Arama Yap

Aranan islam

Namaz kılan Müslüman avı başladı!

Polisin 3 eyalette Müslüman öğrencileri takip ettiği, en mahrem bilgilerine kadar incelediği ortaya çıktı. Hollywood filmlerinde kahraman olarak lanse edilen Amerikan New York Polis Departmanı’nın (NYPD) New York, New Jersey, Pennslyvania gibi eyaletlerdeki Müslüman öğrencileri fişlediği ortaya çıktı. NYPD, üniversitelerde öğrenim görenMüslüman öğrencileri takip edip haklarında dosyalar tutmuş.Müslüman öğrencilere zaman zaman elektronik posta göndererek öğrencilerin İslamiyet ile ilgili neler ko… Devamını Oku


İslam kardeşliği gölgeleniyor

Görmez'in Diyanet İşleri Başkanlığını devralmasının ardından ilk kez bir araya gelen ikilinin görüşmesinde, son günlerde basında yer alan İslam dünyasındaki mezhep çatışmaları gündeme geldi. İslam dünyasının muhtelif bölgelerinde son zamanlarda siyasi ihtilafların mezhep ayrımcılığı şeklinde ortaya çıkmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Görmez, mezhepçilik, grupçuluk ve hizipçiliğin İslam kardeşliğini gölgeleyecek çatışmacı bir kimliğe dönüşmesinin kendisini İslam dünyasının geleceği açıs… Devamını Oku


En büyük rehber Hz. Peygamber

Üstad Bediüzzaman Hazretleri bütün büyük İslam alimleri gibi, hayatı boyunca Resul-ü Ekrem (asm)'ı kendine rehber yapmış, sünnet-i seniyeye harfiyen uyarak bir ömür sürdüğü gibi asrımız insanlarını da sünnete uymaya davet etmiştir. Bu davet için, “Sünnet-i Seniye Risalesi, Mucizat-ı Ahmediye, Miraç Risalesi” gibi müstakil Risaleler telif etmiştir. O, hususen bu zamanın dehşetli manevî yaralarının reçetesinin sünnet-i seniyyeye sarılmakta olduğunu “Ümmetimin fesada düştüğü bir zamanda kim benim s… Devamını Oku


Peygamberimiz hayatında, hiç ESNEMEMİŞ olabilir mi?

Sizlere bu konuda bir örnek vermek istiyorum. Lütfen bu örnekten yola çıkarak, bu söylenenleri değerlendiriniz, daha sonrada buna benzer yüzlerce hatta binlerce yanlışın ardı sıra nasıl gittiğimizin de değerlendirmesini, lütfen kendi nefsinizde yapınız. Aşağıdaki rivayet bilgileri, günümüzde çok güvenilen Buhari ve Müslim in hadis nakillerinden alınmıştır. Lütfen aşağıdaki sözleri önce değerlendirelim, daha sonra da, günümüz ilminin esneme konusuna verdiği cevaba bakalım. Acaba birileri İslam in… Devamını Oku


Diyanet: Bu geceye özel namaz şekli yok!

Zeki Sayar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İslam dininde bazı zaman ve mekanların önemli olduğunu belirtti. Kandil gecelerinin değerli zaman dilimleri olduğunu dile getiren Sayar, ''Regaip Kandili'nde bütün bir hayatın muhasebesi, üç ayların manevi hazırlığı yapılabilir'' dedi. Üç aylar olarak bilinen kameri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan'da birçok salih amelin işlenebileceğini ifade eden Sayar, Regaip Kandili'nde şunların yapılabileceğinisöyledi: ''Üç ayların başlangıcı, Recep ayının ilk c… Devamını Oku


İşleri dinimiz, dinleri de dinimiz!

Timetürk yazarlarından Emrah Eker,Güney Kore'ye gitti gördü ve müslüman olmaktan utandığını yazdı. Kaş yapayım derken göz çıkarmak bu olsa gerek! yoksa bu yazıya 'göz çıkarmak niyetiyle kaş yapıyor görünmek' demek daha mı doğru olur bilinmez. Bunu okuyucunun takdirine bırakıyoruz. Müslümanlardan daha erdemliler: Sizce hangimiz daha erdemli bir toplumu oluşturuyoruz? Biz Müslüman Türk toplumu veya diğer İslam toplumları mı, yoksa gayrimüslim Güney Kore toplumu mu? Budizm, Konfüçyanizm, Taoizm, Hı… Devamını Oku


Sisteme Uyumlu ''Ilımlı İslam''

Atasoy MÜFTÜOĞLU - İslamı Protestanlaştırma Çabaları ve Küresel Sisteme Uyumlu -Ilımlı İslam Atasoy Müftüoğlu, İLKAV'da düzenlenen konferansta ''İslam'ı Protestanlaştırma Çabaları ve Küresel Sisteme Uyumlu 'Ilımlı İslam''' üzerine konuşma yapmıştı. Bu konuşma, video sitesi Youtube'a yüklendi. Devamını Oku


Üstad Benna'dan gençlere

Hasan el Benna ve Seyyid Kutub gibi hareket adamlarının İslam dünyasındaki asıl takipçisinin kim olduğuı ciddi tartışma konusudur. Kimileri İhvan Hareketinin zaman içinde dönüştüğü ve ilk liderliğin kabul etmediği yöntemleri kullandığını ve direniş metodolojisini değiştirdiğini savunup İhvan'ın asıl temsilcisinin Küresel Cihad yanlıları olduğunu düşünüyor. Onlara göre İhvan yarı çözümleri kabul ediyor, demokrasiyi Tunus'ta Gannuşi liderliğindeki Nahda partisinin yaptığı gibi amaç ve en güzel yol… Devamını Oku


Hz. Yusuf kıssası Macarca'ya çevrildi

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Macaristan seyahatinde, kendisinden kitap tavsiyesi isteyenlere, Hz.Yusuf'un (a.s.) hayatıyla ilgili bir kitap tavsiye edince, Macar Müslümanları, Mahmut Sami Ramazanoğlu Hoca'nın kitabında karar kılmışlar. Bundana sonra da, dört sene önce, Kur'-an-ı kerim'in Macarca meali için Macar ilim adamlarıyla aynı heyette yer alan Halime Zsuzsanna Kişş kitabın tercümesine başlamış. Macaristan'da tebliğle uğraşan Ahmet Barışcıl… Devamını Oku


Hoş geldin ya şehr-i Ramazan

İçinde bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir gecesini barındıran rahmet ayı, 11 ayın sultanı Ramazan tüm ihtişamıyla geldi. Müslümanlar bugün ilk teravih namazını eda etmek için camilere akın edecek, gece ise ilk sahura kalkılacak. SELAMUNALEYKUM Diyanet İşleri Başkanlığı bu Ramazan'da selamlaşmayı öne çıkaracak. Peygamberimizin (sav) Aranızda selamı yayın hadisi şerifinden hareketle Müslümanların birbirlerine olan güven, sevgi ve saygılarının artması için bu Ramazan'ın ana teması olarak se… Devamını Oku


Görmez'den Uyarı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun kimseyi ötekileştirmemenin, “İslam kardeşliği” adına en önemli çabaları olduğunu belirterek, “Din, tek tip vatandaş oluşturmanın aracı değildir. Modernleşme sürecinin başlangıcında Diyanet’in mezheplerden uzak duruşu, doğal olarak çoğunluğun yapısı gereği Sünni-Hanefi anlayışın yorum ve pratikleri Diyanet’in gayri resmi olarak mezhebini Hanefilik olduğu izlenimini ortaya çıkarmıştır ki, bu algı kırılmalıdır” dedi.… Devamını Oku


Kur'an'a Bir Yasak Daha

Batı Trakya Türk azınlığının tepkisine rağmen ‘’240 İmam Yasası’’ uygulanmaya başladı. Yasa uyarınca, Müslüman öğrencilere din dersi vermek üzere devlet okullarına atanan din adamları, İslâm dini ve Kur’an-ı Kerim’i yalnızca Yunan dilinde anlatabilecek. Yunanistan’da 2007’de kabul edilen ancak Batı Trakya Türk azınlığının tepkisi nedeniyle yürürlüğe konulmayan “240 İmam Yasası” fiilen uygulanmaya başlandı. Yunanistan’da geçen yıl parlamentoda kabul edilen, “240 İmam Yasası”na ek olarak, “Batı Tr… Devamını Oku


Hoşgörü mü, müsâmaha mı?

Hüseyin AVNİ tarafından kaleme alınan, hoşgörü ve müsamaha kavramlarına açıklama getiren yazıyı siz değerli takipçilerimize sunuyoruz... اَعُوذُ بِااللهِ مِنَ اَلشَّيْطَانِ اَلرَّجِيمِ بِسمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحيِم اَلْحَمْدُ الِلّهِ رَبِّ الْعاَلَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ وَأَلِه اَجْمَعِينَ Hoşgörü, yenilerde uydurulmuş hoş görmek manasında. bir masdardır. Hoş kelimesi de, fârisîce bir lafız olup manası, iyi[1] ve güzel [2] demektir. Hoş görmek terkîbi de,… Devamını Oku


İslâm-siyaset ilişkisinin tuhaf izdüşümleri

Hıristiyan takvimine göre yirminci yüzyılla başlamış ve idrak etmekte olduğumuz asrı da kuşatan temel atıfların başında ‘insan hakları’ vurgusu geliyor. İşin ironik yanı ise, ‘insan hakları ihlâli’ olarak işaretlenebilecek tonlarca hadisenin de aynı zaman diliminde cereyan etmiş olması… İnsanlık onurunun bu ölçüde ayaklar altına alındığı, kapitalist döngünün hayata neredeyse tümüyle hâkim olarak hemen her değeri metalaştırdığı bir devrin, en üst perdeden dillendirilen argümanının insan haklarına… Devamını Oku


Kredi kartının İslam hukukundaki yeri

Bunların en bariz olanı; sözleşmelerin 8. maddesi olan, yerine göre temerrüt yerine göre de nema faizinin verilmesini taahhüt etmektir. Yani banka, kart sözleşmesinde taksitlendirme veya borcu geciktirme üzerine açık bir şekilde faiz alacağını ifade etmiştir. Kart hamili de bu sözleşmeyi imzalayarak faiz vereceğini taahhüt etmiş olacaktır. Aynı zamanda kart hamili, nakit çekme durumunda da faiz vereceğini kabullenmiş ve akdi bunun üzerine yapmıştır. Kart sahibi, her ne kadar borcunu geciktirmeye… Devamını Oku


Bir İslam Deccali:Süfyan

İslamlar içinde merkez-i hükümet-i İslamiyede ortaya çıkarak Müslümanların arasına fitne ve fesat verip bütün Müslümanları birbirine düşürür, İslam düşmanlarının Müslüman ülkeleri işgal etmesine sebep olur ve bu karışıklıktan istifade ederek “Şeriat-ı Muhammediyeyi” hem tahrip eder, hem de hükmünü yürürlükten kaldırır. Ama ne var ki akılları bozulmuş ve deccalın kendilerine sağladığı imkânlarla dünyaya dalmış yarı bilgin “Ulema-i Sû” lakabını hak etmiş bilginler tarafından onun bu tahribat… Devamını Oku


Dindar bir nesil yetiştirmek

Dillendirmesi zor, gerçekleştirmesi daha zor bir husus “dindar bir nesil yetiştirmek”… Dillendirmesi zor, çünkü bu milletin bu topraklardaki varlığını 1923′ten başlatmayı alışkanlık edinmiş seçkinci “beyazlar” bakımından hazmedilmesi mümkün olmayan bir mesele bu. Bu dünyada var olabilmenin asgari şartının Allah’la bağları koparmak olduğuna iman etmiş, ezan sesi duymaktan rahatsız olan, Ramazan, Kurban, Hacc ve diğer İslamî şeair söz konusu olduğunda rahatsızlığı tavan yapan, ölüm anıldığın… Devamını Oku


gül,resimleri

dini,gül,resimleri,islam,ve,gül, Devamını Oku


TSK'dan Demirel'e Merve Kavakçı Emri

Beyaz TV'de yayınlanan Acı Kahve programına katılan eski milletvekili Merve Kavakçı İslam yemin töreninde yaşadıklarını anlattı. Devamını Oku


İSLAM DÜNYASININ KANAYAN YARASI ÇEÇENİSTAN

Putin'in, Çeçen halkının direnişini kırmak için iktidar koltuğuna oturttuğu Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, halkını uyutmak için üç yöntem kullanıyor: Şeriat, futbol ve eğlence. Devamını Oku


ÖLÜMDEN SONRA YASANACAKLAR

ALLAH ALLAH ALLAH Namaz Hocasi namaz namaz Su'ud As-Shuraim Al-Sudais Iman Din Kuran Islam Hz Muhammed Dua Hazreti Muhammed Cevsen ül Kebir Cevşen-ül Kebir Risale i Nur Said Nursi Bediuzzaman tesbihat Abdullah Yegin Abi Cantaci Necmi Abi Mehmed Kikinci Abi Dursun Ali Erzincanli Nihat Hatipoglu Mekkeden Ezan dini film filim din hz hüseyin kerbela mustafa Esma-ül Hüsna evliya evliyalar film türkce Shuraym As Sudays Hatim Duasi Kuran Ziyafeti Süleymaniye Camii Hafız Kerim MANSURİ Hafız Fethi MELİCİ… Devamını Oku


izleyin lütfen ancak bu kadar tatlı anlatılır.

namaz ancak bu kadar tatlı anlatılır .eli ayağı olmayan kız.şuur. islam .konya tv. senai demirci Namaz:"Ya RABBi Ben Geldim ibret sıkıntı sevgili aşk peygamber hz muhammed s.a.v. Allah rabbimiz . şuurlu akıllı kız Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 7

Başörtüsü, örtünme, sümeyye, kanayan, yara, islam, emir, Allah, kadın, müslüman Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 6

Başörtüsü, belgeseller, dini, islam, örtünem, kadın, aile, kanayan, yara,zulüm, sessizlik Devamını Oku


BAŞÖRTÜSÜ BELGESELLERİ - 5

başörtüsü, örtünme, tesettür, ezgi, klip, video, kadın, müslüman, islam Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 4

başörtüsü, örtünme, tesettür, ezgi, klip, video, kadın, müslüman, islam Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 3 -

başörtüsü, örtünme, islam, tesettür, zulüm, inanç, din, klip, video Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 2 -

başörtüsü, belgeselleri, örtünme, namaz, islam, kadın, aile, müslüman, kız Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - 1 -

başörtüsü, tesettür, örtünme, islam, kadın, kız, evlilik, sumeyye Devamını Oku


Başörtüsü Belgeselleri - Giriş

kadın, tesettür, kanayan,yara, insan, hakları, özgürlük, din, islam, Devamını Oku


Cihad'a katılın

Kafkasya İslam Emirliği Emiri Dokku Ebu Osman cihada çıkmaları için Rusya Müslümanlarına çağrıda bulundu. Devamını Oku


Atasoy MÜFTÜOĞLU - İslamı Protestanlaştırma Çabaları

Atasoy MÜFTÜOĞLU - İslamı Protestanlaştırma Çabaları ve Küresel Sisteme Uyumlu -Ilımlı İslam Devamını Oku


İslam’ı hiç duymayan kişinin durumu nedir?

