Arama Yap

Aranan musluman

Biri var ki hala esir!

Biliyorsunuz, gündemde CHP'nin tek parti döneminde sattığı veya depoya çevirdiği camiler var. Bugün onlar yeniden cami olarak kullanılıyor. Fakat maalesef Ayasofya Camisi o zulmü yaşamaya devam ediyor. Hala esir, hala yetim, hala ilgisiz. Türkiye'deki Müslümanların unuttuğu Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılacağı şeklinde duyumlar alıyorum. İsim vermek uygun düşmez ama hükümetin bu yönde bir çalışmasının olduğunu dolayısıyla yakın bir gelecekte Ayasofya'nın tedricen ibadete açılacağın… Devamını Oku


İşleri dinimiz, dinleri de dinimiz!

Timetürk yazarlarından Emrah Eker,Güney Kore'ye gitti gördü ve müslüman olmaktan utandığını yazdı. Kaş yapayım derken göz çıkarmak bu olsa gerek! yoksa bu yazıya 'göz çıkarmak niyetiyle kaş yapıyor görünmek' demek daha mı doğru olur bilinmez. Bunu okuyucunun takdirine bırakıyoruz. Müslümanlardan daha erdemliler: Sizce hangimiz daha erdemli bir toplumu oluşturuyoruz? Biz Müslüman Türk toplumu veya diğer İslam toplumları mı, yoksa gayrimüslim Güney Kore toplumu mu? Budizm, Konfüçyanizm, Taoizm, Hı… Devamını Oku


Hz. Yusuf kıssası Macarca'ya çevrildi

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Macaristan seyahatinde, kendisinden kitap tavsiyesi isteyenlere, Hz.Yusuf'un (a.s.) hayatıyla ilgili bir kitap tavsiye edince, Macar Müslümanları, Mahmut Sami Ramazanoğlu Hoca'nın kitabında karar kılmışlar. Bundana sonra da, dört sene önce, Kur'-an-ı kerim'in Macarca meali için Macar ilim adamlarıyla aynı heyette yer alan Halime Zsuzsanna Kişş kitabın tercümesine başlamış. Macaristan'da tebliğle uğraşan Ahmet Barışcıl… Devamını Oku


Bu şehirde oruç tam 21 saat

Diyanet tüm dünyadaki sahur ve iftar vakitlerini web sitesinden açıkladı. Bununla birlikte ilginç ayrıntılar da ortaya çıktı; mesela İzlanda'nın başkenti Reykjavik'te niyet eden bir Müslüman 20 saat oruç tutacak. Reykjavik'te yaşayan bir Müslüman Ramazan'ın ilk gününde gece 02.49'da oruca başlayacak ve gece 23.16'da iftarını açacak. TÜRKİYE'DE 17 SAAT Bu yıl Ramazan ayında en uzun orucunu, İskandinavya ülkelerinde yaşayan Müslümanlar tutacak. Türkiye'de yaklaşık 17 saat oruç tutulurken, beyaz ge… Devamını Oku


Hoş geldin ya şehr-i Ramazan

İçinde bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir gecesini barındıran rahmet ayı, 11 ayın sultanı Ramazan tüm ihtişamıyla geldi. Müslümanlar bugün ilk teravih namazını eda etmek için camilere akın edecek, gece ise ilk sahura kalkılacak. SELAMUNALEYKUM Diyanet İşleri Başkanlığı bu Ramazan'da selamlaşmayı öne çıkaracak. Peygamberimizin (sav) "Aranızda selamı yayın" hadisi şerifinden hareketle Müslümanların birbirlerine olan güven, sevgi ve saygılarının artması için bu Ramazan'ın ana teması olarak… Devamını Oku


Bir İslam Deccali:Süfyan

İslamlar içinde merkez-i hükümet-i İslamiyede ortaya çıkarak Müslümanların arasına fitne ve fesat verip bütün Müslümanları birbirine düşürür, İslam düşmanlarının Müslüman ülkeleri işgal etmesine sebep olur ve bu karışıklıktan istifade ederek “Şeriat-ı Muhammediyeyi” hem tahrip eder, hem de hükmünü yürürlükten kaldırır. Ama ne var ki akılları bozulmuş ve deccalın kendilerine sağladığı imkânlarla dünyaya dalmış yarı bilgin “Ulema-i Sû” lakabını hak etmiş bilginler tarafından onun bu tahribat… Devamını Oku


14 şubat gerçeği

Kültürünü almaya çalıştığımız kültürsüz batılılar, 14 Şubatı ne olarak kutluyordu? Amaç neydi? Bunu bilen bir Müslüman bu günü asla kutlamayacaktır. Bu günü’nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Bu günün Sevgililer Günü ilan edilmesinin aslı Roma İmparatorluğu kilisesine dayanır. İsmini Valentine adında bir PAPAZDAN alır (St. Valentine Day). Çünkü bu günde kendilerinin inandığı Roma tanrı ve tanrıçaların… Devamını Oku


ARAKANLI MÜSLÜMANLARIN KALDIĞI KAMPTAN SON GÖRÜNTÜLER

ARAKANLI MÜSLÜMANLARIN KALDIĞI KAMPTAN SON GÖRÜNTÜLER Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 7

Başörtüsü, örtünme, sümeyye, kanayan, yara, islam, emir, Allah, kadın, müslüman Devamını Oku


BAŞÖRTÜSÜ BELGESELLERİ - 5

başörtüsü, örtünme, tesettür, ezgi, klip, video, kadın, müslüman, islam Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 4

başörtüsü, örtünme, tesettür, ezgi, klip, video, kadın, müslüman, islam Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 2 -

başörtüsü, belgeselleri, örtünme, namaz, islam, kadın, aile, müslüman, kız Devamını Oku


Cihad'a katılın

Kafkasya İslam Emirliği Emiri Dokku Ebu Osman cihada çıkmaları için Rusya Müslümanlarına çağrıda bulundu. Devamını Oku


MUTLAKA İZLEYİN,,iyiki müslümanım dedirten resimler,,ayetler

MUTLAKA İZLEYİN.. SİZİ DÜŞÜNDÜRECEK MUHTEŞEM RESİMLER..musatafa demirci esma zikri eşliğinde.. izlediğinize değecek bi çalışma... dua ile... Devamını Oku


Myanmar Müslümanları, Ümmet'in gözü önünde katlediliyor..

Myanmar Müslümanları, Ümmet'in gözü önünde katlediliyor.. Devamını Oku


Tesettur

ey musluman kadın uyan Devamını Oku


Prof. Dr. Mehmet Çelik: Birleşmiş Milletler Şeytani Bir Çete Olup, Tüm Fesadın Sorumlusudur...

Keyifle İzleyeceğiniz “Bu Video Şuur Altınıza İşleyecek”. Mehmet Hoca Açtı Ağzını Yumdu Gözünü ! 1- BM Zulmü Şeytanın bile vicdanını sızlatır… 2- BM Görüntüde barışı amaçlayan ama gerçekte terörü organize eden bir çetedir… 3- Hiçbir akıllı Müslüman bu şeytani tuzağa kanmamalıdır… 4- BM İnsan katline ve sömürüye destek veren zalim bir örgüttür… Devamını Oku


GRUP FURKAN-AHMET YASİN

grup furkan ŞEYH AHMED YASİNİN DUASI VE ÜMMETE HAYKIRIŞI Allahım! Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum! Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah! Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim! Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim! Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır! Devamını Oku


Kuran Meali / Mobil Uygulaması İndir

Bu program diğer meal kitaplarından farklı olarak tercümede doğruya en yakın olduğunu düşündüğümüz 5 farklı meal olarak yayınladık bilindiği gibi günümüzde müslüman olmadığı halde meal yazan bir çok oryantalist düşünce kuran-ı tahrif etme yoluna başvurmuşlardır vede halen devam etmektedir bundan ötürüdürki bizde böyle bir çalışma hazırladık bu mealler internet ortamında mevcut olup sadece android kulanıcılarına kolaylık olması adına hazırlanmıştır Rabbim subhanuhu ve teala okuyan sizleri'de bizl… Devamını Oku


6 Cilt islam Ansiklopedisi Mobil Uygulama

6 Cilt islam Ansiklopedisi Mobil Uygulama İslam Ansiklopedisi Bu Ansiklopedi 6 cilt olup Alfabedik olarak konuları sıralanmıştır.. Siz degerli Müslüman kardeşlerimizin faydalanmasını dilegiyle... Bütün İslami konuları Kuran ve Hadislere ve Alimlerin bilgilerine dayanarak Hazırlanmıştır.. İSLAM KÜTÜBANESİ 1.Şamil İslam Ansiklopedisi 2.Kuran-ı Kerim -Türkçe 3.Hz.Muhammed (s.a.s) Hayatı 4.Diyanet İlmihali 5.Fıkhı Ansiklopedisi 6.Ansiklopedik İsim Sözlügü 7.Kütüb-i Sitte 8. Dini Hikayeler 9.Namaz Ho… Devamını Oku


YAHUDİ NASIL MÜSLÜMAN OLDU?

YAHUDİ NASIL MÜSLÜMAN OLDU? Hicrî ikinci asır sonlarında hilâfet makamına oturan Abbasî halifelerinden El-Me'mun, dış dünyaya açık bir devlet adamıydı. Zamanında Müslüman - Hıristiyan bütün ilim adamları ondan itibar görmüş, yabancı dildeki ilim kitabları Arabçaya tercüme edilerek bilgi alış verişinde bulunulmuştur. O kadar ki Me'mun zamanında yerin yuvarlak olduğu resmen tesbit edilmiş, kurulmuş olan Nısfünnehar usûlüyle arzın kuturunu ölçmek gibi bâzı ilim mes'elelerinde kesin hükme varı… Devamını Oku


BİR AMERİKALI GÖZÜYLE GUSÜL ABDESTİ

BİR AMERİKALI GÖZÜYLE GUSÜL ABDESTİ Çevremde bulunan birkaç Müslümanla, zaman zaman sohbetler yapardım. En çok dikkatimi çeken şey, gusül abdestiydi. Bu hususta epeyce düşündüm ve araştırma yaptım. Evvelâ, basit bir temizlik şekli olarak ele aldım. Biz Amerikalılar bol bol yıkanırız. Çünkü bizde tahâret yok. Kâğıtla silinme de gereken temizliği yapmaz. Bunun için her gün veya günaşırı yıkanmak zorunda kalırız. Zaten helâ ile banyo bir aradadır. Tuvaletten kalkan, duşun altına girebilir. Öyle ise… Devamını Oku


NASIRLI ELLER

NASIRLI ELLER Hicretin 9. yılı idi. Peygamber Efendimiz Bizans üzerine yaptığı Tebük seferinden dönmekteydi. Medineli Müslümanlar, İslâm ordusunu karşılamak için şehrin dışına kadar çıkmışlardı. Herkeste bir sevinç ve bayram havası vardı. Peygamberimizi ve İslâm ordusunu karşılayanlar arasında büyük sahâbe Muâz bin Cebel Hazretleri de bulunuyordu. Hazret-i Muaz, bir özründen dolayı Tebük gazâsına katılamamıştı. Resûlüllah Efendimiz, kendisini karşılamaya gelen Müslümanlarla tek tek el sıkı… Devamını Oku


Avrupa'da bir Müslüman

Avrupa'da bir Müslüman abdest alırken, yanına bir Yahudi yaklaşır ve ona şöyle der : Siz pis Müslümanlar kirli ayaklarınızı; ellerimizi yüzümüzü yıkadığımız temiz yerlere koyuyorsunuz . Müslüman : Peki söyle bakalım sen günde kaç defa yüzünü yıkıyorsun. Yahudi şaşırır ama cevap verir: Sabahları bir kez bazen ıhtıyaç olursa iki defa. Müslüman Avrupalı : Biz Müslümanlar günde ayağımızı 5 defa yıkıyoruz, şimdi söyle bakalım hangisi daha temiz, senin yüzünmü yoksa benim ayaklarım mı ? Devamını Oku


KÜFRE RAZI OLMAK KÜFÜRDÜR

KÜFRE RAZI OLMAK KÜFÜRDÜR Dün mubaseyi seven birisi, bana bir sual sordu. Dedi ki: “ Küfre razı olmak küfürdür.” Bunu Peygamber söyledi, onun söylediği söz de doğrudur, yerindedir. Sonra da yine “ Müslüman olan kişinin her türlü kazaya razı olması lazımdır” buyurdu. Kafirlik ve münafıklık da Tanrının kaza ve kaderiyle değil mi? Fakat buna razı olursak( ilk hadise göre) kötülük etmiş olmaz mıyız? Razı olmasak o da suç, peki, ikisinin arasında hangi çareye başvuralım.” Ona dedi ki: “ Bu küfür, Tan… Devamını Oku


ÖLÜYÜ DİRİLTEN YEMEK

ÖLÜYÜ DİRİLTEN YEMEK Gerçi ruh gıdası canın ve gözün yediği bir gıdadır; fakat oğul, cismin de ondan nasibi vardır. Şeytana benzeyen beden, onu yemeseydi Resül benim Şeytanım Müslüman olmuştur buyurmazdı. Ölüyü dirilten o yemekten Şeytan yiyip içmese nasıl olur da Müslüman olur? Şeytan dünyaya aşıktır. Kördür, sağırdır. Bir aşkı başka bir aşk giderebilir. Yakıynin gizli evinde yer, içerse yavaş yavaş aşk pılı pırtısını oraya çeker götürür. Ey karnına haris olan böylece yücel. Bunun yolu, ancak y… Devamını Oku


FAKİR HIRSIZ

FAKİR HIRSIZ Medine'de kıtlık yaşanmaktadır. Aç bir Müslüman bir bahçeye girerek ağaçlardan hurma toplar ve yer. Fakat bahçe sahibi tarafından yakalanır. Dövülür ve yediği hurmalara karşılık olarak elbiselerine el konulur. Sonra da fakir hırsız, yanında kendini döven ve soyan bahçe sahibi olduğu halde Hz. Muhammed (asv)'in yanına gelir. Fakir hırsız gördüğü davranıştan ötürü bahçe sahibini şikâyet eder. Hz. Muhammed (asv) her ikisini de dikkatle dinledikten sonra bahçe sahibine döner: O cahildi,… Devamını Oku


İnanmak Ve Yaşamak

Bütün dinleri ve bu arada îslâmiyeti de tetkik eden, Kur'an-ı Kerîm'i inceleyerek, Hak din olduğuna kanaat getirdiği için Müslüman olan bir Alman, İslâm dininin doğuş yeri olan Suudi Arabistan'a gitmişti. Orada insanların Îslâmiyeti yaşayış biçimlerine ve itikadlarına muttali olup Kral Faysalla da görüşünce: — Allah'a şükürler olsun ki, sizi ve ülkenizi görmeden müslüman oldum. Benim okuduğum kitaplar ve Kur'an-ı Kerim hatalı olmadığına göre, sizin İslâmla bir alâkanız olmasa gerek, diyor. Devamını Oku


Alışverişte Doğruluk

Abdullah bin Ebî Evfâ radıyallahu anh anlatıyor: Adamın biri pazarda bir malı satışa çıkarmış ve müslümanlardan birini bu malı almaya teşvik etmek için de, verilen fiyattan fazlasına bu malı satın aldığına dair yeminde bulunmuştu. Bu hadise üzerine «Onlar ki Allah'ın ahdini ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satarlar, işte onların âhirette hiç bir nasibi yoktur...» mealindeki Ayet-i Celîle nazil olmuştur. (Buharî) Devamını Oku


Fitneye Sebep Olmak

Mütevazi odasında devamlı duvarda asılı bir takvim bulundurur, namaz vakitlerini oradan takip ederdi. Ramazan ayı geldiğinde hilal tartışmaları o günlerde de olurdu. Suudi Arabistan gibi bazı müslüman ülkelerde oruç bir gün önce veya sonra başlatılır, bayram günü de yine ona göre tespit edilirdi. Türkiye'deki bazı Müslümanlar da onlara uyar, bir ayrılık görüntüsü oluşurdu. Ramazan ayının son günüydü. Bayram arefesiydi. Bayram hazırlıkları yapılıyordu. Talebesi Tahiri, Bediüzzaman'a geldi. "Üstad… Devamını Oku


Zaferden Zafere

Atalarımız zaferden zafere koşmuş, yüzyıllar boyunca dünyada bir numara olmayı başarmışlardı. Alınan bir kale, şehir ya da ülkeye girmenin bir adabı vardı. Sade ama oldukça etkileyici bir tören yapılır, o yerin Müslüman Türkler tarafından alınmış olduğu herkese hissettirilirdi. Bu tören sırasında yapılanları şöyle sırayabiliriz: Görevli askerler içeri girip kale burçlarına Türk bayraklarını dikerlerken müezzinler de surların üstünde fetih ezanları okurlar. Ezanlar okunup tekbirler getirildikten… Devamını Oku


Müslüman (cübbeli ahmet hoca’ nın fıkrası)

Adamın biri camiye elinde bıçakla girmiş. Aranızda müslüman var mı demiş? Herkes korkuyor tabi… 2 tane yaşlı amca korkarak biz müslümanız evladım demiş. Dışarı gelin demiş. Korka korka çıkmış bizim amcalar. Eleman amca demiş siz müslümansınız madem ben kurban kesmeyi bilmem şu koyunu benim için kesermisiniz demiş. Tamam demişler kesmişler aradan biraz zaman geçtikten sonra oğlum biz çok yorulduk. Sen git içerden başka birilerini bul demişler. Neyse adam bu sefer elinde kanlı bıçakla camiye dalmı… Devamını Oku


Alimin Ölümü, Alemin Ölümü; İbrahim Canan

Ömrünü Kur'an ve Sünnet ekseninde yaşadı... Önemli bir hadis alimiydi... 69 yıllık yürüyüşünde tek gayesi İslam'a hizmet oldu... Nefes aldığı her anı öğrenmek ve öğretmek için harcadı... Bediüzzaman Hazretleri ile olan tanışıklığı ve duasına mazhar olması O'nu farklı kıldı... Üstad'ı Beyrut Palas Oteli'nden çıkarken gösteren meşhur fotoğrafı O çekti... Son zamanlarda en büyük arzusu bir 'Aile Okulu' kurmaktı. Onlarca eser yazdı, yüzlerce makaleye imza attı... Birçok müslümana nasip olmayan bir c… Devamını Oku



İslam Selamet Demek

İslam Selamet Demek Müslüman cahil olmaz, cehaletle savaşır, Şerrin peşinde koşmaz, hayırlarda yarışır, Fitneye çanak tutmaz, barış için çalışır, Bilmeyenler bilsinler, İslam selamet demek, İslam Peygamberleri, insanlık için örnek, Fıtrat yaratılıştır, var edenin kanunu, Yaratan bilmez ise, kim bilecektir bunu, Hadi teslim etmesin, insan kendi ruhunu, Bilmeyenler bilsinler, İslam selamet demek, İslam Peygamberleri, insanlık için örnek, Allah musahhar kıldı, nimeti varlıklara, Ayırıp da güneşi, v… Devamını Oku


NAMAZ KILALIM

NAMAZ KILALIM Gelin namaz kılalım, kalbden pası silelim, Allaha yaklaşılmaz, namazı kılmadıkça! Nerde namaz kılınır, günahlar hep dökülür, İnsan, kâmil olamaz, namazı kılmadıkça! Kur'ân-ı kerîmde Hak, namazı çok medh etti, Dedi sevmem kişiyi, namazı kılmadıkça! Bir hadîs-i şerîfte: Îmânın alâmeti, İnsanda belli olmaz, namazın kılmadıkça! Bir namazı kılmamak, ekber-i kebâirdir, Tevbe ile afv olmaz, kazâsın kılmadıkça! Namazı hafîf gören, îmândan çıkar hemân, Müslümân olamaz o, namazın kılma… Devamını Oku


AHİRET YOLU

sokakta sâde bir 'âmîn! ' sadâsıdır gidiyor: mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor. basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût, başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût; denildi: 'fâtiha! '; âmîni kestiler bu sefer, göğüsler inledi, derken, açık duran eller, hazîn alınları bir kerre okşayıp indi; deminki zemzemeler bir zaman için dindi. duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu, diyordu: - söyleyin allâh için şu merhûmu, nasıl bilirsiniz ey müslümanlar? - iyi biliriz! -yarın… Devamını Oku


Pazarlık sünnettir

Pazarlık sünnettir Sual: Alış verişte pazarlık şart mıdır? CEVAP Şart değildir. İhtiyaç varsa pazarlık yapılır. Pazarlık sünnettir. Alış verişte müslümanın aldanması caiz olmadığı gibi, aldatması da caiz değildir. Üç hadis-i şerif meali şöyledir: (Müslümanı aldatan bizden değildir.) [İ.Rafiî] (Bizi aldatan bizden değildir.) [Taberani] (Aldatan Cennete giremez.) [Tirmizi] Fakirlerin malını fazla parayla almalı, onları sevindirmeli; fakat zenginden mal alırken aldanmak sevab değildir, kötüdür. Mal… Devamını Oku


Mürted müslüman olsa

Mürted müslüman olsa Sual: Mürted tekrar müslüman olunca, mürted olmadan önce kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir mi? CEVAP Müslüman olan mürtedin, Müslümanken terk ettiği ibadetleri kaza etmesi gerekir; çünkü namaz ve orucu terk etmek günahtır ve günah tekrar Müslüman olduktan sonra baki kalır. (Dürer ve gurer) Mürtedin, mürted olmadan önceki ibadetleri ve sevabları yok olur. Tekrar imana gelirse, zenginse, yeniden hac etmesi lazım olur. Namazlarını, oruçlarını, zekâtlarını kaza gerekmez. M… Devamını Oku


Küfür ve küfür bulaşığı

Küfür ve küfür bulaşığı Sual: Küfür bulaşığı ne demek, küfre sebep olacağı bildirilen işleri yapan kâfir olmuyor mu? CEVAP Bu hususta, İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Cehennemde sonsuz olarak yanmak, küfrün karşılığıdır. Bir kimse, imanı varken, kâfirlerin ibadetlerine, bayramlarına kıymet verirse, âlimlerimiz, bu kimsenin imanının gideceğini bildiriyor. Zamanımız Müslümanlarının çoğu, bu belaya yakalanmıştır. Hâlbuki Peygamberimiz, (Kalbinde zerre kadar imanı olan Cehennemde sonsuz olar… Devamını Oku


Kâfir olayım demek

Kâfir olayım demek Sual: İnandırmak için, (Kâfir olayım veya şerefsizim ki, Ali beyin arabası yok) deniyor. Bu yemin olur mu? CEVAP Bu hususta iki kavil var: 1- (Ali beyin arabası yoktur, varsa kâfir olayım) dense, Ali beyin arabası olsa da, olmasa da, öyle diyen kimse, kâfir olur. Niyetine bakılmaz, yani niyeti geçersizdir. 2- Küfre sebep olan şeyleri, yemin niyeti ile söylerse, kâfir olmaz, yemin etmiş olur. Ama böyle yemin, Müslüman yemini değildir. Şerefsizim veya şerefsiz olayım demek de ço… Devamını Oku


Küfre rıza nasıl olur?

Küfre rıza nasıl olur? Sual: Küfre rıza küfür olur ne demektir, küfre rıza nasıl olur? CEVAP Küfre rıza, bir Müslüman’ın, kâfir olmasını veya kâfir olarak ölmesini istemek yahut kâfirin küfrünü beğenmek demektir. Bunları istemek küfür olur. Kâfirin, küfür üzere kalmasını istemek küfre rıza değildir.(Fetavel-Haremeyn) Birkaç örnek verelim: 1- Haç takan Müslümana, haçı takmaya devam et demek, onun küfrüne rıza göstermek olur. 2- Bir Müslüman için, (Ya Rabbi bunu kâfir olarak öldür) demek de onun k… Devamını Oku


Bir sözle kâfir olmak

Bir sözle kâfir olmak Sual: (Bazen söz küfür olsa da, söyleyeni kâfir yapmaz. Elfaz-ı küfrü, küfründen değil, cehaletinden söylemiş olabilir; çünkü kalben imanı terk etmemişse, sırf bu sözden dolayı imanı gitmiş olmaz) diyorlar. Cahillikten dolayı söylemek küfür olmuyor mu? Burada, küfre girmemek için, herkesin cahil olması mı isteniyor? CEVAP Küfür sözleri bilmemekte, cahillik özür olmaz. Bir kâfir, bir kelime-i tevhid söylemekle mümin olduğu gibi, bir mümin de, bir söz söylemekle kâfir olur. B… Devamını Oku


Küfür olmayan bazı sözler

Küfür olmayan bazı sözler Sual: Bir yazar, aşağıdaki sözlere küfür diyor. Bunlar küfür müdür? CEVAP Bir Müslümanın bir sözünden veya bir işinden yüz şey anlaşılsa, bunlardan 99’u küfre sebep olsa, biri Müslüman olduğunu gösterse, o bir şeyi anlamak ve ona kâfir dememek gerekir. Bir Müslümana kâfir demek, onun kâfir olmasını istemek küfürdür. Onun için tevili mümkün olan sözlerden dolayı bir Müslümana, bu sözün küfrü gerektirir demekten sakınmalı. Şimdi sözlere bakalım: Allahsız demek: Bu söz gen… Devamını Oku


Küfre düşen ne yapmalı?

Küfre düşen ne yapmalı? Sual: Bilip bilmeden çok söz söylüyor, doğru yanlış çok iş yapıyoruz. Farkında olmadan küfre düşmüşsek ne yapmamız lazımdır? CEVAP İslam âlimleri buyuruyor ki: Her Müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyması, yasak ettiği şeylerden kaçması gerekir. İbadetleri yapmaya, haramlardan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, ahirette sonsuz olarak Cehennemde çeşitli azaplara maruz kalır. Affedilmesine ve Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtima… Devamını Oku


Nasip meselesi

Nasip meselesi Sual: (Müslüman olmak, doğru yolu bulmak, nasip meselesidir)deniyor. Nasibi yaratan Allah olduğuna göre, ötekileri niye nasipsiz yaratıyor? Nasipsiz yaratmak adalete uygun mu? CEVAP Allahü teâlâ hiç kimseyi nasipsiz, kâfir olarak yaratmamıştır. Allahü teâlâ geçmiş ve gelecek her şeyi, ezelî ilmiyle bilir. Mesela, bir kâfirin ebedi kâfir kalıp kalmayacağını bilir. Olacak şeylerin nasıl olacağını bilir. Allahü teâlâ da, insanların başlarına ne geleceğini bildiği için, bunları levh-i… Devamını Oku


Kaderi bilmeyenler

Kaderi bilmeyenler Sual: (Trafik kazası kader değildir. Ülkenin kaderini değiştireceğiz. Eceli gelmeden öldü) gibi şeyler söyleniyor. “İnsan, yaratılışında boyunun uzunluğu ve saçının renginde kadere hükmedemez. Fakat hür iradesiyle yaptığı işlerde kaderin rolü olmaz”, “Emr-i ilahi gelmeden intihar eden, takdir-i ilahiyi değiştirdiği için Cehennemlik olur” deniyor. Kimisi, “Kader utansın” diyerek suçu kadere yüklüyor. Kimi de, “İnsan kaderini kendi çizer” diyor. Bunlar doğru mudur? CEVAP Bunları… Devamını Oku


Kâfirlerin iyi işleri

Kâfirlerin iyi işleri Sual: İnsanlığa birçok hizmet veren kâfirlerin iyi işleri, keşifleri, nazarı itibara alınacak mı? Yoksa topluma büyük zulümleri olan bir kâfir ile aynı kefeye mi konacaktır? CEVAP Hayır, aynı kefeye konmaz. Sekiz Cennet, yedi Cehennem vardır. Cennettekilerin, ihlâslarına ve amellerine göre dereceleri farklıdır. Peygamberlerle, şehitlerle sıradan bir Müslüman’ın derecesi aynı değildir. Cehennemdeki kâfirlerin durumu da böyledir. Firavun gibi ilahlık davası güdüp yeni doğan m… Devamını Oku


Nasıl haşrolacaklar?

Nasıl haşrolacaklar? Sual: İnsanlar nasıl haşrolacaktır? CEVAP Herkes ameline göre haşrolacaktır. Bir kimse, salihler gibi amel işlese, fakat günahkârlarla düşüp kalksa, iyi amelleri boşa gider, Kıyamette kötülerle beraber haşrolur. Bir kimse de, kötüler gibi amel işlese fakat salihleri sevse, onlarla beraber olsa, günahları iyiliğe çevrilir, iyilerle beraber haşrolur. (Ka’b-ül-Ahbar) İki âyet-i kerime meali şöyledir: (Kıyamette onları [kâfirleri] kör, dilsiz ve sağır bir hâlde yüzüstü haşrederi… Devamını Oku


Hazret-i İsa İslamiyet’i yayacak

Sual: (Hazret-i İsa faaliyetine başladı. Yakında ortaya çıkınca, Hıristiyanları ve Müslümanları dinsizliğe karşı birleştirecek. Böylece bütün dünyaya huzur ve barış gelecek. O zaman Yahudi ve Hıristiyanlar, kendi dinlerinde kalmakla beraber, Peygamberimize de inanacaklar. Kendilerine Musevi Müslüman, İsevi Müslüman denecek. Mehdi’yi de, İsa’yı da herkes tanımayacak) diyenler var. Hıristiyanlarla Müslümanları nasıl birleştirecek? Müslümanları Hıristiyan mı yapacak? CEVAP Kesinlikle öyle bir şey y… Devamını Oku


Müslüman kadının ölümü

Müslüman kadının ölümü Sual: Müslüman kadının ölümü nasıl olur? CEVAP Bir Müslüman kadın, lohusa veya hâmileyken veya bulaşıcı bir hastalıktan yahut iç hastalıklardan ölmüşse veyahut yabancı erkeklere açık saçık görünmemişse ve kendisinden kocası razı olmuşsa, o kadına, ölürken Cennet melekleri gelip karşısında, saf saf durarak ona izzet ve ikramla selam verip şöyle derler: (Allahü teâlânın sevgili, şehid kulu, gel çık, ne durursun bu viranede? Senden Allahü teâlâ razı oldu ve senin bu hastalığı… Devamını Oku


Önce ölenin suçu

Önce ölenin suçu Sual: Hazret-i Âdem zamanında ölen biri, şimdiye kadar kabir azabı çekti. Şimdi ölen ise, ona göre daha az azap çekecektir. Bu Allah’ın adaletine uygun mu deniyor. Önce ölmek suç mudur? CEVAP Önce ölmek niye suç olsun ki? Allahü teâlâ, hiç kimseye fazla ceza vermez. Hatta günahların çoğunu da affeder. Hadis-i şerifte, (Kabir ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur) buyuruluyor. Hazret-i Âdem zamanında ölen biri, salihse, hep Cennet bahçesindedir, kabirde çok kalmas… Devamını Oku


İhtiyarlık nimeti

İhtiyarlık nimeti Sual: Müslüman olarak ihtiyarlamanın dindeki fazileti nedir? CEVAP Müslüman, nimetlere konmuş kimse demektir. Müslüman olarak ihtiyarlamaksa, daha büyük nimettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlâ buyuruyor ki: “İhtiyarlık, nurumdur. Nuruma, nârımla [Cehennem ateşiyle] azap etmekten hayâ ederim. O hâlde siz de benden hayâ edin!”) [Ebu-ş-şeyh] (Hak teâlâ, Müslüman olarak ihtiyarlayana azap etmekten hayâ eder.) [Hatib] (Müslüman olarak ihtiyarlayana ikram eden, Nuh a… Devamını Oku


Dünya ahiret saadetinin başı nedir

Dünya ahiret saadetinin başı nedir Sual: Dünya saadetinin başı nedir, nasıl elde edilir? CEVAP Dinimizin emir ve yasaklarına riayet eden, yani iyi bir müslüman olan herkes, dünya ve ahirette mutlu olur. Dünya ve ahiret saadetinin başı, en iyisi, Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşmaktır. Bu da dinimize uyarak, yani farzları, sünnetleri yaparak ve haramlardan, mekruhlardan sakınarak kazanılır. Fakat bunları ihlas ile yapmak gerekir. İhlas, kalbin temiz olması demektir. Kalbin temiz olması d… Devamını Oku


Ölümü hatırlamanın fazileti

Ölümü hatırlamanın fazileti Sual: Ölümü hatırlamanın fazileti nedir? Ölüm nedir, ölümden korkmalı mıdır? CEVAP Her müslüman, Cennet ve Cehenneme inanır. Cehennemden kurtulmak, Cennete girmek isteyen akıllı kimsenin ölüme hazır beklemesi gerekir. Çünkü Peygamber efendimiz, (Akıllı kimse, kendisini hesaba çekip ölüm için hazırlanan kimsedir) buyuruyor. Bir şey için hazırlanmak, onu sık sık hatırlamakla olur. Hatırlamak ise, hatırlatıcı şeylere bakmakla, onları yapmakla mümkündür. Genel olarak bütü… Devamını Oku


