi için feyz gelmesine vasıta olan zattır. Her şeyin yaratılması, rızıkların gönderilmesi, dertlerin, belaların giderilmesi, hastaların iyi olması, bedenlerin afiyette olması, kutb-i ebdalin feyzleriyle olur. Kutb-i irşad ise, âlemin irşadı ve hidayeti için, feyzlerin gelmesine vasıta olu… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Silsile-i aliyye ne demektir?

Silsile-i aliyye ne demektir? Sual: (Silsile-i aliyye) ne demektir? CEVAP Silsile kelimesi, (Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, halka) anlamına gelir. Mürşid-i kâmil yani âlim ve evliya olan zatlar, yetiştirdikleri ve artık başkalarını yetiştirebilecek hale gelen talebelerine, halifelik ve icazet verirler. Sonra onlar da talebe yetiştirip, onlar da yetişen talebelerine böyle icazet verirler. Böylece, âlimler silsilesi meydana gelir. Bu halka, Peygamber efendimize… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Tevessül ve teberrük ne demektir?

Tevessül ve teberrük ne demektir? Sual: Tevessül ne demektir? CEVAP Resulullah veya evliya zatlarla, Allahü teâlâya tevessül etmek, yani bunların hürmeti için, dilekte bulunmak caizdir. Tevessül etmek, şefaatini istemek demektir. Ehl-i sünnet âlimleri, bunun caiz olduğunu bildirdi. Tevessül edenin duasının kabul olması, tevessül olunanın kerameti olur. Yani, öldükten sonra keramet göstermesi olur. (Hadika) İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki: Diriyken tevessül olunan, feyz alınan zata, öldükten…… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Zikir nedir?

Zikir nedir? Sual: Zikir nedir ve nasıl yapılır? CEVAP Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki: Zikir, hatırlamak, anmak demektir. Hatırlamak da kalble olur. Söylemekle olmaz. Şimdi üç türlü zikir bilinmektedir: 1- Dille, söylemekle yapılan zikirdir. Söylerken, kalb birlikte hatırlamaz. Yalnız dille söylenen zikrin, kalbi temizlemekte faydası pek az olur. İbadet sevabı hâsıl olur. Aşağıdaki âyet-i kerime kalben zikretmeyenler içindir: (Kalbleri Allahü teâlâyı zikretmeyenlere azap vardır… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Fâni olmak

Fâni olmak Sual: İnsanın arkadaşında, hocasında, Resulullah’ta ve Allahü teâlâda fâni olması ve fena-yı kalb, fena-yı nefs ve beka-billâh ne demektir? CEVAP Fani olmak, yok olmak demektir. Yani kendisinde hiçbir varlık görmemesi, yok olduğu zatın emrini, isteğini kendisine tercih etmesi demektir. Yani (Ben yokum, o var) diyebilmek ve buna göre yaşayabilmektir. Kısaca şöyle: Fena-fil-ihvan: Arkadaşında yani mümin kardeşinde fani olmak demektir. Onu çok sever. Her hususta onu kendine tercih eder,…… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Evliya sevgisi

Evliya sevgisi Sual: Eshab-ı kiramın hayatlarını okumak ve Evliya menkıbelerine çok yer vermek doğru mudur? CEVAP Ne kadar çok yer verilse o kadar iyidir, çünkü Evliya zatlar, her işinde İslamiyet’e uyarak, Allahü teâlânın rızasını kazanmış kimselerdir. Onların yaşayışı, bizim için en güzel örnektir. Yani onların menkıbelerini, İslamiyet’i nasıl yaşamak gerektiğini anlatmak için, nakletmek gerekir. Selef-i salihinin, Eshab-ı kiramın, evliyanın hayatlarını okumak, iyi huylu olmaya sebep olur. (Be… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Aklı bırakmak ne demek?

Aklı bırakmak ne demek? Sual: Bir âlime veya mürşid-i kâmile tâbi olmak, körü körüne itaat etmek, hür düşünceyi engellemek olur mu? CEVAP Eski devirlerde yaşamış, mürşid-i kâmil denilen zatlar, sıradan kimseler değildi. Basiretleri açık, selim akıl sahibi kimselerdi. Mürşide tâbi olan insanın aklı ve ilmi, hocasının aklı ve ilmiyle kıyas kabul etmezdi. Akıl göz, İslamiyet ise ışık gibidir. Işık olmayınca göz görmediği gibi, aklımız almasa da, İslamiyet’in bildirdiklerini hiç şüphe etmeden kabul…… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Tasavvuf ilmi

Tasavvuf ilmi Sual: (Tasavvuf ilmi denilen bâtın veya ledün ilmi, sonradan çıktığı için bid’attır, bu bid’ate inanan da sapıktır) diyenler oluyor. Bu ilim hakkında yeterli bilgi verebilir misiniz? CEVAP Bâtın ilmi, hazret-i Âdem’den beri vardır. Buna ledün ilmi de denir. Tasavvuf ve keramet ilmidir. Allahü teâlânın ihsanıyla kalbe ilham edilen, ilahi sırlara ait bilgilerdir. Görünüşte akla zıt gelebilir. İlm-i ledün sahibi olanlar, olaylardaki gizli sırları ve hikmetleri bilir. Hadis-i şer… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Doğru yolda olmanın şartları

Doğru yolda olmanın şartları Sual: Çeşitli cemaatler, birbirlerinden farklı şeyler söylüyorlar, birinin helal dediğine diğeri haram diyor, birinin sünnet dediğine diğeri bid'at diyor. Hangi cemaat daha uygundur? CEVAP Hadis-i şeriflerde, Ehl-i sünnet vel cemaat itikadında olmak ve salihleri sevip onlarla beraber olmaya çalışmak, onlardan ayrılmamak emrediliyor. Doğru yolda olmanın şartları vardır. Bunların bazılarını maddeler halinde bildirelim: 1- Tek hak din İslamiyet’tir. Bir âyet-i kerime me… Devamını Oku


  • 22 May
    2012
  • 0
Tasavvuf ehli olmak için

Tasavvuf ehli olmak için Sual: Eskiden dini doğru öğrenmek için, bir mürşid-i kâmile tâbi olup, onun bildireceği şekilde tasavvuf yolunda ilerliyorlarmış. Şimdi nasıl ilerlenir? CEVAP Her devrin şartları farklıdır. Günümüzde de, büyük zatlara ulaşma imkânları vardır. Birkaç örnek verelim: 1- Kimi, Ehl-i sünnete uygun yayın yapan bir gazeteye abone olur, orada Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından hazırlanan yazıları okuyarak onları sevmeye başlar. Sonra kitaplarına kavuşur. O kitapları okuyup a… Devamını Oku