Küfür topraklarında doğan ve İslam’ı hiç duymayan kişinin durumu ... Devamını Oku


Tek Parti döneminde mahyalar

Prof. Dr. İsmail Kara'nın konuk olduğu Söz Sende programında bu hafta Türkiye'de İslamcılık Tarihi konusu üzerinde duruldu. Kara, tek parti döneminde camilere asılan mahyaları anlattı. Devamını Oku


Araplar bize ihanet etti şehir efsanesi - Mustafa İslamoğlu

Araplar bize ihanet etti şehir efsanesi - Mustafa İslamoğlu Devamını Oku



6 Cilt islam Ansiklopedisi Mobil Uygulama

6 Cilt islam Ansiklopedisi Mobil Uygulama İslam Ansiklopedisi Bu Ansiklopedi 6 cilt olup Alfabedik olarak konuları sıralanmıştır.. Siz degerli Müslüman kardeşlerimizin faydalanmasını dilegiyle... Bütün İslami konuları Kuran ve Hadislere ve Alimlerin bilgilerine dayanarak Hazırlanmıştır.. İSLAM KÜTÜBANESİ 1.Şamil İslam Ansiklopedisi 2.Kuran-ı Kerim -Türkçe 3.Hz.Muhammed (s.a.s) Hayatı 4.Diyanet İlmihali 5.Fıkhı Ansiklopedisi 6.Ansiklopedik İsim Sözlügü 7.Kütüb-i Sitte 8. Dini Hikayeler 9.Namaz Ho… Devamını Oku


EN GÜZEL İLAHİLERİ DİNLEYEBİLECEĞİNİZ MOBİL UYGULAMA

İlahi Dinle, android uygulaması sayesinde birbirinden güzel ve yüksek kalitede kesintisiz yüzlerce ilahiye kolayca ulaşabilir, keyif ile dinleyebilirsiniz. Uygulamamızın play store yorumlarına yorum atarak veya mobislam.com üzerinden ilahi dinleme isimli sayfamızdan istekte bulunarak ilahi arşivimize sizlere sunabilmek adına bizlere öneride bulunabilirsiniz. Öneri ve görüşleriniz doğrultusunda uygulamamıza istediğiniz ilahi eklenecektir. Şimdilik arşivimizde olan ve ilahi dinle uygulamamız aracı… Devamını Oku


CİBRİL HADİSİ

CİBRİL HADİSİ Hz. Ömer (ra) anlatıyor: Bir gün biz, Hazret-i Peygamber'in (asm) yanında bulunurken huzur-u Nebeviye, üzerinde yolculuk eseri görülmeyen, hiçirimizin tanımadığı bir adam geliverdi, Peygamberimizin ta yanına oturdu. Diz kapaklarını O'nun diz kapaklarına dayadı. Ellerini dizlerine koydu ve: - Ey Muhammed, bana İslam'dan haber ver? dedi. Allah'ın Rasulu buyurdu ki: - İslam, Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in (asm) Allah'ın Rasulu olduğuna şehadet etmen (Kelime-i Şehadet),… Devamını Oku


NASIRLI ELLER

NASIRLI ELLER Hicretin 9. yılı idi. Peygamber Efendimiz Bizans üzerine yaptığı Tebük seferinden dönmekteydi. Medineli Müslümanlar, İslâm ordusunu karşılamak için şehrin dışına kadar çıkmışlardı. Herkeste bir sevinç ve bayram havası vardı. Peygamberimizi ve İslâm ordusunu karşılayanlar arasında büyük sahâbe Muâz bin Cebel Hazretleri de bulunuyordu. Hazret-i Muaz, bir özründen dolayı Tebük gazâsına katılamamıştı. Resûlüllah Efendimiz, kendisini karşılamaya gelen Müslümanlarla tek tek el sıkı… Devamını Oku


1’den önce sayı var mı?

1’den önce sayı var mı? Allahü teâlâyı inkâr eden zeki bir dehri [ateist] vardı. Hıristiyan din adamları bu dehriye cevap veremeyince, sana ancak İslam âlimleri cevap verebilir diyerek onu Basra’ya gönderirler. Basra’ya gelip, dünyada bana cevap verebilecek bir âlim bulamadım der. Herkese meydan okur. Hammad hazretleri (hele önce bizim çocuklarla tartış, gerekirse âlimlerle görüşürsün) der, onun karşısına genç yaştaki Numan bin Sabit’i [imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretlerini] çıkarır. Dehri, çocuk… Devamını Oku


HALİN VERDİĞİ

HALİN VERDİĞİ Osman, halife olur olmaz hemen koşup minbere çıktı. Ulular ulusu peygamberin minberi üç basamaktı. Ebubekir, minbere çıkınca ikinci basamağa, Ömer de zamanında İslama ve dine saygısı dolayısıyla üçüncü basamağa oturmuştu. Osman’ın devri gelince o üst basamağa çıktı, o bahtı kutlu, oraya oturdu. Herzevekilin biri ona sordu: “İlk iki halife, Peygamberin yerine oturmadılar. Sen nasıl oldu da onlardan üstün olmaya kalkışıyorsun? Halbuki mertebe bakımından onlardan aşağısın sen.” Osman… Devamını Oku


Kuyruğu Yazılı Balık

1985 yıllarında, Afrika ülkelerinden Tanzanya'nın başkenti Dar-es Selâm limanında kuyruğunda «Ya Malik-el Mülk» yazılı bir balık bulundu. Kuyruğunda yazı olan balığın bulunması, etrafta heyecan husule getirdi. Kuyruğunun öbür yüzünde ise «Sani Allah» yazılı olan balık, Londra İslâm Araştırma Enstitüsünde incelemeye tâbi tutulduğunda ilim adamları tarafından da yazının doğru olduğu tesbit edildi. Balık, siyaha yakın bir renkte olup, kuyruğundaki yazılar ise beyazdır. Balığın alışılmışın dışında k… Devamını Oku


İnanmak Ve Yaşamak

Bütün dinleri ve bu arada îslâmiyeti de tetkik eden, Kur'an-ı Kerîm'i inceleyerek, Hak din olduğuna kanaat getirdiği için Müslüman olan bir Alman, İslâm dininin doğuş yeri olan Suudi Arabistan'a gitmişti. Orada insanların Îslâmiyeti yaşayış biçimlerine ve itikadlarına muttali olup Kral Faysalla da görüşünce: — Allah'a şükürler olsun ki, sizi ve ülkenizi görmeden müslüman oldum. Benim okuduğum kitaplar ve Kur'an-ı Kerim hatalı olmadığına göre, sizin İslâmla bir alâkanız olmasa gerek, diyor. Devamını Oku


Dansın Yasaklanışı

Bugün memleketin her yerinde, hattâ İslâm dünyasının ve dünyanın her yerinde bir medeniyet alâmeti olarak kabul edilen ve genç -ihtiyar herkes tarafından icra edilen dans denen melanet, ilk defa Kanunî zamanında Fransa'da yapılmaya başlanmıştı. O zaman Osmanlı İmparatorluğunun sınırları Avrupanın ortalarında idi ve Fransa'ya dayanıyordu. Bu dans denen melanetin ilk yapılmaya başlandığını duyan Kanunî, zamanın Fransa Kralına bir mektup yazdı. Kanunî'nin Fransa Kralına yazdığı tarihî mektup aynen… Devamını Oku


Zenbilli Ali Efendi'nin Dirayeti

Bilindiği gibi Yavuz Sultan Selim, şiddetiyle ve hiddetiyle meşhur bir Osmanlı Padişahıdır. Yavuz zamanında, İranla İmparatorluğun arası son derece açılmıştı. Yavuz, Şah İsmail'i bozguna uğrattıktan sonra bütün alevileri kılıçtan geçirmiş ve İstanbul'a dönerek, aynı şeyi hristiyanlar için de plânlamaya başlamıştı. Bu mesele hakkında, yani hristiyanların da kılıçtan geçirilmesi hakkında, Şeyhu'l Islâmı Zenbili Ali Efendiden fetva istedi. Şeyhu'l İslâm ise, gizlice patriğe haber gönderip meseleyi… Devamını Oku


Kanuni Ve Karınca

Kanunî Sultan Süleyman'ın, bahçede kıymetli bir ağacı vardı. Bu ağacı karıncalar sardı. Kanunî karıncalar için Şeyhu'l İslâm Ebussuûd Efendiye bir tezkere yazdı: — Ağacımı bürüdü karınca, Günahı varmıdır (onu) karınca?... Şeyhu'l İslâm Kanuniye cevap veriyor: — Yarın mahşer yerine varınca, Hakkını alır Süleyman'dan karınca.. Devamını Oku


Hasan-ı Basri Ve Papaz

Hasan-ı Basrî Hazretleri ile bir papaz münazaraya tutuşurlar. Hasan-ı Basrî Hazretleri hak dinin ancak İslâmiyet olduğunu ve o gelmekle diğer dinlerin hükümlerinin Allah tarafından iptal edildiğini, her ne kadar delilleri ile ortaya koydu ise de papaz bir türlü kabul etmez. En sonunda Hasan-ı Basrî Hazretleri, papaza: — İkimiz de elimizi ateşe sokalım, hangisi yanmazsa onun dediği doğrudur, der. Tabii papaz korkar ve elini ateşe sokmağa yanaşmak istemez. Bu sefer Hasan-ı Basrî Hazretleri ateşin… Devamını Oku


Hz. Vahşî’nin(r.a) hidayet hikayesi

Hz. Vahşî’nin(r.a) hidayet hikayesi Allah Resûlü(s.a.s), öz amcası, Allah’ın Aslanı Hz. Hamza’yı(r.a) şehit eden Vahşî’nin(r.a) hidayetini istiyor ve onun hidayeti için ısrarda bulunuyordu. İşte, konuyla alâkalı tarihin kaydettiği hâdisenin içyüzü: Allah Resûlü(s.a.s), amcasının kâtili Vahşî’y(r.a)i doğru yola davet eder, birisiyle mektup gönderir ve hak din olan İslâm’a girmesi için Vahşî’yi(r.a) yanına çağırır. Ancak Vahşî(r.a), gelen şahsa bir mektup yazar verir. Mektupta aşağıdak… Devamını Oku


Ben Vazifemi Yapayım Da

İleri Gazetesinin sahibiydi ve bir matbaası vardı. Ondan "Geçlik Rehberi" adlı eserin basılması istendiğinde önce hayır cevabı vermiş, sonra mahkemenin verdiği müsbet kararı görünce herhangi bir sakınca görmeyerek, "Basarım" demişti. Sadece basmakla kalmamış, gazetesinde de dizi şeklinde yayınlamıştı. Hayat tarzı pek İslami bir çizgide değildi. Bu bir şekilde Bediüzzaman'ın kulağına gitmişti. Birgün Isparta'ya Bediüzzaman'ı ziyarete gitti. Bediüzzaman onu çok iyi karşıladı. Hizmetinden dolayı te… Devamını Oku


İyi Şeylerden Bahset

Askerden yeni gelmişti. Yirmi yaşarında, dinini yaşama azmiyle dolu bir delikanlıydı. Bağlanacak bir şeyh arıyordu. Yurdun pekçok yerini dolaşmış, bu sırada Bediüzzaman ismini duymuştu. Bediüzzaman'ın müridi olmak istiyordu. Bu maksatla Emirdağ'a Bediüzzaman'ı ziyarete gitti. Daha içindeki niyet ve arzusunu söylemeden Bediüzzaman ona: "Kardeşim ben senin aradığın adam değilim. Ben tarikat şeyhi değilim. Zaman iman kurtarmak zamanıdır" dedi. Irak, Suriye ve Mısır gibi İslam ülkerinin dolaşmıştı.… Devamını Oku


İslam Ve İman

İslam Ve İman Hazreti Ömer bin Hattâb radıyallahü anh anlatıyor: Bir gün biz, Peygamber aleyhisselâmın yanında iken birden, elbisesi bembeyaz sakalının kılları ile saçları kapkara, üzerinde yolculuk eseri görünmeyen, hiçbirimizin tanımadığı bir adam geliverdi. Peygamber aleyhisselâmın tâ yanına oturdu. Diz kapaklarını O'nun diz kapaklarına dayadı. Ellerini dizlerine koydu Ve: — Ey Muhammed, bana islâm'dan haber ver? dedi. Allah'ın Peygamberi: — islâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına… Devamını Oku


Lokman Hakim'in Nasihatı

Lokman Hakim'in kim olduğu hakkında muhtelif rivayetler vardır. Ancak Şeyhülislâm Ebussuûd Efendinin nakline göre bu rivayetlerin hülâsası şöyledir: Lokman ibni Bâurâ ki' Azer evlâdından olup Eyyüb aleyhisselâmın hemşire veya teyze zadesi imiş, uzun müddet ömür sürmüş, Davud aleyhisselâma yetişmiş ve ondan ilim almış ve onun peygamberliğinden önce fetva da verirmiş. Kendisi san'at sahibi olup israil Oğullarında kadılık ettiği de söylenmiştir. Bâzıları bunun bir nebî olduğuna da kail olmuşl… Devamını Oku


Fatih Yolunda Bir Işık: Eyüp Sultan

Başta Akşemseddin olmak üzere ileri gelen şeyhlerle dervişler İstanbul'un mutlaka fethedileceğini söyleyerek ordunun moralini yükseltiyorlardı. Yapılan tefsirlere göre, Kur'an-ı Kerim'de geçen Beldetün Tayyibetün - Güzel Şehir sözündeki rakamların toplamı ebced hesabıyla 857 oluyordu ve bu rakam, Hicri takvime göre İstanbul'un fetih yılı oluyordu. Bu şehir, Milad öncesinden başlayarak hiç gündemden düşmemiş, şimdiye kadar çeşitli milletler tarafından defalarca kuşatılmıştı. İslam Peygamberi Hazr… Devamını Oku


Hz Ömerin Adaleti

İslami Filmler - Hz. Ömer'in Adaleti Devamını Oku


İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 1. Bölüm

İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 1. Bölüm Devamını Oku


İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 2. Bölüm

İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 2. Bölüm Devamını Oku


İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 3. Bölüm

İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 3. Bölüm Devamını Oku


İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 4. Bölüm

İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 4. Bölüm Devamını Oku


İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 5. Bölüm

İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 5. Bölüm Devamını Oku


İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 6. Bölüm

İslami Filmler - Hz. Hüseyin ve Kerbela - 6. Bölüm Devamını Oku


Veysel Karani (Dini Film D.Ali Erzincanli)

namaz Namaz NAMAZ nAmAz NAmAz ALLAH ALLAH ALLAH Namaz Hocasi namaz namaz Su'ud As-Shuraim Al-Sudais Iman Din Kuran Islam Hz Muhammed Dua Hazreti Muhammed Cevsen ül Kebir Cevşen-ül Kebir Risale i Nur Said Nursi Bediuzzaman tesbihat Abdullah Yegin Abi Cantaci Necmi Abi Mehmed Kikinci Abi Dursun Ali Erzincanli Nihat Hatipoglu Mekkeden Ezan dini film filim din hz hüseyin kerbela mustafa Esma-ül Hüsna evliya evliyalar film türkce Shuraym As Sudays Hatim Duasi Kuran Ziyafeti Süleymaniye Camii Hafız Ke… Devamını Oku


Batmayan Güneş Abdülkadir Geylani Hazretleri

İslam Video Evliya Filmleri Batmayan Güneş - Abdülkadir Geylani Hazretleri Devamını Oku


Arayış Abdullah-ı Tercüman Hazretleri

İslam Video Evliya Filmleri Arayış - Abdullah-ı Tercüman Hazretleri Devamını Oku


Can Perdesi Ahmed Bedevi Hazretleri

İslam Video Evliya Filmleri Can Perdesi - Ahmed Bedevi Hazretleri Devamını Oku


Türk Sineması - Savulun Battal Gazi Geliyor

Türk Sineması - Savulun Battal Gazi GeliyorBizanslılar,Türkleri Anadolu'dan atmaya yönelik planları yeniden uygulamaya koyar.İslamiyet'e karşı savaş açan Kara Şovalye ve adamları geçtikleri her yeri yakıp yıkmaktadır. Bu köylerden birinde, kız kardeşi ve babasına eziyet edilen bir genç, öcünü almak için elinden geleni yapacaktır. Seyyit Battal isimli bu genç, zamanla Kara Şovalyeler'in korkulu rüyası haline gelir Devamını Oku