Kabir azabından kurtulmak için

Kabir azabından kurtulmak için Sual: Kabir azabından kurtulmak için ne yapmak gerekir? CEVAP Kabir veya Cehennem azabından kurtulmak için itikadı düzgün bir Müslüman olmak ve dinimizin emirlerine riayet etmek, yasakladıklarından kaçmak şarttır. Kabir azabı en çok, üstüne idrar sıçratan ve Müslümanlar arasında söz taşıyana olur. Cuma günü veya gecesi ölenler, her gece Tebareke [ve secde] suresini okuyanlar ve ölüm hastalığında İhlâs suresi okuyanlara kabir suali olmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruld… Devamını Oku


Hiçbir Peygambere dil uzatılmaz

Hiçbir Peygambere dil uzatılmaz Sual: Bazı Avrupa ülkelerinde Resulullah efendimize hakaret maksadıyla karikatür vs. yapılınca, tepki amacıyla Hazret-i İsa’ya dil uzatmaya başlandı. Peygamberlere nasıl dil uzatılır? CEVAP Peygamber efendimize dil uzatılması, ardından Hazret-i İsa’ya dil uzatılması din düşmanlarının bir oyunudur. Müslümanlar bu tuzağa düşmemeli. Din düşmanlarının kendileri zaten hiçbir Peygambere inanmıyorlar. Bir Peygambere Tanrı veya Tanrı’nın oğlu demek, ona inanmak demek deği… Devamını Oku


Allah'ı sorgulamak

Allah'ı sorgulamak Sual: Müslümanların dediği gibi, Allah'ın her şeye gücü yetiyorsa, adaletli ve merhametli ise, ne diye günahsız çocukları, suçsuz insanları aç bırakıyor, deprem gibi sebeplerle öldürüyor? Bunlara ve kötülüklere niye mani olmuyor? Bir toplumda her çeşit insan var. Niye insanları eşit yaratmıyor? CEVAP Burada beş sorgulama var: Allah her şeye güç yetirir mi? Adaletli mi? Merhametli mi? Kötülüklere niye mani olmuyor? İnsanlar niye eşit değildir? Sırayla cevap verelim: Allah'ın gü… Devamını Oku


İmansız cemaat

İmansız cemaat Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İmam-ı Deylemi’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (Âhir zamanda bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat içlerinde bir tane mümin bulunmayacaktır) buyuruluyor. Mümin olmayan ve namazları da kabul edilmeyen insanlar, niye camiye geliyor ki? CEVAP Bunlar, kendilerini Müslüman zanneden, ama küfre düşmüş kimselerdir. Mesela, kaderi inkâr… Devamını Oku


İstisnalar kaideyi bozmaz

İstisnalar kaideyi bozmaz Sual: (İstisnalar kaideyi bozmaz) deniyor. Genel hükümler içinde özel hükümler olabilir mi denmek isteniyor? CEVAP Evet, öyle deniyor. Bazı örnekler verelim: 1- Bütün mucizeler mahlûktur, ama istisna olarak Kur'an-ı kerim, mahlûk olmayan mucizedir. 2- Herkes bir ana babadan dünyaya gelir, ama Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havva, ana babasız, Hazret-i İsa ise babasız dünyaya gelmiştir. Bunlar istisnadır. 3- Kur’an-ı kerimde, (Meyte ve kan size haram kılındı… Devamını Oku


Meleğin dua etmesi

Meleğin dua etmesi Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: (Bir Müslüman, din kardeşinin arkasından hayır dua edince, bir melek, “Âmin! Kardeşin için ne istiyorsan aynısını Allah sana da versin” der) diye bir hadis var. Ben çok zayıfım, teyzem ise çok şişmandır. Eğer (Yâ Rabbi teyzemi on kilo zayıflat!) diye dua edersem, aynısı bana da verilirse, on kilo zayıflar ve ölebilirim. Meleğin böyle dua etmesi uygun mudur? CEVAP Hadis-i ş… Devamını Oku


Arkadaşın dini

Arkadaşın dini Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: (Kişinin dini arkadaşının dini gibi olur. Öyle ise, kiminle arkadaşlık yaptığınıza dikkat edin!) hadisi bana ters geldi. Biz bir ateistle veya bir Yahudi ile arkadaşlık ediyorsak, biz de onun gibi mi oluruz? Yahut o bizim gibi mi olur? O kendi dininde, biz kendi dinimizde kalamaz mıyız? CEVAP Arkadaş, dini ve maksadı aynı olan ve Allah rızası için sevilen kimse demektir. Yediği içti… Devamını Oku


Cenneti istememek

Cenneti istememek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: (Milletin refahı için Cenneti feda ederim. Millet perişanken, Cennet bana zindan olur. Ben bu hâlde Cenneti istemem, Cehennemde yanmaya razıyım. Yansam da gönlüm neşe saçar) demek uygun mudur? CEVAP Bu, dine aykırı ve cahilce bir sözdür. Çünkü (Millet için Cenneti feda ederim) demek, onların kurtulması için (Günah işlerim) demektir. Hâlbuki günahtan kaçmak, ibadet yapmaktan, Emr-… Devamını Oku


Müslümana hüsnü zan

Müslümana hüsnü zan Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bir Müslüman ölünce, (Sıkıntılarından kurtuldu, Allah'ın rahmetine kavuştu) demekte dinen mahzur var mıdır? CEVAP Hiç mahzuru yoktur. Selefî denilen kimseler (Sıkıntılardan kurtulduğunu ve rahmete kavuştuğunu nereden biliyorsun?) diyerek, buna şirk diyorlar. Bu, gaybdan haber vermek değildir. Bu sadece bir hüsnü zandır. Dinimiz zahire göre… Devamını Oku


Allah'ı hiç unutmamak

Allah'ı hiç unutmamak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İslam Ahlakı kitabında 54 farzın ilk maddesinde, (Allah'ı bir bilip, hiç unutmamak) deniyor. Biz, sabahtan akşama kadar çok unutuyoruz. Bu farzı terk ediyorsak, hep haram mı işlemiş oluyoruz? CEVAP Namaz kılıp haramlardan sakınan bir Müslüman, hiç Allah'ı unutmuş sayılmaz. Bir vakit namazı kılıp, öteki namazı beklemekle, hep ibadet etmiş,… Devamını Oku


Din kitabı okumak

Din kitabı okumak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Ateist bir dayım var, (Din kitabı okuma, çok ibadet etme, aklını kaybedersin) diyor. Din kitabı okumak ve ibadet etmek akla zarar verir mi? CEVAP Asla zarar vermez, aksine zihnin açılmasına ve aklın kuvvetlenmesine sebep olur. Kötü huydan kurtulmak için, İslamiyet’e uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lazımdır. Aklı kuvvetlendir… Devamını Oku


Kim imanlıdır?

Kim imanlıdır? Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bir insan, kendisinin veya başkasının imanlı olup olmadığını anlayabilir mi? CEVAP Evet, anlayabilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Sevab işleyince sevinen, günah işleyince üzülen mümindir.) [Tirmizi] Namaz kılıyorsa, imanlı olduğu anlaşılır. Allah’tan korkup, bir günahı bırakmışsa, bu da iman alametidir. Yahut günah işleyince üzülmüşse, bu… Devamını Oku


Allah’ın huzuruna durmak

Allah’ın huzuruna durmak Sual: Felsefeci bir yazar, (Namazda Allah’ın huzuruna çıkıyorum diyen müşrik olur, çünkü her an Allah’ın huzurundayız. Allah’ın huzuruna çıkmak tabiri şirktir. Miracı kabul etmek, Allah’a mekân tayin etmek olur ki, bu da şirktir) diyor. Ahirette de Allah’ın huzuruna çıkmayacak mıyız? Mirac hak değil mi? Bu hususta âyet ve hadis yok mudur? CEVAP Felsefeciler de, diğer sapık gruplar gibi Müslümanları şirkle damgalamaya çalışıyorlar. Müslümana müşrik diyenin kendisi küfre d… Devamını Oku


Rahmeti gazabını aşmıştır

Rahmeti gazabını aşmıştır Sual: İnsanların çoğu Müslüman değildir. Müslüman olmayanların hepsi de Cehenneme gideceğine göre, Allah’ın rahmetinin gazabını aştığı nasıl söylenebilir? CEVAP (Rahmetim gazabımı aştı) diye bizzat kendisi bildiriyor. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Kâfirlere Allahü teâlânın zatı [kendisi] düşmandır. Bütün putlar ve bunlara tapanlar, Allahü teâlânın zatının düşmanlarıdır. Cehennemde sonsuz azap, bu küfrün cezasıdır. Günahlar böyle değildir. Bunlara, Allahü teâlâ… Devamını Oku


Allah’ın rahmeti ve gazabı

Allah’ın rahmeti ve gazabı Sual: Ne kadar iyilik ederse etsin, kâfirin hiç sevap alamayacağını biliyoruz. İyilikleri olan bir kâfir Müslüman olunca, iyilikleri geçerli hâle gelir mi? Ateist iken, Müslüman olanın tevbesi kabul olur mu? CEVAP Ateist, kâfir demektir. İmana gelen bir kâfir, imana gelmeden önce yaptığı iyiliklerin karşılığına kavuşur. Hâkim bin Hazam, imana gelince, (Önceki iyiliklerim ne oldu) diye sordu. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Önceki iyi işlerin makbul olmak üzere Müslüma… Devamını Oku


İmansız cemaat

İmansız cemaat Sual: İmam-ı Deylemi’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (Âhir zamanda bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat içlerinde bir tane mümin bulunmayacaktır) buyuruluyor. Mümin olmayan ve namazları da kabul edilmeyen insanlar, niye camiye geliyor ki? CEVAP Bunlar, kendilerini Müslüman zanneden, ama küfre düşmüş kimselerdir. Mesela, kaderi inkâr eden, (İnsan kaderini kendi çizer) diyen ve amelin imandan bir parça olduğunu söyleyen akılcı Mutezile fırkası küfre girmiştir. Pey… Devamını Oku


Hidayet nedir?

Hidayet nedir? Sual: Hidayet nedir? CEVAP Hidayet; Hakkı hak, batılı batıl olarak görüp doğru yola girmek, doğru yola iletmek, dalâletten ve batıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olmak, yol gösterici, Kur’an, tevhid gibi anlamlara gelir. Hidayet, doğru yolu gösterme, Allahü teâlânın razı olduğu yolda bulunma, cenab-ı Hakkın insanın kalbinden her sıkıntı ve darlığı çıkarıp, yerine rahatlık, genişlik verip, kendi emir ve yasaklarına uymada tam bir kolaylık ihsan etmesi ve kulun rızasını ke… Devamını Oku


Ölmeden önce Allah’a ulaşmak

Ölmeden önce Allah’a ulaşmak Sual: Bazıları, Kur’anda geçen her hidayet kelimesini, ruhun ölmeden önce Allah’a ulaşması olarak tarif ediyorlar. Bu manada bir âyet veya hadis var mıdır? Allah’a ulaşmak ne demektir? CEVAP Hayır, o manada bir âyet ve hadis yoktur. Hiçbir İslâm âlimi de, böyle bir şey söylememiştir. Hidayet; doğru yol, hak yol, İslamiyet demektir. Zıttı dalalettir. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olm… Devamını Oku


Ehl-i kıble kime denir?

Ehl-i kıble kime denir? Sual: (Bir insanda müslümanlık alametlerinden biri bile olsa, mesela namaz kılsa, onda başka küfür alameti bulunsa da artık ehl-i kıbledir, tekfir edilemez) sözü doğru mudur? CEVAP Doğru değildir. İslam âlimleri bunun aksini bildiriyor: 1- İmam-ı a’zam ve imam-ı Şafii, (Ehl-i kıble olana kâfir denilmez) buyurdu. Bu söz, (Ehl-i kıble olan, günah işlemekle kâfir olmaz) demektir. 72 sapık fırka, ehl-i kıbledir. İctihad yapılması caiz olan, açıkça anlaşılamayan delillerin tev… Devamını Oku


Amel imandan parça değildir

Amel imandan parça değildir Sual: Amel imandan parça mıdır, yani bir farzı yapmayan veya bir haramı işleyen kâfir olur mu? CEVAP Hayır, kâfir olmaz. Amel imandan bir parça olsaydı, her günah işleyen kâfir olurdu. Hiç müslüman kalmazdı. Mutezile ile Vehhabiler ve diğer bazı bid’at fırkaları, (Amel, imandan parçadır) demişlerse de, amel, imanın parçası değildir. Küfrün zıddı iman, günahın zıddı ise ibadettir. İmanı bırakan kâfir olur, ibadeti terk eden günahkâr olur. Amelsiz iman makbuldür, imansı… Devamını Oku


Kelime-i tevhidin manası

Kelime-i tevhidin manası Sual: Kelime-i tevhidin manası nedir? CEVAP Müslüman olan bir kimseye, ilk önce (La ilahe illallah, Muhammedün resulullah) kelimesinin manasını bilmek ve inanmak farzdır. Bu kelimeye Kelime-i tevhid denir. Kısaca manası, (Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam da Onun Resulüdür) demektir. Kelime-i tevhidin manasını, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklıyor: İnsanlar yok idi. Sonradan yaratıldı. İnsanların bir yaratanı vardır. Her varlığı, O yaratmıştır. Bu yarat… Devamını Oku


Yeni Müslüman olan

Yeni Müslüman olan Sual: Yeni Müslüman olan bir yabancı arkadaş var. Buna ilk önce neyi öğretmeliyiz? CEVAP İlk önce imanı, yani Allahü teâlâyı, Onun sıfatlarını, Resulullah efendimizin Allah’ın Peygamberi olduğunu, Amentü’de bildirilen altı esası, sonra da İslam’ın beş şartını öğretip namaz kılmasını sağlamalıdır. Çünkü bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Kitab ehli olan bir kavme görevle gidince, önce, La ilahe illallah Muhammedün Resulullah demeye davet et. Bunu kabul ederlerse, günde beş vaki… Devamını Oku


Kelime-i şehadeti söylemek

Kelime-i şehadeti söylemek Sual: Kelime-i şehadet getiren herkese Müslüman denir mi? Başka inanacağı şeyler yok mudur? CEVAP Müslüman denmesi için, kelime-i şehadet getirmek yetmez. Amentü’de bildirilen altı şarta da inanmak şarttır. Amentü’nün birinci şartı olan Allahü teâlâya iman ettim demek de yetmez. Allah’a nasıl inanıyor? Her şeyi yaratan; ama başka hiçbir şeye karışmayan ilaha mı? Yoksa noksan sıfatları olan ilaha mı? Bunun için, sıfat-ı zatiye ve sıfat-ı sübütiye denilen, Allahü teâlânı… Devamını Oku


İmanın ve İslam'ın şartları

İmanın ve İslam'ın şartları Sual: Her müslümanın bilmesi gereken zaruri iman bilgilerini kısaca bildirir misiniz? CEVAP Zaruri gereken iman bilgisi, imanın ve İslam’ın şartlarıdır. Kısaca aşağıda bildiriyoruz. Geniş olarak Amentü’nün esasları kısmında bilgi var. İmanın şartları şunlardır: 1- Allah’a inanmak Allahü teâlâ, vacib-ül-vücud [varlığı lazım olan] ve hakiki mabud ve bütün varlıkların yaratıcısıdır. Ondan başka ilah yoktur. Allahü teâlâ zamandan, mekandan münezzehtir. Hiçbir şeye benzeme… Devamını Oku


Sadece Allah var demek

Sadece Allah var demek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Sadece Allah'ın varlığını ispat etmeye çalışan insanlar ve kitaplar var. Kimileri bu kitaplardan başka kitap okumuyor. Sadece Allah vardır demek ve Allah'ın varlığını bilmek Müslüman olmak için yeterli midir? CEVAP Birçok gayrimüslim, kâinata bakarak bunun bir yaratıcısı olduğunu rahatça anlayabiliyor, Allah vardır diyebiliyor. Böyle dem… Devamını Oku


Ölmüş kâfire dua etmek

Ölmüş kâfire dua etmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Tevbe sûresinin, (Peygamber ve iman edenler, akrabaları da olsa, müşrikler için mağfiret dileyemezler)mealindeki 113. âyeti, ölü diri bütün kâfirler için midir? Ölmüş bir kâfire, (Allah rahmet etsin) demek küfür oluyor, değil mi? CEVAP Evet, ölü kâfirlere rahmet dilemek, dua etmek küfür olduğu gibi, yaşayan kâfirlere de hürmet etme… Devamını Oku


İslâm diyarına göçmek

İslâm diyarına göçmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bulunduğumuz yerde bid’at ehli ve fâsıklar çoksa, salih Müslümanların bulunduğu yere göçmek gerekir mi? CEVAP Kenz-i mahfi kitabında diyor ki: Bid’at ve fısk [açıktan günah işlemek] çoğalan yerlerde oturmak caiz değildir. Dinini muhafaza için hicret eden [başka yere göç eden] Cennetle müjdelendi. Bir mahallede salih kimse kalmayıp, fesat… Devamını Oku


Çıkılan kapıdan girmek

Çıkılan kapıdan girmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Küfre düşen kimse, çıktığı kapıdan girmedikçe tevbesi kabul olmaz) ne demektir? CEVAP Küfre düşüren bir sözü söyleyen veya bir işi yapan kimse mürted olur. Mürted, küfrüne sebep olan şeyden tevbe etmedikçe, kelime-i şehadet getirmekle ve İslamiyet'in bazı emirlerini yapmakla, mesela namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrat… Devamını Oku


Noel’i kutlamak

Noel’i kutlamak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bir yazar, (Hıristiyanların kendi bayramlarını kutlamaları haklarıdır. Müslümanlar da, karşılıklı hürmet çerçevesinde barış içinde yaşadıkları Ehl-i kitabın sevincine katılır, onların bayramlarını kutlar. Bunda herhangi bir sakınca görmem) diyor. Dinimizde, gayrimüslimlerin bayramlarını kutlamak caiz midir? CEVAP Kesinlikle caiz değildir. Bu hu… Devamını Oku


Kendini Allah’tan satın almak

Kendini Allah’tan satın almak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Bin kere İhlâs okuyan kendini Allahü teâlâdan satın almış olur)hadis-i şerifindeki, (Kendini Allahü teâlâdan satın almak) ifadesi ne anlama geliyor? CEVAP Kölenin efendisinden kurtulup hürriyete kavuşması için, efendisine kendi değeri kadar para vermesi gerekir. İnsanlar da, Allahü teâlânın kulu, kölesidir. İnsan kulluktan yani A… Devamını Oku


İman alameti

İman alameti Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bir kimsenin imanlı olduğunu nasıl biliriz? CEVAP Sadece yüzüne bakmakla anlaşılmaz. Namaz kılıyorsa, imanlı olduğu anlaşılır. Allah’tan korkup, bir günahı bırakmışsa, bu da iman alametidir. Yahut günah işleyince üzülmüşse, bu da imanlı olduğunu gösterir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (İyilik edince sevinen, günah işleyince üzülen gerçek mümin… Devamını Oku


Gayrimüslimlerle dostluk

Gayrimüslimlerle dostluk Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Hristiyanlar düşman bilinip, onlara kâfirsiniz denirse, onlarla savaşılırsa, onlara dinimizi nasıl anlatabiliriz? Müslüman olmaları için, onlara hoş davranıp, dinlerine saygı göstermek gerekmez mi? CEVAP Dinimizi anlatmak için, diğer kâfirler değil de, niye özellikle Hristiyanlar tercih ediliyor? Sanki aralarında iş bölümü yapılmış gib… Devamını Oku


Allah kimi sever?

Allah kimi sever? Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Allah’ın sevdiği bir kul olmak için ne yapmak lazımdır? CEVAP İtikadı doğru olup, dinin emir ve yasaklarına riayet eden her Müslümanı Allahü teâlâ sever. Aşağıdaki vasıflarda olan Müslümanları da, o huylarından dolayı sever. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, güler yüzlü olanı sever.) [Beyhekî] (Allah muhsindir, muhsinleri [iyili… Devamını Oku


Kâfire, kâfir denmez mi?

Kâfire, kâfir denmez mi? Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Hıristiyanlar, (Hristiyanlıktan başka dinde olanlar, Cennete giremez) dese, bu söz bizim hoşumuza gider mi? Gitmez elbette, o halde,(Sadece Müslümanlar Cennete girer)dersek onlar da elbette hoşlanmaz, üstelik Müslümanlıktan da, uzaklaştırmış olmaz mıyız? CEVAP Hıristiyanlar Cehenneme gidecek dersek, Hıristiyanlar elbette hoşlanmaz. Onl… Devamını Oku


Ancak müminler kardeştir

Ancak müminler kardeştir Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Evrensel din kardeşliği ismi altında, gayrimüslimlere kardeşlerimizdemek doğru mudur? CEVAP Çok yanlıştır. Böyle bir düşünce, Kur’an-ı kerimi yalanlamak olur. Dinimiz, kâfirlerle de iyi geçinmeyi emreder, fakat iyi geçinmek ayrı, onları dost ve kardeş bilmek ayrıdır. Allahü teâlâ, (Ancak müminler kardeştir) buyururken, mümin olmayanlar… Devamını Oku


Bin kere tevbeyi bozmak

Bin kere tevbeyi bozmak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Kur’an-ı kerime göre, bir Müslüman dinden çıkıp mürted olsa, sonra tevbe edip Müslüman olsa, sonra tekrar mürted olsa, bundan sonra tevbe etse bile, artık onun affedilmesi mümkün değil) deniyor. Doğru mu? CEVAP Hayır, doğru değildir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir: (İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr e… Devamını Oku


Çok mühim tenbih

Çok mühim tenbih Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bilip bilmeden çok söz söylüyor, doğru yanlış çok iş yapıyoruz. Farkında olmadan küfre düşmüşsek ne yapmamız lazımdır? CEVAP Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine yani haramlara uyması lazımdır. Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya ehemmiyet v… Devamını Oku


Son nefeste tevbe

Son nefeste tevbe Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Son nefeste yapılan tevbeler kabul olur mu? CEVAP Evet son nefeste yapılan tevbe kabul edilir. Son nefeste Müslümanın tevbe etmesi sahih olur ise de, kâfirin tevbesi, yani imana gelmesi sahih olmaz. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Kötülükleri işleyip dururken, ölüm gelince; “Şimdi tevbe [iman] ettim” diyenler ile kâfir olarak ölenler… Devamını Oku


Takva sahibi (!) papaz

Takva sahibi (!) papaz Sual: Bir tanıdık, (Ben Avrupa’ya gittim. Papazlarla ve rahiplerle görüştüm. Haramlardan sakınıyorlar, yani çok takva ehli zatlardır. Hayırlarına ve hasenatlarına diyecek yoktur. Bizde öyle Müslümanlara rastlanmaz) diyor. Takva ehli olmak için Müslüman olma şartı yok mu? CEVAP Elbette vardır. Müslüman olmayana gayrimüslim denir. Bütün gayrimüslimlerin kâfir olduğunu bizzat Allahü teâlâ ve Resulü bildiriyor. Bir âyet-i kerime meali şöyledir: (Ehl-i kitab [Yahudi ve Hristiya… Devamını Oku


Mürtede hüsnüzan 24.04.2013

Mürtede hüsnüzan Sual: S. Ebediyye’de, (İslam dinine inanmayanlar öldükten sonra, bunlar için, “Belki tevbe etmiştir” demek boştur. Bunların zulüm yapan azalarının iyilik etmesi, diliyle dua etmesi ve mazlumları hoşnut edecek vasiyette bulunmaları gerekir. Böyle tevbe etmeyen mürtedlerin ölülerine hüsnüzan edilmez) deniyor. Kâfirin, mürtedin iyiliğinin ve dua etmesinin ne faydası olacak ki? CEVAP Elbette kâfirin ve mürtedin iyiliklerine sevab verilmez, fakat bazı kimseler, bir kâfir veya bir mür… Devamını Oku


Sünnet ve bid’atle ilgili sorular

Sünnet ve bid’atle ilgili sorular Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Çayın şekerini karıştırırken, sağdan sola doğru karıştırmak, bardağı sağ el ile tutmak, çayı tek sayıda içmek zevaid sünnettir deniyor. Peygamber efendimiz çay mı içti de bunlar sünnet olsun? CEVAP Çay, kahve, limonata gibi tek tek isim verilmez. Bunlar mubah şeylerdir. Mubah olan her işe sağdan başlamak, teke riayet ekmek sün… Devamını Oku


Dinde reform ne demek

Dinde reform ne demek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Avrupa dinde reform yaparak ilerledi. Bizim de aynı şeyi yapmamız gerekir deniyor. Dinde reform ne demektir? CEVAP Reform, ıslah etmek, bozulmuş bir şeyi düzelterek, eski doğru haline getirmek demektir. Hıristiyanlık bozulduğu için reform yapıldı. Müslümanlık bozulmadığı için böyle bir hareket, bozmak olur. Bunun için reform yapmak isteye… Devamını Oku


Bid’at ehli ile dostluk kurmak

Bid’at ehli ile dostluk kurmak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bid’at ehli ile dostluk kurmakta mahzur var mı? CEVAP Bid’at ehli ile arkadaşlık yapmak, oturup onunla sohbet etmek caiz değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri (İyi biliniz ki, bid'at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid'at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir) buyurdu. (m.260)… Devamını Oku


Çarşaf ve açık gezmek

Çarşaf ve açık gezmek Sual: (Pardesü giymenin âdet olduğu yerde, çarşaf giymek fitneye sebep olur demek, kadınların açık gezdiği yerlerde, fitneye sebep olmamak için, açık gezmek gerekir demektir) diyenler oluyor. Böyle bir kıyas müslümana yakışır mı? CEVAP Bu kıyas, pardesü giymeyi, çıplak gezmekten daha kötü sayan bozuk zihniyetin ürünüdür. Hangi müslüman böyle bir kıyas yapabilir ki? Bir kere, çarşaf giymek dinin emri değildir. Resulullah’ın ve Eshabı kiramın hanımları asla çarşaf giymemiştir… Devamını Oku


Kim kime baskı yapıyor?

Kim kime baskı yapıyor? Sual: Kadınların örtünmesi, açık gezen kadınlar için baskıya sebep olmaz mı? Örtünen kadınların iyi Müslüman bilinmesine, açık saçık gezenlere kötü gözle bakılmasına sebep olmaz mı? CEVAP Bunlara evet denirse, o zaman bunun tersi de düşünülebilir. Açık gezenler, kapalı gezenlere baskı yapmış olmaz mı? Açık gezenlerin modern, kültürlü, bilgili olmasına, kapalı kadınlara gerici, yobaz, cahil gözü ile bakılmasına sebep olmaz mı da denebilir. Müslüman kadınlar böyle bir şey d… Devamını Oku


Bone kullanmak

Bone kullanmak Sual: Fransızlardan gelen ve takılınca eşarbın altından görülebilen boneyi kadınların kullanması caiz mi? Yahudi marka eşarpları kullanmak caiz midir? CEVAP Hepsi caizdir. Bone, saçları toplamak ve dışarıdan görülmesine mani olmak için kullanılıyor. Bone takılmazsa eşarp kayar ve saç görülebilir. Bone uygun bir örtüdür. Eşarbın veya bonenin gayrimüslimlerden gelmesinin hiçbir zararı olmaz. İbadetlere mahsus olmayan şeyleri kullanmak caizdir. Peygamber efendimizin papaz ayakkabısı… Devamını Oku


Müslüman, Allah’a ve Resulüne inanır

Müslüman, Allah’a ve Resulüne inanır Sual: Kur’anda sadece kadınların göğüslerini örtmeleri gerektiği bildiriliyormuş, başka yerlerini açmalarında sakınca yokmuş. Böyle bir âyet mi vardır? CEVAP Bir konu için sadece bir âyete bakılmaz. O konu ile ilgili diğer âyetlere de bakmak gerekir. Çünkü âyetler birbirini açıklar. Âyetlere de bakmak yetişmez. Resulullah efendimiz bu âyetleri nasıl açıklamış, nasıl uygulamış ona bakılır. Önce âyetlere bakalım: (Mümin kadınlara söyle, gözlerini [yabancı… Devamını Oku


Cinlerin zararları

Cinlerin zararları Sual: Cin insana zarar verir mi, insan şekline girebilir mi? Zararından korunmak için ne yapmalı? CEVAP Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabında özetle deniyor ki: Cinlerin müslüman olanı ve olmayanı vardır. Müslüman olan cinlerden insanlara bir zarar gelmez. Bunlar, yalnız ibadet ederler. Ehl-i sünnet âlimleri bunları tanır. Salih insanlar gibi görünür ve sohbet ederler. Kâfir olan cinler, insanlara çeşitli şekilde zarar verirler. İnsandan ayrılmayıp her şekle girebilirler. Me… Devamını Oku


Cinler Cennete girecek mi?

