KURANIMIZ

DİYANET İSLERİ MEALİ

  • 7 Haz
    2012
  • 0
MÜRSELÂT SÛRESİ

77- MÜRSELÂT SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 50 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Mürselât” kelimesinden almıştır. Mürselât, gönderilenler demektir. Sûrede başlıca, kıyametin, hesap ve azabın gerçekleşeceği, Allah’ın kudreti ve günahkârların akıbeti konu edilmektedir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarı… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
NEBE' SÛRESİ

78- NEBE' SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 40 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen “en-Nebe’” kelimesinden almıştır. Nebe’, haber demektir. Sûrede, ölüm ötesi hayatın varlığını ispat çerçevesinde, kıyamet, öldükten sonra dirilme ve hesap için toplanma konularına yer verilmektedir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Birbirlerine neyi soruyorlar? 2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)? 4. Hayır, ileride bilecekler. 5. Yine hayır; ileride bilecekler. 6,7. Biz, yeryü… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
NÂZİ'ÂT SÛRESİ

79- NÂZİ'ÂT SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 46 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “en-Nâzi’ât” kelimesinden almıştır. Nâzi’ât burada, “ruhları çekip alan melekler” demektir. Sûrede başlıca, tevhit, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve hesap konu edilmektedir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Andolsun (kâfirlerin ruhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara, 2. Andolsun (mü’minlerin ruhlarını) kolaylıkla alanlara, 3. Andolsun yüzüp yüzüp gidenlere, 4. Derken, öne geçenle… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
ABESE SÛRESİ

80- ABESE SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 42 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “abese” fiilinden almıştır. “Abese”, “yüzünü ekşitti” demektir. Sûrede başlıca, itikat, peygamberlik, Allah’ın kudreti ve kıyamet hâlleri konu edilmektedir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. 1 3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak, 4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek. 5. Kendini muhtaç hissetmeyene…… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
TEKVÎR SÛRESİ

81- TEKVÎR SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 29 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “küvviret” fiilinin mastarından almıştır. Tekvîr, dürmek demektir. Sûrede başlıca, kıyamet, vahiy ve peygamberlik konuları ele alınmaktadır. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Güneş, dürüldüğü zaman, 2. Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman, 3. Dağlar, yürütüldüğü zaman, 4. Gebe develer salıverildiği zaman. 1 5. Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman, 6. Denizler kayna… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
İNFİTÂR SÛRESİ

82- İNFİTÂR SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 19 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “infetarat” fiilinin mastarından almıştır. İnfitâr, yarılmak demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Gök yarıldığı zaman, 2. Yıldızlar saçıldığı zaman, 3. Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman, 4. Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, 5. Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek. 6,7,8. Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert R… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
MUTAFFİFÎN SÛRESİ

83- MUTAFFİFÎN SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 36 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “el-Mutaffifîn” kelimesinden almıştır. Mutaffifîn, ölçüde ve tartıda hile yapanlar demektir. . Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline! 2. Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. 3. Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. 4,5,6. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin h… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
İNŞİKÂK SÛRESİ

84- İNŞİKÂK SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 25 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “inşakka” fiilinin mastarı olan “İnşikâk” kelimesinden almıştır. İnşikâk, yarılmak demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1,2. Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-, 3,4. Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman, 5. Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!) 6. Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
BÜRÛC SÛRESİ

85- BÜRÛC SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 22 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Bürûc” kelimesinden almıştır. Bürûc, burçlar demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Burçlarla dolu göğe andolsun, 2. Va’dedilmiş güne (kıyamete) andolsun, 3,4,5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir. 1 6,7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı. 8,9.…… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
TÂRIK SÛRESİ

86- TÂRIK SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 17 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “et-Târık” kelimesinden almıştır. Târık, şiddetle çarpan, vuran, gece gelen şey demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1 Göğe ve târıka andolsun. 2 Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin? 3 O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır. 4 Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın. 1 5 Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın. 6 Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı. 7 Bu su, bel ile kaburga ke… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
A'LÂ SÛRESİ

87- A'LÂ SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 19 âyettir. Sûre, adını birinci âyette yer alan ve Allah Teâlâ’yı niteleyen “el-A’lâ” kelimesinden almıştır. A’lâ, en yüce demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Yüce Rabbinin adını tespih et. 2. O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır. 3. O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir. 4,5. O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir. 6. Sana Kur’an’ı okutacağız ve sen onu unutmaya… Devamını Oku


  • 7 Haz
    2012
  • 0
ĞÂŞİYE SÛRESİ

88- ĞÂŞİYE SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 26 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Gâşiye” kelimesinden almıştır. Ğâşiye, kaplayıp bürüyen demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi? 2. O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir. 3. Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır. 4. Kızgın ateşe girerler. 5. Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler. 6. Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur… Devamını Oku


v