Alimin Ölümü, Alemin Ölümü; İbrahim Canan

Ömrünü Kur'an ve Sünnet ekseninde yaşadı... Önemli bir hadis alimiydi... 69 yıllık yürüyüşünde tek gayesi İslam'a hizmet oldu... Nefes aldığı her anı öğrenmek ve öğretmek için harcadı... Bediüzzaman Hazretleri ile olan tanışıklığı ve duasına mazhar olması O'nu farklı kıldı... Üstad'ı Beyrut Palas Oteli'nden çıkarken gösteren meşhur fotoğrafı O çekti... Son zamanlarda en büyük arzusu bir 'Aile Okulu' kurmaktı. Onlarca eser yazdı, yüzlerce makaleye imza attı... Birçok müslümana nasip olmayan bir c… Devamını Oku


Diriliş "Ertuğrul" 30.Bölüm

hakyolundayiz.com film izle ilahi dinle video izle islami film izle diriliş ertugrul vaazlar dini sohbetler timurtaş hoca cubbeli hoca 15 temmuz belgesel izle SİTENE EKLE KODU pobject data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="100px"param name="movie" value="http://hakyolundayiz.com/osmplayer-2.x/minplayer/flash/minplayer.swf" /param name="menu" value="false" /param name="allowFullscreen" value="true" /param n… Devamını Oku


Kuranı Kerim Yarışması

Kim 500 milyar ister yarışmamızda sizlere islami sorular soruluyor bu soruları dogru bildikçe kazanacagınız opara miktarıda artmaktadır.Ayrıca dini bilgi seviyemizide böylece test etme imkanı bulacagız.Başarılar arkadaşlar. Devamını Oku


Önemli Tarihler Oyunu

Önemli tarihleri biliyormusunuz? Oyun Türkçe olduğu için kolaylıkla başarabileceksiniz. islamiyet ile alakalı bilgilerinizi test edebilirsiniz güzel dini vede zeka, hafıza oyunudur. Önemli tarihleri biliyormusunuz? Oyun Türkçe olduğu için kolaylıkla başarabileceksiniz. islamiyet ile alakalı bilgilerinizi test edebilirsiniz güzel dini vede zeka, hafıza oyunudur. Devamını Oku


Yalvarış

Məni hidayətə yetirən Allah, Bu gözəl islama gətirən Allah, Isimi xeyirlə bitirən Allah, Məni xos məqsədə,amala yetir. Mühəmməd esqinə bagisla məni, Sagçilardan eyiə,bagisla məni, Müjdələ ehsanin yagisla məni, Görməyə o hüsnü-camala yetir. Dünəni bu günə qovusduran sən, Dərdimi-sərimi sovusduran sən, Ümmani zərrəyə dolusduran sən, Mənim də elmimi kamala yetir. Sənin istəyinlə sənə gələrəm, Usandim demədən yenə gələrəm, Gün olar sonuncu günə gələrəm, Məni axirətdə vüsala yetir. Yana-yana gözlərim… Devamını Oku


İslam Selamet Demek

İslam Selamet Demek Müslüman cahil olmaz, cehaletle savaşır, Şerrin peşinde koşmaz, hayırlarda yarışır, Fitneye çanak tutmaz, barış için çalışır, Bilmeyenler bilsinler, İslam selamet demek, İslam Peygamberleri, insanlık için örnek, Fıtrat yaratılıştır, var edenin kanunu, Yaratan bilmez ise, kim bilecektir bunu, Hadi teslim etmesin, insan kendi ruhunu, Bilmeyenler bilsinler, İslam selamet demek, İslam Peygamberleri, insanlık için örnek, Allah musahhar kıldı, nimeti varlıklara, Ayırıp da güneşi, v… Devamını Oku


En Büyük Din

En Büyük Din Dört büyük din içinde, Cemiyet dini İslâm, Hür yaşarsın içinde, Hürriyet dini İslâm. Dilim gibi severim, İslâm dini büyük din, Dularını söylerim, Milliyet dini İslâm. Fabrikaya,ustaya, İnançlı her kafaya, ALLAH sevgisi gerek, Dinayet dini islâm. Dindir ruhun gıdası, Hem de Türk'ün mayası, İnananın yuvası, Cemiyet dini İslâm. Hürriyetle adalet, İslâm'da Cumhuriyet, İçindedir fazilet, Topluluk dini İslâm. Nazır'ı ayakta tutan, Tek kitabımız Kur'an, Herkesi kardeş sayan, Cemiyet dini İ… Devamını Oku


Hak Yol İslâm Yazacağız

Hak Yol İslâm Yazacağız Kör dünyanın göbeğine Hak yol İslâm yazacağız. Kuşların göz bebeğine Hak yol İslâm yazacağız. Yola, ağaca, pınara Esen yele, yağan kara Yağmur yüklü bulutlara Hak yol İslâm yazacağız. Koç burcuna, yay burcuna Bebeklerin avucuna Minarelerin ucuna Hak yol İslâm yazacağız. Bucak bucak, köşe köşe Kara taşa, kor-ateşe Yıldıza, aya, güneşe Hak yol İslâm yazacağız. Askerlerin miğferine Kağnıların tekerine Buda´nın tunç heykeline Hak yol İslâm yazacağız. Her kapının eşiğine… Devamını Oku


Sacit Onan - Filistin Bağışlamanı Dilerim

Firefox da izleyemiyorsanız İnternet Explorer de Deneyiniz. Devamını Oku


Tavuklu Yufka Sarması

Malzemeler 2 tane yufka İçine: 1 çorba kasesi haşlanmış didilmiş tavuk eti 2 tane orta boy soğan 4yemek kaşığı zeytinyağ Pulbiber, karabiber, tuz Üzerine: 1 çorba kasesi yoğurt (çok cıvık olmasın) 2 yemek kaşığı tereyağ 1 tatlı kaşığı pul biber Hazırlanışı Soğanları yemeklik doğrayıp zeytinyağda soteleyelim. Tavuk eti ve baharatları ekleyip iki dk kadar pişirelim. Yufkayı tezgaha açıp iç harcın yarısını serpiştirelim. Yanlarından biraz içe katlayıp rulo şeklinde sıkıca saralım. Ben yufkayı ıslam… Devamını Oku


Haram ve iyi niyet

Haram ve iyi niyet Sual: Şir’at-ül-İslam kitabının şerhinde, (Kadın kocası için koku sürünür de, sokağa çıkarken, başka erkeklere kokusunu duyurmak niyeti olmasa günah olmaz) deniyor. Sokağa koku sürünerek çıkmak haram değil mi? İyi niyetle haram, helal hale gelir mi? CEVAP Şir’at-ül-İslam şerhi, kıymetli bir kitapsa da böyle hataları da vardır. S. Ebediyye’de de, (Şir’at-ül-İslam kitabını şerh eden, Yakub bin Seyyid Ali’nin [rahmetullahi aleyh], dua faslına yaptığı ilâvelerde, “Dualardan sonra,… Devamını Oku


Hazret-i Ebu Hüreyre’nin çok hadis rivayet etmesi

Hazret-i Ebu Hüreyre’nin çok hadis rivayet etmesi Sual: Bir arkadaş, Nehcül-belaga şerhinden bir kaynak gösterip, Ebu Hüreyre’ye güvenilmeyeceğini söyledi. Ebu Hüreyre Sahabi değil mi? CEVAP Nehc-ül-belaga kitabını Bir Yahudi dönmesi olan Ali Mürteda'nın kardeşi, Radi isminde bir Şii'nin yazmış olduğunu, İslam âlimleri ittifakla bildirdiler. Zaten Şiiler bile, bunu inkâr etmiyorlar. Zahiri ilimlerdeki ve tasavvuf bilgilerindeki yüksek derecesiyle tanınmış olan büyük veli, seyyid Abdullah-i Dehle… Devamını Oku


Uydurma sanılan hadisler

Uydurma sanılan hadisler Din düşmanları ve bid’at ehli çıkardıkları bazı sözlere hadis demişlerse de, Ehl-i sünnet âlimleri bu sözleri kitaplarına almamışlardır. Hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis yoktur. Kitabına uydurma hadis alan kimse zaten İslam âlimi denmez. İslam âlimleri, hadis uydurmanın ve uydurulmuş hadisi nakletmenin vebalinin büyüklüğünü bildikleri için, kitaplarına uydurma hadis almazlar. Çünkü hadis-i şerifte, (Benden duyduğunuz âyet ve hadisi tebliğ edin! Beni İsrail’d… Devamını Oku


Hadis uydurmanın cezası büyüktür

Hadis uydurmanın cezası büyüktür Resulullah efendimiz, hadis uyduran ve uydurma hadisi nakleden için ağır tehditlerde bulunmuştur. Mesela (Hadis uyduran Cehennemdeki yerine hazırlansın) hadis-i şerifi din kitaplarında var. Böyle bir hadis-i şerif olmasa bile, hangi İslam âlimi kitabına uydurma hadis alır? Mezhepsizler, (Uydurma hadisi kitabına almak, ya ihmallik, ya gafillik ya cahillik veya hainlikten ileri gelir) diyorlar. Gayet doğrudur. Peki Kütüb-i sittede, diğer hadis ve tefsir kitaplarınd… Devamını Oku


Sünnetsiz (Hadissiz) Din Olur Mu?

Sünnetsiz (Hadissiz) Din Olur Mu? Zamanımızda, sünnetin ehemmiyetini anlamayan insanlara rastlanabilmektedir. Böylelerine göre, Kur'ân tek başına dinî hayatımız için yeterlidir. Bu fikir, İslâm ve Kur'ân adına ileri sürülemez, zira, buna Kur'ân'da delil şöyle dursun bir emâre bile bulunamaz... Daha önce kaydettiğimiz üzere, Kur'ân-ı Kerîm, pek çok ayetlerinde mü'minleri sünnete müracaat etmeye çağırmıştır. Üstelik Kur'ân-ı Kerîm'i ve Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı en iyi anlama duru… Devamını Oku


Kabul olmayacak dua

Kabul olmayacak dua Sual: Kabul olmayacak duaya amin denmez demek, küfrü gerektirir mi? CEVAP Önce kabul olmayacak dua olur mu, olmaz mı ona bakalım! Mesela, (Ya Rabbi, beni peygamber yap) demek kabul olmayacak bir duadır. Böyle dua etmek Allah’ın emrine aykırıdır ve böyle duaya amin denmez. Ayrıca Allahü teâlânın âdetine zıt olan dualara da amin denmez. Mesela, (Beni öldürme, beni melek yap, beni kadın yap) demek böyledir. Ayrıca ibadet yapmadan Cennete girmek için dua etmek de günahtır. (İslam… Devamını Oku


Nazar boncuğu şirk mi?

Nazar boncuğu şirk mi? Sual: Nazar boncuğu takmak, şirk olan bir hurafe midir? CEVAP Nazar boncuğu takmaya şirk veya hurafe diyenler, vehhabilerle onların tesiri altında kalan kimselerdir. Nazar boncuğu, bizzat kendisi nazarı önlemez. Nazarı önleyen Allahü teâlâdır. Bakan kimse, önce bunları görünce, gözlerinden çıkan zararlı şualar bunlara isabet eder. Böylece, nazar boncuğunu takan kimse kötü nazarlardan korunmuş olur. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Temime boncuk demektir ki, Araplar onl… Devamını Oku


Küfre düşen ne yapmalı?

Küfre düşen ne yapmalı? Sual: Bilip bilmeden çok söz söylüyor, doğru yanlış çok iş yapıyoruz. Farkında olmadan küfre düşmüşsek ne yapmamız lazımdır? CEVAP İslam âlimleri buyuruyor ki: Her Müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyması, yasak ettiği şeylerden kaçması gerekir. İbadetleri yapmaya, haramlardan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, ahirette sonsuz olarak Cehennemde çeşitli azaplara maruz kalır. Affedilmesine ve Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtima… Devamını Oku


Kaza ve kader ile ilgili çeşitli sorular

Kaza ve kader ile ilgili çeşitli sorular Sual: Şu Osmanlıca şiirde ne denmek isteniyor? Hep kesbindendir ki bu belaları çekersin Sa’yin deki noksanını atfı kader edersin CEVAP Başına gelen belalar, çektiğin sıkıntılar, hep dine uygun olmayan yanlış işlerindendir. Yani işlediğin günahlar sebebiyle başına bunlar geliyor. Sonra da kader böyleymiş dersin, suçunu kadere yüklersin. Talih ve uğur Sual: Talih, uğur gibi şeyler gerçekten var mıdır? İslami açıdan bu gibi şeylere inanmanın bir mahzuru var… Devamını Oku


İntihar eden de eceliyle ölür

İntihar eden de eceliyle ölür Sual: Ecel değişebilir mi? CEVAP Şeyh-ül-İslam Ahmed bin Süleyman bin Kemal paşa buyuruyor ki: Rad suresindeki, (Allahü teâlâ, dilediğini siler. Dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitab, Ondadır) mealindeki âyette, levh-i mahfuz bildirilmektedir. Ümm-ül kitab, ezeli olan kelam-ı İlahinin ismidir. Melekler, bunu anlayamaz. Zamanlı değildir. Allahü teâlâdan başka, kimse bilmez. Hiç yok olmaz. Levh-i mahfuzda değişiklik olur. İnsanın, işine göre, ömrü ve rızkı değişir. İyi… Devamını Oku


Hayır da, şer de Allah’tandır

Hayır da, şer de Allah’tandır Sual: (Hayır Allah’tan ama şer Allah’tan değil. Şerri insan kendisi yaratır. Bunlar, şerrin Allah’tan olduğu inancını bir de Amentü’ye dâhil etmişler. Âyet ve hadiste böyle bir şey yok) deniyor. Lütfen bu konuyu âyet ve hadislerle açıklayın. CEVAP Kur’an-ı kerimde de, hadis-i şeriflerde de hayrın ve şerrin Allah’tan olduğu açıkça bildiriliyor. Şimdiye kadar gelen istisnasız bütün İslam âlimleri, (Hayır da şer de Allah’tan) demişlerdir. Şerrin Allah’tan olmadığ… Devamını Oku


Kâfir çocukları Cennete girecek mi?