Cinler Cennete girecek mi? Sual: Cinleri inkâr eden kâfir olur mu? Cinler de Cennete girecek mi? CEVAP Cinler, çeşitli şekillere girebilecek kabiliyettedir. Müslümanları ve kâfirleri vardır. Dine uymakla mükelleftirler. Varlıkları, Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerle sabittir. İnkâr eden kâfir olur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.) [Zariyat 56] (Cehennemi insan ve cinlerle dolduracağım.) [Hud 119, Secde 13] (Hani, cinn… Devamını Oku


İman ve nikâh tazelemek

İman ve nikâh tazelemek Sual: Dinimizde iman ve nikâh tazelemek diye bir şey var mı? İman ve nikâh, ya var, ya yok. Varsa, tazelenmesine ne gerek var? Bir de, bir kelimeyle, Müslüman hemen kâfir mi olur? CEVAP Zamanla iman eskir ve yenilenmesi gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Elbisenin eskidiği gibi, içinizdeki iman da eskir. İmanınızın yenilenmesi için Allahü teâlâya niyaz edin!) [Hâkim] İman eskiyeceği ve kopacağı için, her müslümanın küfre düşmemesi için, sabah akşam, aşağıdaki iman du… Devamını Oku


HANEFi MEZHEBi

HANEFi MEZHEBi İmam-ı Âzam lâkabıyla şöhret bulan Ebû Hanîfe'ye izâfe edilen fıkıh ekolünün adı. Ebû Hanife'nin asıl adı Numân, babasının adı Sâbit, dedesinin adı ise Zûta'dır. Zûta, Irak ve İran'ın müslümanların eline geçmesinden sonra müslüman olmuş ve Kûfe'ye yerleşmiştir. O ve oğlu Sâbit Kûfe'de Hz. Ali ile görüşmüştür Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe'de doğdu, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak orada yetişti. Irak ve Hicaz Ebû Hanife'… Devamını Oku


Ticarette ırk, din farkı olmaz

Ticarette ırk, din farkı olmaz Sual: Ticaretle uğraşıyor, ithalat ve ihracat yapıyorum. Müşteriler içerisinde her milletten insan var. İngilizlerle Yahudilerle ticaret yapılması uygun değil deniyor. Böyle bir şey var mı? CEVAP Öyle bir şey yok. Dinimizde, ticarette ırk ve din ayrımı yoktur. Her milletten, her dinden insanlarla alış veriş yapmakta, hatta onların işinde çalışmakta mahzur yoktur. Tarih boyunca Müslüman ülkelerdeki gayri müslimler, İslam devletinin himayesinde gayet rahat idiler. On… Devamını Oku


Bir Müslüman böyle konuşmaz

Bir Müslüman böyle konuşmaz Sual: 1- Müziğin haram olduğunu söylüyorsunuz. Hangi âyete dayanarak, deliliniz nedir? CEVAP Dinimizde delil sadece âyet mi? Bu dinin Peygamberi yok mu? Hadis-i şerifler delil olmaz mı? Resulullah efendimiz müziğin haram olduğunu bildirmiştir. 2- Hud suresinin onuncu âyeti, Kur’anda her şeyin açıklanmış olduğunu bildiriyor. CEVAP Hud suresinin onuncu âyetine bakalım: (Elif. Lam. Râ. Hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından âyetleri [kesin delillerle]… Devamını Oku


Dinin emri müslümanın zoruna gitmez

Dinin emri müslümanın zoruna gitmez Sual: 1- Bir kısmı İslam’da musiki vardır diyen bir toplumda çıkıp da bu haramdır demek ikilik çıkarmak değil midir? CEVAP Allah’ın emrini bildirmek ikilik çıkarmak olur mu? Bu nasıl mantık öyle? Bir kısmı ateist olan yerde, (Allah vardır, âlemlerin Rabbidir, her şeyi O yaratmıştır, Ona iman etmek lazım) dersek, ikilik mi çıkartmış oluruz? Dinin emrini bildirmek niye zorunuza gidiyor? İnanmak ayrı, yapıp yapmamak ayrı. 2- İslam’da tevhidi bozmanın, nifak sokma… Devamını Oku


Başarılı iletişim için

Başarılı iletişim için Sual: Herkesle başarılı bir iletişim kurmak için, ne yapmalı? CEVAP İslam ahlakına uymalı. Buna uymadan sağlanan iletişim, karşılıklı menfaate dayanır. Yani, hep almaya dayanır. Hâlbuki dinimiz alma değil, verme dinidir. Müslüman almak için değil, vermek için çırpınır. Menfaat [çıkar] üzerine yapılan iyilik yanlıştır, menfaat üzerine kurulan dostluk geçicidir, menfaat bitince dostluk da biter. Hatta menfaat olmazsa, dostluk hiç başlamaz. İslam ahlakı bilgileri ve İslam âli… Devamını Oku


MÜSLÜMAN AKILLI OLUR

MÜSLÜMAN AKILLI OLUR Şam'a ticaret için gelen Medineli tüccarlardan biri devesini kaybeder. Her tarafı arar ve nihayet devesini bir ahırda bulur. Medineli tüccar, bunun üzerine Şam Valisi Hazret-i Muaviye'ye müracaat ederek devesini kurtarmasını ister. Vali olayı doğrulatmak için iki adamını bahsedilen ahıra göndererek, burada böyle bir devenin var olup olmadığını öğrenmelerini ister. Ahırda kayıp deveyle karşılaşan görevliler, bunu valiye bildirirler. Vali sorar: Baktığınız deve erkek miydi, di… Devamını Oku


İSLAMI YAŞAMADA ÇOCUK-EBEVEYN DİYALOGU

İSLAMI YAŞAMADA ÇOCUK-EBEVEYN DİYALOGU Sa'd bin Ebi Vakkas, ilk Müslümanlardandır. Hem o kadar ileri derecede ilk Müslümanlardandır ki, aşere-i mübeşşere denen Cennetle müjdelenmiş on kişiden birisidir. İşte bu Sa'd bin Ebi Vakkas, İslama girdikten ve İslâm uğruna hayatını feda eder duruma geldikten sonra annesi ona iştirak etmiyor, eski dininde kalıyor. Sa'd bin Ebi Vakkas ise İslâmla şerefleniyor. Böylece aralarında bir uçurum meydana geliyor. Oğul aşere-i mübeşşereden, fakat anne şirk karanlı… Devamını Oku


TEPKİ MÜSLÜMANI DEĞİL, ETKİ MÜSLÜMANI OLMAK

TEPKİ MÜSLÜMANI DEĞİL, ETKİ MÜSLÜMANI OLMAK Bugün toplumda bir tereddüt, bir tahayyür, bir şaşkınlık göze çarpmaktadır. Kim gibi yaşayacağını, kim gibi giyineceğini, kim gibi davranacağını bilemeyen, mütehayyir bir kitle meydana getirilmiştir. Hani bir söz vardır: Başkasının yürümesini taklit etmek isteyen insan, sonunda kendi yürüyüşünü de unutur. Böyle bir durum sözkonusu. İslâmın temel mefhumlarını, özellik ve güzelliğini bilemeyen, yaşayamayan bir takım çevreler bu defa başkaları gibi yaşama… Devamını Oku


Sigara üzerine bir gençle yapılan diyalog

Sigara üzerine bir gençle yapılan diyalog Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Genç: Hocamız, sigaraya haram dediği için, hiçbir delil olmasa da biz sigaraya haram deriz. Üstelik sigaranın haram olduğuna dair delilimiz de çoktur. CEVAP Kendiniz haram deseniz de, bunu bütün Müslümanlara şamil edemezsiniz. Delilsiz konuşmanın vebali büyüktür. Çok delil nedir? Genç: Sigara israf ve zararlı olduğu için har… Devamını Oku


Hello, bye bye, bonjur, hi

Hello, bye bye, bonjur, hi Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İnternette mesaj gönderirken veya chat yapıp giderken bye bye deniyor. Good bye deniyor. Yahut ayrılırken deniyor. Bonjur deniyor, goodmorning, hello, hi deniyor, yahut Türkçe günaydın deniyor. Selam vermeyip de bunları söylemekle küfre girer miyiz? CEVAP Kâfirlere, gayrimüslimlere söylemek caizdir. Müslümana, cevazdan küfre kadar gi… Devamını Oku


Aşure günü 10 Müslümana selam

Aşure günü 10 Müslümana selam Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Aşure günü, en az on Müslümana selam vermenin çok sevap olduğu bildiriliyor. Bu selamı telefonla, e-mail ile mesaj ile de versek aynı sevaba kavuşur muyuz? CEVAP Evet. Devamını Oku


Aynı anda selam vermek

Aynı anda selam vermek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İki kişi, karşılaşınca ikisi aynı anda selam verse, birbirlerinin selamlarını almaları gerekir mi? CEVAP Evet. İki Müslüman, birbirine aynı anda selam verirse, her ikisinin de, birbirine cevap vermesi farz olur. Biri diğerinden sonra selam verirse, ikincinin verdiği selam, cevap yerine geçer. Devamını Oku


Selam verenin çok sevap alması

Selam verenin çok sevap alması Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Selam veren alandan daha çok sevap alır deniyor. Selam vermek sünnet almak farz olduğuna göre selam veren nasıl çok sevap alıyor? CEVAP Bu bir istisnadır. Selam veren, karşıdaki Müslümana farz sevabı işletiyor. Bir sevaba sebep olana da aynı sevap verilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Hayra delalet edene [yol gösterene, o h… Devamını Oku


Müsafeha etmek (Tokalaşmak)

Müsafeha etmek (Tokalaşmak) Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Günahların dökülmesi için nasıl tokalaşmak gerekir? CEVAP İki Müslüman, muhabbetle müsafeha ederek tokalaşırsa günahları dökülür. Müsafeha, sevgi ve dostluk kazandırır. Müsafeha, iki kişinin, sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın yanlarını birbirlerine değdirmesidir. Dört el ile birlikte de yapılır. (Merakıl-… Devamını Oku


Eve girerken selam

Eve girerken selam Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Nisa suresinin, (Verilen selamı daha güzeli ile alın veya aynı ile karşılık verin) mealindeki 86. âyeti ile Nur suresinin, (Evlere girince, kendinize, ehlinize Allah’tan bereket, esenlik ve güzellik dileği olarak selam verin) mealindeki 61. âyetine göre, selam vermek farz değil mi? CEVAP Hadis-i şerifte, (Selam vermek sünnet, almak farzdır)… Devamını Oku


Evladın malından yemek

Evladın malından yemek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Baba, oğlunun malından izinsiz yiyebilir mi? Evlat babasına bakmaya mecbur mudur? CEVAP Eğer baba muhtaç değilse, cimri oğlunun malından izinsiz yiyemez, yemesi helâl olmaz. Cömert oğlunun malından, ihtiyacı olmasa da yemesi, helâl olur. (Hindiye) Evlat, zengin babaya bakmaya mecbur değildir. Baba fakir, evlat zenginse, Müslüman ana baba… Devamını Oku


ERKEK ve KADININ SELÂMLAŞMASI

ERKEK ve KADININ SELÂMLAŞMASI 1) Selâm ve selâmlaşma: Selâm terimi selime kökünden bir mastar olup, sözlükte; maddî ve manevî sıkıntılardan kurtulmak, barış ve esenliğe kavuşmak demektir, es-Selamu, isim olarak ise; selam, selamet, sulh ve güven anlamına gelir. Bir fıkıh terimi olarak selam; karşılaşan iki müslümanın birbirine yaptıkları dua cümlesinden ibarettir. Selam veren es-selamu aleyküm (Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun) der selamı alan ise ve aleykümü's-selam ve rahmetullah (A… Devamını Oku


VESÂYET AKDİNİN MEYDANA GELME ŞARTLARI

1) Vasî ile ilgili şartlar: Vasinin; akıllı, ergin, hür, adaletli, ehliyetsizin işlerini yürütebilecek güç ve tecrübeye sahip olması, güvenilir ve müslüman olması gerekir. Bu yüzden çocuk, gayri müslim veya malı telef edeceğinden korkulan bir fâsık vasî tayin edilse hâkim bu tayini iptal ederek, ehil olanını atayabilir. Ancak bunların hâkim kararına kadar yapacağı tasarruflar geçerli olur. Diğer yandan vasî tayin edildikten sonra çocuk ergin, gayri müslim müslüman olsa veya fâsık tevbe etmiş bul… Devamını Oku


Irkçılık

3103 - Soru: Sizce çingene kime denir, çingene Müslüman mıdır? Müslüman değilse nasıl Müslüman olur? Halk arasında Onlar ilk önce gâvur olup sonra Müslüman olur diye bir dedikodu var, doğru mudur? Çingeneyle izdivaç olur mu? Cevap: Çingene, yeryüzünde yaşayan ırklardan biridir. Kelime-i Şehadet getiren herkes Müslümandır. Halkın arasında dolaşan bu iddia çok çirkin ve yanlıştır. Dini bakımdan hiçbir kitaba ve esasa dayanmamaktadır. İmanın şartlarına inanıp, İslâm'ın şartlarını yerine getiriyorsa… Devamını Oku


Gasp

3036 - Soru: Bir şahıs diğer bir şahsı tutsa, üçüncü bir şahıs da gelip o kimsenin cebinden parasını alsa, alınan parayı ödemek tutanın üzerine mi yoksa parayı alan şahsa mı lâzım gelir? Cevap: Parayı alanın üzerine lâzım gelir. Her ne kadar o kimseyi tutan suçlu ise de tazmin ile mükellef tutulan parayı alan kimsedir. 3037 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, bir köydeki camii şerifi yıksa, mütevellisi Zeyd'e evvelki gibi (bir cami) yaptırmaya güçlü olur" (H.Ec. 2/137) 3038 - Behce Fetvalarından:… Devamını Oku


Yenilmesi-İçilmesi-Kullanılması Caiz Olan Bazı Şeyler

2996 - Behce Fetvalarından: "Kullanılması yaygın bulunan kahvenin içilmesi helâldir" (H.Ec. 2/161) Açıklama: Kahvenin İslâm aleminde yayılmaya başladığı sıralarda, Müslümanlar arasında, kahve içmenin caiz olup olmadığı münakaşası yapılmıştır. Bazı şahıslar, kahveyi keyif verici bir madde olarak göstermekte ve içilmesinde mahzur aramaktaydı. Birtakım kimseler de kahvenin yandığını ileri sürerek içilmesinin haram olduğu görüşünü savunmaktaydı. Mesele fukahaya intikal edince, kahve ilim süzgecinden… Devamını Oku


GELENEKLER ve BİD'ATLER

İslâm dini geldiği zaman insanlar, bugün olduğu gibi çeşitli milletlere, büyük küçük topluluklara mensup bulunuyorlardı. Bu milletlerin ve toplulukların kendilerine mahsus inançları, âdetleri, gelenek ve görenekleri vardı. İslâmdan önceki çağa «câhiliyet» çağı, bu çağın İslama aykırı bulunan âdet ve inançlarına da «câhiliyye âdetleri» denilmektedir. Müslüman, saadet dini İslama girerken câhiliye inanç ve âdetlerinden soyunmak, arınmak, bu saadet iklimine öyle girmek mecburiyetinde idi. Fakat fer… Devamını Oku


Dînimizde fâizin hükmü nedir?

Soru: Dînimizde fâizin hükmü nedir? Cevap: Bugün fâizin, içkinin, zinânın harâm olduğunu bilmiyen müslüman yoktur. Harâmlar zamanla helâl olmaz. Şu kadar var ki, (Zarûretler, harâm olan bir şeyi mubâh kılar), fakat zarûret bitince harâmlığı devam eder. Meselâ susuzluktan ölecek kimsenin, şaraptan başka içecek bir şey bulamazsa, ölmiyecek kadar şarap içmesi câiz olur. Daha fazla içmesi câiz olmaz. Açlıktan ölecek kimsenin leş yemesi de böyledir. Bu ve benzeri durumlar haricinde fâize helâl denmez… Devamını Oku


Piyasayı bilmemek

Piyasayı bilmemek Peygamber efendimiz, (Müslümanların, Şehre mal getiren köylüleri karşılayıp piyasa fiyatını gizliyerek, ucuz satın almalarını) yasakladı. Köylü böyle bir satıştan vazgeçebilir. Piyasayı bilmiyenlere yüksek fiyatla mal satmak da harâmdır. Hattâ, acemî olup, ucuz satan veya pahalı alan ile alış veriş etmemelidir. Bunlarla alış veriş yaparken piyasadaki fiyatı gizlemek günâhtır. Basra'da büyük bir tüccâr vardı. İran'da bulunan adamlarından biri, buna mektûp yazarak, bu sene şeker… Devamını Oku


SELÂMLAŞMAK

SELÂMLAŞMAK Soru: Selâm nedir ve hükümleri nelerdir? Cevap: İki müslümanın karşılaştığı zaman, birbirine Selâmün aleyküm demesi ve sonra el ile müsâfeha etmesi sünnettir. Selâm, emniyet, huzûr, selâmet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi ma'nâlara gelir. Selâm vermek, bir kimseye yapılacak en güzel duâdır. Selâmın, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selâmettesin) ma'nâsına da geldiği bildirilmiştir. Selâm, selâmet üzere ol, müslüman olarak öl ma'nâlarına da gelir. Güzel b… Devamını Oku


KURBAN KESMEK

KURBAN KESMEK Soru: Kimlere kurban kesmek vâcibdir? Cevap: Mukîm olan, seferde olmıyan, âkıl-bâlig, hür, müslüman erkek ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisâb miktarı malı veya parası varsa, kurban kesmeleri vâcibdir. Kurban, koyun, keçi, sığırr, deveden birini, kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Seferî olan zenginin veya durumu müsâit olan fakîrin, kurban kesmesinde hiçbir mahzûr yoktur. Çok iyi olur, sevâb olur. İhtiyaç eşyası Soru: Neler ihtiyaç eşyasına… Devamını Oku


SADAKA-İ FITR

SADAKA-İ FITR Soru: Sadaka-i fıtr nedir ve nasıl verilir? Cevap: İhtiyâcı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisâbı kadar malı, parası bulunan her hür müslümanın, Ramazan bayramının birinci günü sabahı, tan yeri aydınlanırken, Fıtra vermesi vâcib olur. Fıtra ve kurban nisâbı hesâbına katılacak malın ticâret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lâzım değildir. Bayramın birinci günü sabah namazı girdiği anda, nisâb miktârı kadar mala mâlik olmak şarttır. O… Devamını Oku


Kelime-i şehadeti söylemek

Kelime-i şehadeti söylemek Sual: Kelime-i şehadet getiren herkese Müslüman denir mi? Başka inanacağı şeyler yok mudur? CEVAP Müslüman denmesi için, kelime-i şehadet getirmek yetmez. Amentü’de bildirilen altı şarta da inanmak şarttır. Amentü’nün birinci şartı olan Allahü teâlâya iman ettim demek de yetmez. Allah’a nasıl inanıyor? Her şeyi yaratan; ama başka hiçbir şeye karışmayan ilaha mı? Yoksa noksan sıfatları olan ilaha mı? Bunun için, sıfat-ı zatiye ve sıfat-ı sübütiye denilen, Allahü teâlânı… Devamını Oku


Mevlid Kandili

Mevlid Kandili Mevlid Kandili Nedir? Mevlid Kandili ne zaman (Mevlid Kandili 2014 ne zaman) Mevlid Kandili müslümanlar için neden önemlidir? Mevlid Kandili hakkında bilgi bu sayfada toparladık. Mevlid kavramı sözlükte "doğmak, doğum yeri ve doğum zamanı" anlamlarına gelmektedir.Mevlid Arapça'da "ve-le-de" kökünden türetilmiş bir kavramdır. İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük Peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in doğum gününü bu yıl 12 Ocak Pazar gününü 13 Ocak… Devamını Oku


Peçeyle namaz kılmak caiz midir?

Kadının namaz kılarken peçe kullanması mekruhtur. Zira namaz kılan kişi alnını ve burnunu yere koyacaktır. (İbnu Kudame, Kitabu’l Muğni) Kadınların yüz ve ellerinden başka yerlerini müslüman olmayan kadınlara göstermeleri ve bunların bakmaları üç mezhebte haramdır. Hanbeli’de haram değildir.(Abdurrahmen el Cezeri, El-fıkıhu ale’l mezâhibi’l erbe’a) Hz. Ömer (r.anh), Ebû Ubeyde (r.anh)’ya yazdığı bir mektupta şöyle demiştir: “Bana, müslüman kadınların hamamlaraMuşrik kadınlarla birlikte girdikler… Devamını Oku


Müslüman Bir Aile, Kaç Çocuk Yapmalıdır?

Bugünkü yazımın konusu, günümüzde bizleri yönetenlerin tavsiyelerinde olduğu gibi, Kur’an evli çiftlere, bol çocuk yapın önerisinde bulunuyor mu, sorusu üzerine olacaktır. Gerçekten de Allah bizlere evlenince, bol bol çocuk yapın mı diyor? KUR’AN I REHBER ALAN ONU ANLAYARAK VE ÜZERİNDE DİKKATLE DÜŞÜNEREK OKUYAN BİR İNSAN, ALLAH IN KUR’AN DA BÖYLE SINIRSIZ, SORUMSUZ VE KURALSIZ BİR EMİR VERMEYECEĞİNİ ZATEN BİLİR. Allah Kur’an da emirlerini verir, ama bizlerin emri hayatımıza geçirmeden önce, mutl… Devamını Oku


İSLAM ALEMİ Mİ, MÜSLÜMAN ALEMİ Mİ ?

İSLAM ALEMİ Mİ, MÜSLÜMAN ALEMİ Mİ ? Türkiye’deki egemen lâikçi düzenin verdiği cesaretle bazı çevreler, İslam’ın bu ülkede kalabilmiş zayıf izlerini de son zamanlarda ortadan kaldırmak için büyük çaba harcamaktadırlar. Türkiye’de gerek Yahudilere ait dev medya ağıyla, gerekse bu odağın desteğindeki pagan ve putçu kesime ait propaganda araçlarıyla yapılan yayınlarda İslâmî değerleri yozlaştırma ve çarpıtma çabaları bütün hızıyla sürmektedir. Halkın eğilim ve anlayışı, bu güçler tarafından sistema… Devamını Oku


Kur’anist denilen türediler

Kur’anist denilen türediler [Asya Mücahitleri denilen birileri, Avrupa Kur’anistlerine cevap olarak yaptıkları yorumları, mail gruplarının yanı sıra bize de göndermişler. Aynen yayınlıyoruz.] Biz müslüman Kur’anistiz diyen misyonerler diyor ki: 21. Asrın Müceddidi Kur'anizmdir. Kur'anizm, Hak'tan gelen yeni bilgi, ışık ve elçiliğin manevi şahsi ve global ismidir. YORUM Kur’anizm yeni mi çıktı, eskiden de var mı idi? Kur’anizm daha önce niye müceddid olmadı da 21. Asırda oluyor? Kur’anizm nerede… Devamını Oku


Kur’an-ı kerim kim için indi?

Kur’an-ı kerim kim için indi? Sual: Kur’anın bazı âyetlerinin müşrikler veya münafıklar için indiğini söylemek yanlıştır. Hepsi Müslümanlar için inmedi mi? CEVAP İbni Sebeciler, münafıklar için inen âyetleri gösterip, Eshab-ı kirama saldırırlar. Mezhepsizler de, müşrikler için inen âyetleri gösterip Müslümanlara müşrik derler. Kur'an-ı kerim Peygamber efendimize inmiştir. Muhatabı odur. (İnananlara de ki, müşriklere de ki, münafıklara de ki, kitap ehline de ki) gibi ifadeler vardır. Birkaç örnek… Devamını Oku


Anlamadan Kur’an okumak

Anlamadan Kur’an okumak Sual: (Mukabele okumak ve dinlemek uygun değildir. Kur'anı okuyanın ve dinleyenin anlaması şarttır. Papağan gibi okumak, fayda yerine zarar verir) diyenler oluyor. Her milletten Müslüman olanlar var. Kur’anı herkesin anlaması mümkün olmadığına göre, Arapça bilmeyenlerin Kur'an okuması günah mıdır? CEVAP Kur'an-ı kerimi, lisanı Arapça olanlar bile anlayamaz; hatta evliyanın ve ulemanın en büyükleri olan Eshab-ı kiram bile, âyetlerin manalarını Resulullaha sual ederdi. Bir… Devamını Oku


Meal ve tefsir okumak

Meal ve tefsir okumak Sual: Kur’an-ı kerimin meali, tefsiri yapılamaz mı? CEVAP Kur’an-ı kerimin tefsiri veya meali yazılabilir ve yazılmıştır. İslam âlimleri, bunu yasak etmemişlerdir. Fakat bunlar, Kur’an-ı kerimin belagatini taşıyamazlar. Murad-i ilahiyi bildiremezler. Kur’an-ı kerimin manasını ve manalarındaki incelikleri anlamak isteyen ve belagatinin zevkini tatmak dileyen müslümanlar, bu kitab-i mübini kendi lisanı ile okumalı ve manasını ve zevkini bundan almak için gereken bilgileri öğr… Devamını Oku


Kur’an-ı kerim kim için indi?

Kur’an-ı kerim kim için indi? Sual: Kur’anın bazı âyetlerinin müşrikler veya münafıklar için indiğini söylemek yanlıştır. Hepsi Müslümanlar için inmedi mi? CEVAP İbni Sebeciler, münafıklar için inen âyetleri gösterip, Eshab-ı kirama saldırırlar. Mezhepsizler de, müşrikler için inen âyetleri gösterip Müslümanlara müşrik derler. Kur'an-ı kerim Peygamber efendimize inmiştir. Muhatabı odur. (İnananlara de ki, müşriklere de ki, münafıklara de ki, kitap ehline de ki) gibi ifadeler vardır. Birkaç örnek… Devamını Oku


Anlamadan Kur’an okumak

Anlamadan Kur’an okumak Sual: (Mukabele okumak ve dinlemek uygun değildir. Kur'anı okuyanın ve dinleyenin anlaması şarttır. Papağan gibi okumak, fayda yerine zarar verir) diyenler oluyor. Her milletten Müslüman olanlar var. Kur’anı herkesin anlaması mümkün olmadığına göre, Arapça bilmeyenlerin Kur'an okuması günah mıdır? CEVAP Kur'an-ı kerimi, lisanı Arapça olanlar bile anlayamaz; hatta evliyanın ve ulemanın en büyükleri olan Eshab-ı kiram bile, âyetlerin manalarını Resulullaha sual ederdi. Bir… Devamını Oku


Meal ve tefsir okumak

Meal ve tefsir okumak Sual: Kur’an-ı kerimin meali, tefsiri yapılamaz mı? CEVAP Kur’an-ı kerimin tefsiri veya meali yazılabilir ve yazılmıştır. İslam âlimleri, bunu yasak etmemişlerdir. Fakat bunlar, Kur’an-ı kerimin belagatini taşıyamazlar. Murad-i ilahiyi bildiremezler. Kur’an-ı kerimin manasını ve manalarındaki incelikleri anlamak isteyen ve belagatinin zevkini tatmak dileyen müslümanlar, bu kitab-i mübini kendi lisanı ile okumalı ve manasını ve zevkini bundan almak için gereken bilgileri öğr… Devamını Oku


Mushaf abdestsiz tutulabilir mi?

Mushaf abdestsiz tutulabilir mi? Sual: Bir müslüman Mushafı abdestsiz tutabilir mi? CEVAP Peygamber efendimiz, Bekara suresinin, (Hayzdan temizleninceye kadar kadınlarınıza yaklaşmayın) mealindeki 222. âyeti ile, Vakıa suresinin, (Kur’an-ı kerime temiz olanlardan başkası dokunamaz)mealindeki 79.âyet-i kerimesini açıklayarak buyuruyor ki: (Kur'ana ancak hadesten [abdestsizlikten, cünüplükten, hayz ve nifastan] temiz olan el değdirebilir.) [Nesai, Hakim, Beyheki, Taberani, Darekutni] Bütün fıkıh k… Devamını Oku


Zalimler ve hidayet

Zalimler ve hidayet Sual: Maide suresi 51. âyetinde, (Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez) deniyor. Taif, zalimler topluluğuydu. Peygamberi taşlamışlardı; fakat Allah onlara hidayet verdi. Bu tezat değil mi? CEVAP Zalimler topluluğuna, zulümleri devam ederken hidayet vermez; ama zulmü bırakınca zalim olmaktan kurtulur. Zulmü bıraktılar, tevbe ettiler, taşladığımıza pişman olduk dediler, af dilediler ve Müslüman olmakla şereflendiler. Bir ateist de, yıllarca Allah’a karşı takındığ… Devamını Oku


Bir müslüman kaç kişiye eşittir?

Bir müslüman kaç kişiye eşittir? Sual: Ateist diyor ki: Bir âyette yirmi Müslüman iki yüz kişiye bedel. Bir âyette de yüz Müslüman bin kişiye bedel. Yani bire on. Başka bir âyette yüz Müslüman iki yüz kişiye bedel. Bu bir çelişki değil mi? İşte âyetler: Ey Nebi, müminleri savaşa teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi, iki yüz kişiye galip gelir. Yüz kişiniz de, bin kâfire galip gelir; çünkü onlar hakkı ve işin neticesini düşünmeyen anlayışsız bir toplumdur. (Enfal 65) Allah, sizde bir zaaf olduğun… Devamını Oku


Mekke'nin Rabbi olur mu?

Mekke'nin Rabbi olur mu? Misyoner diyor ki: Sual: Bize üç tanrılı diyorsunuz. Müslümanların ise çok tanrısı yok mu? Her şehrin bir Rabbi mi olur? İşte bir âyet: Bu beldenin [Mekke’nin] Rabbi. (Neml 91) CEVAP Tıp kitabını herkesin kolayca anlayamayacağı gibi, bir ilim tahsil etmeden Allah’ın kitabını, dinden habersiz bir yabancı nasıl anlayabilir ki? Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Âlemlerin Rabbi olan Allah) [Neml 8] (Her şeyin Rabbi olan Allah) [Enam 164] (İnsanların Rabbi) [Nas 1] (Arş’ın Ra… Devamını Oku


Kur’an-ı kerim değiştirilemez

Kur’an-ı kerim değiştirilemez Sual: Tevbe suresinin son iki âyeti fazla diyen, Kur’anın değiştiğini söyleyen kâfir olmaz mı? CEVAP Böyle bir şeyi Müslüman yaparsa kâfir olur, kâfir zaten kâfirdir, tekrar kâfir olmaz. Emirler yasaklar Müslüman içindir. Önce Kur’an-ı kerimin bugünkü hâle nasıl geldiğini bildirelim: Yemame savaşında, Kur'an-ı kerimi hıfzedenler [ezberleyenler] şehid olup azalmaya başlayınca, Hazret-i Ömer, halife Hazret-i Ebu Bekir’e, Kur'an-ı kerimin yazılıp Mushaf haline gelmesin… Devamını Oku


Kuran-ı Kerimin Yahudi & Hristiyanlara Bakışı

İslâm dinî, müşriklerle (Allah’a ortak koşanlarla), kitap ehlini yani Hıristiyanları ve Yahudileri bir tutmaz. Mâide Sûresinde “Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir” (Mâide Sûresi, 5) buyurulur. Buna göre onlarla iktisadi ve ticari sahalarda münasebet kurulabilir. Ayetin devamında ise, Müslüman erkeklerin kitap ehlinden olan namuslu kadınlarla evlenebilecekleri haber verilir. Halbuki, bir Müslümanın bir putperestle evlenmesine… Devamını Oku


İslam peygamberi demek

İslam peygamberi demek Sual: Peygamber efendimize, İslam peygamberi demek uygun mudur? CEVAP Kesinlikle uygun değildir. Peygamber efendimiz, Resulullah efendimiz demelidir. Kur’an-ı kerimde mealen, (Seni âlemlere rahmet olarak gönderdim) ve (Seni bütün insanlara Peygamber gönderdim) buyurulmasına rağmen, Miracı ve başka mucizeleri, tevil suretiyle inkâr eden Hamidullah ise, yazdığı kitaba, yalnız Müslümanların Peygamberi olduğunu anlatan İslam Peygamberiismini vermiştir. Kâfirlerin inançları böy… Devamını Oku


Nebi ve Resul nedir?

Nebi ve Resul nedir? Sual: Bazıları hocalarını Resul yani Peygamber olarak gösterebilmek için, “Kitap gönderilen peygambere Nebi, Kitap gönderilmeyen peygambere Resul denir” diyorlar. Peygamberlik son bulmadı mı? Bizim Peygamberimiz son Peygamber değil mi? CEVAP Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etme… Devamını Oku


Peygamber efendimiz ve medeniyet

Peygamber efendimiz ve medeniyet Sual: Peygamberimizi gayrimüslimlerden övenler de var mıdır? CEVAP Evet. Resulullah efendimiz günümüzde de bütün dünya milletlerinin, ilim adamlarının, devlet, siyaset ve fikir adamlarının, ediplerin, tarihçi ve askeri şahsiyetlerin ilgisini çekmekte, bunların her biri Onu biraz inceledikten sonra hayranlık ve şaşkınlıklarını, dile getirmektedirler. Müslüman olmayanlar, Resulullah efendimizin sadece idareciliği, dehası, askeri, sosyal ve diğer taraflarını görmekt… Devamını Oku


Resulullah efendimizi anmak ibadettir

Resulullah efendimizi anmak ibadettir Sual: Mevlid ne demektir, mevlid okumaya bazıları bid’at diyor, doğru mu? CEVAP Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır. Resulullah efendimiz dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bu… Devamını Oku


Peygamber efendimizin ırkı

Peygamber efendimizin ırkı Sual: Peygamberimizin ırkı ne idi? CEVAP Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Araptır. Arap, güzel demektir. Mesela, lisan-ı Arap, güzel dil demektir. Coğrafyada Arap demek, Arabistan yarımadasında doğup büyüyen ve onların kanından olan kimse demektir. Peygamber efendimizin akrabasını, Arapları sevmek ve saymak ibadettir. Onları her Müslüman sever. Anadolu’ya misafir gelen esmer fellahlar ve zenciler; saygı gösterilsin diye kendilerini, Arap diye tanıttırmış, A… Devamını Oku


Peygamberlik iddiası zındıklıktır

Peygamberlik iddiası zındıklıktır Sual: Peygamber efendimiz, ahir zaman peygamberi olduğuna ve ondan sonra peygamber gelmeyeceğine göre, nasıl oluyor da, Amerika’da Mısırlı R. Halife, Pakistan’da A. Kadıyani, İran’da Bahaullah, Türkiye’de birkaç kişi için peygamber deniyor? CEVAP Peygamber denilen kimselerin, Müslümanlıkla hiç alakaları yoktur. Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Muhammed, Allah’ın resulü ve Hatem-ün-nebiyyindir [nebilerin sonuncusudur].) [Ahzab 40] Eğer, (Hatem-ün-ne… Devamını Oku


Peygamber efendimizi tanımak

Peygamber efendimizi tanımak Sual: Resulullahı tanımamızdaki ölçü nedir? CEVAP Her Müslüman, Peygamber efendimizin güzellik ve üstünlüklerini ilmi, ihlâsı ve Ona olan sevgisi kadar derece derece görmekte ve anlayabilmektedir. Peygamber efendimize vâris olan yüksek İslam âlimleri ise Onu bütün güzellikleriyle görmüş ve âşık olmuşlardır. Bunların en başında Ebu Bekr-i Sıddık gelmektedir. O, Resulullah efendimizdeki nübüvvet nurunu görmekte, Onun üstünlük, güzellik ve yüksekliklerini idrak ederek,… Devamını Oku


Vefatından Sonra, İslama Hizmetleri de Yine O’nun Nübüvvetine Delildir.

