HİKAYELER

DINI HIKAYELER

Avcı

 

 İyi bir avcıydı. 1953 yılının bir Eylül günü, Bediüzzaman'ın "tarikatına girme" niyetiyle yollara düştü. Urfa'dan kalkıp Gaziantep üzerinden Isparta'ya geldi.

 

    Heyecanla Bediüzzaman'ın yanına vardı. Koşup ellerine sarıldı, öpüp başına koydu.

 

 

    "Merhaba, safa geldin kardeşim, otur" dedi Bediüzzaman. Adını sordu. "Abdülkadir" dedi.

 

 

    "MaşaAllah," dedi. "Ben Abdülkadir ismiyle çok alakadarım." Ve "Birkaç gündür kimseyi kabul etmiyordum, hatta yanımdaki talebelerimi de... Bana bir şey lazım olduğu zaman kapının arkasından gönderiyordum. Fakat sen bana şifa oldun" dedi.

 

 

    Şahsi ve ailevi durumunu sormaya başladı.

 

 

    "Babanın adı nedir?"

 

 

    "Abdurrahman efendim."

 

 

    "Kaç kardeşsiniz?"

 

 

    "Altı erkek kardeşiz."

 

 

    "Ne iş yaparsın?"

 

 

    "Avcılık efendim."

 

 

    "Sizin orada ne gibi hayvanlar bulunur?"

 

 

    "Ceylan, tavşan, ördek ve keklik gibi hayvanlar bulunur efendim."

 

 

    "Her ava çıktığınızda ne kadar para masraf edersiniz?"

 

 

    "Bazen olur ki 50 lira masraf ederiz."

 

 

    Bediüzzaman bir müddet düşündü. İnsanlara olduğu kadar hayvanlara olan şefkati de o derece fazlaydı.

 

 

    İlk defa ziyaretine gelen bu talebesini bu adetinden vazgeçirmek istedi ve şu teklifte bulundu:

 

 

    "Peki" dedi. "Siz o parayla koyun keçi gibi ehli hayvan alıp etini yeseniz daha iyi olmaz mı?"

 

 

    Abdülkadir, onun dilinden dükülen her kelimeyi can kulağıyla dinliyordu.

 

 

    "Evet efendim," dedi. "Daha iyi olur muhakkak."

 

 

    Abdülkadir için avcılık orada tarihe gömüldü. Üstadından ilk dersini almıştı:

 

 

    Hiçbir canlının canını incitme!..

 

Site Admin

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ

Muhakkak ki biz sizi korkuyla, açlıkla ve mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. O sabredenleri müjdele! Onlar ki, başlarına bir musibet geldiği zaman: “Biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz.” derler. (Bakara 155-156)

Yorum Yaz


Benzer DINI HIKAYELER

Mürşidi Olmayan
Ben Vazifemi Yapayım Da
Zekat
Ramazan Ve Şevval Orucu
Utanmak
Cesur Fareler (!)