Kâfir çocukları Cennete girecek mi? Sual: Akıl baliğ olmadan önce ölen kâfir çocukları, Cennete girecekler mi, girmeyecekler mi? CEVAP Bu konuda, İslam âlimleri yedi farklı kavil bildirmişlerdir. Bunlar şöyledir: 1- Akıl-baliğ olmadan ölen kâfir çocukları, Cennete girer. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Cennette İbrahim aleyhisselamın etrafında çocuklar dolaşır. Bunların içinde müşriklerin küçükken ölen çocukları da bulunur.)[Buhari] (Rabbimden, müşrik çocuklarını bağışlamasını diledim, kabul e… Devamını Oku


Soğuk Cehennem (Zemheri)

Soğuk Cehennem (Zemheri) Sual: Ateistler, (İslamiyet sıcak bölgede olduğu için insanlar ateş ile korkutulmuştur. Kutuplarda gelseydi, soğuk azaplardan bahsedilirdi. Şimdi din kitaplarında niye soğukla azaptan bahsedilmiyor) diyorlar. Bazı kimseler de (Şeytan ateşten yaratıldığı için Cehennem ateşi onu yakamaz, onun için şeytan, açıkça meydan okuyor) diyorlar. Yine bir zat da, (Kâfir, yaptığı kötü amellerle cezayı hak etmiş ise de, bu amellerinin cezasını çektikten sonra, zamanla ateş ile ülfet p… Devamını Oku


Hazret-i İsa İslamiyet’i yayacak

Sual: (Hazret-i İsa faaliyetine başladı. Yakında ortaya çıkınca, Hıristiyanları ve Müslümanları dinsizliğe karşı birleştirecek. Böylece bütün dünyaya huzur ve barış gelecek. O zaman Yahudi ve Hıristiyanlar, kendi dinlerinde kalmakla beraber, Peygamberimize de inanacaklar. Kendilerine Musevi Müslüman, İsevi Müslüman denecek. Mehdi’yi de, İsa’yı da herkes tanımayacak) diyenler var. Hıristiyanlarla Müslümanları nasıl birleştirecek? Müslümanları Hıristiyan mı yapacak? CEVAP Kesinlikle öyle bir şey y… Devamını Oku


Kâfirlerin ölümü

Kâfirlerin ölümü Sual: Kâfirlerin ölümü nasıl olur? CEVAP Bir kâfir öleceği zaman, gözünden perde kaldırılır. Cennet gösterilir. Melek ona, (Ey kâfir! Yanlış yoldaydın. Hak olan İslam dinini beğenmezdin. İmansız olduğun için Cennete giremezsin. Cennete ancak Muhammed aleyhisselamın Allahü teâlâdan getirdiği bilgilere inanan gidecektir) der. Cennetteki nimetleri görür. Cennet hurileri de, (İman eden, Allahü teâlânın azabından kurtulur) derler. Biraz sonra şeytan, bir papaz şeklinde görünür. (Ey f… Devamını Oku


Kabir sualleri

Kabir sualleri Sual: Kabirde ne sorulacak, cevapları nedir? CEVAP Kabir sualine cevap olmak üzere şunları öğrenmelidir: Rabbin kim? CEVAP Allahü teâlâ. Dinin nedir? CEVAP İslâm dini. Hangi Peygamberin ümmetindensin? CEVAP Muhammed aleyhisselamın. Kitabın nedir? CEVAP Kur'an-ı kerim. Kıblen neresidir? CEVAP Kâbe-i muazzama. İtikadda mezhebin nedir? CEVAP Ehl-i sünnet vel cemaat. Amelde mezhebin nedir? CEVAP 4 mezhepten hangisi ise, mesela Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli’den biri söylenir. Ayrıca… Devamını Oku


Canlar nasıl alınır?

Canlar nasıl alınır? Sual: Dünyanın çeşitli yerlerinde, binlerce, hatta milyonlarca insan, trafik kazası, deprem, savaş gibi sebeplerle aynı anda ölüyor. Ölüm meleği bir anda bunların canını nasıl alır? CEVAP Azrail aleyhisselamın kudretinden şüphe etmek, Allahü teâlânın kudretinden şüphe etmeye kadar gidebilir. Allahü teâlânın kudretinin büyüklüğünü bilen kimse, sebebini bilmese de, İslam’a teslim olup, Allah’ın her şeye gücü yetebileceğine inanması gerekir. Bugün bir düğme ile bir veya birkaç… Devamını Oku


Melekler ve İblis

Melekler ve İblis Sual: İblis, lanetlenmeden önce, meleklerin hocası mıydı? CEVAP Evet, meleklerin hocası ve reisi idi. İslam âlimleri buyuruyor ki: Allahü teâlânın emri ile, bütün melekler, Adem aleyhisselama doğru secde etti. Meleklerin hocası olan İblis, emri dinlemedi, secde etmedi. İmam-ı Salebi hazretlerinin, İbni Abbas hazretlerinden rivayet ettiğine göre; İblis, meleklerle beraber idi. Ateşten yaratılan cinler taifesinden idi. Melekler ise, nurdan yaratıldı. İblis’in önceki adı Azazil id… Devamını Oku


Allahü teâlâyı anmak

Allahü teâlâyı anmak Sual: Bekara suresinin 152. âyetinde, (Beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim) buyuruluyor. Allah’ın zikretmesi ne demektir? CEVAP Zikretmek anmak demektir. Allahü teâlâyı zikretmek de, Onu hatırlamak demektir. İslam âlimleri, bahsettiğiniz, (Beni anın, ben de sizi anayım; bana şükredin, nankörlük etmeyin) mealindeki âyet-i kerimeyi şöyle açıklamışlardır: 1- Beni ibadetle anın, ben de sizi rahmetle anayım. 2- Beni dua ile anın, ben de sizi icabetle anayım. Yani duanızı kab… Devamını Oku


Affedici olmak

Affedici olmak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: Çok affediyorum, bu yüzden ahmak muamelesi gördüğüm de oluyor. Affedici olmak iyi bir şey midir? CEVAP Af, hak ettiği bir şeyi almayıp sahibine bağışlamak demektir. Allahü teâlâ affedicidir, affedenleri sever. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Affet, marufu emret ve cahillerden yüz çevir!) [Araf 199] Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki: (Affedin ki, Allahü teâlâ da sizi affets… Devamını Oku


İman ve İslamla ilgili sorular -2-

İman ve İslamla ilgili sorular -2- Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: Bir yazar, (Vesileyi, aracıyı bırakıp doğrudan doğruya Allah’a bağlanmalı)diyor. Doğru mu? CEVAP Allahü teâlâ, (Bana yaklaşmak için, vesile arayınız!) buyuruyor. (Maide 35) Allahü teâlânın emrine mi, yoksa nasipsiz yazarın sözüne mi uyalım? Sual: İbadetlerimin kabul olmayacağını zannediyorum bu yüzden de gevşeklik geliyor. Ne tavsiye edersiniz? CEVAP İbadet yapma… Devamını Oku


İman ve İslamla ilgili sorular -1-

İman ve İslamla ilgili sorular -1- Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: Allah sevdiği kullarına, dert ve bela vererek, onların günahlarını temizlediğine göre, bu dünyada hiç dert bela görmeden rahat yaşayan, Cehenneme mi gidecek? CEVAP Hayır. Allahü teâlâ, hiç dert, bela vermeden de, günahları affedebilir. Dilediklerine, hem dünyada, hem de ahirette rahatlık verir. Kur’an-ı kerimde, müminlere, hem dünyada, hem de ahirette saadete kav… Devamını Oku


İmansız cemaat

İmansız cemaat Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İmam-ı Deylemi’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (Âhir zamanda bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat içlerinde bir tane mümin bulunmayacaktır) buyuruluyor. Mümin olmayan ve namazları da kabul edilmeyen insanlar, niye camiye geliyor ki? CEVAP Bunlar, kendilerini Müslüman zanneden, ama küfre düşmüş kimselerdir. Mesela, kaderi inkâr… Devamını Oku


İnsan yapısı işler

İnsan yapısı işler Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Sual: Bir yerde okudum, büyük bir zat,(Arapçayı Allah yaptı, diğer dilleri insanlar yaptı) diyor. Diğer dilleri insanların yapması, bana tuhaf geldi. Her şeyi Allah yaratmıyor mu? CEVAP Bu tuhaflık, kaderi iyi bilmemekten ileri geliyor. Evet, her şeyi yaratan Allahü teâlâdır. Ancak insanlara irade-i cüz’iyye vermiştir. Bir insan günah işlerse, kendi hür iradesiyle işlemiş olur, (Allah… Devamını Oku


Allah'ı hiç unutmamak

Allah'ı hiç unutmamak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İslam Ahlakı kitabında 54 farzın ilk maddesinde, (Allah'ı bir bilip, hiç unutmamak) deniyor. Biz, sabahtan akşama kadar çok unutuyoruz. Bu farzı terk ediyorsak, hep haram mı işlemiş oluyoruz? CEVAP Namaz kılıp haramlardan sakınan bir Müslüman, hiç Allah'ı unutmuş sayılmaz. Bir vakit namazı kılıp, öteki namazı beklemekle, hep ibadet etmiş,… Devamını Oku


Din kitabı okumak

Din kitabı okumak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Ateist bir dayım var, (Din kitabı okuma, çok ibadet etme, aklını kaybedersin) diyor. Din kitabı okumak ve ibadet etmek akla zarar verir mi? CEVAP Asla zarar vermez, aksine zihnin açılmasına ve aklın kuvvetlenmesine sebep olur. Kötü huydan kurtulmak için, İslamiyet’e uyarak kalbi kuvvetlendirmek ve nefsi zayıflatmak lazımdır. Aklı kuvvetlendir… Devamını Oku


Hâlık’ı mahlûka benzetmek

Hâlık’ı mahlûka benzetmek Sual: Mezheplere inanmayan bir yazar, (Allah çok akıllıdır, hafızası ve düşünmesi çok kuvvetlidir, gözleri iyi görür, kulakları iyi işitir, beyni iyi çalışır) diyor. Bir başkası da, (Din insanlar içindir, Allah’ın dini olmaz, o dinsizdir. Allah’ın gözü olmaz, o kördür. Akıl insanlar içindir. Allah akıllıdır denmez, o akılsızdır) diyor. Her ikisinin sözleri de küfür olmuyor mu? CEVAP İslam âlimleri, (Allah’ın yaratmak, vücud, muhalefetün-lil-havadis gibi sıfatların… Devamını Oku


Gayret-i ilahiyye

Gayret-i ilahiyye Sual: Gayret-i ilahiyye ne demektir? Gayret kıskançlıksa, Allah kıskanç olur mu? CEVAP Gayret, hasetten, kıskançlıktan, çekememekten farklıdır. Gayret, bir kimsede olan hakkına, onun başkasını ortak etmesini istememektir. Mesela, bir kimsenin, hanımıyla başkalarının beraber olmasını istememesi, gayrettir. İlmini, mal, mevki ele geçirmek, günah işlemek için kullanan din adamından, ilmin gitmesini istemek gayret olur. Malını haramda, zulümde, İslamiyet’i yıkmakta, bid’atleri ve g… Devamını Oku


Allah yerine tanrı ve başka isimler söylemek

Allah yerine tanrı ve başka isimler söylemek Sual: Allah yerine tanrı demek caiz mi? Allah kelimesinin yabancı dillerde karşılığı var mıdır? CEVAP Allahü teâlânın isimleri tevkifidir. Yani, İslamiyet’te bildirilen isimleri söylemek caiz, bunlardan başkasını söylemek caiz değildir. Mesela Allahü teâlâya âlim denir. Fakat; âlim manasına gelen fakih kelimesini Allah için kullanmak caiz olmaz. Çünkü, İslamiyet, Allahü teâlâya fakih dememiştir. İlah manasına tanrı kelimesini kullanmakta mahzur yoktur… Devamını Oku


Ölmeden önce Allah’a ulaşmak

Ölmeden önce Allah’a ulaşmak Sual: Bazıları, Kur’anda geçen her hidayet kelimesini, ruhun ölmeden önce Allah’a ulaşması olarak tarif ediyorlar. Bu manada bir âyet veya hadis var mıdır? Allah’a ulaşmak ne demektir? CEVAP Hayır, o manada bir âyet ve hadis yoktur. Hiçbir İslâm âlimi de, böyle bir şey söylememiştir. Hidayet; doğru yol, hak yol, İslamiyet demektir. Zıttı dalalettir. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olm… Devamını Oku


İslamiyet’ten haberi olmayanlar

İslamiyet’ten haberi olmayanlar Sual: Dağda, çölde, mağarada, ormanda veya ıssız bir adada kalıp din, peygamber diye bir şey işitmemiş kimse, akılla Allah’ın varlığını bulursa veya bulamazsa, hükmü nedir? CEVAP Denilen yerlerin birinde yaşayıp da, dinden haberi olmayanlar, imanlı olmadıkları için Cennete girmezler. Allah’ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmezler. Dirildikten ve hesaptan sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da yok edilir, bir yerde sonsuz kalmaz… Devamını Oku


Zerre iman ne demek?

Zerre iman ne demek? Sual: Hiçbir iyilik ve ibadeti olmayan günahlar içinde yüzen bir kimse, ihlâsla kelime-i şehadeti söylese ve o hâl üzere ölse cennete gider mi? CEVAP Günahlar içinde yüzüp ibadetten uzak kimsenin imanla ölmesi çok zordur. Ancak imanla ölebilirse, günahlarının cezasını çektikten sonra elbette Cennete gider. İbadeti ve iyiliği küçük görmemelidir. Basit sandığımız bir iyilik kurtuluşumuza sebep olabilir. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Ömründe hiç hayır yapmayan bir Müslü… Devamını Oku


Ehl-i kıble kime denir?

Ehl-i kıble kime denir? Sual: (Bir insanda müslümanlık alametlerinden biri bile olsa, mesela namaz kılsa, onda başka küfür alameti bulunsa da artık ehl-i kıbledir, tekfir edilemez) sözü doğru mudur? CEVAP Doğru değildir. İslam âlimleri bunun aksini bildiriyor: 1- İmam-ı a’zam ve imam-ı Şafii, (Ehl-i kıble olana kâfir denilmez) buyurdu. Bu söz, (Ehl-i kıble olan, günah işlemekle kâfir olmaz) demektir. 72 sapık fırka, ehl-i kıbledir. İctihad yapılması caiz olan, açıkça anlaşılamayan delillerin tev… Devamını Oku


Emali kasidesi

Emali kasidesi Sual: Emali kasidesini çok övüyorlar. Bu kaside hakkında bilgi verir misiniz? CEVAP Büyük İslam âlimlerinden, Siraciyye fetva kitabının sahibi, Ali Uşi hazretlerinin yazdığı Emali kasidesinde, Ehl-i sünnet itikadı manzum olarak çok güzel anlatılmıştır. Orijinal aslı şahane bir manzumedir. Bu eserde özetle deniyor ki: Allahü teâlâ, ezeli ve ebedidir. Hayrı da, şerri de yaratan odur. Fakat O, şerre razı değildir. Allah’ın sıfatları, zatının aynı da, gayrı da değildir. Bütün sıfatlar… Devamını Oku


Yeni Müslüman olan

Yeni Müslüman olan Sual: Yeni Müslüman olan bir yabancı arkadaş var. Buna ilk önce neyi öğretmeliyiz? CEVAP İlk önce imanı, yani Allahü teâlâyı, Onun sıfatlarını, Resulullah efendimizin Allah’ın Peygamberi olduğunu, Amentü’de bildirilen altı esası, sonra da İslam’ın beş şartını öğretip namaz kılmasını sağlamalıdır. Çünkü bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Kitab ehli olan bir kavme görevle gidince, önce, La ilahe illallah Muhammedün Resulullah demeye davet et. Bunu kabul ederlerse, günde beş vaki… Devamını Oku


İmanın ve İslam'ın şartları

İmanın ve İslam'ın şartları Sual: Her müslümanın bilmesi gereken zaruri iman bilgilerini kısaca bildirir misiniz? CEVAP Zaruri gereken iman bilgisi, imanın ve İslam’ın şartlarıdır. Kısaca aşağıda bildiriyoruz. Geniş olarak Amentü’nün esasları kısmında bilgi var. İmanın şartları şunlardır: 1- Allah’a inanmak Allahü teâlâ, vacib-ül-vücud [varlığı lazım olan] ve hakiki mabud ve bütün varlıkların yaratıcısıdır. Ondan başka ilah yoktur. Allahü teâlâ zamandan, mekandan münezzehtir. Hiçbir şeye benzeme… Devamını Oku


İslâm diyarına göçmek

İslâm diyarına göçmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bulunduğumuz yerde bid’at ehli ve fâsıklar çoksa, salih Müslümanların bulunduğu yere göçmek gerekir mi? CEVAP Kenz-i mahfi kitabında diyor ki: Bid’at ve fısk [açıktan günah işlemek] çoğalan yerlerde oturmak caiz değildir. Dinini muhafaza için hicret eden [başka yere göç eden] Cennetle müjdelendi. Bir mahallede salih kimse kalmayıp, fesat… Devamını Oku


Fetret ne demektir?