Peygamber Efendimizin (asm) neslinden gelen silsileye, Âl-i Muhammed, Âl-i Beyt veya Ehl-i Beyt denilmektedir. Bu mübarek silsile, asırlarca İslama hizmet etmiş, Müslümanların maddi ve manevi önderleri olmuşlardır. Peygamberimizin (asm), Ehl-i beyti hakkında bize öğrettiği ve asırlardır bütün ümmetinin özellikle namazlarının sonunda okuduğu şu dua: “Allah’ım! Tıpkı âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline de salât et. Muhakka… Devamını Oku


Vedâ Haccı

(Hicret’in 10. senesi Zilhicce ayı / Milâdî 632 Mart) Hicret’in 10. yılı Zilkade ayı idi. Bu tarihte, Resûl-i Kibriya Efendimiz, hac için hazırlandı. Medine’deki Müs­lümanlara da haccetmek üzere hazırlanmalarını emir buyurdu. Ayrıca Medine dışındaki Müslümanlara da bu maksatla hazırlanıp Medine’de top­lanmaları için haber gönderdi. Bu haber üzerine, haccetmek arzusunda olan binlerce Müslüman, Me­di­ne’ye akın etmeye başladı. Çok geçmeden, Medine, iman ve İslam’ın nuruyla münevver simalarla dolup… Devamını Oku


Yalancı Peygamberlerin Çıkışı

Peygamber Efendimizin Veda Haccı’ndan sonra, etraftan gelen Müslüman­lar memleketlerine dönmüşlerdi. Aldıkları tâlimatları mem­leketlerine götür­müşler, halka onları anlatmışlardı. Veda Haccı esnasında inen Mâide Suresi’nin üçüncü ayet-i kerimesi, dinin kemâle erdiğini beyan ediyordu. Bu, Re­sûl-i Kibriya Efendimizin aynı za­manda vefatının da yakınlaştığının ifadesi oluyordu. Bunu bir kısım Müslü­man sezmişti. Veda Haccı’ndan sonra Peygamber Efendimizin hastalanması ise buna kuvvet vermişti. Bu… Devamını Oku


Peygamberimizin Müslümanlarla Helalleşmesi

Resûl-i Ekrem, hastalığının en şiddetli olduğu bir günde ashabıyla helâl­leş­meyi arzu etti. Yine bir taraftan Hz. Ali’ye, diğer taraftan da Fadl b. Abbas Hazretlerine da­yanarak güçlükle ayağa kalktı ve mescide gitti. Min­be­re çıkıp oturdu. Hz. Bilâl’e de (r.a.) şu emri verdi: “Halka nidâ et; mescide toplansınlar. Onlara vasiyet etmek isterim. Bu, be­nim son vasiyetim olacaktır!” Hz. Bilâl, emri yerine getirdi. Bir anda toplanan halkı, mescit almaz oldu. Resûl-i Kibriya Efendimiz, Allah’a hamd… Devamını Oku


Tebük Gazâsı

(Hicret’in 9. senesi Receb ayı / Milâdî 630) Hicret’in 9. senesi, İslam’ın Arabistan Yarımadası’nda bütün haşmetiyle ya­yıldığı senedir. Bir taraftan dalga dalga insanlar Medine’ye gelerek Resûl-i Ek­rem’e İslamiyet üzerine bîat edi­yor, diğer taraftan Müslüman olmuş kabilelerin dinî ve idarî işlerini tanzim etmek gayesiyle etrafa memurlar ve vâliler gönde­riliyordu. Hülâsa, Asr-ı Saadet’­te İslam, 9. Hicrî senede en şaşaalı ve ihtişamlı devrini ya­şı­yordu. Ancak parlayan bu güneşin haşmetini ç… Devamını Oku


Hz. Ümmü Gülsüm'ün Vefâtı

(Hicret’in 9. senesi) Resûl-i Ekrem Efendimizin kerimesi ve Hz. Osman’ın zevcesi Hz. Ümmü Gül­süm, Hicret’in 9. senesinde vefat etti.[1]Yıkanıp ke­fenlendikten sonra, nama­zını bizzat Peygamber Efendimiz kıldırdı.[2]Defnedildikten sonra kab­ri­nin başında bir müddet oturdu. Bu sırada gözlerinden yaşlar aktığı görül­dü. Hz. Ümmü Gülsüm, Peygamber Efendimizin en küçük kı­zı, Hz. Fâtıma’nın büyüğü idi. Annesi Hz. Hatice Müslü­man olduğu sırada Müslüman olmuştu. Hz. Osman’ın, Hz. Ümmü Gülsüm’den çoc… Devamını Oku


Efendimizin Medine'ye Gelişi

Medineli Müslümanlar, Resûl-i Kibriya Efendimizin Mekke'den Medine'ye gelmek üzere yola çıktığını duymuşlardı. Bunun için her gün sabah namazından sonra Harre mevkiine çıkarak, öğle sıcağı basıncaya kadar yolunu heyecan ve sabırsızlıkla beklerlerdi. Yine bir gün teşrif-i Nebevîyi uzun uzun beklemişler, gelmediğini ve etrafını da şiddetli sıcaklığın bastığını görünce evlerine geri dönmüşlerdi. Bu sırada bir işi için evinin damına çıkmış olan bir Yahudi, beyazlara bürünmüş birkaç kişinin çölün sıc… Devamını Oku


Her kim ne isterse verirdi

Peygamber efendimizin on yıl hizmetinde bulunmuş olan Enes bin Malik hazretleri anlatır: "Resul aleyhisselamdan, bir şey istenmezdi ki, Resul aleyhisselam, onu, isteyene vermiş olmasın." "Peygamber aleyhisselamın yanına bir adam gelir sadece, dünyayı, dünya malını elde etmeyi umarak Müslüman olur o gün, akşam olmadan İslâmiyet, kendisinin nazarında, dünyadan ve dünya üzerindekilerden daha sevgili olurdu!" Kureyş müşriklerinin Eşrafından Safvan bin Ümeyye, Mekke'nin fethinden sonra, Müslüman olma… Devamını Oku


Olgun Müslüman olmanın yolu

Bir gün Eshabı kiramdan bir zat gelip Resulullah efendimize bazı suallerinin olduğunu arz eder. Efendimizin izin vermesi üzerine sorularını sorar: - Ya Resulallah, ben insanların en alimi olmak istiyorum, -Allah'tan en çok korkan, insanların en alimi olur. - İnsanların en zengini olmak istiyorum. -Kanaatkar olursan, insanların en zengini olursun. - İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum. -İnsanların en hayırlısı, insanlara menfaatli olandır. Sen de başkalarına yardımcı ol, en hayırlısı olursun.… Devamını Oku


Sıkıntı verenler kaybetti

Peygamberimizin nübüvvetini tebliğinden önce ve sonraki devirlerde, devletlerde, hatta kabilelerin iç bünyesinde ve kabileler arasında bile kavga, savaş eksik olmuyordu. Mekke döneminde Müslümanlar ve hatta bizzat Peygamber efendimiz de bu şiddete maruz kalmışlardır. Mekke'de gücü elinde bulunduran müşrikler, İslâmın yayılışını önlemek için Müslümanlara sosyal ve ekonomik boykot, baskı, keyfi tutuklama, göçe mecbur bırakma, bağlama, zincire vurma, kızgın kumlar üzerine yatırıp üzerlerine taş yığ… Devamını Oku


Büyüklerimizi saymayan bizden değildir

Peygamber efendimiz, yaşlılara hürmet eder, Eshabının da hürmet etmesini isterdi: "Güçsüzlere, hastalara, yaşlılara ve küçüklere merhamet ediniz!" "Büyüklerimizi saymıyan, küçüklerimize acımıyan bizden değildir." "Yaşlılarımıza hürmet ve ikram, Allahü teâlâya saygıdandır." "Bir Müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş gibidir." "Bir genç, bir ihtiyara, yaşından dolayı hürmet ederse, onun yaşına varınca, Allahü teâlâ, ona gençleri hürmet ettirir." buyururdu. Her konuda vasatı,ort… Devamını Oku


Gençlere önem verirdi

Resulullah efendimiz, İslâmı tebliğde, yaymada, genç-yaşlı, kadın- erkek toplumun her kesimden istifade etmiştir. Fakat, ilk Müslümanlar incelendiğinde içlerinde toplumun her kesiminden kimseler yer almakla beraber, daha çok, gençlerin çoğunlukta olduğu görülmektedir. Hz. Ali'nin gençliğindeki faaliyetleri herkes tarafından bilinmektedir. Dillere destan olan kahramanlıklarını 20 ila 30 yaşları arasında gerçekleştirmiştir. Darü'l-Erkam'da iken Müslüman olan Mus'ab bin Umeyr, Birinci Akabe biatınd… Devamını Oku


İlk önce O kalkacak

Resulullahın kabrinin içindeki toprak her yerden ve Kabe'den ve Cennetlerden daha efdaldir. Kabirde, bilmediğimiz bir hayatla diridir. Kabirde Kur'an-ı kerim okur, namaz kılar. Bütün Peygamberler de böyledir. Dünyanın her yerinde, Resulullah'a salevat okuyan Müslümanların selamlarını işiten melekler, kabrine gelip haber verirler. Kabrini hergün binlerce melek ziyaret eder. Ümmetinin amelleri ve ibadetleri her sabah ve akşam kendisine gösterilir. Bunları yapanları da görür, günah işleyenlerin aff… Devamını Oku


Azabını gönderme, afiyet ihsan eyle

Resulullah efendimiz Cenab-ı Hak'tan çok korkardı. Havada bulut görünce; "Ya Rabbi! Bu bulutla bize azab gönderme!" , rüzgar esince; "Ya Rabbi! Bize hayırlı rüzgar gönder", gök gürleyince; "Ya Rabbi! Bize incinib de, öldürme. Azabını gönderme. Afiyet ihsan eyle!" diye dua ederdi. Namaza dururken, ağlayan kimsenin içini çektiği gibi, göğsünden ses işitilirdi. Kur'an-ı kerim okurken de böyle olurdu. Kalbinin kuvveti, şecaati şaşılacak kadar çoktu. Huneyn gazasında, Müslümanlar dağılıp, üç dört kim… Devamını Oku


Faydasız şeyle meşgul olmazdı

Hz. Enes bin Malik diyor ki: "Resulullah, bir kimse ile müsafeha edince, o kimse elini çekmedikçe, mübarek elini ondan ayırmazdı. O kimse, yüzünü çevirmedikçe, mübarek yüzünü ondan çevirmezdi. Biri kimsenin yanında otururken, iki diz üzerine oturur, edebinden ve ona değer verdiğinden, mübarek bacağını dikip oturmazdı." Hz. Cabir bin Sümre diyor ki: "Resulullah az konuşurdu. Lüzumlu olduğu zaman veya bir şey sorulunca söylerdi." Bundan anlaşılıyor ki, her Müslümanın malayani, faydasız şey söyleme… Devamını Oku


Güzel huyu

Allahü teâlâ, sevgili Peygamberine verdiği iyilikleri, ihsanları sayarak, O'nun mübarek kalbini okşarken, kendisine güzel huylar verdiğini de saymakta, mealen; "Sen, güzel huylu olarak yaratıldın" buyurmaktadır. Hz. İkrime buyuruyor ki: "Abdullah ibni Abbas'dan işittim: Bu ayet-i kerimede, "Huluk-ı azim" yani güzel huylar, Kur'an-ı kerimin bildirdiği ahlaktır. Ayet-i kerimede mealen, "Sen Huluk-i azim üzersin" (Kalem suresi: 4) buyruldu. Huluk-ı azim; Allahü teâlâ ile sır, gizli şeyleri bulunmak… Devamını Oku


VEDA HACCI

VEDA HACCI 168- Hicretin onuncu yılında Veda Haccı olmuştur. Şöyle ki: Zilhicce ayına on gün vardı. Hazret-i Peygamber Efendimiz hac farizasını yerine getirmek için ashabdan kırk bin kişi ile Mekke'ye yollandı. Arefe cuma gününe rastlamıştı. Peygamber Efendimiz, yüz binden çok müslümanla birlikte Hacc-ı Ekber yaptı. O gün çok etkili bir hutbe okudu, ümmetine öğüt verdi. Şöyle buyurdu: "Ey İnsanlar! Dinleyiniz, anlayınız ve biliniz ki, müslümanlar hep birbirinin kardeşidir. Bir kimseye kardeşinin… Devamını Oku


HUNEYN SAVAŞI İLE EVTAS OLAYI

HUNEYN SAVAŞI İLE EVTAS OLAYI 162- Mekke'nin fethi üzerine birçok kabileler müslüman oldular. Ancak en büyük kabilelerden olan "Beni Havazin ve Beni Sakıf' kabileleri savaşa kalkıştılar. Taif ve Mekke arasında "Huneyn" denilen yerde toplandılar. Hazret-i Peygamber henüz Mekke'de idi. Şevvalin yedinci günü on bin kişilik bir ordu ile Huneyn'e doğru yürüdü. Müslümanlardan bazıları: "Bu ordu, hiç bir zaman azlıktan dolayı yenilmez," demişti. Bu, yanlış bir düşünce idi. Çünkü zafer ancak Allah taraf… Devamını Oku


MEKKE'NİN FETHİ

MEKKE'NİN FETHİ 157- Hicretin sekizinci yılında Beni Bekr kabilesi, müslümanların koruması altında bulunan Huzaa kabilesi üzerine ansızın saldırırdı. Kureyş Reislerinden bazıları da Beni Bekr kabilesine yardımda bulunmuştu. Bu arada Huzaa kabilesinden yirmi üç kişi öldürülmüştü. Böylece Mekkeliler Hudeybiye Andlaşmasını bozmuşlardı. Huzaa kabilesinden bir cemaat Medine'ye gelerek uğradıkları felâketi anlattı ve yardım istediler Peygamber Efendimiz Ramazan ayının onuncu gününden sonra, on bin kiş… Devamını Oku


HUDEYBİYE ANDLAŞMASI VE HAYBER SAVAŞI

HUDEYBİYE ANDLAŞMASI VE HAYBER SAVAŞI 143- Hicretin altıncı yılı idi. Peygamber Efendimiz Beytullah'ı ziyaret için Zilkade ayının başında bin beş yüz kadar ashabla Medine'den çıktı, Mekke'ye yöneldi. Maksadları savaş olmadığı için, müslümanlar yanlarına mükemmel savaş aletleri almayıp yalnız birer kılıç kuşanmışlardı. Mekke müşrikleri, Hazret-i Peygamberin Medine'den Mekke'ye doğru yola çıktığını haber alınca, bir ordu halinde Mekke'den çıkmış ve engel olmaya karar vermişlerdi. Hazret-i Peygambe… Devamını Oku


BENİ NADİR, HENDEK VE BENİ KURAYZA SAVAŞLARI

BENİ NADİR, HENDEK VE BENİ KURAYZA SAVAŞLARI 139- Benî Nadir Yahudileri, Medine'ye iki saat uzakta olan "Zühre" köyünde otururlardı. Müslümanların aleyhinde çalışmamak üzere verdikleri sözü bozmaya başladılar. Uhud savaşında da, fikirlerini büsbütün bozdular. Yayılan uyarmaları dinlemediler. Hicretin dördüncü yılı Rebiülevvel ayında, Hazret-i Peygamber tarafından kaleleri on beş gün kuşatıldı. Aldıkları izin üzerine, bir kısmı Hayber'e, bir kısmı da Şam ve Filistine gittiler. 140- Hendek savaşın… Devamını Oku


BENİ KAYNUKA VE UHUD SAVAŞLARI

BENİ KAYNUKA VE UHUD SAVAŞLARI 133- Peygamber Efendimiz, Medine'nin "Aliye" denilen bölgesinde oturmakta olan Beni Kaynuka Yahudileri ile sözleşme yapmıştı. Sonra bir müslümanı haksız yere öldürerek verdikleri sözü bozdular. İslâmiyetin ilerlemesinden telâşa düşmüşlerdi. Müslümanlar arasında gizlice bozgunculuk yapıyorlardı. Peygamber Efendimiz onların reislerini çağırarak ona şöyle dedi: "Ey Kaynuka Oğulları! Benim gerçek bir peygamber olduğumu biliyorsunuz. Bana iman ediniz ki, Kureyş'in (Bedi… Devamını Oku


BİRİNCİ VE İKİNCİ BEDİR SAVAŞLARI

BİRİNCİ VE İKİNCİ BEDİR SAVAŞLARI 127- Kureyş kabilesinden bir seriyye (çete), Medine ve civarına kadar sokulup müslümanların hayvanlarını vurmuşlardı. Peygamber Efendimiz bunu öğrenince, Hazret-i Ali'yi sancaktar tayin ederek Muhacirlerden bir birlik ile bu çeteyi izlemeye çıktı. Bedir denilen yere kadar gittiler. Fakat çete savuşup gittiğinden, geri döndüler. İşte buna Birinci Bedir Savaşı denmiştir. 128- İkinci Bedir savaşına gelince, bu da hicretin yine ikinci yılı Ramazan ayında olmuştur. B… Devamını Oku


MÜSLÜMANLARIN İLK SANCAKTARI VE İLK SERİYYESİ

MÜSLÜMANLARIN İLK SANCAKTARI VE İLK SERİYYESİ 125- Mekke'de bulunan gayrimüslimler, müslümanları bu mübarek yurdlarından çıkarmışlar, mallarını ellerinden almışlar, canlarına da düşman kesilmişlerdi. Yüce Allah buna karşılık cihada izin vererek bunların mallarını, canlarını ve yurdlarını müslümanlara helâl kılmıştır. Bunun için hicretin ikinci yılında, Mekkelilerin ticaret için Şam'a gönderdikleri bir ticaret kervanına taaruz edilmesine karar verildi. Böyle yapılmakla, düşmanların müslümanlar al… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN CİHADA MEZUNİYETİ VE BAŞLICA DÜŞMANLARI

PEYGAMBERİMİZİN CİHADA MEZUNİYETİ VE BAŞLICA DÜŞMANLARI 121- Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz, bütün âlemlere rahmettir. O, insanlık âlemini bir kardeşlik düzeni üzere yaşatmak ve yükseltmek isterdi. Cehalet karanlıkları içinde kalmış insanları hidayet nurları ile aydınlatmaya çalışırdı. Bunun için kavmine çok güzel öğütler verdi. On üç senede çok yumuşaklık ve tatlılık gösterdi. Ne yazık ki, onlardan birçokları bu mutlu hayatın kıymetini bilemediler. Müslümanların canlarına saldırmaktan geri… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN MEDİNEYE HİCRETLERİ VE ORADAKİ BAZI ÇALIŞMALARI

PEYGAMBERİMİZİN MEDİNEYE HİCRETLERİ VE ORADAKİ BAZI ÇALIŞMALARI 114- Peygamberliğin on dördüncü yılı idi. Mekke'deki müslümanlar Medine'ye hicret etmişlerdi. Mekke şehrinde yalnız Hazret-i Peygamber ile aile halkı ve Hazret-i Ebû Bekir ile Hazret-i Ali kalmışlardı. Müslümanların böyle Medine'ye gidip orada bir kuvvet meydana getirmeleri, Mekke'deki gayrimüslimleri düşündürüyordu. Darü'n-Nedve denilen bir binada toplandılar. Müslümanların en büyük düşmanı olan Ebû Cehil adındaki şahsın sözüne uyd… Devamını Oku


İSLÂMİYETİN MEDİNEDE YAYILMASI VE MÜSLÜMANLARIN ORAYA HİCRETİ

İSLÂMİYETİN MEDİNEDE YAYILMASI VE MÜSLÜMANLARIN ORAYA HİCRETİ 112- Medine'nin eski adı "Yesrib" idi. Oraya Yemen'in Ezd kabilesinden bir toplum gelip yerleşmişlerdi. Bu toplumun başkanı olan Haris ölünce, Evs ve Hazreç adlarındaki iki oğlunu bırakmıştı. O toplum da ikiye ayrıldı. Bir kısım Evs, diğer bir kısmı da Hazreç'e bağlandı. Böylece Medine'de Evs ve Hazreç adında iki kabile türemiş oldu. Daha sonra bunların arasına şiddetli düşmanlık girdi. Daima birbirleriyle çarpışıp dururlardı. Dünyayı… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN KABİLELERİ DİNE DAVETİ VE AKABE BEYATI

PEYGAMBERİMİZİN KABİLELERİ DİNE DAVETİ VE AKABE BEYATI 104- Mekke'deki müşrikler, Ebû Talib'in öğütlerini dinlemediler. Onun ölümünden sonra Hazret-i Peygambere daha ziyade düşmanlık ettiler. Eziyet etmeğe kalkıştılar. Peygamber Efendimiz de azadlısı olan Zeyd'le beraber Mekke'den çıkıp Taife gitti. Önce civarında bulunan "Bakr ibni Vail" kabilesi ile "Kahtan" kabilelerinden birini dine davet etti; fakat bunlar daveti kabul etmediler. Sonra Taife vardılar. Orada "Benî Sakıf' kabilesini dine çağı… Devamını Oku


MÜSLÜMANLARIN ÇEKTİKLERİ EZİYETLER, HABEŞİSTANA HİCRETLERİ ve ÇEMBER İÇİNDE KALMALARI

MÜSLÜMANLARIN ÇEKTİKLERİ EZİYETLER, HABEŞİSTANA HİCRETLERİ ve ÇEMBER İÇİNDE KALMALARI 97- Peygamber Efendimizi doğrulayıp İslâm dinini kabul eden ashab-ı kiramdan birçokları, bu uğurda pek çok eziyetler çekmiş, birçok maddî mahrumiyetlere katlanmış, dinleri uğrunda mallarını ve canlarını vermişlerdir. Peygamber Efendimiz dahi birçok eziyetlere uğramış, hiç bir peygamberin görmediği eza ve cefaya uğrayarak bunlara sabretmiş ve metanet göstermiştir. Yüksek Peygamberlik görevini en üstün bir şekild… Devamını Oku


YAKINLARININ DİLİNDEN PEYGAMBERİMİZİN AHLÂKI

YAKINLARININ DİLİNDEN PEYGAMBERİMİZİN AHLÂKI Peygamberimiz hiçbir halini insanlardan gizlememiş ve saklamamıştır. Çünkü, onun her hali Sahabîler için bir örnek oluşturuyordu. Bunun için Sahabîler, Peygamberimizin her halini, her hareketini ve sözünü takip ediyor, öğrenerek zaptetmeye çalışıyorlardı. Bilemedikleri veya tereddüt ettikleri hususları da bizzat sorarak öğreniyorlardı. Bundan dolayı, Peygamberimizin bütün hayât safhaları Sahabîlerce bilinmekteydi. Günümüz Müslümanı her hususta, en mah… Devamını Oku


DİŞİ DEVENİN YAVRUSU

DİŞİ DEVENİN YAVRUSU Bir arkadaşı kendisinden bir binek devesi ister. O (asm); "Olur, seni bir dişi deve yavrusuna bindirelim."der. Arkadaşı şaşırarak, itiraz eder. "İyi ama ey Allah'ın Elçisi, ben dişi deve yavrusunu ne yapayım.Bir işime yaramaz ki." "Bütün develer bir dişi devenin yavrusu değil midir?" SANA BAHA BİÇİLMEZ Zahir, çölde yaşayan Müslümanlardandır. Çölden Hz. Muhammed (asv)'in siparişlerini getirir ve Hz. Muhammed (asv) de onun şehirden yaptığı alışverişine yardımcı olur. Aralarınd… Devamını Oku


Şefkatli

Medine'de kıtlık yaşanmaktadır. Aç bir Müslüman bir bahçeye girerek ağaçlardan hurma toplar ve yer. Fakat bahçe sahibi tarafından yakalanır. Dövülür ve yediği hurmalara karşılık olarak elbiselerine el konulur. Sonra da fakir hırsız, yanında kendini döven ve soyan bahçe sahibi olduğu halde Hz. Muhammed (asv)'in yanına gelir. Fakir hırsız gördüğü davranıştan ötürü bahçe sahibini şikâyet eder. Hz. Muhammed (asv) her ikisini de dikkatle dinledikten sonra bahçe sahibine döner: "O cahildi, sen ona öğr… Devamını Oku


Zeki

HUNEYN'DE MEDİNELİLERLE Huneyn zaferiyle birlikte akıl almaz boyutlarda ganimet elde edilir. Hz. Muhammed (asv), bu ganimetin önemli bir kısmını kısa bir süre önce Müslüman olmuş ve henüz din kalplerinde sağlamca yerleşmemiş bulunan Mekke’nin ileri gelenleri arasında dağıttırır. Beklenen etki gerçekleşir. Şimdi Mekke yöneticileri, "Muhammed gerçekten peygamberdir, yoksa bu kadar cömert olamazdı.",demektedirler. Fakat bu durum Medine'den gelen bir kaç gencin de yanlış anlamasına neden olur. Küçük… Devamını Oku


Önder

ZORUNLU YÜRÜYÜŞ Ordu, Mustalikoğulları kabilesine karşı harekete geçmiştir. Zafer kolaylıkla kazanılır... Fakat dönüş yolculuğunun başlarında yaşanan bir olay büyük bir tehlikenin habercisidir. Bir mola yerinde, Medineli bir Müslümanla Mekke'den hicret etmiş bir diğer Müslüman arasında basit bir sebepten bir tartışma yaşanır. Sonra olay hızla büyür ve bir Mekkeli-Medineli çatışmasına dönmeye başlar. Önlem alınmazsa, o güne kadar Müslümanların en büyük maddi güç dayanaklarını oluşturan iç birlik… Devamını Oku


Hoşgörülü

YAHUDİ İDİ, İNSANDI Medine'de meydanlık bir yerde arkadaşlarıyla oturmaktadır. Önlerinden bir cenaze alayı geçer. Alayın her şeyinden belli olmaktadır ki bu bir Yahudi cenazesidir. Hz. Muhammed (asv) cenaze geçinceye kadar, kalkarak ayakta bekler. Arkadaşları şaşkın, "belki de durumu anlayamamıştır" düşüncesiyle uyarırlar: "Ey Allah'ın Elçisi! Bu bir Yahudidir." Yani Müslüman değildir. Yani ayağa kalkmanız gereksizdir. Oysa ki Hz. Muhammed (asv) başından beri her şeyin farkındadır, cevap verir:… Devamını Oku


Salâvat ne demektir

Salavat nedir ? Nasıl getirilir? Salavat çeşitleri “Salavat”, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’i (SAV) anmak, O’na selam göndermektir. Efendimiz (S.A.S) Hazretleri’nin adı anıldığında, duyan her Müslüman’ın salavat getirmesi ihmal edilmez bir görev, unutulmaz bir vefa borcudur. Hz. Peygamber (s.a.s.)’e sevgi, bağlılık ve desteği ifade eden Salavat, salat kelimesinin çoğuludur ve genellikle “Allahümme salli…” diye başlar. Kur’an-ı Kerim’de; “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ediyo… Devamını Oku


Cenaze namazı ve defin

Cenaze namazı ve defin Sual: Cenaze namazı kılmak farz mıdır? CEVAP Farzı kifayedir. Birkaç kişi namazı kılarsa diğerlerinden bu farz sakıt olur [düşer]. Yani bir müminin vefat ettiğini haber alan erkeklere, erkek yoksa, kadınlara cenaze namazı kılmak, gasl, techiz ve defn farzı kifayedir. Sual: Cenaze için namaz olur mu? CEVAP Cenaze namazı, Allah için namaz ve ölen kimse için duadır. Sual: Cenaze namazının kabul olması için şartlar nelerdir? CEVAP Altı şart vardır: 1- Meyyit [ölü] Müslüman olm… Devamını Oku


Hazret-i Davud ve mizmar

Hazret-i Davud ve mizmar Sual: (Hazret-i Davud, mizmar yani çalgı eşliğinde zikrederdi. Suudi Arabistan ve diğer İslam ülkeleri dâhil, günümüzdeki Müslümanların hepsi ibadetlerde hoparlör kullanıyor. Bu kadar insanın yanlış yapması mümkün olur mu?) diyorlar. Herkesin yapması bu konuda icma olduğunu ve bunun caiz olduğunu göstermez mi? CEVAP Mizmar, çalgı demektir. Hoparlör de, mizmardır. Birçok hadis-i şerif, Kur’an-ı kerimin, teyp ve hoparlör gibi çalgı çalınan âletlerde okunacağını haber veriy… Devamını Oku


Hoparlörle kıldıran imama uymak

Hoparlörle kıldıran imama uymak Sual: Hoparlörden çıkan sese âmin diyenin namazı bozulur deniyor. Halbuki ben ilmihallere baktım, namazı bozanlar arasında hoparlör yazmıyor. Hoparlörden çıkan sese âmin demek niye namazı bozuyor? Hoparlörle sesin yükseltilmesinin ne mahzuru olur ki? CEVAP Her ilimde olduğu gibi, fen ilminde de o işin uzmanı söz sahibidir. Dinimiz de buna kıymet verir; çünkü fen ilimleri, İslami ilimlerin bir koludur. Dini bilgilerde ise edille-i şeriyye esastır. Fen bilgileri bun… Devamını Oku


İlim ehlinin söz birliği

İlim ehlinin söz birliği İsmail Hakkı Bursevi hazretleri, Ruh-ul-beyan tefsirinde özetle diyor ki: Enam suresinin 160. âyetinde, (Bir iyilik yapana on katı sevap verilir; bir kötülük ise ancak misli ile [bire bir] cezalandırılır; kimseye haksızlık yapılmaz) buyuruluyor. Bu, Allahü teâlânın Müslümanlara bir lütfudur. Gayri Müslimlerin iyiliklerine sevap verilmez. Onlara, önce iman etmek farzdır. İmansız olarak yapılan iyiliğin ahirette faydası olmaz. Regaib ameller, revatib amellerden efdal değil… Devamını Oku


Namaz hangi özürle kazaya kalabilir

Namaz hangi özürle kazaya kalabilir Sual: Namaz, hangi özürle kazaya bırakılabilir ve kazası olan nafile kılabilir mi? CEVAP Bir namaz, cem edilerek kılınma imkanı da yoksa, ancak şu özürlerle kazaya bırakılabilir: Savaşta, düşman karşısında oturarak ve kıbleden başka tarafa dönerek bile namaz kılamazsa, seferde olduğu esnada; sel, yırtıcı hayvan, eşkıya, anarşist gibi bir tehlike varsa, namazı oturarak veya hayvan üzerinde îmâ ile de kılmak mümkün değilse, annenin veya çocuğunun telef olacağı z… Devamını Oku


Cuma günü yapılacak işler

Cuma günü yapılacak işler Sual: Cuma günü bir müslümanın yapması gereken işler nelerdir? CEVAP Cuma namazı için gusletmek, güzel koku sürünmek, yeni, temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek sünnettir. Tırnakları Cuma namazından önce veya sonra kesmek sünnettir. Namazdan sonra kesmek efdaldir.(Dürr-ül-muhtar) Hadis-i şerifte, (Cuma günü tırnak kesmek şifaya sebeptir)buyuruldu. (Ebuş-şeyh) Perşembe günü de tırnak kesilebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ya Ali, tırnak Perşembe günü kesilir. Cuma… Devamını Oku


Yatsı namazının vakti

Yatsı namazının vakti Sual: Günde beş vakit namaz yok diyenler çıktığı gibi şimdi de,(Bugün yatsı ezanının okunduğu vakitte yatsı vakti bitmiş oluyor. Dört mezhebe göre de böyle iken, sonradan mezhepçiler yatsı vaktinin sabaha kadar devam ettiğini bildirdiler. Kitaba uyularak bu yanlışlık düzeltilmelidir) deniyor. Müslümanlar, 1400 yıldan beri yanlış mı namaz kılıyor? CEVAP Sanki din yeni ortaya çıktı. Peygamber efendimiz ve asırlardır gelen âlimler yatsıyı yanlış vakitte kıldı demek, yalan ve b… Devamını Oku


Vasıf Bakımından Abdestin Nevileri

Vasıf Bakımından Abdestin Nevileri Abdesler, vasıfları ve gerekli olmaları bakımından üç kısma ayrılır. 1) Farz olan abdestler: Bunlar, müslümanların namaz kılmak, tilavet secdesi yapmak veya Kur'an-ı Kerimi elleriyle tutmak için alacakları abdestlerdir. 2) Vacip olan abdestler: Kabe'yi sadece tavaf etmek için alınan abdestlerdir. 3) Mendub olan abdestler: Bunlar sırf temiz bir hal üzere bulunmak, ezbere Kur'an okumak, ezan okumak, kamet getirmek, din ilimlerini okuyup okutmak, din kitablarını t… Devamını Oku


Şehidler ve Onlara Ait Hükümler

Şehidler ve Onlara Ait Hükümler 628- Şehidlik büyük bir derecedir. Allah yolunda canını veren bir müslümana Şehîd denir, çoğulu Şüheda'dır. Böyle bir adama şehîd denilmesi, ya cennete gireceğine şahidlik yapıldığı veya ölümü anında birtakım rahmet meleklerinin hazır bulunduğu veya kendisi Yüce Allah'ın manevî huzurunda hazır olarak rızıklanacağı içindir. Şehîd kelimesi, Şahid sözüne denk olup hazır manasını taşır. Şehîdler üç kısma ayrılırlar: 1) Hem dünya, hem de âhiret bakımından şehid olanlar… Devamını Oku


Cenaze Namazları

Cenaze Namazları 555- Yıkanıp hazırlanan müslüman bir ölü, ön tarafa konarak onun namazı kılınmak üzere müslümanların abdest almaları ve kıbleye yönelmiş bulunmaları farz-ı kifayedir. 556- Cenaze namazının şartı niyettir. Bu niyetle ölünün kadın veya erkek, kız çocuk veya oğlan olduğu tayin edilir, imam olan zat, Allah Teala'nın rızası için, hazır olan cenaze namazını kılmaya ve o cenaze için dua etmeye niyet ederek namaza başlar, imamete niyet etmesi gerekmez; ister cemaat arasında kadın buluns… Devamını Oku


Cenazelerin Kefenlenmesi

Cenazelerin Kefenlenmesi 546- Ölen erkek veya kadın her müslümanı bedenini örtecek şekilde bir giysi ile kefenlemek farzdır. Bu farz görevini yapmayan müslümanlar günahkâr olurlar. Ölünün kefenlenmesi üç şekilde olur: Birincisi, Sünnet üzere olan kefenlemedir ki, erkekler için Kamis, İzar ve Lifafe'den ibaret olmak üzere üç kattır. Kadınlar için ise, bu üç parça ile beraber bir baş örtüsü ile bir göğüs örtüsünden ibaret beş kattır. İkincisi, Kefen-i Kifayetdir ki, erkekler için İzar ve Lifafe ol… Devamını Oku