Fetret ne demektir? Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Günümüzde fetret devrinde yaşayan kâfirler Cennete gider) deniyor. Günümüzde fetret devri mi vardır? CEVAP Fetret, aynı cinsten iki olay arasındaki kesinti devresi demektir. Mesela iki peygamber arasında peygambersiz geçen zamana fetret devri denir. Fetret devri tabiri daha çok İsa aleyhisselamdan, Muhammed aleyhisselama kadar süren bin yı… Devamını Oku


Çıkılan kapıdan girmek

Çıkılan kapıdan girmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Küfre düşen kimse, çıktığı kapıdan girmedikçe tevbesi kabul olmaz) ne demektir? CEVAP Küfre düşüren bir sözü söyleyen veya bir işi yapan kimse mürted olur. Mürted, küfrüne sebep olan şeyden tevbe etmedikçe, kelime-i şehadet getirmekle ve İslamiyet'in bazı emirlerini yapmakla, mesela namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrat… Devamını Oku


Kadına yaratıcı demek

Kadına yaratıcı demek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Mevlana ve Kadın konulu bir panelde konuşan bayan bir ilahiyatçı, (Mevlana, “Kadın, sadece sevgili değil, sanki Hâlıktır, mahlûk değil” sözüyle meseleye son noktayı koymuştur. Kadın,Allah'ın yaratıcı kudretinden vasıflar taşımaktadır) diyor. Hazret-i Mevlana, (Kadın mahlûk değil, Hâlık’tır) demiş midir? Kadına yaratıcılık vasf… Devamını Oku


Şefaat istemek

Şefaat istemek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Resulullah’tan şefaat beklemek, şirkin en kötüsüdür. Şefaat istemekle, kimden kime sığınıyoruz? Peygamberden şefaat istemek, Allah’ın azabından peygambere sığınmak demektir. Şefaat istemenin ne kadar çirkin bir şirk olduğunu buradan anlamalıdır) diyenler oluyor. Şefaat istemek Allah’ın emri değil midir? Allah şirki emreder mi hiç? CEVAP Bu, İsl… Devamını Oku


Gayrimüslimlerle dostluk

Gayrimüslimlerle dostluk Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Hristiyanlar düşman bilinip, onlara kâfirsiniz denirse, onlarla savaşılırsa, onlara dinimizi nasıl anlatabiliriz? Müslüman olmaları için, onlara hoş davranıp, dinlerine saygı göstermek gerekmez mi? CEVAP Dinimizi anlatmak için, diğer kâfirler değil de, niye özellikle Hristiyanlar tercih ediliyor? Sanki aralarında iş bölümü yapılmış gib… Devamını Oku


Dini tabirleri yanlış kullanmak

Dini tabirleri yanlış kullanmak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Dine inanmayan ve ömründe oruç tutmayanın, gece gündüz aç kalmasına,(Ölüm orucu) demek yanlış değil mi? Bunun gibi, dini, imanı olmayıp da ölen kimse için, (Devrim şehidi) veya (Görev şehidi) demek de dinimize aykırı değil midir? CEVAP Elbette dine aykırıdır. Dini tabirleri böyle rastgele kullanmak doğru değildir. Oruç, Allah rı… Devamını Oku


Dindar demokratmış

Dindar demokratmış Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Halifeliğe düşmanlığını gizlemeyen İslamcı bir yazar, (Ben dindar demokrat ve dindar cumhuriyetçi bir yazarım) diyor. Cumhuriyetçiliğin ve demokratlığın dindarlıkla bir ilgisi var mı? CEVAP Beşeri rejimlerin, sistemlerin, ideolojilerin başına dindar koymakla o sistemler dine uygun hâle gelmez. Dindar liberalist, dindar kapitalist, dindar sos… Devamını Oku


Kâfire, kâfir denmez mi?

Kâfire, kâfir denmez mi? Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Hıristiyanlar, (Hristiyanlıktan başka dinde olanlar, Cennete giremez) dese, bu söz bizim hoşumuza gider mi? Gitmez elbette, o halde,(Sadece Müslümanlar Cennete girer)dersek onlar da elbette hoşlanmaz, üstelik Müslümanlıktan da, uzaklaştırmış olmaz mıyız? CEVAP Hıristiyanlar Cehenneme gidecek dersek, Hıristiyanlar elbette hoşlanmaz. Onl… Devamını Oku


İslamiyet’i beğenmek

İslamiyet’i beğenmek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bir kimse, Amentü’nün altı şartına inansa, fakat Allah’ın emir ve yasaklarından birini beğenmese, mesela (Cehennem lüzumsuzdur) veya (Şarabın haram edilmesi manasızdır) dese, bu kimse, imanın şartlarının hepsini kabul ettiği için imanlı sayılmaz mı? CEVAP Sayılmaz. Amentü’nün içinde Allah’a iman vardır. Allah’a iman, bütün sıfatlarıyla bir… Devamını Oku


Mürtede hüsnüzan 24.04.2013

Mürtede hüsnüzan Sual: S. Ebediyye’de, (İslam dinine inanmayanlar öldükten sonra, bunlar için, “Belki tevbe etmiştir” demek boştur. Bunların zulüm yapan azalarının iyilik etmesi, diliyle dua etmesi ve mazlumları hoşnut edecek vasiyette bulunmaları gerekir. Böyle tevbe etmeyen mürtedlerin ölülerine hüsnüzan edilmez) deniyor. Kâfirin, mürtedin iyiliğinin ve dua etmesinin ne faydası olacak ki? CEVAP Elbette kâfirin ve mürtedin iyiliklerine sevab verilmez, fakat bazı kimseler, bir kâfir veya bir mür… Devamını Oku


Âdetler dinde delil olur mu?

Âdetler dinde delil olur mu? Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Ahkam zaman ile değişir) kaidesine göre âdetler dinde delil olur mu? CEVAP Âdetler, Delil-i şer’i olamaz. Din, âdetlere tâbi olamaz. Âdetlerin, modaların İslamiyet’e uygun olması gerekir. Bir işin İslamiyet’e uygun olmasını sağlamak için, bu iş ile ilgili çeşitli kaviller varsa, bunlardan zamana ve şahsa uygun, e… Devamını Oku


Klasik ve modern kaynaklar

Klasik ve modern kaynaklar Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Güncel dini meseleler istişare toplantısı sonuç bildirgesi yayınlandı. Malum basının; tesettür kalkıyor, ezan Türkçe okunacak gibi çıkardığı yaygaraların yalan olduğu meydana çıktı. Alınan kararlara bakalım: 4. maddenin c bendinde, (İslamın temel kaynağının sadece Kur’an olduğu, Sünnet’in kaynak değeri taşımadığı izlenimine yol açacak üslu… Devamını Oku


Hak yoldakiler

Hak yoldakiler Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bid'atlerin yayıldığı şu ortamda acaba hak üzere olan bir grup var mıdır? CEVAP İmam-ı Beyheki hazretleri, (Hak üzere olan bir toplum bulunmazsa, [yani olduğu halde bilinmezse] İslam âlimlerinin bildirdiği yola tâbi olan kurtulur) buyuruyor. Hak üzere olan yola, fırka-i naciyye denir. Dört hak mezhepten birine uyan fırka-i naciyye içindedir. Bir… Devamını Oku


Sarığın ucunu sarkıtmak

Sarığın ucunu sarkıtmak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Tercüme bir kitapta, sarığın ucunu sarkıtmanın Yahudi âdeti olduğu bildirilmektedir. Sarığın ucunu sarkıtmak, sünnet değil midir? CEVAP Kitabı tercüme eden bu kişi, dört mezhepte de haram olan bir hususa helal diyen, İbni Teymiyeci bir bid’at ehlidir. Kendi sözü muteber olmadığı gibi, tercümelerine de itimat edilmez. Resulullah efendimi… Devamını Oku


Sakal bırakmak

Sakal bırakmak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Âdetle ilgili sünnetleri yapmamak, mesela sakal bırakmamak günah mı? CEVAP Sünnetler, âdetlerle ilgili olup olmama bakımından ikiye ayrılır: Sünnet-i hüdâ, ezan ve ikamet okumak gibi, İslam dininin şiârıdır. Başka dinlerde yoktur. Sünnet-i zâide, çoğul olarak sünnet-i zevâid denir. Resulullahın kılık kıyafeti, elbise giyiş şekli, yemek yiy… Devamını Oku


Çarşaf ve şalvar giymek

Çarşaf ve şalvar giymek Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bazıları, Çarşaf hıristiyan rahibelerinden geldiği için giyilmesi caiz olmaz. Şalvar ve pantolon giymek de bid'attir diyorlar. Bu hususta dinimizin hükmü nedir? CEVAP Kadınların vücut hatlarının [kaba avret yerlerinin şekli ve rengi] belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, fakat belli b… Devamını Oku


Mevlid okumak

Mevlid okumak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: İslamiyet’im emretmediği bir şeyi ibadet olarak, sevap kazanmak niyetiyle yapmak bid’at olduğunu göre, mevlid okumak bid’at değil midir? CEVAP Hadis-i şerifte, (Beni övmek ibadettir)buyuruluyor. Resulullah efendimizi övmek bid’at değil ibadettir. Mevlid kandilinde, Peygamber efendimizin doğum zamanlarında görülen halleri, mucizeleri okumak, dinle… Devamını Oku


Bid’at kaç türlü

Bid’at kaç türlü Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bid’at kaç türlüdür? CEVAP Resulullah efendimizin ve Onun dört halifesinin zamanlarında dinde olmayan bir inanışı, bir işi, bir sözü ortaya çıkarmak ve böyle bir bozukluğu yaymak ve bundan sevap beklemek yasak edilen bid'at olur. Bid'at üç türlüdür: 1- İslamiyet’in küfür alameti dediği şeyleri zaruret olmadan kullanmak, en kötü bid'attir. 2- E… Devamını Oku


Sünneti ve Kur’anı inkâr ediyorlar

Sünneti ve Kur’anı inkâr ediyorlar Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Kur’andan başka delil var mıdır? CEVAP Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip Kitap ve Sünnet’ten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, Kitap ve Sünnet tâbirine bile saldırıp, “Kur’andan başka bir sünnet adı altında din çıkarmak İslamı yıkmaktır, Peygamber Kur’anı getirmekle iş… Devamını Oku


Sünnet çeşitleri

Sünnet çeşitleri Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Sünnetimi terk edene şefaatim haram oldu) hadis-i şerifini âlimlerimiz nasıl açıklamışlardır? CEVAP Peygamber efendimizin kendiliğinden emrettiği veya yaptığı ibadetlere (Sünnet) denir. Sünnet ikiye ayrılır: 1- Sünnet-i hüdâ 2- Sünnet-i zevâid 1-Sünnet-i hüdâ: Buna sünnet-i müekkede de denir. İslam dininin şiârıdır, başka dinlerde yoktur. Pey… Devamını Oku


İslam âlimlerini cahillikle suçlamak

İslam âlimlerini cahillikle suçlamak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Eski âlimler, sigaranın zararlarını bilmedikleri için sigaraya helal demişler. Bugün sigaranın öldürücü bir zehir olduğu kesin olarak ispat edilmiştir. Sigara içmek intihardır. Sigara elbette haramdır) diyenler çıkıyor. Eski âlimleri bilgisizlikle suçlamak doğru mudur? CEVAP Çok yanlıştır. Günümüzdeki cahillerin, önceki âl… Devamını Oku


Farzdan daha sevap olan nafile

Farzdan daha sevap olan nafile Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Farzın yanında, sünnet veya nafile ibadet denizde damla değil iken, sünnet olan selam vermek neden, farz olan selam almaktan daha çok sevap oluyor? CEVAP İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Bu, istisna olan birkaç husustan biridir. İstisnalar şöyledir: 1- Selam vermek sünnet, almak ise farzdır. Selam almak terk edilirse, d… Devamını Oku


Kadınların kıyafet şekli

Kadınların kıyafet şekli Yalnız Kur’an diyen yalancılar, “Kadının kapanması gerekmez” diyor. “Kadına çarşaf farzdır” diyenler olduğu gibi, “Çarşaf Hıristiyan rahibe kıyafetidir, giyilmez. Nitekim Abdülhamid Han çarşafı yasaklamıştı” diyenler de vardır. Dinimizdeki hükme bakalım: Kadınların vücut hatlarının belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekıte) Ahzab suresinde bildirilen cilbab, erke… Devamını Oku


Açık gezmek farklı bir günahtır

Açık gezmek farklı bir günahtır Sual: Bazıları, Tesettür imanın veya İslam’ın şartı değildir. Tesettür üzerinde bu kadar fazla durmamalı diyorlar. Açık gezmek, diğer haramlardan farklı değil midir? CEVAP Böyle söylemek çok yanlıştır. Farzlara uymaya, haramlardan sakınmaya teklif denir. Tekliflere yani emirlerin yapılmasına ve yasaklardan sakınmak gerektiğine inanmak, imanın şartıdır. Tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız birine inanmayan, buna uymak istemeyen, Muhammed aleyhisselama inanmamış olu… Devamını Oku


Tesettürlü müyüz?

Tesettür, örtünme Allah’ın bir emridir. Bu emir ilk geldiğinde sahabi hanımların uygulama şekli önem taşıyor. Çünkü ilk uygulamadaki ölçü daha sonraki uygulamaların biçimini belirliyor. Diğer yandan bu ölçü bilinince konu hakkında farklı konuşmanın önü de kesilmiş oluyor. Ahzab Suresi 33′teki “İslamdan önceki Cahiliye kadınlarının yaptığı gibi süslerinizi göstererek ve görünmek için dışarı çıkmayın” âyeti ve Nur Suresi’nin 31. ayet-i kerimesindeki, “kendiliğinden görünenleri müstesna, süsl… Devamını Oku


Misyonerlerin uydurduğu hurafeler

Misyonerlerin uydurduğu hurafeler İnternette dolaşan asırlık bayat hurafe Sual: İnternette dolaşan Ş. Ahmet Vasiyetnamesi neyin nesidir? CEVAP 1950’de Şeyh Ahmet Vasiyetnamesi diye, İslam harfleri ile yazılı küçük bir risale okumuştum. Daha sonra bu risale kağıtlara basıldı. Şimdi internet çıkınca, misyonerler tarafından tekrar yayılmasına çalışıldığı görülüyor. Okuyucularımızın bu bayat hurafeye alet olmaması için tekrar yazmak zorunda kaldık. Zamanla bu yazı duruma göre değiştirilmiş. Eskiden… Devamını Oku


Bir mezhebe uymak vacib mi?

Bir mezhebe uymak vacib mi? Sual: Selefiyim diyenlerin sitesindeki bir yazıda, Muhammed el-Useymîn isimli bir Selefi, (Belirli bir mezhebi taklid etmek vacib midir) diye sorulduğunda şöyle diyor: {Evet, belirli bir mezhebi taklid etmek kesin olarak vacibdir. Bu mezhep, (Peygamber mezhebi)dir. Sadece bu mezhebe uymak vacibdir. Bu mezhebin dışındakilere uymak ise, hilâfına delil yoksa câiz, hilâfına delil varsa uymak haram olur. Şeyhülislam şöyle diyor: Bir mezhebe veya bir âlime uymanın vacib old… Devamını Oku


Her ilmin tabirleri olur

Her ilmin tabirleri olur Sual: Bütün dini kitap ve yazılarda, sık sık, (Müşrik, kâfir, mürted, münafık, ateist, zındık, mülhid, bid’at ehli, sapık, dinsiz, mezhepsiz, dönme) gibi tabirler geçiyor. Bir arkadaş bunları göstererek, “bak, insanlara nasıl hakaret ediliyor” dedi. Gerçekten insanlara niye böyle saldırılıyor? CEVAP O ifadeler insanlara hakaret için yazılmıyor. Bunlar birer dini tabirdir. Mecburen yazılıyor. İslam âlimlerinin kitaplarından aldığımız yazıları aynen aktarıyoruz. Bu tabirle… Devamını Oku


MATÜRiDi MEZHEBi

MATÜRiDi MEZHEBi İslâm akaidinde imam Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el-Matüridiyye nisbet edilen mezhep. İmam Ebu Mansur el-Mâturidinin akaiddeki mezhebine mensub olanların meydana getirdiği topluluğa Matüridiyye denilir. Alemü'l-Hudâ, İmamü'l-Huda ve el-Mütekellim lakablarıyla da anılan Matüridi takriben 238/852'de Maveraünnehir'de bulunan Semerkand'ın Matürid köyünde doğmuştur. 333/944'te Semerkand'da vefat etmiştir. O, İslama çok değerli hizmetler vermiş öncü İslâm âlimlerinin baş… Devamını Oku


HANBELi MEZHEBi

HANBELi MEZHEBi Ebû Abdillâh Ahmed b. Hanbel eş-Şeybânî'ye nisbet edilen mezhebin adı. İslâm'da dört büyük fıkıh mezhebin birisi. Ahmed b. Hanbel 164/780 yılında Bağdad'ta doğdu. 241/855'te yine orada vefat etti. Büyük babası Hanbel Horasan bölgesinde bulunan Serahs Vilâyeti'nin valisi idi. Babası Muhammed b. Hanbel de komutanlık görevi üstlenmiş bir askerdi. Hanbel ailesi, Ahmed'in doğumuna yakın bir sırada Bağdad'a gelmiş ve orada yerleşmişti. Ahmed b. Hanbel önce Kur'ân'ı hıfzetmiş, dah… Devamını Oku


AHMED B. HANBEL

AHMED B. HANBEL (164-241 /780-855) Ebu Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Hanbel b. eş-Şeybâni el-Mervezî, Hanbelî mezhebinin imamı, muhaddis, mutlak müctehid. 164/780 yılında Bağdat'ta doğan Ahmed'in babası Muhammed b. Hanbel otuz yaşında ölmüş, onu annesi Sâfiyye binti Meymune büyütmüştür. Kendisi Arap olup, Şeybân kabilesine mensuptur ve soyu, Nizar kabilesinde Hz. Peygamber (s.a.s.)'in soyu ile birleşmektedir. Ahmed'in dedesi Hanbel, Emeviler döneminde Serahs valiliği yapmıştır. İlk eğitimini bir… Devamını Oku


Sünnetin üç manası

Sünnetin üç manası Sual: S. Ebediyye’de deniyor ki: Sünnet kelimesinin dinimizde üç manası vardır: 1- Kitap ve sünnet birlikte söylenince, kitap, Kur’an-ı kerim, sünnet de, hadis-i şerifler demektir. 2- Farz ve sünnet denilince, farz, Allahü teâlânın emirleri, sünnet ise, Peygamberimizin sünneti, yani emirleri demektir. 3- Sünnet kelimesi yalnız olarak söylenince, İslamiyet, yani bütün ahkâm-ı İslamiyye demektir. Peygamberin emirleri arasında farzlar da olduğu için, ikinci maddedeki tarif yanlış… Devamını Oku


Onların dinine uymadıkça

Onların dinine uymadıkça Bazı kimseler, globalleşme adına, tevhid adına, kitap ehli ve bid’at ehli hakkında ya hiç yazı yazmamalı veya gayet light yazmalı, kâfire açıkça kâfir, fahişeye açıkça fahişe denmemeli diyorlar. Din kitaplarında da, (Hıristiyan ve Yahudi kâfirlerine kâfir dememeli, çünkü onlar, kendilerini kâfir olarak bilmiyorlar) deniyor. Bu ifadeleri ne kadar yumuşatırsak yumuşatalım, kitaplılar [Hıristiyanla Yahudiler] ve kitapsızlar [ateistler] memnun olmaz. Çünkü Kur’an-ı kerimde m… Devamını Oku


Ticarette ırk, din farkı olmaz

Ticarette ırk, din farkı olmaz Sual: Ticaretle uğraşıyor, ithalat ve ihracat yapıyorum. Müşteriler içerisinde her milletten insan var. İngilizlerle Yahudilerle ticaret yapılması uygun değil deniyor. Böyle bir şey var mı? CEVAP Öyle bir şey yok. Dinimizde, ticarette ırk ve din ayrımı yoktur. Her milletten, her dinden insanlarla alış veriş yapmakta, hatta onların işinde çalışmakta mahzur yoktur. Tarih boyunca Müslüman ülkelerdeki gayri müslimler, İslam devletinin himayesinde gayet rahat idiler. On… Devamını Oku


İbadet, eğlence ve müzik

İbadet, eğlence ve müzik Sual: Ramazan eğlenceleri, ramazan konserleri düzenleniyor. Bir de, tasavvuf müziği eşliğinde iftarlar veriliyor. Bunlar dine uygun mu? CEVAP Hiçbirinin dinde yeri yoktur. İslam âlimleri buyuruyor ki: Çağıranın yemeği şüpheliyse veya İslamiyet’in yasak ettiği şey varsa, mesela çalgı çalınıyorsa, oyun, kumar gibi şeyler varsa, o çağrılan yere gidilmez. (İhya) Gıybet, oyun, şarkı bulunan yemeğe gidilmez. (Muhit, Metalib-ül-müminin) Ramazan ayı, eğlence ayı değil, ibadet ve… Devamını Oku


İtici olmak

İtici olmak Sual: Müziğin haram olduğunu biliyorum çünkü bu konuda birçok hadis var, fakat çok kimse müzik dinlediği için bunu söylemek itici olur, İslamiyet’ten insanların soğumasına sebep olur. Hâlbuki dinimiz,(Ürkütmeyin, müjdeleyin, nefret ettirmeyin!) buyuruyor. O halde, (Namaz kılmayan veya açık gezen yahut içki içen Cehenneme gider) diyerek halkı korkutmak yanlış olur. Günah olanları değil de, sevab olanları bildirmek gerekmez mi? CEVAP Bu mantık, çok yanlıştır, dinimize aykırıdır. Yalnız… Devamını Oku


İmam-ı Gazali hazretleri ve musiki

İmam-ı Gazali hazretleri ve musiki Sual: Bazı kimseler, hiçbir İslam âlimi müziğe cevaz vermedi ama, İmam-ı Gazali hazretlerinin müziğe helal dediğini söyleyerek çalgı dinliyorlar. Böyle bir şey var mı? CEVAP Hayır, hiçbir İslam âlimi çalgıya, müziğe mubah dememiştir. Hepsi de haram demiştir. Bazı mütercimler, sima veya sema kelimesini müzik anlamı vererek tercüme ettiklerinden dolayı bu büyük hataya sebep olmuşlardır. Dört mezhepte de çalgı haramdır. Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima [teganni… Devamını Oku


Dinin emri müslümanın zoruna gitmez

Dinin emri müslümanın zoruna gitmez Sual: 1- Bir kısmı İslam’da musiki vardır diyen bir toplumda çıkıp da bu haramdır demek ikilik çıkarmak değil midir? CEVAP Allah’ın emrini bildirmek ikilik çıkarmak olur mu? Bu nasıl mantık öyle? Bir kısmı ateist olan yerde, (Allah vardır, âlemlerin Rabbidir, her şeyi O yaratmıştır, Ona iman etmek lazım) dersek, ikilik mi çıkartmış oluruz? Dinin emrini bildirmek niye zorunuza gidiyor? İnanmak ayrı, yapıp yapmamak ayrı. 2- İslam’da tevhidi bozmanın, nifak sokma… Devamını Oku


Tegannideki beş şart

Tegannideki beş şart Sual: Teganninin mubah olması için şartlar nelerdir? CEVAP Büyük İslam âlimi seyyid Abdullah-i Dehlevi hazretleri buyuruyor ki: (Sima ancak, Allahü teâlâya müteveccih olanlara caizdir. Aletsiz, çalgısız olan sese sima [teganni] denir. Yalnız çalgı ile veya çalgı ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. (İlk teganni eden şeytandır) ve (Gına, kalbde nifak hasıl eder)hadis-i şerifleri de gınanın [müziğin] haram olduğunu göstermektedir. Âlimler, simanın haram olm… Devamını Oku


Musikinin dindeki yeri

Musikinin dindeki yeri Sual: Dinimizde müzik haram mıdır? CEVAP Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesini çalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur. Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. Gına haramdır. (Dürr-… Devamını Oku


Başarılı iletişim için

Başarılı iletişim için Sual: Herkesle başarılı bir iletişim kurmak için, ne yapmalı? CEVAP İslam ahlakına uymalı. Buna uymadan sağlanan iletişim, karşılıklı menfaate dayanır. Yani, hep almaya dayanır. Hâlbuki dinimiz alma değil, verme dinidir. Müslüman almak için değil, vermek için çırpınır. Menfaat [çıkar] üzerine yapılan iyilik yanlıştır, menfaat üzerine kurulan dostluk geçicidir, menfaat bitince dostluk da biter. Hatta menfaat olmazsa, dostluk hiç başlamaz. İslam ahlakı bilgileri ve İslam âli… Devamını Oku


İNSAN HAKLARININ KAYNAĞI İSLAMDIR

İNSAN HAKLARININ KAYNAĞI İSLAMDIR Ülkemizde enteresan olaylar cereyan etmektedir. Kimi üzücü, kimi sevindirici bu olayları şöyle umumi olarak bir gözden geçirecek olursak, varacağımız netice çok menfi değildir. Müsbet neticeler ve sevindirici gelişmeler vardır. Menfîlerinin yanında müsbetleri daha fazladır. Yeter ki bizler, kendimize düşen vazifelerimizi yapalım. Fert fert acaba böyle günlerde nasıl bir tutum ve tavır olmamız lazım geldiğini tespit edelim. Biz bir defa ülkemizin birliğini, berab… Devamını Oku


ALLAH BİZİM CENNETE GİTMEMİZİ İSTER

ALLAH BİZİM CENNETE GİTMEMİZİ İSTER İslâm milletleri içerisinde dinine, imanına, maneviyatına bağlılıkta birinciliği alan bizim milletimizdir. Başka milletlerde üç aylar mefhumu yoktur. Receb'i, Şaban'ı, Ramazan'ı birleştirip üç aylar mefhumunu yerleştiren yalnız bizim milletimizdir, Osmanlı neslidir. Bu üç ayları dikkate vermenin bazı özellikleri var. Üç aylardan ilki Recep. Efendimiz (a.s.m.) Hazretleri, Miraçta Cenneti görüyor ve Cennetten çok lezzetli bir nehrin aktığını müşahede ediyor. Ceb… Devamını Oku


İSLAMI YAŞAMADA ÇOCUK-EBEVEYN DİYALOGU

İSLAMI YAŞAMADA ÇOCUK-EBEVEYN DİYALOGU Sa'd bin Ebi Vakkas, ilk Müslümanlardandır. Hem o kadar ileri derecede ilk Müslümanlardandır ki, aşere-i mübeşşere denen Cennetle müjdelenmiş on kişiden birisidir. İşte bu Sa'd bin Ebi Vakkas, İslama girdikten ve İslâm uğruna hayatını feda eder duruma geldikten sonra annesi ona iştirak etmiyor, eski dininde kalıyor. Sa'd bin Ebi Vakkas ise İslâmla şerefleniyor. Böylece aralarında bir uçurum meydana geliyor. Oğul aşere-i mübeşşereden, fakat anne şirk karanlı… Devamını Oku


TEPKİ MÜSLÜMANI DEĞİL, ETKİ MÜSLÜMANI OLMAK

TEPKİ MÜSLÜMANI DEĞİL, ETKİ MÜSLÜMANI OLMAK Bugün toplumda bir tereddüt, bir tahayyür, bir şaşkınlık göze çarpmaktadır. Kim gibi yaşayacağını, kim gibi giyineceğini, kim gibi davranacağını bilemeyen, mütehayyir bir kitle meydana getirilmiştir. Hani bir söz vardır: Başkasının yürümesini taklit etmek isteyen insan, sonunda kendi yürüyüşünü de unutur. Böyle bir durum sözkonusu. İslâmın temel mefhumlarını, özellik ve güzelliğini bilemeyen, yaşayamayan bir takım çevreler bu defa başkaları gibi yaşama… Devamını Oku


İSLAMA HİZMET İNSANA HİZMETTİR

İSLAMA HİZMET İNSANA HİZMETTİR İçinde bulunduğumuz vasata ve ülkenin umumi manzarasına baktığımız zaman kendi kendimize bir dikkat çekme ihtiyacı duyuyoruz. Neden? Biz, bir Osmanlı devamıyız, geçmişimizde iki yüz elli milyonluk bir Osmanlı devleti var. Onun bugüne kalan altmış milyonluk bakiyesiyiz. Bu iki yüz elli milyonluk Osmanlının içinde her türlü ırkın varlığını görüyor, her türlü din mensubunun mevcudiyetini tespit ediyoruz. Nitekim İstanbul fethedilmiştir. İstanbul'u fetheden kumandan Re… Devamını Oku


Takdim

Takdim İslâmı yaşamak gerçekten bir sanat, bir maharet; ustalık isteyen bir sırdır. Sanat bir güzelliğin ifadesi ise, İslâm, yaşanmakla estetik güzelliğini sergiler; sanat bir işi güzel yapmak için uygulanan kural ise, İslâm, yaşanmakla bu güzel kural uygulamaya geçmiş olur. İnandığımız, uğrunda varlığımızı seve seve fedadan çekinmediğimiz İslâm gibi ebedî bir emanetin bekçisi ve meftunu isek, bunun bedeli, onu öğrenerek, severek, sevinerek yaşamaktan ve yaşatmaktan geçiyor. Elinizdeki bu kitap… Devamını Oku


Sigara üzerine bir gençle yapılan diyalog

Sigara üzerine bir gençle yapılan diyalog Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Genç: Hocamız, sigaraya haram dediği için, hiçbir delil olmasa da biz sigaraya haram deriz. Üstelik sigaranın haram olduğuna dair delilimiz de çoktur. CEVAP Kendiniz haram deseniz de, bunu bütün Müslümanlara şamil edemezsiniz. Delilsiz konuşmanın vebali büyüktür. Çok delil nedir? Genç: Sigara israf ve zararlı olduğu için har… Devamını Oku


Selamın sünnet şekli

Selamın sünnet şekli Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: (Hanif selamı ile selam derim) diyenler var. Böyle selam uygun mudur? CEVAP Hanif selamı diye bir selam yok, Peygamber efendimizin bildirdiği normal selam vardır. Ne Peygamber efendimiz ne de bir İslam âlimi böyle selam vermemiştir. Böyle selam vermek sünnete ve Kur’an-ı kerime uymadığı için bid’attir. İslam'dan önce Araplar “hayyekellah =… Devamını Oku


Uyuşturucu haramdır

Uyuşturucu haramdır Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Esrar, afyon, kokain gibi uyuşturucuları kullanmak günah değil mi? Dünyada uyuşturucuya bağımlı olmanın sebebi ne olabilir? CEVAP Her çeşit uyuşturucu günahtır. İslam Ahlakı kitabında, büyük günahlar arasında bildirilmektedir. İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki: Afyon ve diğer zehirli otlar haramdır, fakat ilaçların içine konan az m… Devamını Oku


Organ bağışlamak

Organ bağışlamak Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Dinimize göre, ölen birinin organlarının, başka birine nakli için, yakınlarının izin vermesi gerekiyor mu? İnsan sağlığında, (Ben ölünce organlarımı bağışladım) diyebilir mi? CEVAP Dinimizde, insanın hiçbir organı mal değildir. Alınıp satılmaz, bağışlanmaz. Ne kendisinin, ne de yakınlarının satmaya, bağışlamaya yetkisi yoktur. Bir kişi ölünce,… Devamını Oku


Resim hakkında

Resim hakkında Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, resim hakkında özetle diyor ki: Zaruretsiz canlı varlıkların resimlerini yapmayı dinimiz yasaklamıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Âhirette en şiddetli azaba müstahak olanlar şunlardır: 1- Bir peygamberin katili, 2- Bir peygamberin öldürdüğü, 3- Ana babasından birinin katili olanlar, 4- Canlı varlıkları… Devamını Oku


İbadeti gizlemeli mi?