Cenaze İle İlgili Vacipler ve Görevler

Cenaze İle İlgili Vacipler ve Görevler 519- Cenaze ölü demektir. Ölmek üzere bulunan kimseye muhtazar denir. Muhtazarın yanında tevhid ve şahadet kelimelerini okumaya ve ölünün kabri başında yapılacak konuşmaya Telkîn denir. Ölünün yıkanmasına Gasl-i meyyit, ölünün yıkanmasından sonra kabre gömülmesine kadar yapılması gereken şeylere ve bunların temin etmeye de Techiz adı verilir. Ölüyü bilinen bezlere sarmaya da Tekfin denilmektedir. 520- Ölen bir müslümanı yıkamak, kefenlemek ve üzerine namaz… Devamını Oku


Kur'ân-ı Kerîm'i Öğrenip Okumak ve Dinlemek Görevleri

Kur'ân-ı Kerîm'i Öğrenip Okumak ve Dinlemek Görevleri 463- Her müslümana, namazı caiz olacak kadar Kur'ân-ı Kerîm'den ezberlemek bir farzı ayndır. Fatiha sûresi ile diğer bir sûreyi ezber etmek de vacibdir; bununla farz da yerine getirilmiş olur. Kur'ân-ı Kerîm'in diğer kısımlarını ezberlemek de, müslümanlar için bir farz-ı kifayedir. 464- Kur'ân-ı Kerîm'i namaz dışında Mushaf'a bakarak okumak, ezber okumaktan daha faziletlidir. Çünkü böyle yapmakla okuma ibadeti ile Mushaf'a bakma i… Devamını Oku


Cumanın Edasının Şartları

Cumanın Edasının Şartları 196- Cumanın edası için şu altı şart vardır: 1) Cuma namazını bulunulan yerdeki idarecinin veya onun göstereceği kimsenin kıldırmasıdır. Şöyle ki: Cuma namazını en büyük idareci veya onun izni ile diğer bir şahıs kıldırmalıdır. İdareci veya onun görevlendirdiği bir şahıs bulunmayan bir yerde, müslüman cemaatın tayini ile içlerinden biri cuma namazını kıldırabilir. İslam hükümlerinin uygulanmadığı (daru'l-harb gibi) yerlerde cuma namazı böyle kılınır. 2) Hutbe okumaya iz… Devamını Oku


Cuma Namazı

Cuma Namazı 191- Cuma, müslümanlarca bir bayram günüdür. Bu mübarek günde müslümanlar mabedlerde toplanırlar. Okunacak hutbeleri dinleyerek faydalanırlar. Hep birlikte cuma namazını kılarlar. Sonra ya başka ibadetlerle uğraşır veya ziyaretlerde bulunur yahut günlük işleri ile uğraşmaya koyulurlar. Bir hadis-i şerifde buyuruluyor: Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, cuma günüdür. Adem aleyhisselam O gün Cennet'e konulmuş, O gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de o gün kopacaktır. Bütün bu ol… Devamını Oku


İmamlık ve Cemaat

İmamlık ve Cemaat 145- Aklı olan, bûluğ çağına eren, hür olan ve zorluk çekmeksizin topluca namaz kılmaya gücü yeten müslüman erkeklerin toplanıp cemaatle cuma namazını kılmaları farz, bayram namazlarını kılmaları vacibdir. Diğer farz namazları cemaatle kılmaları ise, müekked sünnettir. (Cuma namazından başka farz namazların cemaatle kılınması, Malikîlere ve bir kısım Şafiîlere göre de bir müekked sünnettir, İmam Ahmet ibni Hanbel ile Ebu Sevre ve Davudi Zahirî ile diğer bazı müctehidlere… Devamını Oku


Ezan ve İkamet

Ezan ve İkamet 144- Ezan, lûgatta bildirmek demektir. Şeriat deyiminde, farz namazlar için belli vakitlerde bilindiği şekilde okunan mübarek sözlerden ibarettir. Ezan okuyana Müezzin denir. Farz namazlar için ezan okumak, bu namazların kılınacağını ilan edip bildirmek, kitab ve sünnetle sabittir. Fakat müslümanlığın başlangıcında bildiğimiz şekilde ezan okunmazdı. Bir müddet, namaz vakti gelince: Essalâte, Essalâte = Namaza, namaza veya: Essalâtü camiatün = Namaz toplayıcıdır, deniliyordu.… Devamını Oku


Namazların Edebleri

Namazların Edebleri 143- Namazların bir kısım adabı vardır. Bunlar birer mendub demektir. Bunları terk etmek yerilmeyi gerektirmez, bir günah sayılmaz. Fakat bunları yapmak daha faziletlidir, daha çok sevab kazanmaya sebebdir. Şuurlu bir müslüman namazın ne kadar büyük bir ibadet olduğunu bilir, namaz sayesinde merhameti geniş olan ezelî mabudunun manevî huzurunda bulunduğunu anlar. O mukaddes mabudunun kendisini görüp bildiğini düşünerek son derece edebe riayet eder. Görünüş haliyle tevazu beli… Devamını Oku


Fitre vermenin önemi

Fitre vermenin önemi Sual: Fitrenin önemi nedir? Kimler verir, ölçüsü nedir? CEVAP İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın fitre vermesi vacib olur. Nisaba malik değilse fitre vermesi vacib olmaz, fakat vermesi iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Sadaka-i fıtr, zenginlerinize bir tezkiyedir. Fakirleriniz de verirse, Allahü teâlâ onlara daha çoğunu verir.) [Ebu Davud] (Tezkiye, temize çıkarma, temizleme demektir.) (Ramazan orucu… Devamını Oku


İtikâfın Şartları

İtikâfın Şartları 261- Bir itikâfın sıhhati şu şartların bulunmasına bağlıdır: 1) İtikâf yapan, müslüman, akıllı ve temiz bulunmalıdır. Onun için müslüman olmayanın, delinin, cünubun, hayız ile nifastan temiz bulunmayanın itikâfı olmaz. Gayr-i müslim ibadete, mecnun da niyete ehil değildir. Temiz olmayanların da mescidlere girmesi yasaktır. 2) İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Buna göre niyetsiz olarak yapılan bir İtikâf geçerli değildir. Çünkü bunun bir ibadet olabilmesi niyete bağlıdır. 3) İtik… Devamını Oku


Oruçların Farz ve Vacip Olmasındaki Sebebler

Oruçların Farz ve Vacip Olmasındaki Sebebler 25- Ramazan orucunun sebebi: Ramazan günlerinden herhangi birinin oruca başlamaya elverişli bir kısmına yetişmektir. Bu kısım, ikinci fecirden başlayarak Dahvetü'l-Kübra denilen ve gündüzün yarısı bulunan kaba kuşluk (İstiva= Güneşin tam tepeye gelmesi) zamanına kadar devam eder. İşte bu zamana yetişen veya bu müddet içinde oruca ehliyet kazanan her müslüman için o günün orucu farzdır. Ramazan orucunun kazasına sebeb, yine evvelce ramazan ayına yetişm… Devamını Oku


Müminler bir vücut gibidir

Müminler bir vücut gibidir Sual: Bosna’ya yardım için para toplanıyor. Yardımların yerine ulaşıp ulaşmayacağını bilmiyoruz. Yardımlar yerine ulaşmazsa, yardım edenler mesul olur mu? CEVAP Yardımı toplayan, müslüman ise, yardım etmek gerekir. Yardımın ulaştırılmasında bir kusur veya hıyanet olursa, günah, onların olur. Onun için, dünyanın neresinde olursa olsun, müslümanlara yardım etmelidir! Amerika’daki, Afrika’daki müslümanlara da yardım etmelidir! Bütün müslümanlar bir ailenin fertleri, hatta… Devamını Oku


Uşur

Uşur Sual: Uşur nedir? CEVAP Toprak mahsullerinin zekatına uşur denir. Fakir veya borçlu olanın da uşur vermesi gerekir. Fakat ticaret malı ve hayvan zekatı böyle değildir. Borçlar düşüldükten sonra kalanı, nisap miktarını buluyorsa zekat verilir. İmam-ı a'zam hazretleri buyuruyor ki: (Mahsul topraktan alındığı zaman, az olsun, çok olsun onda birini veya kıymeti kadar altın veya gümüşü Müslüman fakirlere vermek farzdır.) İmameyn’e göre, uşur vermek için mahsulün bir yıl dayanıklı olması ve mikta… Devamını Oku


Şafiilerin Hanefi mezhebini taklit etmesi

Şafiilerin Hanefi mezhebini taklit etmesi Sual: Yeni evlendim. Hanımım Şafii mezhebinde. Zekatını Hanefi’yi taklit ederek verebilir mi? CEVAP İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: (Müslümanları sıkıştırmak, incitmek haramdır. Şafii âlimleri, kendi mezheplerinde yapılması güç şeylerin Hanefi mezhebine göre yapılmasına fetva vermişlerdir. Mesela Şafii mezhebinde sekiz sınıfın her birine zekat verilmesi gerekir. Bugün bu sınıfların hepsi olmadığı için zekat vermek imkansızdır. Bunun için Şafii âl… Devamını Oku


Memura zekat

Memura zekat Sual: Memur; fitre, zekat alabilir mi? CEVAP Dinen zengin olmayan kimse, dolgun maaşlı memur da olsa, fitre ve zekat alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan müslümanın, fitre vermesi vacip olur. Fitre, zekat alması, haram olur. Fitre nisabına katılacak malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez. (Dürr-ül muhtar) Halk arasındaki zenginlikle, dinin bildirdiği zenginlik farklıdır. Ni… Devamını Oku


Karı kocanın zekatı ayrıdır

Karı kocanın zekatı ayrıdır Sual: Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır? CEVAP Dinimize göre, erkekle hanımının mal varlığı ayrıdır. Birbirine eklenmez. Siz zengin, beyiniz fakir olabilir, siz fakir beyiniz zengin olabilir. Kim zenginse kendi zekatını verir. Beyinize ait değil, kendinize ait borcunuz varsa, mevcut paranızdan çıkarırsınız. Altınlarınızı tartıp alacaklarınızla birlikte hesap edersiniz. Hepsinin kırkta birini altın olarak, salih fakir bir müslümana verirsiniz. Ev, dükkan, araba gibi… Devamını Oku


Hangi maldan zekat verilir?

Hangi maldan zekat verilir? Sual: Hangi maldan zekat verilir? CEVAP Zekatın hangi maldan verileceğini birçok müslüman bilmemektedir. Zekat olarak verilecek mallar yerine, bunların kıymetlerini de vermek caizdir. Kıymet denilince, altın ve gümüş anlaşılır, başka mal, çek, senet, para veya döviz anlaşılmaz. Çünkü eşyanın kıymeti altın ve gümüş ile anlaşılır. (Keşfi rümuz-i gurer) Fülus [bakır] paraların kıymetleri nisabı bulunca zekat olarak, bu fülusun değerlerinin kırkta birini gümüş olarak verm… Devamını Oku


Hacer-i esvedi öpmek

Hacer-i esvedi öpmek Sual: Hacıların hacer-i esvedi öpmesi gerekir mi? CEVAP Hacer-i esvedi öpmek sünnettir. Müslümanlara eziyet vermeden öpmeye çalışmalıdır! Eziyet verecekse uzaktan istilam etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Hacer-i esved, Cennet yakutlarındandır. Kıyamette, iki gözü ve bir dili olduğu halde getirilir. Tazim ve sıdk ile istilam edenin lehinde şahitlik eder. Riya ve alay ile istilam edenin de aleyhine şahitlik eder.) [Tirmizi] [İstilam: Hacer-i esvedi öpmek, elle okşamak… Devamını Oku


Allah’ın razı olması

Allah’ın razı olması Sual: Kitaplarda, (Allahü teâlânın sıfatları ebedi, yani, sonsuz olduğu gibi, bir kimseden razı olması da sonsuzdur. Önce razı olup da, sonra razı olmaması düşünülemez) deniyor. Bir kimse önce kâfirken sonra müslüman olabilir. Yahut müslümanken kâfir olabilir. Bu durumda Allah’ın razı olması değişmiyor mu? CEVAP Allahü teâlânın razı olması asla değişmez. Hüküm, neticeye göre verilir. Yani son nefeste imanla mı ölecek, yoksa imansız mı ölecek; önemli olan budur. Allahü teâlâ… Devamını Oku


Caliyet-ül Ekdar (Sesli ve yazılı)

Caliyet-ül Ekdar (Sesli ve yazılı) (Caliyet-ül Ekdar) kitabını, derin âlim ve büyük veli, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri yazmıştır. Allahü teâlânın doksan dokuz ism-i şerifini ve Bedir savaşında bulunan sahabe-i kiramın isimlerini bildirmekte ve Peygamber efendimize salevat getirmektedir. Bu isimlerin ve salevat-ı şeriflerin hürmetine ve kıymetine sığınarak, kendisinin, bu kitabı okuyanların ve bütün Müslümanların sıhhatleri, selametleri, rahatlıkları ve huzurları için dua etmektedir. Caliye… Devamını Oku


Bir gizli Müslümanın öyküsü: “Rahip Jean Marie Duchemin”

21 yaşında Müslüman olmuş bir Fransız genci tarafından Paris’te kurulup geliştirilen ve milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen www.oumma.com adlı internet sitesinde, ünlü ve yüksek rütbeli bir Hıristiyan din adamının kendi elyazısıyla yazdığı, nasıl Müslüman olduğunu anlatan hatıralarının bu zâtın ölümünden sonra ortaya çıktığına dair bir haber vardı. Ve bu hatıralar, ilgili sitede yayımlanarak bütün dünyaya duyuruldu. Alışılmadık, son derece heyecan verici anılardı bunlar. Çok kısa ve özlü… Devamını Oku


(İftitah Duası)

“Allah’ım! Hamd ile seni sena etmeye başlıyorum; sen kendi lütfunla doğru olanı yapmaya muvaffak kılansın. Senin, af ve rahmette, rahmet edenlerin en merhametlisi, ceza ve intikamda cezalandıranların en şiddetlisi, ululukta güçlülerin en büyüğü olduğuna yakin ettim. Allah’ım! Sana dua etme ve senden bir şey dileme hususunda bana izin verdin; öyleyse ey işiten, ey Rahim, çağrıma icabet et; ey bağışlayan, sürçmelerimi bağışla. Ey Rabbim! Nice gamları giderdin, nice zorlukları yok ettin; nice sürçm… Devamını Oku


Hayz ilmi

Hayz ilmi Sual: Hayz ve nifas bilgilerini öğrenmek farz mıdır? CEVAP Evet, kadın erkek her Müslümanın, ilmihâl bilgilerini öğrenmesi farzdır. Bunun için kocası kadına öğretmeli, kendisi bilmiyorsa, bilen kadınlardan öğrenmesi için izin vermelidir. Kocası izin vermeyen kadının, ondan izinsiz gidip öğrenmesi gerekir; çünkü abdest, namaz, Kur’an-ı kerim, oruç, hac, baliğ olmak, evlenmek, boşanmak, iddet beklemek gibi hususlar ve ibadetler için, hayz ilmini öğrenmek şarttır. Bir kız, hayz görmeye ba… Devamını Oku


İlham dinde senet değildir

İlham dinde senet değildir Sual: Evliyadan Şafii bir zat, (Dişleri kaplama lehinde, âlimler fetva vermeye cesaret edemiyor. Hâlbuki bu diş meselesi umum-i belva halini almış, her tarafa yayılmış ki, kaldırılması kabil değil. Ümmeti bu büyük beladan kurtarmak çaresini düşündüm; birden kalbime bu ilham geldi. Haddim ve hakkım değil ki, ehl-i ictihadın vazifesine karışayım. Ama, bu umumi belva zaruretine karşı, fetvalara taraftar olmadığım halde diyorum ki: Eğer Müslüman bir diş hekimi kaplamaya ih… Devamını Oku


Av Hayvanında Aranılan Şartlar

Av Hayvanında Aranılan Şartlar 77- Bir av etinin yenilebilmesi için şu şartlar gereklidir: 1) Av, dinimizce eti yenen hayvanlardan olmalıdır. 2) Avcı, hayvan boğazlamaya ehil bir müslüman veya kitab ehlinden olmalıdır. Bunlardan Besmeleyi bilen ve av kasdinde bulunan bir çocuğun veya delinin veya bir sarhoşun avladığı av helaldir. Fakat hac ve umre için ihramda bulunan bir müslümanın Harem Bölgesi dahilinde ve haricinde avlayacağı av helal olmaz. Yine, bir Mecûsî, putperest veya mürtedin (… Devamını Oku


Kimlerin Boğazlayacağı Hayvanların Eti Yenir veya Yenmez

Kimlerin Boğazlayacağı Hayvanların Eti Yenir veya Yenmez 65- Müslümanların ve kitab ehli olan Yahudî ve Hıristiyanların, kadın dahi olsalar, Besmele ile (Allah'ın adını anarak) boğazlayacak oldukları hayvanların, eti yenen hayvanlar olmak şartıyle etleri yenir. Besmele tam kesim anında olacaktır, bu şarttır. Kesim anında bir şey yemek suretiyle veya başkası ile konuşmakla önceki besmeleye ara verilerek meclis değişirse, bu yeterli olmaz. Yeniden Besmele getirmek gerekir. Müslüman veya kitab ehli… Devamını Oku


Akîka Kurbanı

Akîka Kurbanı 37- Yeni doğan çocuğun başındaki tüyüne (Akîka) denir. Böyle bir çocuk için Cenab-ı Hakk'a şükür yerine geçmek üzere kesilen kurbana da Akîka adı verilmiştir. Bunun müslümanlarca asıl adı Nesîkedir. Akîka, bizce mubah ve güzeldir. Üç İmama göre ise sünnettir. Zahiriyye meshebinde vaciptir. 38- Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden büluğ çağına erinceye kadar kesilebilir. Fakat yedinci günü kesilmesi daha faziletlidir. Çocuğun yedinci doğum günü adı konulur ve başının saçları kesili… Devamını Oku


Kaşını çatmak

Kaşını çatmak Sual: Doğuştan asık suratlı ve çatık kaşlıyım. Bunun dinen mahzuru var mıdır? CEVAP Doğuştan ise günah olmaz; ancak gülümsemek insanın elindedir. İnsan gülümseyerek bunu düzeltir. Bir Müslümana çatık kaşla bakmak haramdır. Kaşını çatmak, suratını asmak, müminin alameti değildir. Müminin alameti güler yüzdür, münafığın alameti çatık kaşlı olmaktır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Allahü teâlâ, Müslüman kardeşine karşı surat asana lânet eder.)[Deylemi] O halde elden geldiği kadar,… Devamını Oku


İyiliğine şahitlik etmek

İyiliğine şahitlik etmek Sual: Kırk Müslüman, kötü bir kimse için, iyi diye şahitlik yapsa, Allah’ın, o kötü kimseyi affettiği doğru mudur? CEVAP Evet, o mümin, kötü olsa da, şahitler bu iyidir derse, Allahü teâlâ onları mahcup etmez, onun kötü işlerini bildiği hâlde, sırf Müslümanların iyi demesinden dolayı affeder. O hâlde, iyi arkadaşlarımızı çoğaltmalı ve iyilerle beraber olmaya çalışmalı! Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (İyiliğine dört Müslümanın şahitlik ettiği mümini Allahü teâlâ Cenne… Devamını Oku


Cinayet ve fitne

Cinayet ve fitne Sual: Ülkemizde yabancı uyruklu kimselerin öldürülmesinin sebebi ne olabilir? CEVAP Ülkemizde bu tür olayları, devletimizin güçlendiği, milletimizin birlik beraberlik içerisinde olduğu zamanlara denk getirmeye çalışıyorlar. Vatan ve millet düşmanlarının oyununa gelen kimseler, böyle işlere alet olabilir. Yoksa aklı başındaki bir Müslüman, böyle bir işe kalkışamaz! Peygamber efendimizin Müslüman olmayanlara özellikle Hıristiyanlara verdiği emanı çok kimse bilir. Resulullahın bu h… Devamını Oku


Tecessüs etmek (Araştırmak)

Tecessüs etmek (Araştırmak) Sual: Bir arkadaş, Avrupa’da bize misafir oldu. Yemek yerken, önce yemeği kokladı. Domuz yağı var mı diye kokladım, yokmuş dedi. Buna çok üzüldüm, kalbim kırıldı. Beraber namaz da kılmıştık, bana hüsnü zan etmesi gerekmez miydi? Yoksa, böyle araştırmak dinin emri midir? CEVAP Böyle araştırma yapmak dinin emrine aykırıdır. Güya bunu din gayretiyle yapıyor. Böyle yapmak haramdır. Bunun için her müslüman önce dinini doğru yazılmış ilmihal kitaplarından öğrenmeli, fıkıh i… Devamını Oku


Eline beline ve diline sahip olmak

Eline beline ve diline sahip olmak Sual: Eline, beline, diline sahip olan kurtulur anlamında bir hadis-i şerif var mıdır? CEVAP Öyle bir hadis-i şerif bilmiyoruz, ama eline, beline ve diline sahip olanın kurtulacağına dair başka hadis-i şerifler vardır. Birkaçının meali şöyledir: (Dilini ve fercini [ırzını, namusunu] koruyan Müslümana Cenneti söz veriyorum.) [Buhari] (Arefe günü eline, diline, gözüne ve kulağına sahip olanın günahları affolur.) [Hatib] (İnsanlar dilinden ve elinden salim olmadık… Devamını Oku


Ana baba hakkıyla ilgili sorular

Ana baba hakkıyla ilgili sorular Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Babam ölünce annem biriyle evlendi. Bana yardım et diyor. Anneme yardıma mecbur muyum? CEVAP Kocası zengin olan kadın, oğlundan nafaka isteyemez. Oğlu ona yardım etmeye mecbur değildir. Ancak ana baba zengin de olsalar onlara hizmet ve yardım etmeli, rızalarını almaya çalışmalı. Sual: Ana baba, oğlunu namaz kılmadığı ve oruç tu… Devamını Oku


Ana babaya nafaka

Ana babaya nafaka Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Sen de, malın da, babanındır)hadisine göre, evladın malı babanın mıdır? Baba, evladının malını istediği gibi harcayabilir mi? CEVAP Hayır. Evlat, zengin babaya bakmaya mecbur değildir. Zengin evladın, fakir olan Müslüman ana babaya nafaka vermesi farzdır. Baba, kendi nafakası için, oğlunun malını satabilir; fakat binayı, toprağını satamaz. A… Devamını Oku


Kadın-erkek ve anne

Kadın-erkek ve anne Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Âyet ve hadiste ana hakkının öneminin büyük olduğu, bu bakımdan kadının erkekten üstün olduğu söyleniyor. Üstünlüğün cinsiyet ile ilgisi var mıdır? CEVAP Dinimizde ırk, renk ve cinsiyet üstünlüğü yoktur. Üstünlük, takvaya, Allah indindeki dereceye göredir. Müslüman zenci bir kadın, Müslüman olmayan beyaz bir kraldan çok üstündür. Muka… Devamını Oku


Ana babaya hizmet

Ana babaya hizmet Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Ana baba hakkı, onlara hizmetin önemi hakkında bilgi verir misiniz? CEVAP İmandan sonra birinci vazifemiz ana-babanın kalbini kırmamaktır. Onlar ne kadar kötü olsalar da, yine her şeyin üstünde hakları vardır. Onların kalbini kıranın ibadeti kabul olmaz. Müslüman doğmamıza ve Müslüman yetişmemize sebep olan ana-babamızın kalbini kırarsak Cenn… Devamını Oku


İslâmda Muaşeret (Güzel Geçinme) Âdâbı

İslâmda Muaşeret (Güzel Geçinme) Âdâbı 15- İslam dini, insanların muaşeretine (birbiriyle görüşüp konuşmalarına, toplum halinde medeniyet üzere yaşamalarına) büyük bir önem vermiştir. Müslümanların birbirleriyle geçinmelerinde samimiyet, tevazu, sadelik, zorlanmama, karşılıklı yardım, nezaket, saygı, sevgi ve hayırseverlik bir esastır. 16- İslamda halk ile geçinmenin çeşitli yönleri ve dereceleri vardır. Bunların bir kısmı şunlardır: 1) Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalbli o… Devamını Oku


Mübarek gecelerle ilgili çeşitli sorular

Mübarek gecelerle ilgili çeşitli sorular Sual: Peygamberin doğumunu yani Mevlid kandilini kutlamak, mübarek geceler ihdas etmek bid’attir. Hatta bazı İslam ülkelerinde de böyle bilinir. Çoğunluğa uymak lazım. CEVAP İfade tarzınız bir mezhepsizden ziyade bir misyonerin ifade tarzına çok benziyor. Yoksa mezhepsizler bilmeden misyonerlerin kuklaları mı oldu? Bir müslüman böyle soramaz. Peygamber efendimizin... der. Böyle diyorlar, doğrusu nasıldır, gibi sorular sorar. Siz ise Peygamber, Peygamberin… Devamını Oku


Arefe ve Terviye günü

Arefe ve Terviye günü Terviye, Arefe gününden bir önceki güne denir. Terviye günü oruç tutmak çok faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, Terviye günü oruç tutan ve günah söylemeyen müslümanı elbette Cennete koyar.) [Ramuz] (Terviye günü oruç tutmak, bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve cihad için gönderilen bin ata bedeldir.)[Ebulberekat] Terviye gününden sonra Arefe günü gelir. Arefe gününün önemi Arefe günü sabah namazından, bayramın dördüncü günü ikindi… Devamını Oku


Hicri yılbaşı gecesi

Hicri yılbaşı gecesi Peygamber efendimiz, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının 12. Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi [bu yıl cumayı cumartesiye bağlayan gece yani bu gece] Müslümanların yılbaşı gecesidir. Bu geceyi ihya etmeli ve saygı gösterm… Devamını Oku


Doğru yolda olmanın şartları

Doğru yolda olmanın şartları Sual: Çeşitli cemaatler, birbirlerinden farklı şeyler söylüyorlar, birinin helal dediğine diğeri haram diyor, birinin sünnet dediğine diğeri bid'at diyor. Hangi cemaat daha uygundur? CEVAP Hadis-i şeriflerde, Ehl-i sünnet vel cemaat itikadında olmak ve salihleri sevip onlarla beraber olmaya çalışmak, onlardan ayrılmamak emrediliyor. Doğru yolda olmanın şartları vardır. Bunların bazılarını maddeler halinde bildirelim: 1- Tek hak din İslamiyet’tir. Bir âyet-i kerime me… Devamını Oku


Aklı bırakmak ne demek?

Aklı bırakmak ne demek? Sual: Bir âlime veya mürşid-i kâmile tâbi olmak, körü körüne itaat etmek, hür düşünceyi engellemek olur mu? CEVAP Eski devirlerde yaşamış, mürşid-i kâmil denilen zatlar, sıradan kimseler değildi. Basiretleri açık, selim akıl sahibi kimselerdi. Mürşide tâbi olan insanın aklı ve ilmi, hocasının aklı ve ilmiyle kıyas kabul etmezdi. Akıl göz, İslamiyet ise ışık gibidir. Işık olmayınca göz görmediği gibi, aklımız almasa da, İslamiyet’in bildirdiklerini hiç şüphe etmeden kabul… Devamını Oku


J HARFİ

-J- JAGUAR: Rüyada Güney Amerika’da yaşayan pars cinsinden bu hayvanı görmek, bir uğur, bir müjde işaretidir. JALUZİ: Rüyada perdelik jaluzi görmek, çok yakında hayırlı bir haberin alınacağına ya da bir hastalıktan kurtuluş yolunun bulunacağına işaret olarak kabul edilir. JAMBON:Rüyada jambon görmek ya da jambon yenildiğini görmek zenginlik işareti olarak kabul edilse de bu tesfir batılı rüya yorumcularına aittir. Doğulu müslüman rüya tabircileri, böylesine rüyaları genellikle pek hayra yorumlam… Devamını Oku


Rüya görmek

Rüya görmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Rüya görmek neye alamettir? CEVAP Rüyada çeşitli hikmetler vardır. Kimi için bir müjde, kimi için bir ikazdır. Kur'an-ı kerimde rüya ve tabiri ile ilgili bilgi vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Güzel rüya müjdedir.) [İbni Cerir] (Salih rüya rahmani, karışık rüya şeytanidir.) [Buhari] (En doğru rüya seher vakti görülendir.) [Beyheki] (Kıyame… Devamını Oku


Hazret-i Süleyman ve Belkıs

Hazret-i Süleyman ve Belkıs Sual: Belkıs kimdir? CEVAP Süleyman aleyhisselam, Hacdan sonra Sana’ya gitti. Buradaki bir hüdhüd (ibibik), Süleyman aleyhisselamın hüdhüdüne Belkıs’ın sarayını anlattı. Bu hüdhüd de merak edip, Belkıs’ın sarayını gezip geldi. Gördüklerini anlattı. Hazret-i Süleyman Belkıs’a besmeleyle başlayan (Müslüman ol, isyan etmeden bana gel!) diye bir mektup yazdı. Hüdhüd, her yer kapalı olduğu için mektubu pencereden girerek Belkıs’ın yatağına koydu. Belkıs, uyanıp mühürlü mek… Devamını Oku


Hazret-i İbrahim ve Azer

Hazret-i İbrahim ve Azer Sual: Resulullah'ı küçültmeye çalışan bir ilahiyatçı, bu konudaki hadis-i şerifi gizleyip, (Kâfir olan Azer’in, İbrahim Peygamber’in üvey babası ve amcası olduğunu söyleyen âlimler varsa da, bizim için Kur’anın görüşü geçerlidir. Kâfir Azer, İbrahim Peygamber’in öz babası idi) diyor. İslam âlimleri, Kur’anın hükmüne aykırı mı konuşuyorlar? CEVAP Sıradan bir Müslüman bile Kur’anın hükmüne aykırı konuşmamaya gayret eder. İslam âlimleri niye Kur'ana aykırı konuşacak ki? Bu… Devamını Oku


Nebi ve Resul nedir?