İbadeti gizlemeli mi? Sual: Nâfile ibadetleri teşvik için, farzlar gibi açıktan yapmak uygun olur mu? CEVAP Riya yani gösteriş korkusu yoksa, teşvik maksadıyla nâfile ibadetleri açıktan yapmak caiz olur. Riya tehlikesi varsa yahut riyaya yol açabilecekse, nâfile ibadetleri gizli yapmalıdır. İslam âlimleri, (Bir hayrın yapılmasına yol gösteren, onu yapan gibidir) hadis-i şerifine göre, sadakayı açıktan vermenin, iyiliği açıkça yapmanın iki kat sevab olduğunu bildirmiştir. Biri, sadaka sevabı, iki… Devamını Oku


Tüp bebek ve taşıyıcı annelik

Tüp bebek ve taşıyıcı annelik Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak caiz midir? CEVAP Çocuğu olmayan karı-kocanın, silsile-i aliyyeyi [büyük İslam âlimlerini] vasıta yaparak, dua etmeleri ve meşru sebeplere sarılmaları gerekir. Materyaller, evli karı kocadan alınır ve haram işlemeden yapılırsa, tüp bebek de caiz olur. (İ. Ahlakı) Bu işi erkek doktora yaptırmak… Devamını Oku


Tesbih ve numaratör

Tesbih ve numaratör Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Tesbihler bid’at değil midir? Tesbihi numaratörle çekmek caiz midir? CEVAP Tesbih çekmek sünnettir. Tesbih aletinin kendisi bid’at mi diye soruluyorsa, Peygamber efendimiz zamanında tesbihler, parmakla, çekirdekle, taşla sayarak tesbih çekiliyordu. Resulullah efendimiz, bir kadının tesbihleri, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat men etmem… Devamını Oku


İSLÂM'IN KADINLAR İÇİN GETİRDİĞİ BAZI KOLAYLIKLAR

İSLÂM'IN KADINLAR İÇİN GETİRDİĞİ BAZI KOLAYLIKLAR A) Kadınlara İbadetlerde Getirilen Kolaylıklar: İslamî emir ve yasakları üstlenmede erkekle kadın arasında önemli bir ayrılık yoktur. Ancak kimi ibadetlerde ya da ibadetin yapılış şeklinde kadın lehine bazı kolaylıkların getirildiği görülür. Bunları namaz, oruç, hac, zekat ve cihad gibi ibadetler üzerinde belirlemeye çalışacağız. 1) Namaz: Kadınlar beş vakit namazla yükümlü olmakla birlikte cuma, bayram ve cenaze namazlarından muaf tutulmuş… Devamını Oku


İSLÂM'IN KADINLAR İÇİN GETİRDİĞİ BAZI KOLAYLIKLAR

KADINLARA GETİRİLEN MALÎ KOLAYLIKLAR İslam, aile fertleri arasında kendine has ekonomik, malî ve sosyal bir denge kurmuştur. Kadının kocası ve çocukların da babası olan erkek ailenin tüm harcamalarına tek başına üstlenmiştir. Bu yüzden de kendisine çocukların eğitimi ve ailede disiplin konularında bazı velayet üstünlükleri verilirken, kız kardeşlerine göre mirastan alacağı pay arttırılmış, böylece kendisine ekonomik güç kazandırılmıştır. Çünkü eşinin, çocuklarının ve ailede yoksul düşen ba… Devamını Oku


ERKEK ve KADININ BİRBİRİNİ ZİYARET ETMESİ

ERKEK ve KADININ BİRBİRİNİ ZİYARET ETMESİ 1) İslâm'ın ziyaretleşmeye verdiği önem: İslam bir toplum dini olduğu için, toplum fertlerini birbirine yaklaştıran, karşılıklı sevgi, saygı ve yardımlaşma duygularını güçlendiren davranışları da düzenlemiştir. Hasta ziyareti veya nişan, düğün ve bayram gibi sevinçli günlerde tebrikleşme ve selamlaşma bunlar arasında sayılabilir. Ziyaretleşme yalnız hısımlar arasında değil; iş ve meslek arkadaşları veya komşu yahut aile dostu gibi hısım olmayan fakat üns… Devamını Oku


ERKEK-KADIN İHTİLÂTI (Karışık Yaşantı)

ERKEK-KADIN İHTİLÂTI (Karışık Yaşantı) 1) İhtilât terimi ve kapsamı: Erkekle kadının aynı yer ve zamanda birlikte ve karışık olarak bulunmasına ihtilat denir. Bu terim daha çok yabancı erkekle kadınların erkekli-kadınlı karışık eğitim görmesi; iş yerinde birlikte çalışması; nişan, düğün ve benzeri kutlamalarda karışık oturması ve ev ziyaretlerinde birlikte oturmayı kapsamına alır. İslam'da ihtilal için düzenleme yapılırken fitne korkusu önemli bir etken olmuştur. Bu yüzden fitne korkusu bu… Devamını Oku


ERKEĞİN ve KADININ BİRBİRİYLE MUSÂFAHASI

ERKEĞİN ve KADININ BİRBİRİYLE MUSÂFAHASI 1) Musafaha terimi ve kapsamı: Musâfaha sözlükte; el sıkışmak ve tokalaşmak demektir. İslamî musafaha; iki kişinin karşılaşması halinde, selamlaşmadan sonra daha çok iki el kullanılarak yapılan el sıkışmayı ifade eder. Kimi zaman el öpme, alından öpme veya kalbler karşı karşıya gelecek şekilde sarılma da musafaha kapsamına girer. Erkek ve kadınların kendi cinsleriyle karşılaştıklarında selam vermelerinin ve bundan sonra musafaha yapmalarının sünnet… Devamını Oku


İSLÂM'IN FERT VE AİLEYİ KORUMAK İÇİN ALDIĞI SOSYAL ÖNLEMLER

İSLÂM'IN FERT VE AİLEYİ KORUMAK İÇİN ALDIĞI SOSYAL ÖNLEMLER Yukarıdaki örneklerden de anlaşıldığı gibi bütün semavi dinler aileye büyük bir önem vermiştir. Daima nikahla kurulacak aile yuvası esas olmuştur. Bu Hz. Âdemle Havva arasında böyle olduğu gibi onların çocuk ve torunları arasında, Kur'an'da örnek verilen peygamberlerin aile hayatlarında da böyle olmuştur. Hz. İbrahim'in Sâre ve Hacer, Hz. Musa'nın Şuayb (a.s)'ın kızı ve Hz. Muhammed (s.a.s)'in Hz. Hatice başta olmak üzere bü… Devamını Oku


ZİNA SAYILMASI TARTIŞMALI OLAN CİNSEL TEMASLAR

ZİNA SAYILMASI TARTIŞMALI OLAN CİNSEL TEMASLAR 1) Eşcinsellik (Livâta) Erkeğin erkekle veya kadınla arkadan temasına livata veya lutîtik denir. Lût (a.s)'ın kavmi bu çeşit sapık ilişkiler yüzünden helak edildiği için bu adla anılmıştır. Livata İslam'da ve önceki semavî dinlerde yasaklanmıştır. Hz. Lût, amcası İbrahim (a.s)'ın bulunduğu Filistin yöresinden ayrılıp Sedom şehrine yerleşti ve peygamber olarak bu şehir halkıNI irşada başladı. Ancak Sedom halkı dünyada eşine az rastlanan b… Devamını Oku


NİKÂHSIZ BİRLEŞME ve SONUÇLARI

NİKÂHSIZ BİRLEŞME ve SONUÇLARI 1) İslam'ın evliliğe verdiği önem: İlk insan Adem ve Havva'nın meşru evlilikle başlattığı aile yuvası, sonraki bütün semavî dinlerde devam edegelmiştir. Son din İslam da, aile yuvasının devamı ve doğacak nesillerin sağlığı için birtakım önlemler almıştır. Ayet ve hadislerde meşru evlilik özendirilmiş, evlilikten yüz çevirip, ömür boyu bekar kalmak isteyenler kınanmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: Size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder tane… Devamını Oku


EŞLER İÇİN CİNSEL BİRLEŞME YASAĞI OLAN ZAMANLAR

EŞLER İÇİN CİNSEL BİRLEŞME YASAĞI OLAN ZAMANLAR Yüce Allah evli eşlerin karı-koca hayatını meşru kılmıştır. İslamî edep sınırları içinde kalan eşlerin, kendi arasındaki cinsel hayatının ayıplanma ve kınanma yönünün bulunmadığı da belirtilmiştir. (bk. el-Mü'minûn, 23/6.) Ancak özellikle kadını fizik ve ruh sağlığı bakımından korumak gayesiyle, evli eşlerin cinsel hayatına da bazı sınırlamalar getirilmiştir. Kadının aybaşı ve lohusalık günlerinde, hac'da ihramlı olduğu sürece, dolaylı boşama… Devamını Oku


YERYÜZÜNE İNİŞ VE İLK AİLE YUVASI

Hz. Âdem ve Havva'nın indirildiği yerle ilgili olarak âyet ve hadislerde açık bilgi bulunmamakla birlikte, bazı İslâm tarihçileri Âdem'in Hindistan'da Seylan (Serendib) adasına, Hz. Havva'nın ise Cidde'ye indirildiğini belirtmişlerdir. Daha sonra onlar Arafat ve Müzdelife'de buluşmuşlardır.(Taberî, Tarih, Nşr. M. Ebu'l-Fazl, Kahire 1960-70, I, 121; Mes'udî, Murûcu'z-Zeheb, Nşr. M.M. Abdulhamîd, Kahire 1367/1948, I, 60; Sa'lebî, Arâ'isü'l-Mecâlis, Kahire 1310, 21 .) Dünya hayatı… Devamını Oku


VASİYETİN İSBATI

Vasiyetin yazılı olarak yapılması, besmele, Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salat ve şehâdet kelimeleri ile başlaması ve şahit tutulması menduptur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi vasiyet sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Mâlikîler buna anlaşılır bir işaretle vasiyet yapmayı da eklerler. Vasiyet, şahit ve yazılı belge gibi şer'i isbat yolları ile sabit olur. Hanefîlere göre vasiyeti kimin yaptığı ve kimin lehine yapıldığı kâğıt üzerine açık olarak yazılmış bulunursa böyle bir yazılı vasiyet geç… Devamını Oku


VASİYETTE ÖZEL DURUMLAR

1) Hayır kurumları lehine yapılan vasiyet: İslâm fakihleri mescid, ilim medreseleri, hastahaneler, kütüphaneler, sığınaklar ve buna benzer kamu cihetlerine vasiyetin geçerli olduğu konusunda görüş birliği içindedir. (el-Kâsânî, a.g.e., VII, 341; İbn Âbidîn, a.g.e., V, 470 vd.; ez-Zühaylî, a.g.e., VIII, 61.) Hanefilerde, ana ilkeye göre lehine vasiyet yapılanın mülk edinebilir nitelikte olması gerekir. Mescid doğrudan mülk edinemeyeceği için mescidin tamiri ya da aydınlatılması gibi bir vas… Devamını Oku


VASİYET TERİMİ VE KAPSAMI

Vasiyet, sözlükte; emretmek ve ölümünden sonra bir şeyin yerine getirilmesini istemek demektir. Bir fıkıh terimi olarak vasiyet; bir malı veya yararlanma hakkını, ölümünden sonraya bağlayarak bir şahsa veya hayır kurumuna karşılıksız olarak bağışlamaktan ibarettir. (Kadri Paşa, el-Ahvâlû'ş-Şahsiyye, mad. 530.) Diğer yandan bir kimsenin ölmeden önce küçük çocuklarının mala ilişkin işlerini yürütmek ve miras malı üzerinde tasarrufta bulunmak üzere birisini yetkili kılması da vasiyet kapsamın… Devamını Oku


VÂSİNİN TASARRUFLARI

İslâm'da yetim malı, vakıf malları ve beytülmale ait mallar yönetim bakımından aynı nitelikte sayılmıştır. Kur'an'da yetim mallarının yönetimi için vasilere hitap edilerek şöyle buyurulmuştur: Yetim malına en güzel olanın dışında yaklaşmayın. (el-En'am, 6/152.) Burada yetim malını en güzel yönetme, bunları yetimin yararına olacak şekilde tasarruf etmeyi gerektirir. Bu da yetim adına mal alırken ya da yetimin malını satma ya da kiraya verme durumlarında rayiç bedelleri dikkate almakla gerçekleşir… Devamını Oku


İSLÂM'DA ÖLÜM SONRASINA YÖNELİK TASARRUF VE DÜZENLEMELER

İslâm'a göre insan hayatı sonsuza uzanır. İnsanın asıl cevheri olan ruhun dünya öncesi, bedenle birlikte geçirdiği dünya hayatı, kabir kesiti ve kıyamet koptuktan sonraki âhiret hayatı bu sonsuza giden çizgi üzerindeki bölümlerden ibarettir. İşte İslâm fert, aile ve toplum değerlerini ortaya koyarken ve mensuplarını güzel ahlâk ve fazilete teşvik ederken bu bütünü dikkate almış ve buna uygun dünya-âhiret dengesi kurmuştur. Kişi sağlığında iken zekât, bağış vb. tasarruflarla servetinin bir bölümü… Devamını Oku


Irkçılık

3103 - Soru: Sizce çingene kime denir, çingene Müslüman mıdır? Müslüman değilse nasıl Müslüman olur? Halk arasında Onlar ilk önce gâvur olup sonra Müslüman olur diye bir dedikodu var, doğru mudur? Çingeneyle izdivaç olur mu? Cevap: Çingene, yeryüzünde yaşayan ırklardan biridir. Kelime-i Şehadet getiren herkes Müslümandır. Halkın arasında dolaşan bu iddia çok çirkin ve yanlıştır. Dini bakımdan hiçbir kitaba ve esasa dayanmamaktadır. İmanın şartlarına inanıp, İslâm'ın şartlarını yerine getiriyorsa… Devamını Oku


Yenilmesi-İçilmesi-Kullanılması Caiz Olan Bazı Şeyler

2996 - Behce Fetvalarından: "Kullanılması yaygın bulunan kahvenin içilmesi helâldir" (H.Ec. 2/161) Açıklama: Kahvenin İslâm aleminde yayılmaya başladığı sıralarda, Müslümanlar arasında, kahve içmenin caiz olup olmadığı münakaşası yapılmıştır. Bazı şahıslar, kahveyi keyif verici bir madde olarak göstermekte ve içilmesinde mahzur aramaktaydı. Birtakım kimseler de kahvenin yandığını ileri sürerek içilmesinin haram olduğu görüşünü savunmaktaydı. Mesele fukahaya intikal edince, kahve ilim süzgecinden… Devamını Oku