Nebi ve Resul nedir? Sual: Bazıları hocalarını Resul yani Peygamber olarak gösterebilmek için, “Kitap gönderilen peygambere Nebi, Kitap gönderilmeyen peygambere Resul denir” diyorlar. Peygamberlik son bulmadı mı? Bizim Peygamberimiz son Peygamber değil mi? CEVAP Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etme… Devamını Oku


ÜBEY B. KA'B

ÜBEY B. KA'B Sahabe-i kiramın büyüklerinden biri olup Rasûlüllah (s.a.s)'in vahiy kâtiplerindendir. Übey (r.a)'ın babasının adı Ka'b, annesinin ismi Suheyle'dir. İki künyesi vardır: Ebu'l-Münzir ve Ebu't Tufeyl. Medineli olup Hazrec kabilesinin Neccâr oğulları kolundandır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Übey b. Ka'b'ın Müslümanlığı kabul etmesi Rasulüllah(s.a.s)'in Medine'ye hicret etmesinden önce, Akabe biatlarında olmuştur. Übey b. Ka'b ikinci Akabe biatında Rasûlüllah… Devamını Oku


SELMAN el-FARİSÎ

SELMAN el-FARİSÎ Seçkin ve meşhur sahabilerden biri. İran asıllı olup, İsfahan'ın Cayy kasabasında doğmuştur. Bir rivayete göre de doğum yeri Râmehürmüz'dur. Doğum tarihi hakkında bilgi bulunmamaktadır. Selman (r.a)'ın müslüman olmadan önceki ismi, Mabah b. Buzahşan'dır. Müslüman olduktan sonra Selman ismini almıştır. Künyesi Ebu Abdullah'tır. Ona nesebi sorulduğu zaman; Ben; Selman b. İslam'ım demiştir (İbn Sa'd Tabakâtül Kübra, Beyrut (t.y.), IV, 75; İbnul-Esir, Üsdül-Ğabe, II, 417; İbn… Devamını Oku


MUAZ B. CEBEL

MUAZ B. CEBEL Ensârın ileri gelenlerinden bir sahabi. Adı, Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs el-Ensâri el-Hazrecî'dir. Künyesi, sEbu Abdurrahmandır. On sekiz yaşında müslüman olmuştur. Peygamber Efendimiz'le birlikte bütün savaşlara katılmıştır. Rasûlüllah (s.a.s) onu Muhâcirînden Abdullah b. Mes'ud ile kardeş yapmıştı. Muhammed b. Sa'd: Muaz, uzun boylu, beyaz tenli, güzel dişli, iri gözlü, çatık kaşlı ve kıvırcık saçlıydı diye tanımlamıştır. Hz. Peygamber kendisini çok seviyor ve zaman zaman:… Devamını Oku


HASSAN B. SÂBİT (r.a)

HASSAN B. SÂBİT (r.a) Kâfirlere karşı İslâm ve Müslümanları şiirleriyle destekleyen, Rasûlullah'ın şâiri diye bilinen Sahabî. Nesebi; Hassan b. Sâbit, b. Münzir b. Haram b. Amr b. Zeyd-i Menât b. Adiyy b. Amr b. Mâlik b. Neccâr b. Sa'lebe b. Amr b. Hazrec; künyesi, Ebu'l-Velid Ebû Abdurrahman ve Ebu'l-Hasan olarak bilinmektedir. Ünvânı; Şâir-i Rasûlullah'dır. Babası Sâbit, Annesi ise Furay'a bint-i Hâlid'dir. Soyu, Neccaroğulları kabilesinden gelip Kâhtanî Araplarına ulaş… Devamını Oku


HÂLİD B. VELÎD

HÂLİD B. VELÎD Hz. Peygamberin, hakkında ne güzel kul diye buyurduğu sahabî. Nesebî, Hâlid b. Velid b.Muğire b. Abdillah b. Amr b. Mahzum. Annesinin ismi Lübâbe olur. Hz Meymune'nin yakın akrabasıdır. Hz. Hâfid'in lakabı Seyfullah (Allah'ın Kılıcı)'dır. Hz. Peygamber (s.a.s.) Mute savaşındaki başarısından ötürü onu Allah'ın kılıcı diye övmüştür. Künyesi Ebû Süleyman'dır. Yedinci hicrî yılında müslüman oldu (İbn Hacer, el-İsâbe, I, 413) Hz. Hâlid (r.a.)'ın doğum tarihi kesin ola… Devamını Oku


HABBÂB İBN ERET

HABBÂB İBN ERET İslâm ile şereflenen ve İslâm'a girdiği için müşrikler tarafından işkence edilen ilk sahabelerden biri. Nesebi; Habbâb b. Eret b. Cendele b. Sa'd b. Huzeyme b. Ka'b b. Zeyd. Temim kabilesinden, küçükken esir edilerek Mekke'ye getirilmiş Huzâalı Ümmü En'mâr'ın kölesi, Zühre oğullarının anlaşmalısı. İslâm ile şereflenen ve Allah için işkence edilen ilk müslümanlardan olan Hâbbab b. Eret müslüman olduğunu açıkladığında ilk işkence edilen sahabeler arasında idi. İlk Müslümanlar… Devamını Oku


FADL İBN ABBAS

FADL İBN ABBAS Hz. Peygamber'in amcasının oğlu ve sahâbî. Adı Fadl, künyesi Ebû Muhammed'dir. Lâkabı,Redîfu'r Rasûl idi. Nesebi, Fadl b. Abbâs, b. Abdulmuttalib b. Hişam b. Abdülmenaf b. Kusay'dır. Bedir'den önce müslüman olmasına rağmen (İbn Sa'd, Tabakât, IV, 37) müşriklerden çekindiği için müslümanlığını açığa vurmamıştır. Mekke'nin fethinden bir müddet önce babası Hz. Abbâs ile birlikte Medine'ye hicret etti. Hicretinden bir müddet sonra Mekke'nin fethi gerçekleşti. Fadl b. Abbas… Devamını Oku


ES'AD B. ZURÂRE

ES'AD B. ZURÂRE Sahâbe-i Kirâm'dan, Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Akabe denilen yerde karşılaşıp müslüman olan ilk Medinelilerden. Tam adı Ebû Umâme Es'ad b. Zürâre b. Udes b. Übeyd b. Sa'lebe b. Ganm b. Mâlik b. Neccâr'dır. Ensâr ve Hazrec'in ileri gelenlerindendir. İslâm'ın Medine'de yayılmasında en büyük rolü oynadı. Hicret'ten bir süre sonra hastalanarak Bedir savaşından önce Şevvâl ayında vefât etti (H . I /M. 623). Medineli Araplar iç-içe yaşadıkları yahudilerden dolayı vahiy peyg… Devamını Oku


ERKAM B. EBİ'L-ERKAM VE EVİ

ERKAM B. EBİ'L-ERKAM VE EVİ (V.h. 53 veya 55/m. 673-675) Mekke'de müslüman olan ilk sahâbîlerden biri. Erkam b. Ebi'l-Erkam b. Esed b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm; künyesi Ebû Abdullah'tır. Babasının adı Abdü Menâf; annesinin adı Ümeyye binti Hâris'tir. Erkâm, Mekke'nin en zengin ve mûteber ailelerinden biri olan Mahzûm kabilesine mensuptu. Annesi Ümeyye, Huzâa kabilesindendi. Mahzûmîler, Hz. Peygamber'in muhâliflerinden olmakla beraber, Erkam onun sâdık bir sahâbîsi… Devamını Oku


ENES B. MÂLİK

ENES B. MÂLİK (613-709) Milâdı 613 yıllarında Medine'de doğan ve milâdı 709 (h.90) yılında Basra'da vefât eden Hz. Enes b. Mâlik'in neseb silsilesi: Enes b. Mâlik b. Nadr b. Bamdam b. Zeyd b. Haram b. Cündüb b. Amir b. Ganm İbn Adiyy b. Neccâr, Ebû Hamzatü'l-Ensan el-Hazrecî'dir. Annesi ise, Ümmi Süleym Sehle binti Milhan b. Halid b. Zeyd b. Haram b. Cündüb'dür. Annesi Ümmi Süleym, ensardan olup isminin Sehle oluşu hakkında çok çeşitli ihtilâflar vardır. Bazı eserlerde ismi Remile, M… Devamını Oku


EBU SAİD EL-HUDRİ

EBU SAİD EL-HUDRİ (? - O. 47) Ashâb-ı kirâmın fakihlerinden biri. Sa'd b. Mâlik b. Sinan b. Ubeyd, Adiyy b. Neccâr kabilesindendir. Babası, Medine'de İslâm'ın tebliği başladığında müslüman olmuş, Ebû Said müslüman bir ailede dünyaya gelmiştir. Ebû Said el-Hudrî, Rasûlullah'ın hadislerinden binden fazla rivayet eden Ebû Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Mâlik, Ümmü'l-Mü'minin Âişe, Abdullah b. Abbâs, Cabir b. Abdillah el-Ensârı, ile birlikte Muksirun adı verilen sah… Devamını Oku


EBÛ MUSA EL-EŞ'ARÎ

EBÛ MUSA EL-EŞ'ARÎ (ö.44/666 ?) Sahâbî. Hz. Ali ile Muâviye arasındaki savaşta meşhur hakem olayında hakemlik yapan Ebû Musa el-Eş'ari, Yemenlidir. Asıl adı Abdullah'tır. Ailesi ile birlikte Rasûlullah'ı görmeden Yemen'deyken iman etmiştir. Rasûlullah'ın yanına gelmek üzere Yemen'den yola çıkan Ebû Musa, Habeşistan'a gitmiş ve orada Ca'fer b. Ebî Tâlib ve diğer müslümanlarla buluşmuştur. Medine'ye ulaştıklarında Hayber'in fethi tamamlanmıştı. Rasûlullah… Devamını Oku


EBÛ EYYUB EL-ENSÂRÎ

EBÛ EYYUB EL-ENSÂRÎ (ö.52/672) Medineli müslümanlardan ve hicret sırasında Hz. Peygamber'i evinde misafir eden sahâbî. Ebû Eyyûb Hâlid b. Zeyd el-Ensarî en-Neccârî (r.a.); Ensâr'ın Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensup olup, annesi Zehra binti Sa'd'dır. Abdülmuttalib'in vâlidesi tarafından Rasûlullah'la akraba olan Ebû Eyyûb, ikinci Akabe bey'atında hazır bulunmuş, Rasûlullah'a iman etmiştir (İbn İshâk, İbn Hişâm, es-Sîre, II, 100;… Devamını Oku


EBU'D-DERDÂ

EBU'D-DERDÂ Rasûlullah (s.a.s)'in, Kur'ân, fıkıh ve hadis ilimlerinde önde gelen ashâbından biri. Asıl adı Uveymir'dir. Hazrec kabilesine mensuptur. Hicrî ikinci yılda müslüman oldu. Vâkıdî'nin naklettiğine göre, Ebû'd-Derdâ ailesi içinde en son müslüman olandır. Onun örtüyle örttüğü bir putu vardı. Kendisini İslâm'a dâvet eden dostu İbn Revâha bir gün putunu o evde yokken parçaladı ve gitti. Ebû'd-Derdâ eve gelince önce çok kızmış, sonra şöyle demiştir: Eğer putta bir hü… Devamını Oku


EBÛ ZERR el GIFÂRÎ

EBÛ ZERR el GIFÂRÎ (ö.31/651 52) İlk müslümanlardan, sahâbî Ebû Zerr, Benû Gıfâr kabilesine mensub olup doğum tarihi bilinmemektedir. H. 31 (M. 651/652) yılında Mekke ile Medine arasında bir yer olan er-Rebeze'de vefât etmiştir. Ebû Zerr (r.a)'in ismi ve babasının adı hakkında kaynaklarda çeşitli isimler zikredilmektedir. Bazı eserlerde isminin Cündüb b. Cenâde b. Seken, bazı eserlerde Seken b. Cenâde b. Kavs b. Bevaz b. Ömer olarak zikredilmektedir. Bazı eser… Devamını Oku


EBÂN B. SAİD B. el-AS

EBÂN B. SAİD B. el-AS İsmi; Ebân, Nesebi; Ebân b. Said b. el-Âs b. Ümeyye b. Abdişems b. Abdimenâf b. Kusay b. Kilâb b. Mürre b. Ka'b b. Lüeyy el-Kuraşî. İslâm'dan önce Ebân'ın ailesi iki zümreye ayrılmış ve bu iki zümre arasında ihtilâf çıkmıştı. Ailesi İslâm'a karşı aşırı muhalif olanlardandı. Kardeşleri Halid ile Amr İslâm ile müşerref olmuşlardı. Ebân ise bunların müslüman olmalarından dolayı çok hiddetlendi (Üsdü'l-Ğâbe, I, 35). Keşke Zaribe'de ölmüş olsa idim de, Amr ile Halid'… Devamını Oku


CA'FER B. EBİ TALİB

CA'FER B. EBİ TALİB (?-8/629) Hz. Peygamber'in amcası Ebû Tâlib'in oğlu. Ebû Tâlib'in Tâlib, Akîl, Câ'fer ve en küçükleri Hz. Ali olmak üzere dört oğlu vardı. Hz. Câfer, Rasûlullah (s.a.s) daha Erkam'ın evine girip İslâm'ı yaymaya başlamadan önce müslüman olmuş; ikinci Hicret kâfilesine katılarak hanımı Esma binti Üveys ile birlikte Habeşistan'a hicret etmişti. (İbn Sad, Tabakât, Beyrut, 1376/1957, IV, 34; İbn Abdilber, el-İstiâb, Kahire (t-y), I, 242). Habeş muhacirlerinin say… Devamını Oku


CÂBİR İBN ABDULLAH

CÂBİR İBN ABDULLAH (602 ?- 696) Sahabi. Cabir b. Abdullah b. Amr, b. Haram, b. Ka'b, b. Ganem, b. Seleme. Künyesi Ebû Abdullah olan Câbir Hazrec kabilesindendir. Câbir'in babası, ikinci Akabe bey'aitinde müslüman olmuş ve Haramoğulları nakipliğine tayin edilmişti. Kâfirler Uhud gazasında onu, burnunu ve kulaklarını keserek işkence ettikten sonra şehit ettiler. Dokuz kızı vardı, bunlara Câbir baktı. Hz. Câbir babasının şehadetini şöyle anlatır: Babam Uhud'da şehit oldu. Kız kardeşleri… Devamını Oku


BERÂ' İBN ÂZİB

BERÂ' İBN ÂZİB Ensar'dan olan bir sahabi. Babası Âzib olup Hâriseoğulları'ndandır. Künyesi Ebu Ammare'dir. Nesebi, Berâ' b. Âzib b. Adiy b. Ceşm b. Mecdia b. Hârise b. Haris b. Hazrec b. Amr b. Mâlik b. Evs'tir. Hicret'ten önce müslüman oldu. Uhud savaşından itibaren bütün gazalarda bulundu. Sıffin'de Hz. Ali tarafında yer aldı. Resulullah'ın ashabından Medîne'ye ilk gelenler Mus'ab b. Ümeyr ile İbni Ummi Mektum'du. Bu zatlar Berâ'nın da bulunduğu Medineliler'e Kur'an oku… Devamını Oku


AMR İBN EL-ÂS

AMR İBN EL-ÂS Hudeybiye andlaşmasından sonra müslüman olan sahabi. Amr b. el-Âs b. Vâil b. Hişâm b. Saîd b. Selhem b. Amr b. Kusay b. Ka'b b.Lüey. Adı, Amr, künyesi Ebu Abdullah veya Ebu Muhammed'dir. Babası Âs, annesi Nâbiğa'dır. Amr'ın soyu Ka'b b. Lüey'de Hz. Peygamber (s.a.s.)'le birleşir. Kureyş kabilesinin Sehmoğullarındandır. Sözü dinlenen ve çevresini rahatlıkla etkisi altına alabilen bir kişiliğe sahipti. Amr, müşriklerin zulmünden uzaklaşmak için Habeşistan'a hicret e… Devamını Oku


ABDULLAH İBN ABBÂS

ABDULLAH İBN ABBÂS Hz. Muhammed (s.a.s.)'in amcası Abbâs (r.a.)'ın oğlu. Kesin olarak ne zaman doğduğu bilinmemekle birlikte onun Hicret'ten üç yıl kadar önce, Müslümanlar Mekke'de Şi'b-i Ebi Tâlib'te ekonomik ve sosyal kuşatma ve baskı altındayken doğduğu bilinmektedir. Annesi Ümmü'l-Fadl Lübabe binti el-Haris olup Mü'minlerin annesi Meymune'nin kız kardeşidir. Ümmü'l-Fadl, kadınlar arasında Hz. Hadîce'den sonra İslâm'a girenlerdendir. Babası Hz. Abbâs, Abdullah doğar doğmaz onu Hz. Peyga… Devamını Oku


ABDULLAH B. AMR B. EL-ÂS

ABDULLAH B. AMR B. EL-ÂS Ashâbın ileri gelen fâkihlerinden ve aynı zamanda Abâdileden olan sahâbi. Ebu Muhammed veya Ebu Abdurrahman künyesiyle tanınan Abdullah, Amr b. As'ın oğlu idi. Annesi de Râita (Reyta) binti Münebbih'tir. Abdullah, babası Amr b. el-As'dan önce müslüman oldu ve onunla birlikte Hicri yedinci yılda Medîne'ye hicret etti. Abdullah b. Amr (r.a.), Hz. Peygamber (s.a.s.)'in meclislerine devam ederdi. Onun tanındığı özelliklerden biri, Rasûlullah'ın sözlerini ezberlem… Devamını Oku


ABDULLAH İBN REVÂHA

ABDULLAH İBN REVÂHA (- ? - Ö. 629) Akabe gününde İslâm'a giren şâir sahâbî. Nesebi Abdullah b. Revâha b. Sa'lebe b. İmriü'l-Kays b. Amr'dır. Künyesi Ebu Muhammed, ünvanı şâiru Rasûlüllah'tır. Babası Revâha, annesi Kebşe'dir. Sahâbenin büyüklerinden ve Ensar'ın ileri gelenlerinden olan Abdullah Medine'de doğdu. Hazrec kabilesine mensup olup ne zaman doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. İkinci Akabe gününde müslüman olmuş ve kabilesini temsilen Peygamberimize bey'at etmiştir. Hicret g… Devamını Oku


ABDULLAH İBN MES'UD

ABDULLAH İBN MES'UD (?- 32/652-653) İlk müslümanlardan, muhaddis, fakîh ve müfessir sahâbî. Adı Abdullah, künyesi Abdurrahman'dır. Babası Mes'ud, annesinin adı Ümm-i Abd'dir. Babası hakkında fazla bir bilgi yoktur. Onun, Zühreoğullarından Abd b. Hâris'in müttefiki olduğu bilinmektedir. Abdullah, Mekke'nin fakîh âilelerinden birine mensuptu. Gençliğinde Ukbe b. Ebi Muayt'ın koyunlarını güderek çobanlık yapmıştır. Abdullah b. Mes'ud Hz. Peygamber ile ilk tanışması ve karşılaşmasını şöyle anlatır:… Devamını Oku


ABDURRAHMAN İBN AVF

ABDURRAHMAN İBN AVF (590 ? - 32/652) Rasûlullah'ın hayatta iken Cennetle müjdelediği on sahâbîden ve ilk müslümanlardan biri. Kureyş kabîlesinin Zühreoğullarından Hâris'in oğlu olup Câhiliyye devrinde asıl adı Abdulkâ'be veya başka bir görüşe göre Abdu Amr idi. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Erkam'ın evindeki faaliyetlerine başladığı günlerde İslâm'a giren Abdurrahman'a bu ismi Rasûlullah vermiştir. Ebû Muhammed künyesi ile tanınan Abdurrahman'ın annesi Şifâ binti Avf b. Adi'l-Hâris… Devamını Oku


EBU UBEYDE B. el-CERRÂH

EBU UBEYDE B. el-CERRÂH (?-18/639) Emînü'l-Ümme lâkabıyla anılan, ilk müslümanlardan ve aşere-i mübeşşere 'den olan sahâbî. Asıl adı Amir b. Abdullah b. el-Cerrâh'tır. Kureyş kabîlesinin Fihroğulları'ndandır. Nesebi, Rasûlullah'ın nesebiyle dedelerinden Fihr'de birleşir (İbn Sa'd, et-Tabakat, III, 297; İbnül-Esir, Üsdü'l-Ğâbe, III, 84). Ebû Ubeyde, Hz. Ebû Bekir'in dâvetiyle veya Osman b. Maz'un başkanlığında arkadaşlarıyla Rasûlullah'a giderek müslüman olmuştur (İb… Devamını Oku


TALHA B. UBEYDULLAH (r.a)

TALHA B. UBEYDULLAH (r.a) Talha b. Ubeydullah b. Osman b. Amr b. Sa'd b. Teym b. Mürre b. Katb b. Lüeyy b. Gâlib el-Kuraşî et-Teymî. Künyesi, Ebu Muhmmed'dir. Talha, Cennetle müjdelenen on kişiden biri, İslâm'a giren ilk sekiz kişiden ve Hz. Ebubekir aracılığıyla müslüman olan beş kişiden biridir. Ayrıca, halife seçimini gerçekleştirmeleri için oluşturulan altı kişilik Ashab-ı ,Surâ arasında yer almış meşhur bir sahâbdir. Annesi, es-Sa'be bint Abdillah b. Mâlik el-Hadramiyye'dir (İbn Hişam, es-S… Devamını Oku


SA'D B. EBİ VAKKAS

SA'D B. EBİ VAKKAS Sa'd b. Ebî Vakkas Malik b. Vuheyb b. Abdi Menaf b. Zühre. Babası Malik b. Vuheyb'dir. Malik'in künyesi Ebî Vakkas olup, Sa'd bu künyeye nisbetle İbn Ebî Vakkas olarak çağrılırdı. Rasûlüllah (s.a.s)'in annesi Zuhreoğullarından olduğu için, anne tarafından da nesebi Rasûlüllah (s.a.s) ile birleşmektedir. Sa'd'ın annesi Hamene binti Süfyan b. Ümeyye'dir. Sa'd (r.a), ilk iman edenlerden biridir. Kendisinden yapılan rivayetlere göre o İslâmı üçüncü kabul eden kimsedir.… Devamını Oku


ALİ İBN EBİ TÂLİB

ALİ İBN EBİ TÂLİB Resulullah'ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş'ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib'tir. Künyesi Ebu'ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru'l-Mü'minin'dir. Ayrıca 'Allah'ın Arslanı' ünvanıyla da anılır. Hz. Ali küçük yaşından beri Resulullah'ın yanında büyüdü. On yaşında İslâm'ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice'den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamber ile H… Devamını Oku


Hasan el-Benna

Mısır halkının, 30 yıldır saltanatını sürdüren diktatör Mübarek'i ve hükümetini düşürmesi tam da Hasan el-Benna'nın şehadetinin yıldönümüne denk gelmişti. Mübarek sonrasında Geçici Askerî Konsey bir müddet iktidarı elinde tutmuş, ardından İhvan'ın partisi Hürriyet ve Adalet Partisi iktidar olmuştu. Hasan el-Benna, Mısır'daki isyanın en önemli aktörü olan İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler)'in kurucu lideri olarak fikrî ve siyasi kimliğini oluşturmuştu. Bu anlamda süreç içerisinde tartışmalar,… Devamını Oku


Delilin Kıymeti

Asrımızın mühim bir hastalığı, imani hakikatlere karşı lakaytlık ve iman hakikatlerini ispat eden delillerden yüz çevirmektir. Maalesef bu hastalık sadece ehl-i gafleti değil, manevi âlemde yol almak ve terakki etmek için ciddi çalışan Müslümanları dahi kuşatmıştır. Hatta bir kısım Müslümanlar daha da ileriye giderek imani konularda delil aramayı malayani kabul etmekte ve: “Şüphemiz yok ki delile ihtiyacımız olsun.” demektedirler. Yani onlara göre iman hakikatlerini ispat eden delillerle uğraşma… Devamını Oku


YAKIN AKRABA EVLILIKLERI

YAKIN AKRABA EVLILIKLERI: Müslümanlar için normal, ya da anormal, helâl ya da haram sınırını koyan Allah'tır. O'nun ve O'nun emriyle elçisinin helâl dediği helâl, haram dediği de haramdır. Çünkü helâl, ya da haram kılma, bir dinin en büyük özelliğidir. Ya da her helâl ve haram kılan, din koyuyor demektir. Bu yüzden Peygamberimiz; büyüklerinin yasak dediğini yasak, yani haram. mübah dediğini de mübah, yani serbest sayan insanları, o yasak ve mübah koyanlara tapan diye nitelemiştir. Yani; Allah bi… Devamını Oku


YAKIN AKRABA EVLILIĞI

YAKIN AKRABA EVLILIĞI Annem beni bir kuzenimle evlendirmek istiyor ve bunda da çok israr ediyor. Doğrusu kuzenim beğenilmez birisi de değil. Ama ben bunun kötü sonuçlarından endişe ediyorum. Şer'î bir sakıncası var mıdır? Müslümanların inancına göre normalı, ya da anormalı, yahut mübahla, yani serbest olanla haramı, yani olmayın belirleyen Allah'tır. O Kur'ân-ı Kerîm'de kimlerle evlenilmeyeceğini açıklamış ve Bunun dışında kalanlarla evlenmemiz helâldir (Nisâ 4/24) buyurmuştur. Kuzenler yani hal… Devamını Oku


TAADDÜD (COK EVLILIK

TAADDÜD (COK EVLILIK) Bir müslüman bu konuda herhalde şöyle düşünür: Taaddüdü-zevcat erkeğin dörde kadar kadınla evlenmesi anlâmına gelen Islâmî bir terimdir. Batılılar buna daha geniş anlamı ile poligami derler. Dolayısı ile taaddüd-i zevcât tamıtamına poligami değildir. Allah (c.c.) Kur'ân-ı Kerîm'de kadınlardan sözeden sûrenin başında, insanları bir nefisten yarattıgını hatırlattıktan sonra: Eğer velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekte onlara haksızlık yapmaktan korkarsanı… Devamını Oku


SÜNNI BIR HANIM ALEVI BIR KİMSE ILE EVLENEBILIR MI?

SÜNNI BIR HANIM ALEVI BIR KİMSE ILE EVLENEBILIR MI? Müslüman bir hanım ancak müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslam dininin bütün hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekat, hacc, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; katl, zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek… Devamını Oku


ŞART OLSUN" DEMEKLE NİKÂHA ZARAR GELİR Mİ

ŞART OLSUN DEMEKLE NİKÂHA ZARAR GELİR Mİ? Şart olsun denmekle karısının boşanmış olması kastedilirse, şart olsun ki, şu işi yapmayacağım dediği iş yapması halinde karısı bir talâkla boş olur. Karısının talâkını bağladığı böyle bir işi yapmak istemesi halinde karısını bir bâin talala boşar; bu arada o işi yapar, tekrar bir nikâh kıydırarak iki talâk hakkıyla hayatlarına devam ederler. Artık o işi de sürekli yapabilir. Ancak iyi bir müslümana düşen, talâkı olur olmaz her yerde söz konusu etm… Devamını Oku


ÖFKE İLE BOŞAMAK

ÖFKE İLE BOŞAMAK Bir Müslüman karısına kızdığında babanın evine git! dese ve kalbinden bir şey düşünmeden bu sözü değişik zamanlarda üç defa tekrarlamış olsa durum ne olur? Bize boşamanın Islâm Hukukundaki durumu sorulduğu için ona göre anlatmaya çalışacak ve başkalarının da bilgilenebileceği mülâhazasi ile meseleyi özetlemeyi deneyecegiz. Islâmda karı ile kocanın birbirlerine üç itibarî bağla bağlıdırlar ve bu bağları koparma (boşama) yetkisi -bunu kendi isteği ile karısına vermemişse- erkeğe a… Devamını Oku


İhtiyarlık nimeti

İhtiyarlık nimeti Sual: Müslüman olarak ihtiyarlamak çok faziletlidir deniyor. Bu hususta açıklama yapar mısınız? CEVAP Müslüman, nimetlere konmuş kimse demektir. Bir kimsenin müslüman olarak saçını başını ağartması daha büyük nimettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlâ buyuruyor ki: İhtiyarlık, nurumdur. Nuruma narımla[Cehennem ateşiyle] azap etmekten haya ederim. O halde siz de benden haya edin!) [Ebuşşeyh] (Hak teâlâ, müslüman olarak ihtiyarlayana azap etmekten haya eder.) [Hatib… Devamını Oku


MİRASTAKİ ORAN

MİRASTAKİ ORAN Mirastân erkeğin iki, kadının bir almasının hükmü nedir? Bu oran; bağ, bahçe, tarla, menkul, gayr-i menkul... Her malda aynı mıdır? Bir önceki soruda da açıkladığımız gibi, mirasta erkeğin iki, kızın bir alacağı Kur'ân-ı Kerîm'le sâbittir ve müslümanlar için inanılması da, uygulaması da farzdır. Bu da sanıldığı gibi kadının hakkını yemek değil, hakları âdilce dağıtmak vardır. Bu taksim menkul terikede böyle olduğu gibi, bag, bahçe, ev... gibi gayr-i menkul terikede de böyledir. Ka… Devamını Oku


KINA YAKMAK

KINA YAKMAK Saç, sakal, el veya ayakları kına yahut başka bir şeyle boyamak. Kınayı sulandırıp eline sürmek. İslâm'ın çıkışından önce yahudi ve hristiyanlar güzel görünme ve süslenmenin ibadetle bağdaşmadığını düşünerek, saçı boyayarak rengini değiştirmekten kaçınırlardı. Hz. Peygamber (s.a.s) müslümanları başka milletleri aynen taklitleri sakındırmak ve onlara bağımsız bir kişilik kazandırmak için emir ve tavsiyelerde bulunurdu. Saçı ve sakalı kına veya başka boya maddesi ile boyamak da bunlar… Devamını Oku


KARISININ GAYR-I MEŞRU OLARAKYAŞADIĞINI BİLEN KİMSE NE YAPMALIDIR, ONU BOŞAMAK MI YOKSA ONU ÖLDÜRMEK Mİ İCAB EDER?

KARISININ GAYR-I MEŞRU OLARAKYAŞADIĞINI BİLEN KİMSE NE YAPMALIDIR, ONU BOŞAMAK MI YOKSA ONU ÖLDÜRMEK Mİ İCAB EDER? Kesin olarak karısının gayr-i meşru olarak yaşadığını bilen kimsenin onu öldürmek veya öldürtmek için teşebbüse geçmesi caiz değildir. Çünkü evli olan kadının zina ile hiyanet ettiği zaman bunu tatbik etmek mümkün değildir. 1- Her şeyden evvel dört müslümanın, göz ile, zanilerin tenasül organlarının birbirine girift olduklarını görmeleri şarttır. Bu da mümkün değildir. 2- Cezayı tat… Devamını Oku


KARI - KOCA ARASINDA HUKUK

KARI - KOCA ARASINDA HUKUK Başka kadınların çekiciliginden bahsedip, gözü dışarda olan biraz çapkın kocasının kadının uyarması; ona Islâmi nasihatte bulunması uygun olur mu? Uyarabilir; çünkü uyarmakla erkekler değil, bütün müslümanlar görevlidir. Bu durumda olan bir kadın da, kocasının en güzel ve en etkileyici yollarla uyarmalı. Bunun en hoşa giden yöntemini bulmalı. Onun erkeklik onurunu kırmadan, bunu cilvelerle, sürprizlerle yapmaya çalışmalıdır. Çoğu Müslüman,ama cahil kadın, kocasına cazi… Devamını Oku


KADININ YAKINLARINI ZİYARET HAKKI

KADININ YAKINLARINI ZİYARET HAKKI Kocanın izni olmasa dahi kadının kendi anne ve babasını ziyaret için evden çıkma hakkı var mıdır? Bu konuyu açıklamadan önce şu noktaya işaret et etmemiz gerekir: Müslümanın evi Kur'an ifadesi ile bir sükûn ve sekînet yuvasıdır.Müslüman erkek dünya yorgunlukları ve stresinden kurtulmak için huzuru evinde arar. Gerçekten de erkek için en büyük ferahlama ve huzur yeri evidir, âilesidir. O hanımından emindir, hanımı da ondan emindir: Ilişkileri güven esası üz… Devamını Oku


KADININ KOCASIYLA OYNAŞMASI

KADININ KOCASIYLA OYNAŞMASI Kadının beyine şarkı türkü söylemesi ve oynamasının hükmü nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.s.) Müslüman adamın her türlü eglencesi, oyunu bâtıldır. Yayı ile atış yapması, atını eğitmesi, hanımıyla oynaşması müstesna. Bunlar haktırlar buyurmuşlardır. (Tirmizî, fedâilü'I-cihâd 11; Ibn Mâce, cihâd 19; Dârimî cihâd 14; Müsned IV/144,148) Kendileri de hanımlarıyla şakalaşmış ve koşu yarışı bile yapmıştır. Meselâ Aişe validemizle yarışmasında bir keresinde Aişe valide… Devamını Oku


Nikâhın şartları

Nikâhın şartları Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Dinimize göre, nikâhın sahih olması için, belli şartlar nelerdir? CEVAP Bu şartların birincisi, Müslüman kızın Müslüman erkekle evlenmesidir. Müslüman olmayan erkekle evlenemez. Evlenmeye karar verdiği anda, kâfir olur. Çünkü Allahü teâlâ, (Evlenilmez) buyuruyor. Evlenen bu emri inkâr etmiş olur. Müslüman erkek de, aynı şekilde müşrik, dinsiz… Devamını Oku


Özür dilemek

Özür dilemek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Kayınvalidem bana küstü. Beyime, (Eşin, elimi öper, benden özür dilerse, evine gelirim) demiş. Ben de, gidip, elini öptüm, özür diledim, fakat yine gelmedi. Özrü kabul etmemenin dindeki yeri nedir? CEVAP Siz vazifenizi yapmışsınız, başkalarının yaptıklarına karışmamalı. Kim ne yaparsa kendine yapar. Yaptığı bir iş için özür dileyip, bir daha yapma… Devamını Oku


Cennet hayatını evimize nasıl taşırız?

Fizikte “albedo” diye bir kural vardır. Albedo, yüzeylerin yansıtma gücüdür. Mesela ayna, ışığın yüzde doksan beşini yansıtır. Su o kadarını yansıtmaz. Toprak da ışığı yansıtır amma albedosu düşüktür. Soru şu: Müslümanların, Peygamberimiz’in (sas) aile hayatını yansıtma albedosu kaç? Veya Müslümanların böyle bir niyeti var mı? Peygamberimiz’in hayatını ümmet seviyesinde yaşamak isteyen kaç aile, Ezvac-ı Tahirat kitabını okudu, anladı, oradaki prensipleri yaşama gayreti gösterdi? Kavimlerin “bütü… Devamını Oku


Başörtüsünün örtülme / takılma şekli nasıldır ve nasıl giyinmeliyiz? Başörtümüz omuzlarımıza kadar düşmesi gerekli mi?

Sorunun Detayı Ben on altı yaşındayım ve başörtüsü takmak istyorum, ama ben dinimize uyacak şekilde bunu yapmak istiyorum. İslam dininde başörtüsünü takarken nasıl takmalı ve nasıl giyinmeliyiz?.. Ayrıca başörtüsünü çenemizin biraz üstünde mi bağlamamız geremektedir? Değerli kardeşimiz; Müslüman bir hanımın başını kapatması hem Allah'ın hem de Peygamber (asm)'in emridir. Yani yüz kısmı açık kalacak şekilde başın kalan kısmını, boyun ve göğüsleri örtmek farz-ı ayındır. Açmak ise bir farzın terki… Devamını Oku


VASİYETE TEŞVİK

VASİYETE TEŞVİK 5758 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Hakkında vasiyet edebileceği bir malı bulunan müslüman kimsenin, vasiyeti yanında yazılı olmaksızın iki gece geçirmeye hakkı yoktur. Buhârî, Vesâya 1; Müslim, Vasiyyet 4, ( 1627); Muvatta, Vasiyyet 1, (2, 761 ); Ebu Dâvud, Vesâya 1, (2863); Tirmizi, Cenâiz 5, (974); Nesâi, Vesâya 1, (6, 238, 239). 5759 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma: Ölen mal bırakmışsa ebeveyn ve akrabalarına v… Devamını Oku


NASİHAT VE MEŞVERET

NASİHAT VE MEŞVERET 5718 - Temîmu'd-Dâri radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir! demişti. Biz sorduk: Ey Allah'ın Resûlü! Kimin için hayırhah olmaktır? Allah için, Allah'ın kitabı için, Resûlü için ve müslümanların imamları ve hepsi için! buyurdular. Müslim, İman 95, (55); Ebu Davud, Edeb 67, (4944); Nesâî, Bey'at 31, (7, 156). 5719 - Kime ilme müstenid olmayan bir fetva verilmişse, bunun günahı ona fetva verene a… Devamını Oku


MİSAFİRLİK (ZİYAFET) BÖLÜMÜ

MİSAFİRLİK (ZİYAFET) BÖLÜMÜ 3460 - Ebu Kerime radıyallahu anh anlatıyor: Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Bir gece misafir olmak müslümanın hakkıdır. Kim, (bir ev sâhibinin) avlusunda sabahlarsa, ağırlanma masrafı, (ev sahibi) üzerine bir borç olur. (Misafir) dilerse o hakkını alır, dilerse terkeder (almaz). Ebu Dâvud, Et'ime 5, (3750). 3461 - Bir başka rivâyette (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın) şöyle söylediği kaydedilmiştir: Kim bir cemâate misafir olur ve fakat mis… Devamını Oku


İSLÂM ÜMMETİNİN FAZİLETİ

İSLÂM ÜMMETİNİN FAZİLETİ 4472 - Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Müslüman, yahudi ve hıristiyanların meseli şuna benzer: Bir adam var, bir grub kimseyi ücretli olarak tutmuş; kendisi için belli bir ücret mukabilinde, geceye kadar çalıştırıyor. Bunlar gündüzün yarısına kadar çalışıp: Bize şart koştuğun ücrete ihtiyacımız yok. (Biz gideceğiz.) Şu ana kadar yaptığımız iş için de para istemiyoruz derler. Adam onlara: Böyle yapmayın,… Devamını Oku


HİLAFET VE İMAMET

HİLAFET VE EMİRLİĞİN AHKÂMI İMAMLAR KUREYŞ'TENDİR 1677 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: İnsanlar hayırda da şerde de Kureyş'e tâbidir. Müslim, İmâret 3, (1819). 1678 - Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: İnsanlar bu işte Kureyş'e tâbidirler. Müslümanları Müslüman olanlarına, kafirleri kafir olanlarına tâbidirler. İnsanlar madenler gibidir. Cahiliyede hayırlı… Devamını Oku


FERAİZ-MİRAS

MİRASIN SEBEPLERİ, MANİLERİ 4672 - Üsame İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki: Müslüman kimse kâfir kimseye varis olamaz; kafir de müslümana varis olamaz. Buhari, Feraiz 26; Müslim, Feraiz 1, (1614); Muvatta, Feraiz 10, (2, 519); Ebu Davud, Feraiz 10, (2909); Tirmizi, Feraiz 15, (2108). 4673 - İbnu Amr İbni'l-As ve Hz. Cabir radıyallahu anhüm anlatıyorlar: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: İki farklı din mensupları birbirler… Devamını Oku


SOHBET ADABI

SOHBET ADABI 3286 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah aleyhissalâtu vessalâm buyurdular ki: Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın, rekâbet etmeyin, hasedleşmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, ey Allah'ın kulları, Allah'ın emrettiği şekilde kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkir etmez. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir… Devamını Oku


BEDİR, AKABE VE BEY'ATU'R-RIDVAN'A KATILANLARIN FAZİLETİ

BEDİR, AKABE VE BEY'ATU'R-RIDVAN'A KATILANLARIN FAZİLETİ 4469 - Rifa'a İbnu Rafi' ez-Züraki radıyallahu anh anlatıyor: Cibril aleyhisselam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek: İçinizdeki Bedir ehlini ne addediyorsunuz? diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: Müslümanların en faziletlisi! buyurdu. Cebrail: Biz de Bedir'e katılan melekleri öyle (en faziletlimiz) biliyoruz! dedi. Rifâ'a radıyallahu anh da Bedir ehlindendi. Rafi' ise Akabe ehlindendi ve oğluna: Akabe bey'atlerinde hazır b… Devamını Oku


KÖLE AZAD ETMENİN FAZİLETİ

KÖLE AZAD ETMENİN FAZİLETİ 4119 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Kim bir müslüman erkeği azad ederse, onun her bir uzvuna mukabil, bunun bir uzvunu Allah ateşten azad eder. Bir diğer rivayette şu ziyade var: ...hatta fercine mukabil fercini.. Buhari, Itk 1; Müslim, Itk 24, (1509); Tirmizi, Nüzûr 19, (1547). 4120 - Vaile İbnu'l-Eska' radıyallahu anh anlatıyor: kendisine -katl sebebiyle ateş- vacib olan bir arkadaşımızla Res&… Devamını Oku


ALLAH KORKUSUYLA AĞLAMAK

ALLAH KORKUSUYLA AĞLAMAK 7242 - Abdullah İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhüma'nın anlattığına göre, Kendilerinin müslümanlığı kabul etmeleri ile, Allah'ın onları azarladığına dair (şu) ayetin inmesi arasında dört yıldan fazla zaman olmamıştır. Onlar, daha önce kendilerıne kitap verilen ve zaman geçtikçe kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Çünkü onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdi (Hadid 16). 7243 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:… Devamını Oku


ALIM SATIM

KAZANCA TEŞVİK 6618 - Mikdam İbnu Ma'dikerb ez-Zübeydi radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Kişi elinin emeğiyle kazandığından daha temiz bir kazanç elde etmemiştir. Kişinin nefsine, ailesine, çocuğuna ve hizmetçisine harcadığı sadakadır. 6619 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Emin, dürüst, müslüman tacir, Kıyamet günü şehidlerle beraberdir. 6620 - Muaz İbnu Abdillah İbni Hudeyb'in amcası radıyallahu… Devamını Oku


İSLÂM KARDEŞLİĞİ

عن ابن عمر رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: قالَ رَسولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: المُسْلِمُ أخُو المُسْلِمِ َ يَظْلِمُهُ وََ يُسْلِمُهُ، وَمَنْ كَانَ في حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ في حَاجَتِهِ، وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِماً سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Müslüman müslümanın kar&sh… Devamını Oku


RÜYA BÖLÜMLERI

35: RÜYA BÖLÜMLERI BÖLÜM: 1 Ø MÜMININ RÜYASI PEYGAMBERLIĞIN KIRKALTI PARÇASINDAN BIRIDIR 2270- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kıyamet zamanı yaklaşınca Müminlerin rüyası; hiç yalan çıkmayacaktır. Rüyası en doğru olanlar sözü en doğru olanlardır. Müslümanın rüyası peygamberliğin kırk altıda biridir. Rüya üç çeşittir; Salih rüya ki: Allah’tan kuluna bir müjdedir. Şeytanın üzüntü vermesi şeklindeki kâbuslu rüya ve insanın günlük yaşantıs… Devamını Oku


FITEN (KARGAŞALIKLAR)

34: FITEN (KARGAŞALIKLAR) BÖLÜM: 1 Ø MÜSLÜMANIN KANI NASIL HELAL OLABILIR? YANI ÖLDÜRÜLEBILIR? 2158- Ebû Umâme, Sehl b. Huneyf (r.a.)’den rivâyete göre: “Osman b. Afvân, öldürülmek üzere evi kuşatıldığında yukarıdan aşağıya bakarak şöyle konuşmuştu: Allah için söyleyin! Bilmiyor musunuz? Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu: Müslüman kimsenin öldürülebilmesi ancak şu üç şeyle olur: Evlendikten sonra zina etmek, İslam’a girdikten sonra dinden dönmek veya haksız yere bir ada… Devamını Oku


EDEB BÖLÜMLERI

44: EDEB BÖLÜMLERI BÖLÜM: 1 Ø MÜSLÜMANIN MÜSLÜMAN ÜZERINDEKI HAKLARI NELERDIR? 2736- Ali (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Müslümanın Müslüman üzerindeki altı hakkı vardır. Karşılaştığında selam verir, davetine icabet eder, aksırdığı zaman elhamdülillah derse yerhamükallah der, hastalandığında ziyaretini yapar, öldüğünde cenazesinin ardından yürür kendisi için sevdiğini o kardeşi için de sever.” (Dârimî, İstizan: 5; İbn Mâce, Cenaiz: 43) ž Bu… Devamını Oku


ÖNSÖZ

ÖNSÖZ Hazırlayan:Hakyolundayiz اعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد وآله وأصحابه أجمعين “Sözlerin en hayırlısı Allah’ın sözü, Allah’ın kitabıdır. Yolların en hayırlısı ise Muhammed (s.a.v.)’in yoludur.”1 Bu hadisi şerife göre; Müslüman en doğru sözü Allah’ın Kitabından öğrenmek için çalışıp çabalamalı ve en hayırlı yola girebilmek için de Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerini ihtiva eden hadis kitaplarını daima okuyup öğrenmeye… Devamını Oku


GİYİM BÖLÜMÜ

31. GİYİM KUŞAM BÖLÜMÜ Her müslümanın avret yerlerini örtecek ve kendisini olumsuz hava şartlarından koruyacak kadar giyinmesi farzdır. Erkeklerin elbisesi kırmızı ve sarı olmamalıdır. Giyimde esas olan orta yollu olmasıdır. Bununla birlikte Allah'ın ver­diği nimetleri açıklamak için olandan fazla giyinmek müstehabtır. Zira Hz. Peygamber, Şüphe yok ki Allahu Teala rtimetinin eserini kulunun üzerinde görmeyi ister[1] buyurmuştur.. Güzel giyinmeyi itina göstermek mubahtır. Kibirlenmek ve başka… Devamını Oku


KÖLE AZAD ETME BÖLÜMÜ

28. KÖLE AZAD ETMEK İslam hukukuna nazaran insanlara asıl olan hürriyettir. Bütün insanlar dünyaya hür olarak gelirler. Yalnız muhariblik sıfatı, gayri müslimlerin hürriyetten mahrumiyetini sonuçlandırabilir ve bu mahrumiyet, bilvasıta bunların evlad ve ahvadına da müteveccih bulunabilir. Müslümanlık yayılmaya başladığı bir devrede bütün milletlerde şid­detli bir surette esirlik usulü mevcut bulunuyordu. Her millet muharebe­lerde ve sair sebeplerle elde ettiği esirleri öldürüyor veya pek… Devamını Oku



HARAC-İMARE VE FEY BÖLÜMÜ

19. KİTABÜ'L HARAC-İMARE VE FEY Haraç: Topraktan elde edilen mahsul demektir. Umumiyetle fetihten sonra müslümanların, müslüman olmayanların ellerinde bıraktıkları toprak-dan alınan vergiye harâc denir. Haraç toprakları, ya savaşla ya da anlaşma ile elde edilirler. Savaş ile fethedilen topraklar, İslâm devletinin mülkiyeti altındadır. Bunlar umumi­yetle sahipleri ellerinde tasarruf hakkıyla bırakılır. Toprakların mahsullerinden verime göre yüzde elliye kadar haraç vergisi alınır. Hz. Peygamb… Devamını Oku


MUKADDİME

SÜNEN-İ EBÛ DÂVÛD TERCEME ve ŞERHİ Önsöz Yüce dinimiz İslâmiyetin Kur'ân'dan sonraki en büyük kaynağı Sünnet­tir. Hz. peygamber (s.a.) in söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan sünnet asır­lar boyu müslüman âlimlerin üzerinde çalıştıkları, hizmetinde oldukları bir saha olmuştur. Rasûlullah (s.a.)in hadislerini ezberinde tutanların vefatlanyla, Sünnet ha­zinesinin yok olmasını önleyip onun sonraki nesillere eksiksiz ve yanlışsız olarak aktarılmasını sağlamak i… Devamını Oku


VASİYET

VASİYET İbn Ömer'in (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: Bir müslümanın bir şey vasiyet etmek istediği halde onu yazılı halde yanında bulundurmadan iki gece geçirmesi doğru değildir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3074 Sa'd b. Ebu Vakkas şöyle anlatmaktadır: Veda haccında ölüm tehlikesi geçirdiğim hastalığımda Hz. Peygamber (a.s.) beni ziyaret etti. Ben: Ey Allah'ın Resulü! Hastalık ve ağrılarım bu dereceye varmıştır. Ben varlıklı bir insanım. Bir tek kızımdan ba… Devamını Oku


FERAİZ (MİRAS ÜZERİNDEKİ BELİRLİ PAYLAR)

FERAİZ (MİRAS ÜZERİNDEKİ BELİRLİ PAYLAR) Usame b. Zeyd'in (r.a.) naklettiğine göre: Hz. Peygamber (a.s.): Müslüman, kâfire, kâfir de müslümana mirasçı olamaz buyurmuştur. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3027 İbn Abbas'ın (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: Miras paylarını, Kur'an'da bildirilen sahiblerine veriniz. Bu paylardan geriye bir şey kaldığında o, baba tarafından en yakın olan erkeğe aittir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3028 Cabir b. Abdullah (r.a.… Devamını Oku


ZEKÂT

ZEKÂT Ebu Saîd Hudrî'nin (r.a.) haber verdiğine göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: Beş vesk miktarının aşağısında zekât yoktur. En aşağı üçer yaşında beş deveden aşağısında da zekât yoktur. Yine beş ukıyye (yani iki yüz dirhem) den az miktar (gümüş) da da zekât yoktur. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1625 Ebu Hureyre'nin (r.a.) bildirdiğine göre: Resulüllah (a.s.): Müslüman kimse üzerine, hizmetçisi ve atından dolayı zekât yoktur buyurmuştur. Sahih-i Müslim'deki hadis numara… Devamını Oku


NAMAZ

NAMAZ Abdullah b. Ömer (r.a.) şöyle anlatır: Müslümanlar (muhacir olarak) Medine'ye geldikleri zaman toplanırlar ve namazların vakitlerini gözetlerlerdi. Namaz vakitlerini hiçbir kimse ilan etmezdi. Bir gün bu hususta konuştular. bazıları Hıristiyanların çanı gibi bir çan edinin; diğer bazıları da Yahudilerin borusu gibi bir boru olsun dediler. Ömer (Halkı) namaza çağırmak için niye bir adam göndermiyorsunuz? dedi. Allah Resulü (a.s.): Ey Bilâl! kalk namaz için çağrıda bulun buyurdu. Sahih-i Müs… Devamını Oku


Bazı Mevzu Hadisler:

Bazı Mevzu Hadisler: İslam tarihinde onulmaz yaralar açan, müslümanların dünya görüşlerini ters yönde etkileyen uydurma hadislere ait birkaç örnek vermek istiyoruz. Kendisinde Hz. Peygamber adına konuşma yetkisi görenler bakınız neler söylüyorlar: “Misvak kullananın fesahati (güzel konuşma yeteneği) artar.” “Cenab-ı Hak kızdığı zaman vahyi Arapça; razı olduğu zaman Farsça indirir.” “Gül, Hz. Peygamber’in (veya Burak’ın) terinden yaratılmıştır.” “Pirinç eğer insan olsaydı halim-selim biri olurdu.… Devamını Oku


Hadis Tenkidi Tekniklerini Dünyada İlk Kez Uygulamak:

2) Hadis Tenkidi Tekniklerini Dünyada İlk Kez Uygulamak: İslam bilginleri, isnad sistemi uygulaması sonunda hem sened hem de metin tenkidini büyük bir titizlikle gerçekleştirmişler ve sayılması sayfalarca sürecek ilmi branşlar geliştirmişlerdir. Bu arada sahabe neslinden itibaren büyük cerh ve ta’dil üstadları yetişmiş ve bunlar rivayetine vakıf oldukları şahısları takib etmiş, araştırmış, güvenilirliklerini tesbit ve ilan etmişlerdir. Cerh ve ta’dil ilmi diye müstakil bir ilmi branş ve edebiyat… Devamını Oku


Uydurma Faaliyetlerinin Neticesi:

Uydurma Faaliyetlerinin Neticesi: Hemen belirtelim ki, İslam âlimleri hadîs uydurma faaliyetlerinden korkmamışlar, onların Resûlullah'ın sünnetine, birşeyler sokuşturarak müslümanlara yutturabilecekleri telaşına düşmemişlerdir. Çünkü hadîs uyduranların hâli halktan bazılarına saklı kalsa da cehâbize denen mütehassıslara gizli kalmamıştır... Onlar hadîslerini tâ bidayetten beri yetkililerden icâzet yoluyla devralmışlar, râvilerini çok yönlü olarak tedkîk edip öğrenmişlerdi. Ekseriyet itibâr… Devamını Oku


Mevzu Hadis Rivayet Etmenin Hükmü:

Mevzu Hadis Rivayet Etmenin Hükmü: Bu konuda rivayet eden kişinin durumuna göre çeşitli hükümler vardır: 1) Bir mevzu hadisi, mevzu olduğunu bilerek Hz. Peygamber’e aitmiş gibi rivayet etmek haramdır. Hadis, ahkâma, kıssaya, terğib ve teşvike, neye ait olursa olsun farketmez. 2) Uydurma olduğunu bilerek, müslümanların dikkatini çekmek için rivayet edilirse haram değildir; fakat bu durumda mevzu olduğunun söylenmesi şarttır. 3) Mevzu olduğunu bilmeden rivayet edenler bir günah işlemiş olmazlar; a… Devamını Oku


Halkı Cahil Bırakmak:

6) Halkı Cahil Bırakmak: Özellekle, kıssacıların va’z ederken kullandıkları mevzu hadisler halkın cahil kalmasına ve tembelliğine yol açmıştır. Kıssacıları İslam alimi sanarak peşine düşenler İslam Dini’nin gerçek yönünü hiçbir zaman öğrenemezler; çünkü kıssacı için asıl olan daha çok halka İslam Dini’ni öğretmek değil kendini onlara kabul ettirmektir. Bunun için de çok kere asıl dini vazife ve sorumlulukları öğretecek sahih hadisler yerine duygulara hitap eden asılsız hikayeler anlatmayı tercih… Devamını Oku


Irk, Milliyet ve Dil Üstünlüğü Fikrini Yaymak:

5) Irk, Milliyet ve Dil Üstünlüğü Fikrini Yaymak: Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in koyduğu ölçülere göre bütün mü’minler eşittir. Birinin diğerine takvadan başka üstünlüğü yoktur. Hal böyle iken, aksine uydurulan hadislerle müslümanlar arasında ırk, milliyet ve dil üstünlüğü fikri yayılmıştır. Arapların, Arapçanın, İranlıların, Farsçanın, Türklerin faziletlerine dair uydurulan hadisler, bu konunun örneklerini teşkil ederler. [1] [1] Talat Koçyiğit, Mücteba Uğur, İ. Hakkı Ünal, İmam-Hatib Lisel… Devamını Oku


Dinden Soğutmak:

4) Dinden Soğutmak: Müjde veya tehdid dozu yüksek ve ölçüsüz uydurmalar ya dini emirleri ihmale veya dinden iyice soğumaya sebep olurlar. Batıl inanış ve hurafelerin topluma hakim olmasını sağlayan da uydurulmuş sözlerdir. [1] Uydurma hadisler İslam Akaidine de tesir etmiştir. Bir takım din düşmanlarının uydurdukları yüzlerce hadis İslam Dini ile bağdaşmayan bir çok batıl itikat ve hurafenin İslamiyete sokulmasına sebep olmuştur. Bu çeşit hadisler samimi müslümanların inancını sarstığı gibi dini… Devamını Oku


Ayrılığı Körüklemek:

3) Ayrılığı Körüklemek: Müslümanlar arasında ayrılıkları körükleyen ve müslümanları çeşitli açılardan birbirlerine düşman eden hep bu uydurma sözlerdir. Grupçuluk, partizanlık, kavmiyetçilik duygularını galeyana getiren uydurmalar Muhammed ümmetinin birliğine zarar vermiştir, vermektedir. [1] Mevzu hadisler müslümanlar arasında tefrika ve düşmanlık girmesine yol açmıştır. Daha önce söz konusu ettiğimiz gibi Hz. Osman’ın şehid edilmesi üzerine müslümanlar arasına ayrılık girmiş ve bu ayrılık zama… Devamını Oku


Dini Tahrif Etmek:

2) Dini Tahrif Etmek: En son ve en mükemmel din olan İslam’a ondan olmayan bazı unsurları ilave ya da ondan olan bazı hususları ondan koparmak dini tahrif etmek demektir. Bilinmelidir ki İslam’ın, hiç kimsenin yalanına ihtiyacı yoktur. [1] Hz. Peygamber’in söylemediği bir sözü ona nisbet etmek veya onun ağzından yalan uydurmak dinin esaslarının değiştirilmesi demektir. Helalı haram, haramı helal göstermeye kadar varabilir. Bu ise İslam Dininde olmayan şeyleri var, olanları da yok göstermekle bir… Devamını Oku


İslam’ı Doğru Anlamaya Engel Olmak:

1) İslam’ı Doğru Anlamaya Engel Olmak: Hz. Peygamber, bir taraftan Kur’an’ı tebliğ ederken bir taraftan da onu gerektiği ölçüde ve gerektiği şekilde açıklamıştır. Yaşayışı ile bu ümmete örnek olmuştur. Rasulullah’ın gerek sözlerini gerekse fiillerini öğrenmek İslam’ı tanımak demektir. Bu konuda yapılacak uydurmalar İslam’ı ve mübelliği Hz. Peygamber’i anlamaya mani ve yanılgılara sebep olacaktır. Özellikle sünnetin tamamına karşı kuşku doğuracaktır. [1] Hz. Peygamber’in Kur’an-ı Kerim’i tebliğ e… Devamını Oku


Mevzu Hadislerin Zararları:

Mevzu Hadislerin Zararları: Maksad ne olursa olsun, hadis diye uydurulup ortaya atılan düzme sözlerin İslam’a ve müslümanlara büyük zararlar verdiği açıktır. Birkaç tanesine işaret edilim[1]: [1] Talat Koçyiğit, Mücteba Uğur, İ. Hakkı Ünal, İmam-Hatib Liseleri İçin Hadis Usulü, 12. sınıf: 53. Devamını Oku


SORUMLULUK, TEBLİĞ, REHBERLİK...

SORUMLULUK, TEBLİĞ, REHBERLİK... 894. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Kimin vasıtasıyla bir adam müslüman olursa, ona cennet vâcip olur. Ukbe radıyallahu anh. Taberânî. 895. Ebû Talib ölünce, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, halkını islâma davet etmek üzere Taife gitti. Ancak, onu dinlemediler, teklifini de reddettiler. Oradan ayrıldı, bir ağacın gölgesine gelip, iki rekat namaz kıldı. Sonra şöyle dua etti: Allahım! Kuvvetimin yetersizliğini ve insanlara karşı… Devamını Oku


YARDIM, MESULİYET, GÖREV, VAKIF...

YARDIM, MESULİYET, GÖREV, VAKIF... 380. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Kim, müslüman kardeşinin namusunu ve şahsiyetini korursa, Allah onun yüzünü kıyamet gününde cehennem ateşinden uzak tutar. Câbir radıyallahu anh. Tirmizî. 381. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Bir kimsenin yanında bir mümin alçaltılıp da, ona yardım etmeye gücü yetiyorken yardım etmezse, Allah onu, kıyamet gününde, tüm yaratıkların huzurunda alçaltır. Sehl radıyallahu anh. Ahmed… Devamını Oku


HASTALIK, TEDAVİ, BELA, ZİYARET...

HASTALIK, TEDAVİ, BELA, ZİYARET... 262. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Müslümanın başına gelen bir ağrı, yorgunluk, dert, hastalık, üzüntü, hatta ufak bir kaygının karşılığında, Allah, onun günahlarından bir kısmını mutlaka örter, bağışlar. Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 263. Dedim ki: Ey Allahın Resûlü! insanların içinde en çetin belaya uğrayan kimdir? Şöyle buyurdu: Peygamberler, sonra sırasıyla derecelerine göre insanlar, sonra sırasına göre insanlar… Devamını Oku


Silâhla Şakalaşmanın Yasak Oluşu

357) Silâhla Şakalaşmanın Yasak Oluşu (Ciddî Veya Şaka Olarak Bir Müslümana Silâh Ve Benzeri Şeylerle İşaret Etmenin Ve Kınından Çıkmış Kılıcı Alıp Vermenin Yasaklığı) 1787. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Sizden biriniz silâhını (ortaya çıkarıp) din kardeşine işaret etmesin. Çünkü o bilmez, belki şeytan silâhı elinden çıkarır da, bu yüzden cehennemin bir çukuruna yuvarlanır.[1] Müslim'in bir rivayeti şöyl… Devamını Oku


Sonuç

Sonuç Ey Rabbimiz! Senin rızâna ve rıdvânına Rahmetinle bizi ve diğer bütün Müslüman erkek ve kadınları erdirmeni diliyo­ruz. Sen ki Rahmet edenlerin en merhametlisisin. Davâmızın sonu da âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. (Elinizdeki) Kitap, Allah’ın fazlı keremi ve yardımı ile ta­mamlandı. Yüce Allah’ın verdiği ve ihsan ettiği nimetlerden dolayı hamd ve şükürler O’na (c.c.)’dır. Salâtu Selâm da, Peygamberlerin ve resûllerin sonun­cusu olan Muhammed (s.a.s.)’e, O’nun Âline… Devamını Oku


Sayfa: 99

Sayfa: 99 1. Adamın lâyıkıyla müslüman olması için, dili kalbiyle, kalbi diliyle bir olmalı, ameliyle sözü aynı olmalı, komşusu da onun şer ve gailesinden emin olmalıdır. Ravi: Hz. Enes (r.a.) 2. Ehli İlliyyinden biri Cennet ehline baktığında yüzünün nurundan Cennet ışık bulur, yıldız gibi. Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.) 3. Ehli Cennetten olan birine yemekte, içmekte, şehvette, yüz erkek kuvveti verilir. Yedikleri terle çıkar ve bir de bakar ki karnı incelmiş. Ravi: Hz. Zeyd İbni Erkam (r.a.) 4… Devamını Oku


Sayfa: 96

Sayfa: 96 1. Ameller Perşembe ve Cuma günleri Allah'a arzolunur. Herkes mağfiret olunur. Şirk edenler kalır. Aralarında geçimsiz olanlar da, barışıncaya kadar, bırakılır. (Ondan sonra mağfiret ederim buyuruyor Cenabı Hak.) Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) 2. Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizleniniz. Zira Cennete temizler girer. Ravi: Hz. Âişe (r.anha) 3. Ameller Pazartesi, Perşembe geceleri Allah'a arzolunur. Bu günlerde oruçlu olmaktan hoşlanırım. Ravi: Hz. Eb&uc… Devamını Oku


Sayfa: 93

Sayfa: 93 1. Allah (z.c.hz.) üç kimseyi sever, üçüne de buğz eder. Sevdikleri kimseler: Fisebillâh gaza eden, sabırla ve ihtisapla (ecrini ümid ederek) ölünceye kadar harp eden; Eza eden komşusuna, Allah onu, elinden kurtarıncaya kadar sabreden; Bir cemaatle sefere çıkan, geceleyin uyku bastırıp inip uykuya yattıklarında kalkıp temizlenen ve Allah'dan ümid ve korku ile namaz kılan. Buğz ettiği kimseler ise: Başa kakıcı, hasis; Böbürlenen kibirli kimse; Çok yemin eden tacir. Ravi: Hz. Ebû Z… Devamını Oku


Sayfa: 70

Sayfa: 70 1. Dört çeşit hayvan kurban borcunu ödemez: Gözü kör, hasta, topal ve zayıf. Ravi: Hz. Bera (r.a.) 2. Dört şey Cennet hazinesidir: Sadakayı gizli vermek, musibeti saklamak, sılai Rahim (Akraba ziyareti) ve Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh demek. Ravi: Hz. Ali (r.a.) 3. Dört zümre arasında karşılıklı lian olmaz: Hür kimse ile cariye arasında, hür kadın ile köle erkek, Müslüman erkekle yahudi kadın, Müslüman erkekle hristiyan kadın arasında. (Lian veya Luan (lanetleşme) Hak dini Kur'an… Devamını Oku


Sünnet:

Sünnet: Üzerinde durduğumuz kültür kelimesini, İslâm'da en ziyade karşılayan tâbirin sünnet ve sünnet mefhumunu ifade eden diğer tâbirler olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple sünnet kelimesi üzerine biraz açıklama yapacağız. Sünnet, lügat açısından yol mânâsına gelir, iyi ve kötü her ikisi için de kullanılır. Istılah olarak, Kur'ân'dan sonra dinin ikinci kaynağına denir. İslâm cemaatini diğer cemaatlerden ayıran husûs, sâdece imân değildir. İmân temel ve vazgeçilmez şart olmakla berâber bun… Devamını Oku


Kültür-İslâm:

SÜNNETİN SOSYOLOJİK TAHLÎLİ Kültür-İslâm: Günümüzde, Batı'dan gelerek müslümanların dillerine giren bazı mefhumlar vardır ki, yerli kültürde İslâmî karşılıklarını bulmak bile zor ve hattâ imkansızdır. Medenî, gayr-ı medenî tabirleri gibi. Bu mefhumların İslâmî ıstılahta muadilini bulmak mümkün değildir. Kültür kelimesini de tam olarak karşılayan bir tâbire rastlayamayız. Sözgelimi, dilimizde kültürün karşılığı olarak hars kelimesi, lügat açısından gerçekten ekim, ziraat mânasını taşımakta… Devamını Oku


SELEF VE SELEFİYE

SELEF VE SELEFİYE İslâm ümmeti içerisinde ilk üç asırda yaşayan nesle muhaddîsler, müfessirler ve fukahâ selef veya mütekaddimîn der. Kelamcılar, bu devri, İmam Gazali'ye yani beşinci asra kadar uzatırlar. Muhtelif bahîsleri işlerken sıkca selef'e atıf yaptığımız için, onlar hakkında derli toplu kısaca bilgi vermede ve bazı açıklamalar kaydetmede fayda ve gerek görüyoruz. Müslüman nesiller arasında selef'in mümtaz bir mevkii vardır. Dinî nasların tefsîr ve yorumunda onların görüşleri esastır ve… Devamını Oku


Muallimler Hazır Kuvveti Mi?

Muallimler Hazır Kuvveti Mi? Yukarda temas edildiği üzere Taif kuşatması sırasında Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in: Kaleyi terk ederek bize katılan köleler hürdür diye ilân ettirmesi üzerine Taif’i terkederek müslümanlar safına katılan on küsûr köleyi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) hem geçimlerini karşılamak ve hem de Kur'an ve Sünnet öğretmek üzere bir kısım müslümanlara teslim eder. Hürriyeti bağışlanan bu kölelerin teslîm edildiği kimseleri yakından tanıyınca şu durumu… Devamını Oku


VASIYYET KİTABI

37 VASIYYET KİTABI 1. Vasiyyet Edilmesini Emir 1. Abdullah b. Ömer (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyur­du: «Vasiyet edilebilecek bir mala sahip olan müslüman bir kişinin yanında vasiyeti yazılı olmadan iki gece yatması doğru değildir.»[1] îmam Malik der ki: Bizde ittifak edilen hüküm şöyledir: Sağlı­ğında ya da hastalığında, içerisinde bir kölenin kölelikten azat edilmesi veya başka bir şey yazılı olan bir vasiyette bulunan bir ki­şi, Ölünceye kadar bu vasiy… Devamını Oku


NİKÂH KİTABI

28 NİKÂH KİTABI 1. Kız İstemek 1. Ebû Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.) «Hiçbiriniz, (müslüman) kardeşinin evlilik teklif ettiği kadına evlilik teklif etmez»[1] buyurdu. [2] 2. Abdullah b. ÖmeKr.a.) den: Resûlullah (s.a.v.): «Hiç biri­niz, (müslüman) kardeşinin evlilik teklif ettiği kadını iste­mez» buyurdu. [3] îmam Malik (r.a.) der kî: —Allahu a'lem— Resûlullah (s.a.vj'in «Hiç biriniz, kardeşinin evlilik tekl… Devamını Oku


KONUŞMA KİTABI

56 KONUŞMA KİTABI 1. Sevilmeyen Sözler 1. Abdullah b. Ömer (r.a.)'den Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle bu­yurduğu rivayet edildi: «Bir kimse, müslüman kardeşine: Ey kâfir derse ikisinden birisi bu söze duçar olur.»[1] 2. Ebû Hureyre (r.a.)'den Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurdu­ğu rivayet edildi: «Bir kişinin insanlar kahrolsun dediğini işittiğinde (bil ki) o kişi onlardan en çabuk helake uğrayanı olur.»[2] 3. Ebû Hüreyre (r.a.)'den Res&ucirc… Devamını Oku


RÜ'YA TÂBİRİ (YORUMLANMASI) KİTABI

35- RÜ'YA TÂBİRİ (YORUMLANMASI) KİTABI Rü'ya» Kişinin uyku hâlinde gördüğü şeye ve uykuda bir §ey görmesi işine denilir. E 1 - H â f ı z, el-Fetih'te, yâni Fethu'I-Bâri isimü B u h â r 1 şerhinin (Rü'ya) Tâbiri Kitabı başlığı altındaki bölümün baş kıs­mında kişinin uyku hâlinde gördüğü rü'yanın mâhiyeti hakkında söylenen değişik sözleri ve muhtelif görüşleri beyân ve nakleder. Bun­ları buraya aktarmak bir hayli yer alır. Bu itibarla buraya naklet­mekten vazgeçmekle b… Devamını Oku


CİHÂD KİTABI

24- CİHÂD KİTABI Cihâd : Arab dilinde güçlük mânâsına gelen Cehd kelimesinden alınmadır. Şeriat ıstılahında ise, Allah adını yüceltmek için kâfirler­le savaşmak mânasına geiir. Allah yolunda cihâd, nefisle mücâdele mânâsına da gelir. Bu Kitâbda Allah yolunda savaşma ile ilgili ha­disler rivayet edilmiştir. Allah'ın adını yüceltmek maksadıyla kâfir­lerle savaşmak veya buna hazırlanmak farz-ı kifâye'dir. Fakat din düşmanı olan kâfirler İslâm ülkesine girdikleri zaman onlarla sa&s… Devamını Oku


VASİYYETLER KİTABI

22- VASİYYETLER KİTABI Vasâya, vasiyyet'in çoğuludur. Vasiyyet, bir şeyi tavsiye etmek, ısmarlamak ve tavsiye edilen şey mânâlarına gelir. Fıkıh ıstılahında ise vasiyyet, bir malın veya bir intifa hakkım te­berru suretiyle ölümden sonraya bağlamak üzere başkasına temlik et­mektir. Meselâ kişi sağlığında : Ben öldüğüm zaman şu malın falan kişi veya kuruluşa olsun, veya şu akarımın geliri bu hayır yoluna tahsis edilsin, der. İşte bu gibi temliklere vasiyyet denilir. Müslümanm, sağlığında v… Devamını Oku


CENÂİZ (CENAZELER) KİTABI

6 - CENÂİZ (CENAZELER) KİTABI Cenâiz: Cenazenin veya cînâzenin çoğuludur. Ölü demektir. Yâ hut ciriâze ölüye denir. Cenaze de na'şa denir. Bunun tersi de olabi­lir. Ölü ile tabut ve benzerinin toplamına da denilir. Kamus sahibi bu mânâların tümünü bildirmiştir. [1] 1 - Hasta Ziyareti Hakkında Gelen Hadîsler Babı 1433) Alî (Radtyallahü anh)'âen rivayet edildiğine göre. Resûlullah (Saflaahii Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerine örf ve âde… Devamını Oku


EZAN VE ONDAKİ SÜNNET KİTABİ

3 — EZAN VE ONDAKİ SÜNNET KİTABİ 1 — Ezana Başlama (Sebebinin Açıklanması) Babı Ezan Lügatta bir şeyi i'lâm etmektir. Şer-i Şerifte özel lafızlar­la namaz vaktinin girdiğini i'lâm etmektir. Ezanın beş vakit namaz için meşruluğu icmâ' ile sabittir. Meş­ruluğunun sebebi ise bu bâbtaki hadîslerde anlatılmıştır. Medine'de meşru kılınan ezanın başlangıcı Buhâri ve Müslim in Abdullah bin Ömer (Radıyallâhü anhü-mâ)'dan rivayet ettikleri şu mealdeki hadîstir: «Müslümanlar Medin… Devamını Oku






85 BURÛC SURESİ

85 BURÛC SURESİ GİRİŞ Adı: Surenin adı ilk ayette geçen 'buruc' kelimesinden alınmıştır. Nüzul zamanı: Muhtevasından da anlaşılacağı gibi sure, dinlerinden dönmeleri için Mekkeli müşriklerin müslümanlara şiddetli bir şekilde zulmettikleri ve onlara her türlü azabı reva gördükleri bir dönemde inmiştir. Konu: Bu surede kâfirler müslümanlara yaptıkları işkencenin kötü sonuçlarıyla uyarılmakta ve müslümanlar 'şayet uğradığınız işkencelere sabır ve metanet gösterirseniz, bunun karşılığında büyük bir… Devamını Oku


84 İNŞİKAK SURESİ

84 İNŞİKAK SURESİ GİRİŞ Adı: Surenin adı ilk ayette geçen 'inşikak' kelimesinden alınmıştır. İnşikak masdardır ve ayrılmak-yarılmak anlamlarına gelir. Bu kelime ile göğün yarılması kastolunmaktadır. Nüzul zamanı: Bu sure Mekke'nin ilk dönemlerinde nâzil olmuştur. Surenin muhtevasından müslümanlar üzerinde baskı-zulüm devrinin henüz başlamadığı anlaşılıyor. O dönemde müşrikler sadece Kur'an davetinin doğruluğunu yalanlıyor, kıyametin vukû bulacağını ve Allah'ın huzurunda toplanacaklarını inkâr ed… Devamını Oku


83 MUTAFFİFİN SURESİ

83 MUTAFFİFİN SURESİ GİRİŞ Adı: Sure adını birinci ayette geçen 'mutaffifin' kelimesinden almıştır. Nüzul zamanı: Muhtevasından da anlaşılacağı gibi, bu sure Mekke'nin ilk dönemlerinde nâzil olmuştur. O dönemlerde Mekkeliler'in zihinlerine ahiret düşüncesinin yerleştirilebilmesi için, peyderpey bu gibi sureler nâzil oluyordu. Bu surenin nâzil olduğu o dönemlerde, Mekkeliler çarşılarda, yollarda, meclislerde ve Müslümanları nerede görürlerse, onlara sataşıyor ve onlarla alay ediyorlardı. O zaman… Devamını Oku


39 ZÜMER SURESİ

39 ZÜMER SURESİ GİRİŞ Adı: Bu surenin adı 71 ve 73. ayetlerde geçen "Zümer" kelimesinden alınmıştır. Nüzul zamanı: Bu surenin 10. ayetinde "Allah'ın arzı geniştir" şeklinde bir ifade geçmektedir. Bu ifade, surenin müslümanların Habeşistan'a hicret etmelerinden önce nazil olduğuna bir karine teşkil etmektedir. Nitekim bazı rivayetlerde (Ruhu'l-Meani, c: 23, sh: 226) Hz. Cafer bin Ebi Talib ve arkadaşlarının Habeşistan'a hicret etme niyetleri üzerine nazil olduğu bildirilmektedir. Konu: Surenin tü… Devamını Oku


38 SÂD SURESİ

38 SÂD SURESİ GİRİŞ Adı : Açılış harfi (sad), surenin adı olmuştur. Nüzul zamanı : İleride de açıklanacağı gibi Hz. Peygamber (s.a) Mekke'de İslâm'ı açıkça anlatmaya başladığı zaman, daveti Kureyş'in ileri gelenleri arasında bomba etkisi yapmıştı. Bu bakımdan surenin, risaletin 4. yılında nazil olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim bazı rivayetlere göre bu sure, Hz. Ömer İslâm'a girdikten sonra nazil olmuştur. Hz. Ömer'in ise, Habeşistan hicretinden sonra müslüman olduğu bilinmektedir. Fakat surenin… Devamını Oku


61-Saf

61-Saf 1- Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ı tesbih etmiştir. O üstündür, hikmet sahibidir. Bütün bir evrenin üstün güç sahibi, herşeyi eksiksizce yerleştiren yüce Allah'a boyun eğdiği surenin başında dile getiriliyor. Bu sure müslümanlara, bağlı bulundukları islamın, Allah'ın dininin son halkası olduğunu, Allah'ın birliğine dayalı bu dinin bekçilerinin kendileri olduğunu açıklamaktadır. Kafirlerin ve müşriklerin inkarlarını ve ortak koşmalarını red etmektedir. Müslümanları bu dinin za… Devamını Oku


NASR SURESİ

NASR SURESİ Medine'de inmiştir, 3 âyettir. Takdim Nasr sûresi Medine'de inmiştir. Bu sûre Mekke'nin fethinden bahse­der. Bu fetihle müslümanlar kuvvetlenmiş, İslâm Arap yarımadasında ya­yılmış, şirk ve sapıklığın tırnakları sökülmüştür. Bu feth-i mübîn ile insan­lar Allah'ın dinine girmiş, İslâm bayrağı yücelmiş ve putperestlik yıkılmış­tır. Vukuundan önce Mekke fethinin haber verilmesi, Hz. Muhammed (a.s)'-in peygamberliğinin doğruluğunu gösteren en açık delillerdendir. Bismillâhirrahmânirrahîm… Devamını Oku


8 BÖLÜM

KEŞFU’L-HAKAYIK ‘an NÜKEKTİ’L-ÂYÂTİ ve’d-DEKAYIK’’IN III. CİLDİ 30/84 RÛM SÛRESİ 0/1- Bismillahirrahmanirrahim. 1/2- Elîf. Lâm. Mîm. (Bu mübarek sûrenin adıdır.) [Fakat, Kur’an ilimlerine göre bu sûrenin adı Rûm sûresidir.] Tefsir: Hz. Peygamber (sav)’in peygamberliğinin beşinci (m. 613) yılında birbiriyle komşu olan Bizans ile Sasaniler, aralarında kanlı bir savaşa girmişlerdi. Romalıların yenilgi haberi Mekke’ye ulaştığı zaman (Sasaniler, müşrik olduğu için) müşrikler sevinmiş ve Müslümanlara… Devamını Oku


111-Tebbet Suresi

[Mekkîdir, beş âyettir.] (Ebu-Leheb ve hurma lifi anlamına gelen Mesed sûresi de denir) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Elleri kuruyasıca Abû-Leheb ve kendi, kurudu da. 2- Malı da bir fayda vermedi ona, kazandığı da. 3- Alev-alev yanan bir ateşe atılacaktır o da. 4- Ve odun hamalı, karısı da.[1][2][3] 5- Hurma lifinden örülmüş bir ip de güzelim boynunda. ——————————————————&mdas… Devamını Oku


109 – KÂFİRûN SÛRESİ

109 – KÂFİRûN SÛRESİ Mekke’de nâzil olmuş olup 6 âyettir. Bu sûre, adını ilk âyetinden almaktadır. Müslümanların kâfirler karşısında kesin kararlı olarak tevhide sarılmalarını, bununla beraber kâfirleri dini kabul etmeye zorlamayıp kendi tercihlerine bırakmalarını bildirir. Müşrik yerine kâfir kelimesi kullanılarak Hz. Peygamberin dinine inanmayan bütün gruplara hitab edilmektedir. Kâfir kavramı hakaret anlamı taşımaz. Kâfirler “Hz. Muhammed’in elçiliğini inkâr edenler ve… Devamını Oku


94 – İNŞİRÂH SÛRESİ

94 – İNŞİRÂH SÛRESİ Mekke’de nâzil olmuş olup 8 ayettir. Bu sûre adını ilk ayetinde geçen bir kelimeden almıştır. Allah Teâlanın, Resulünün kalbini ferahlandırmasını ifade eden bu neşrah kelimesi sûrenin esas konusunu teşkil etmektedir. Çok ağır olup, onun belini çatırdatan risalet ve tebliğ meşakkati, Allah’ın ihsanı ile hafiflemiştir. Hz. Peygamber (a.s.)’a tâbi olarak tebliğ ve hakka hizmet vazifesini devam ettiren bütün müslümanlara da bu sûre mühim bir kuvvet k… Devamını Oku


Esma'ya Mektup // Dursun Ali Erzincanlı

Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın liderlerinden Muhammet El Belteci'nin Şehit olan kızına yazdığı mektup... "Sevgili kızım ve değerli öğretmenim... Sana elveda demiyorum bilakis yarın görüşmek üzere. Başı dik tuğyana isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her zaman derslerinde birinci o… Devamını Oku




İSLAM’DA ÇOCUK EĞİTİMİ

Çocuk, ana baba elinde bir emanettir. Çocukların temiz kalbleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır. Bunun gibi çocuk da neye meylettirilirse, oraya yönelir. Eğer hayrı adet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür. Çocuklara iman, Kur’an ve ALLAHü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler. Bu saadete ana-baba ve hocalar… Devamını Oku


Müslümanların En Büyük Üç Düşmanı

Bunlardan birincisi ‘cehalet‘tir. Cehaleti bilgiyle, hikmetle, ilimle yenmeliyiz. İslam dini cehaletle birlikte varlığını sürdüremez. İslam dini bir ilim ve medeniyet merkezidir. İkinci büyük düşman ‘fakirlik‘tir. Küfürle fakirliği eşdeğer kabul etmiştir. Bu düşmanı yenmemizin yolu üretmekten ve çalışmaktan geçer. Üçüncü büyük düşman ise ‘tefrika‘dır. Ayrılık ve gayrılıktır. İslam kardeşliğini yeniden ihya ederek her türlü tefrikayı ortadan kaldırmalıyız. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet… Devamını Oku



10 Maddeyle Peygamber Efendimizin Yemek adabı

Alemlerin resülü Hz.Muhammed(s.a.v) örnek hayatı ile bizlere adeta bir rehber niteliği taşımaktadır. Onun güzel yaşantısını örnek alan bir müslüman hayatının daha da güzelleştiğini görecektir. Hz.Muhammed(s.a.v)’nin yemek adabı nasıl dı? yemekte uyguladığı sünnetler nelerdi? Bu soruların cevaplarını bir araya getirdik. 1Yemeğe Besmele ile Başlamak Peygamber efendimiz yemeğe besmele ile başlardı. Peygamber efendimizin en önemli sünnetlerinden biriside yemeğe başlamadan önce mutlaka besmele çekerd… Devamını Oku


Milliyetçilik, ırkçılık hakkında bilgi verir misiniz? Kendi milletimi diğer milletlerden daha fazla sevmem caiz midir?

Değerli kardeşimiz, İnsanın kendi milletini ve vatanını sevmesi caizdir; ancak kendi milletini üstün görmesi doğru değildir. İslam dini insanın üstünlüğünü Allah'a kulluktaki ölçüye göre belirlemektedir. Bu bakımdan hangi milletten olursa olsun, Allah'a kim daha çok kulluk ederse o insan daha üstündür. Öyle ise Allah katında üstün olan bizim yanımızda da üstün olmalıdır. Aksi takdirde kendi milletimizden olan bir dinsizi farklı milletteki bir Müslümandan daha çok sevmek ve onu üstün görmek doğru… Devamını Oku


Yetmiş üç fırka ne demektir? Müslümanlar niçin yetmiş üç fırkaya ayrıldılar?

"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat (fırka-i naciye) olacaktır." hadisini açıklar mısınız? Değerli kardeşimiz, Peygamberimiz (s.a.s), "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır." buyurmuş. Ashab sormuşlar: "Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?" Şöyle cevap vermiş: "Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."(Tirmizi, İman,18; İbnu Mace… Devamını Oku


Müslümanların çile çekmesinin sebebi nedir? Dünyada çile çekenler, zulme uğrayanlar hep Müslümanlar. Afganistan, Filistin, Irak, Çeçenistan gibi ülkelerde Müslümanlar ızdırap içindeler. Neden?

Cevap Değerli kardeşimiz, Geçmişte olduğu gibi günümüzde de saadet ve refah çoğu zaman karıştırılıyor. Bu yanlış değerlendirme, istikbale de intikal edeceğe benzer. Bazıları, servet ve makamı, şan ve şöhreti, lüks ve debdebeyi saadetle aynı zannederler. Halbuki çevrelerinde nice insanlar görürler ki, dünyanın her türlü imkânına kavuşmuş ve diledikleri her zevki tatma gücüne sahiptirler, ama mesut değildirler. Kimi hanımıyla geçimsizdir, kimi oğlunun haylazlığından dertlidir. Kimi, annesinin aman… Devamını Oku


Allah'a şartlı olarak kulluk etmek ne demek?

Soru Detayı - Hac Suresi 11. ayeti açıklayabilir misiniz? - Bu ve benzeri kötü alışkanlıklardan kurtulma yöntemlerini de söyleyebilir misiniz? Cevap Değerli kardeşimiz, Soruda geçen ayet, inkarını gizleyen ve diliyle iman ettiğini iddia eden münafıklarla ilgilidir. Ancak her Müslümanın, her ayetten alacağı dersler, ibretler vardır. Ayette belirtilen durumlara düşmekten sakınmalıdır. Ayetin meali şöyledir: “İnsanlar içinde kimileri vardır ki, Allah'a şartlı olarak kulluk eder; öyle ki kendisine b… Devamını Oku


Müslümanlar için hangi yönetim modeli idealdir? Cumhuriyet, demokrasi İslam'a aykırı mıdır?

Müslümanlar için hangi yönetim modeli idealdir? Cumhuriyet, demokrasi İslam'a aykırı mıdır? Soru Detayı AllahTeala bizlerin şeriatla yönetilmemizi mi istiyor. Birçok ülke şeriatla yönetilen bir devlet için mücadele veriyor. Türkiye'de de birçok kesimde de şeriat ülkesi hayali var. Nedir bizler için doğru olan?.. Medine'de ilk kurulan şeriat devletini kopya etmek zorunda mıyız? Cevap Değerli kardeşimiz, İlk olarak konunun can alıcı sorusunu soralım: - İslami inanca sahip olan bir toplumun belirli… Devamını Oku


"Namaz kılmaya zamanım yok, çok çalışıyorum" diyenlere nasıl cevap verebiliriz?

"Namaz kılmaya zamanım yok, çok çalışıyorum" diyenlere nasıl cevap verebiliriz? Cevap Değerli kardeşimiz, Önemini bilmemek: Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşim var, sonra kıların”, “Neyse, sonra kaza ederim” gibi cümleler kullanırlar. Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur. Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak bana iba… Devamını Oku



Şii mezhebi hak mıdır? Şiiler Müslüman sayılabilir mi?

Şii mezhebi hak mıdır? Şiiler Müslüman sayılabilir mi? Cevap Değerli kardeşimiz, İslam'ın ve imanın şartları bellidir. Buna göre ismi ne olursa olsun, şartları uygun olan herkes Müslümandır. Bir isim adı altında bir fırkayı veya bir mezhebi küfürle itham etmek doğru değildir. Hak bir mezhep olmayan ve Ehl-i sünnet içinde kabul edilmeyen Şia'nın doğuşu ve fikirleri ile ilgili bazı bilgiler şöyledir: En büyük hidayet meşalesi olan Kur'ân-ı Azimüşşân'ın nâzil olmasıyla bütün insanlık âleminde yepye… Devamını Oku


Arapça öğrenmek her Müslümana farz mıdır?

Arapça öğrenmek her Müslümana farz mıdır? Cevap Değerli kardeşimiz, Hayır, Arapça öğrenmek her Müslümana farz değildir. Ancak farz-ı kifayeolduğu söylenebilir. Arapça, Kur'an-ı Kerîm’in ve hadislerin dili olması hasebiyle Müslümanlar için çok önemli bir dil olmuştur. Temel İslâm bilimleri olan tefsir, hadis, fıkıh ve kelâmın ana kaynaklarının bu dil ile yazılmış olması, bu önemi daha da artırmıştır. Bu öneminden dolayı, bazı âlimler Arapça öğrenmeyi farz-ı kifâyeden saymışlardır. Ancak bu âlimle… Devamını Oku


İslam Devleti, tüm Müslüman kadınların başını örtmesini zorunlu kılabilir mi?

İslam Devleti, tüm Müslüman kadınların başını örtmesini zorunlu kılabilir mi? Cevap Değerli kardeşimiz, Alimler bu konuda iki farklı görüşe sahiptir. “Dinde zorlama yoktur.” mealindeki ayeti, “İmanda zorlama yoktur.” şeklinde anlayanlara göre, iman ettikten sonra bunun gereği olan Allah’ın emirleri dahilinde hareket etmek gerekir. Bu ayetten “İslam’da zorlama yoktur.” şeklinde anlayanlara göre, iman dışında hiçbir amel konusunda bir zorlama yoktur. İlginçtir ki, Kur'an’da baş örtüsü emri verilir… Devamını Oku


Bayanlar pantolon üzerinden dize kadar uzun bir kıyafet giyerek namaz kılabilir mi?

Bayanlar pantolon üzerinden dize kadar uzun bir kıyafet giyerek namaz kılabilir mi? Değerli kardeşimiz, Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır. Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz. Bu meseleye esas teşkil eden had… Devamını Oku


Hz Alının Yahudiye cevabi

Hz Ali Birgün bir yahudi, Hz. Ali’ye gelerek demiş ki: – “Yâ Ali! Bana öyle bir sayı söyle ki bu sayı hem 2’ye, hem 3’e, hem 4’e, hem 5’e, hem 6’ya, hem 7’ye, hem 8’e, hem 9’a, hem 10’a tam olarak bölünebilsin!” Hz. Ali, yahudiye, “Peki bu suâlini cevaplarsam, müslüman olur musun?” diye sormuş… Yahudi Hz. Ali’nin bu teklifini kabul edince, Hz. Ali ona şu cevabı vermiş:– “Hafta’nın günlerini ay’ın günleriyle; çıkan sonucu ise sene’nin günleriyle çarp! Elde edeceğin sayı, hem 2’ye, hem 3’e, hem 4’… Devamını Oku


Ye'cûc ve Me'cûc / Yecüc ve Mecüc, Türkler mi?

Soru Detayı - Yecüc Mecüc ile ilgili Hz. Ömer’in böyle sözleri var mı, varsa nasıl anlamalıyız? “İran’a gönderilen İslam orduları Türklerin yaşadığı Horasan’ı işgal edince, Hz. Ömer düşüncelerini şöyle belirtir: Ceyhun nehri ile aramızda ateşten bir deniz olmasını ne kadar isterdim. Çünkü oraların ahalisi Türkler oradan çıkacak ve üç defa dağılarak dünyayı istila edeceklerdir. Üçüncüsü onların sonu olacaktır. Bu bela ve musibetin Müslümanların üzerine gelmesinden ziyade Horasan ehlinin üzerine g… Devamını Oku


Kudüs neden Yahudiler ve Hıristiyanlar için de önemlidir?

Soru Detayı Kudüs bildiğimiz gibi Müslümanların Kabe’den önceki kıblesiydi. Peki Kudüs neden Yahudiler ve Hıristiyanlar için de önemlidir? Kudüs’te bulunana Zeytin Dağı hikayesi gerçek mi? Cevap Değerli kardeşimiz, Kudüs, üç ilâhî dinde de önemli bir yere sahip olan ve kutsal sayılan bir şehirdir. Yahudilik’te Kudüs Kudüs şehri Tevrat’ta sadece bir defa Salem adıyla zikredilmektedir. (Tekvîn, 14/18) İshak’ın kurban olarak takdim edildiği Moriah dağının Süleyman Mâbedi’nin yapıldığı yer olduğu id… Devamını Oku


Beyaz Ev'in (Saray'ın) fethedileceğine dair Peygamberimizin hadisi var mı?

Cevap Değerli kardeşimiz, Cabir bin Semure (Radıyallahu Anh)'dan rivayet edilmiştir. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki; "Müslümanlardan bir çetecik beyaz evi fethedeceklerdir."(Müslim, İmare: 10, N: 1822) Gerçi bu hadis-i şerif Acem Kralı'nın sarayından bahsetmekte ise de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın bazı sözleri, kıyamete kadar geçerli olabileceğinden, bu hadis-i şerif Beyaz Saray'ın fethine de işaret olabilir. İstanbul'un fethinin gerçekleştiği gibi, bu müjd… Devamını Oku


Biz İslâm’ın neresindeyiz?

İbadetlerden ictimaî, siyasi, hukuki, ahlaki… hayata kadar her alanda İslâm’ın istediği insan ile bugün Müslümanım diyen insanlar arasındaki farka dikkat çekmek lazım; bu açıklığı fark etmek bile kulluk yolculuğunda önemli bir adımdır. “Ümmetin üzerine bu ölü toprağı nasıl saçıldı, ümmet bu hale nasıl geldi?” Çünkü gücü ve saygınlığı, Allah’a dayanıp müminlerle bir olmakta değil, ötekilere yamanmakta aradı ve çünkü imanı zayıfladı. Bu düşünceyi ilham eden birkaç ayetin meallerini sunuyoruz: “Kim… Devamını Oku


Cehennemlik Müslümanların, cezasını çektikten sonra cennete gireceği bir ayette açıkça belirtilmiş midir?

“Allah dilediğini affeder, dilediğini azaba uğratır.” (Bakara, 2/284; Al-i İmran, 3/129; Maide, 5/18,40) mealindeki ayetlerde müminler söz konusudur. Çünkü kâfirlerin affı diye bir şey olmaz. O halde, ayetin işaretinden şunu anlıyoruz: “Allah, günahkâr müminlerden, dilediğini affeder, dilediğini azaba uğratır, daha sonra cennete alır.” Şu hadis-i şerif bu manayı desteklemektedir. Hz. Peygamber (asv) şöyle buyurmuştur: “Cennetlikler cennete, cehennemlikler de cehenneme girdikten (ve ancak Cenab-ı… Devamını Oku


Müslüman erkek / kadın ahlakı nasıl olmalıdır?

Soru Detayı - Hadis ve ayetlerde Müslüman erkek/kadın ahlakı nasıl olmalıdır? PeygamberAşığı19 tarafından Sa, 10/06/2014 - 12:39 tarihinde gönderildi Cevap Değerli kardeşimiz, Kur'an ve hadislerden elde edilen bilgilere göre, -özetle- kadın / erkek her Müslüman: - Allah’a ve ahiret gününe iman eder. Dünyanın fitnelerine ve şeytanın hilelerine karşı dikkatlidir. Rabbi’ne ibadet eder, emirlerini yerine getirir, yasaklarından kaçınır. Allah’a tam bir teslimiyet içindedir. Rabbi’ne çokça tövbe eder;… Devamını Oku


Parmak çıtlatmak namazı ve abdesti bozar mı?

Soru Detayı - Parmak çıtlatmak namazı bozuyorsa, abdesti de bozar mı? Anonim tarafından Pa, 25/06/2017 - 00:02 tarihinde gönderildi Cevap Değerli kardeşimiz, Camide, namaz için safa girerken, namaza dururken ve namaz içinde parmakları çıtlatmak mekruhtur, ancak namazı veya abdesti bozmaz. Müslümanın her yerde, özellikle cami ve mescitlerde edep, terbiye, nezaket ve saygı kurallarına riayet etmesi sünnettir. Zira Müslüman kişi iman nuruyla aydınlandığı ve böylesine paha biçilmez manevi bir cevher… Devamını Oku


Müslümanların karşı cinsten (kızla / erkekle) yabancı bir insanla chatleşmesi, normal konularda forum sitelerinde, internette (msn) konuşması caiz midir?

Soru Detayı Bilgisayar, telefon ile sanal ortamda çet yapmak / çetleşmek caiz midir? Sorularlaislami... tarafından Çar, 19/08/2009 - 00:00 tarihinde gönderildi Cevap Değerli kardeşimiz, Bir Müslümanın başka Müslüman kardeşleriyle ister karşılıklı isterse sanal ortamda olsun konuşup dertleşmesi güzel bir şeydir. Ancak bu aynı cins olanlar içindir. Bir erkeğin bir kadınla konuşması ise bazı yönlerden dikkat etmeyi gerektirir. Örneğin aşk, sevgi, gıybet, yalan ve şehevi hisleri uyandıran şeylerden… Devamını Oku


Müslüman aklı ile düşünmek nasıl olur?

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün farklı oluşunda aklıselim sahipleri (ulu’l-elbâb, lübb sahipleri) için elbette ibretler vardır. Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle niyazda bulunurlar): “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!” (Âl-i İmran, 3/190-191). Yukarıda mealini okuduğumuz âyetlerde Allah Teâlâ, Müslüman aklına ve onunla ulaşılan bil… Devamını Oku


Hapşıran/aksıran kişiye nasıl hitap etmek gerekir? Çok yaşa demek doğru mu?

Cevap Değerli kardeşimiz, Hapşıran bir Müslümanın "elhamdülillah" demesi, orada bulunanların da hapşıran kişiye, "yerhamükellah / Allah sana rahmet etsin." diyerek mukabelede bulunması, hapşıran kişinin de tekrar, "yehdîkümullah / Allah (c.c.) bize ve size hidayet etsin." demesi, Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin sünnet-i seniyyesidir. Eğer, olduğu yerde kalmış olsa, bir takım kalıcı dertlere sebep olacak olan, dimağda toplanmış bulunan buharın hapşırarak çıkmasıyla, hapşıran kişiye bir nimet v… Devamını Oku


Müslümanlar için hangi yönetim modeli idealdir? Cumhuriyet, demokrasi İslam'a aykırı mıdır?

Soru Detayı AllahTeala bizlerin şeriatla yönetilmemizi mi istiyor. Birçok ülke şeriatla yönetilen bir devlet için mücadele veriyor. Türkiye'de de birçok kesimde de şeriat ülkesi hayali var. Nedir bizler için doğru olan?.. Medine'de ilk kurulan şeriat devletini kopya etmek zorunda mıyız? bielefeld tarafından Per, 24/08/2006 - 22:57 tarihinde gönderildi Cevap Değerli kardeşimiz, İlk olarak konunun can alıcı sorusunu soralım: - İslami inanca sahip olan bir toplumun belirli bir yönetim şekli var mıd… Devamını Oku


Nevruz Bayramı (veya nevroz) kutlayan Müslüman, dinden çıkar mı?

Cevap Değerli kardeşimiz, Nevruz’un lügat mânâsı yeni gün demektir. Eski İranlıların yılbaşı olarak bildikleri günün adıdır. Nevruz, güneşin hamel (kuzu) burcuna girdiği gün olup, Milâdî Mart’ın 22’sine rastlar. Bugün, ilkbaharın başlangıcı, bitkilerin toprak yüzüne çıktığı, ağaçların yeşerdiği, hayvanların inlerinden, kuşların yuvalarından çıkıp dünyayı şenlendirdiği bir gün olarak bilinir. Bugün İran ve Irak’ta halen bayram olarak kutlanır. Nevruz’un dinî bir mahiyeti olmamakla berebar, mahlûk… Devamını Oku


Regaib Gecesi Peygamber Efendimizin anne rahmine düştüğü sözünün bir aslı var mı?

Cevap Değerli kardeşimiz, Bazı fezâil kitaplarında ve bunlara bağlı olarak kimi Müslümanlar arasında Reğâib gecesinin, Peygamberimiz’in dünyaya teşriflerinin ilk halkasını teşkil eden anne rahmine şeref verdiği gece olduğu şeklinde yaygın bir telakki vardır. Ancak bu gece ile velâdet-i Nebeviyye arasındaki müddet, bu telakkinin doğru olmadığına işaret etmektedir. Şu kadar var ki Hz. Âmine’nin Fahr-i Âlem Efendimiz’i hâmil olduğuna bu geceden itibaren muttali olmuş olabileceği akıldan uzak değild… Devamını Oku


Kıyamet günü Arş'ın gölgesinde gölgelenecek olan yedi grup kimlerdir? Hangi özellikler buna neden olmaktadır?

Cevap Değerli kardeşimiz, Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: - Adil devlet başkanı, - Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, - Kalbi mescitlere bağlı Müslüman, - Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan, - Güzel ve mevki sahibi bir kadının be… Devamını Oku


Ramazan orucunu tutmayan bir kimsenin ahiretteki cezası nedir?

Cevap Değerli kardeşimiz, Oruç tutmak Müslüman olmanın bir şartıdır. İslamı kabul eden, kendisini Müslüman olarak gören ve "Elhamdülillah Müslümanım" diyen bir insanın Ramazan orucunu tutması, her şeyden önce Allah'a verdiği sözü yerine getirmesidir. Müslim / Müslüman, "teslim olmak, selamette bulunmak" demektir. Kendisini bütünüyle göklerin ve yerin Sahabine teslim eden bir Müslümanın Ramazan girer girmez bu teslimiyetin bir gereği olarak oruç ibadetine önem verir, kulluğunu yerine getirir. Bun… Devamını Oku


Filistin için yapılan dualar kabul olmuyor mu ?

Soru Detayı Dualarımız gerçekleşmiyorsa amacına ulaşmamış mıdır? Dua ile kader ilişkisini açıklar mısınız? İsrail’in 2008’den beri Filistinlilere yaptığı işkenceleri bilmekteyiz. Yıl yıl artan bu işkence ve ölümlere karşı İslam aleminde de her gün Filistin adına artan dualarımız oldu. Her namazda imamlarımız Allah'tan yardım istedi. Ayrıca tüm dualarda tüm İslam aleminin refah ve huzuru için ayrıca bir bölüm bulunuyor. Tüm bunlara rağmen Müslüman toplumu olan Filistinli kardeşlerimize Yahudiler… Devamını Oku


v