UĞURLU veya UĞURSUZ SAYMAK

1. Uğursuz saymak: İnsanlar, eskiden beri bazı yer, zaman, şahıs ve şeyleri uğursuz veya uğurlu saymışlar, bu inanca göre karar verdikleri, hareket ettikleri olmuştur. Hiçbir ilmi ve dini esâsa dayanmayan bu inanç İslâmda reddedilmiş, uğur veya uğursuzluğu insanların kendi inanç ve davranışlarında aramaları istenmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) buna benzer başka inanışları da zikrederek şöyle buyurmuştur: «Hastalığın bir başkasına geçmesi, uğursuzluk, (ölü ruhunun temsilcisi) baykuş, karındaki yıl… Devamını Oku


GELENEKLER ve BİD'ATLER

İslâm dini geldiği zaman insanlar, bugün olduğu gibi çeşitli milletlere, büyük küçük topluluklara mensup bulunuyorlardı. Bu milletlerin ve toplulukların kendilerine mahsus inançları, âdetleri, gelenek ve görenekleri vardı. İslâmdan önceki çağa «câhiliyet» çağı, bu çağın İslama aykırı bulunan âdet ve inançlarına da «câhiliyye âdetleri» denilmektedir. Müslüman, saadet dini İslama girerken câhiliye inanç ve âdetlerinden soyunmak, arınmak, bu saadet iklimine öyle girmek mecburiyetinde idi. Fakat fer… Devamını Oku


İNANÇ ve ADETLER

İslâm tevhid dinidir; zâtında ve sıfatlarında Allah Teâlâ'nın bir ve tek olduğunu, O'ndan başka hiçbir varlığın ibâdete lâyık bulunmadığını ilân etmiş bu birliği dinin temeli kılmıştır. Bu temel inanca aykırı inançlar küfür, davranışlar ise en azından haramdır. Bu davranışların yaygın olanlarını sıralamak —onlardan kaçınmak için— faydalı olacaktır. Devamını Oku


İKRAH'IN TARİFİ VE MÂHİYETİ

2053 İkrah; lûgatta bir kimseyi istemediği bir sözü söylemeye veya bir işi yapmaya zorlamaktır. İslâmi ıstılâhta: "Bir kimseyi; tehdit ederek (icbarla) râzı olmadığı bir sözü söylemeye veya bir işi yapmaya, haksız yere sevk etmektir. Tehdit edilen kimseye "Mükreh" denilir.(201) İcbar etmek (Mecbur bırakmak) manasına gelen "Cebr" aynı mâhiyettedir. Cebrin karşılığı (zıddı) "İhtiyâr" meselesi farklıdır. İkrah bazı hallerde; ihtiyarı ifsad eder, bazı hallerde ise; ferdin "İki şerden birisini seçmes… Devamını Oku


FERD; HANGİ HALLERDE TASARRUFTAN MEN EDİLİR? (HACR)

2050 Hür, akıl-baliğ ve ehliyet arızası bulunmayan bir kimse; malını dilediği gibi sarfedebilir. Mülkiyeti kullanma hakkı; diğer insanlara (kat'i olarak) zarar verdiği sâbit olmadığı müddetçe, sınırlandırılamaz. Fakat ferd; bâzı hallerde tasarruftan menedilir. Şimdi "Hacr (veya hıcr)" nedir? sualine cevap arıyalım. Hacr; lûgat yönünden mutlak manada alıkoymak ve men etmek manasına gelir. İslâmi ıstılâhta: "Bir kimseyi, bazı sebeblerden dolayı sözlü (Şifâhi) tasarruftan men etmeye hacr denilir"(1… Devamını Oku


REHİN'İN TARİFİ, MÂHİYETİ VE HÜKMÜ

2042 Rehin'in "Emânet'le" ilgisi açıktır. Zira rehin bırakılan mal, (kendisine rehin bırakılan kimsenin elinde) "Emânet" hükmündedir. Rehin; lûgatta mutlak sûrette alıkoymak demektir.(165) İslâmi ıstılâhta: "Maldan alınması mümkün olan bir hak sebebiyle; alış-verişe konu olan (mütekavvim) bir malı, hak yerine getirilinceye kadar alıkoymaya (Habsetmeye) rehin denilir"(166) târifi esas alınmıştır. 2043 Kur'ân-ı Kerîm'de: "Eğer bir sefer üzerinde iseniz, Borcu yazacak bir kâtip de bulamadınızsa, o… Devamını Oku


HERHANGİ BİRŞEY BULUNDUĞU ZAMAN NE YAPILMALIDIR? (LUKÂTA)

2038 Önce "Lukâta" kelimesi üzerinde duralım. Lugatta; yerden alınıp kaldırılan mala verilen isimdir. Kaybedilmiş, düşürülmüş bir mala da; genellikle yerden kaldırıldığı için bu isim verilmiştir. Sokağa bırakılmış çocuğa "Lâkit" denilir. İnâye'de: "Lâkit ile lukâta; lâfız ve mana itibariyle birbirine yakındır. Lâkit; fakirlikten veya zinâ töhmetinden korkularak hamam kapısına veya yol üzerine bırakılan çocuktur. Lukâta ise; sâhibi bilinmeyen ve yerde bulunan maldır" denilmektedir. İslâmi ıstılah… Devamını Oku


VEDİÂ VE EMÂNET'İN MÂHİYETİ

2034 Önce "Vediâ" ve "Emânet" kelimelerinin lugat manaları üzerinde duralım. Vediâ; mutlak manada "bırakmak ve terketmek" demektir.(144) Emânet ise; masdar olarak "Eminlik, başkasının hak ve hukukuna riâyet" manasına kullanılır. İslâmi ıstılâhta: "Muhafaza edilmesi için; emin olarak bilinen bir kimseye teslim edilen mala vediâ denilir"(145) târifi esas alınmıştır. Genellikle vediâ ile emânet aynı manada kullanılır. Fakat aralarında ince bir fark vardır. Meselâ; rüzgâr sonucu bir kimsenin evinin… Devamını Oku


KARZ-I HASEN'İN TARİFİ VE MÂHİYETİ

2031 Önce kelime üzerinde duralım. Kârz: lûgatta, geri almak üzere verilen demektir.(134) "Kesmek" manasına da gelir. Borç veren kimse; kendi malından bir kısmını kesip ayırarak, başkasına verdiği için "Karz" denilmiştir. İslâmi ıstılâhta: "Misli olan maldan; benzerini geri almak üzere başkasına vermeye karz denilir"(135) tarifi esas alınmıştır. Hanefi fûkahası; çarşı ve pazarda benzeri sürekli olarak bulunan malları, "Misli" kabul etmiştir. Borç veren kimseye "Mukriz", borç alana "Müstakriz" ve… Devamını Oku


HAVALE'NİN TARİFİ VE MÂHİYETİ

2023 Önce kelime üzerinde duralım. Havale; lûgat yönünden ihâle manasına isimdir ve mutlak sûrette "nakletmek" manasına gelir.(116) İslâmi ıstılâhta: "Borcun, bir kimseden, diğer bir kimseye nakledilmesine havale denilir"(117) tarifi esas alınmıştır. Havale; sadece borçlarla ilgili bir anlaşmadır. Şöyle ki; borçlu olan kimse, alacaklıyı kendisinden uzaklaştırıyor ve kendisinin alacaklı olduğu başka bir borçluya onu havale ediyor. Istılâhta ise; mutlak manada bir nakil değil, borcun nakledilmesin… Devamını Oku


KEFÂLET'İN TARİFİ VE MÂHİYETİ

2015 Önce kelime üzerinde duralım. Kefâlet lûgatta; bir şeyi diğer bir şeye mutlak surette eklemek manasınadır.(98) Resûl-i Ekrem (sav)'in parmaklarını göstererek: "Yetime kefil olan ve ona bakan kişi, cennette bu parmağın bu parmağa yakın olduğu gibi bana yakın olacaktır" demesi, yani yetimi kendi ailesine bir ferd olarak ekleyen kişi, onun sorumluluğunu üstlenen kişi demektir.(99) İslâmi ıstılâhta. "Bir şeyin (Mal, nefis veya borç) mutâlebesi (taleb edilmesi) hakkında bir zimmeti, diğer bir zi… Devamını Oku


YEMİNİ BOZMAK VE KEFFÂRET

2006 Allahû Teâla (cc)'ya itaat etmek ve sâlih ameller işlemek hususunda; yemin eden bir kimsenin, yemininden rücû etmemesi gerekir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de: "Karşılıklı muahede yaptığınız vakit, Allah'ın ahdini yerine getirin. Sapasağlam ettiğiniz yeminleri bozmayın. (Nasıl olur ki) üzerinize Allah'ı kefil yapmışsınızdır. Şüphe yok ki Allah ne yapacağınızı bilir"(74) hükmü beyan buyurulmuştur. Allahû Teâla (cc)'nın adını anarak ve O'nu kefil yaparak; İslâm'ın meşrû kabul ettiği bir işi yapmak… Devamını Oku


Banka kredisi ile ev almak caiz mi?

Konut Kredisi “Bir konut kooperati’fine katılacağım. Fakat devletten faizli kredi alındığı için sakıncalıdır deniyor. Katılabilir miyim?” Konu, günümüzün gayr-i İslâmî toplumunun bir meselesi olması yanında bazı yönleriyle yeni bir konudur. Onun için şahsen benim buna nihâi cevabı vermem mümkün değildir. Bu meseleyi konu edinen ilmî toplantılara katılmış birisi olarak ancak bir özetleme yapar ve “fetvâyı, müftiler verse de sen vicdanına sor” (Ahmed bin Hanbel, IV/194) hadis-i şerif gereği her mü… Devamını Oku


Şehrullahi'l-Muharrem

"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir. Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyet… Devamını Oku


İSLAM ALEMİ Mİ, MÜSLÜMAN ALEMİ Mİ ?

İSLAM ALEMİ Mİ, MÜSLÜMAN ALEMİ Mİ ? Türkiye’deki egemen lâikçi düzenin verdiği cesaretle bazı çevreler, İslam’ın bu ülkede kalabilmiş zayıf izlerini de son zamanlarda ortadan kaldırmak için büyük çaba harcamaktadırlar. Türkiye’de gerek Yahudilere ait dev medya ağıyla, gerekse bu odağın desteğindeki pagan ve putçu kesime ait propaganda araçlarıyla yapılan yayınlarda İslâmî değerleri yozlaştırma ve çarpıtma çabaları bütün hızıyla sürmektedir. Halkın eğilim ve anlayışı, bu güçler tarafından sistema… Devamını Oku


İslam harfleri

İslam harfleri Sual: Arap harfleri denilen Kur’an harfleri İslam harfleri midir? CEVAP Elbette İslam harfleridir. Türkiye’deki seyyidler, Arap oldukları hâlde, Kürtçe konuşmaları Kürt olmalarını gerektirmediği gibi, Arapların İslam harflerini kullanmaları, Arap harfleri olmalarını gerektirmez. İslam harflerini, bin yıl boyunca, Türkçe konuşan Osmanlılar da kullanmıştır. Farsça konuşan İran da, İslam harflerini kullanmaktadır. Daha başka ülkelerde de, İslam harfleri kullanılmaktadır. Kur’an-ı ker… Devamını Oku


Âyetlere tarihsel demek

Âyetlere tarihsel demek Sual: Bir arkadaş, Ben tarihselliğe inanırım. Bana göre, Kur’anın dörtte biri Arap örf ve âdetlerinden ibarettir. Bunlara ilahi hüküm diye bakılamaz. Miras hükmü de bunlardan biridir. İnanmadığım bir şeyi ben karıma, kızıma nasıl anlatabilirim dedi. Bu dini değiştirmek değil midir? İslamiyet kıyamete kadar geçerli değil midir? Hâşâ Allahü teâlâ yanlış şeyler mi bildirdi? CEVAP O kişinin, ya aklından, ya dininden zoru var. Akıl hastası değilse misyonerdir. Tarihselli… Devamını Oku


Kur’an-ı kerimde nesh vardır

Kur’an-ı kerimde nesh vardır Sual: Kur’anda nesh var mıdır? CEVAP Elbette vardır. Nesh, emir ve yasakların yürürlükten kaldırılması veya değiştirilmesi demektir. Allahü teâlânın, Hazret-i Âdem’den itibaren gönderdiği dinlerin hepsi itikatta aynı, amelde ise farklıydı. Sonra bütün dinleri nesh edip, İslamiyet’i göndermiştir. Kur’an-ı kerim 23 senede indi. Bu zaman zarfında bazı hükümler tedrici olarak indi. Mesela, içki önce haram değildi. Bir âyet inip fayda ve zararından bahsedilmiş, zara… Devamını Oku


Dinde dört delil vardır

Dinde dört delil vardır Sual: Hadis inkârcıları, (Hadisler dinde delil olsaydı, din eksik olurdu; çünkü hiçbir hadis âlimi, bildiği bütün hadisleri kitaplarına yazmamıştır. Mesela Müslim’de olmayan bir hadisin, Buhari’de olacağına dair bir garanti yoktur. O zaman bu hadiste bildirilen hüküm dine girmemiş ve din de eksik kalmış olur) diyorlar. Buna nasıl cevap verilebilir? CEVAP Hadis demek, Resulullahın vahye dayanan sözleri demektir. İslamiyet’in bir parçası değil tamamı demektir; çünkü Peygamb… Devamını Oku


19’cular ve Siccin

19’cular ve Siccin Fanatik Hıristiyanlar Peygamber efendimiz 571’de doğduğu ve İstanbul 1453’te alındığı için, bu sayıların toplamı olan 13 sayısını uğursuz sayarlar. Bunun için 13 numaralı odaya girmez, 13 numaralı evde oturmaz ve 13 sayılı, her şeyden kaçarlar. İslamiyet’i yıkmak için çalışan Behailer de, 19 sayısını mukaddes sayarlar. 19 gün oruç tutarlar. Her Behai, 19 günde bir, 19 Behaiyi davet eder. Genel adalet evi dedikleri meclise 19 kişi seçerler. Behaullaha peygamber derler. 19 fizik… Devamını Oku


Din nereden öğrenilir?

Din nereden öğrenilir? Sual: İslam’a ve Kur’ana uymak ve dinimizi öğrenmek için, meal ve tefsir mi okumak gerekir? CEVAP İslam’a, Kur’ana uymak, dini öğrenmek, meal ve tefsir okumakla değil, ancak hak olan bir mezhebe uymak ve bu mezhebe ait hükümleri öğrenmekle olur. Bir kimse, Kur’an-ı kerimden, tefsirden anladığına uyarsa, İslam’a uymuş olmaz. Kur’an-ı kerimde her hüküm var ise de, bunları doğru olarak Resulullah efendimiz açıklamıştır. Resulullaha uymak farzdır. Kur’an-ı kerimde mealen buyur… Devamını Oku


Meal ve tefsir okumak

Meal ve tefsir okumak Sual: Kur’an-ı kerimin meali, tefsiri yapılamaz mı? CEVAP Kur’an-ı kerimin tefsiri veya meali yazılabilir ve yazılmıştır. İslam âlimleri, bunu yasak etmemişlerdir. Fakat bunlar, Kur’an-ı kerimin belagatini taşıyamazlar. Murad-i ilahiyi bildiremezler. Kur’an-ı kerimin manasını ve manalarındaki incelikleri anlamak isteyen ve belagatinin zevkini tatmak dileyen müslümanlar, bu kitab-i mübini kendi lisanı ile okumalı ve manasını ve zevkini bundan almak için gereken bilgileri öğr… Devamını Oku


Âyet ve hadisten delil göstermek

Âyet ve hadisten delil göstermek Sual: Meal ve hadis okumak uygun değilse, sitenizdeki âyet meallerini ve hadisleri okumak yanlış olmuyor mu? CEVAP Yanlış olmaz, çünkü biz bir yazıya, delil olarak özellikle âyet-i kerime ve hadis-i şerif meali yazmıyoruz. Biz hiçbir âyeti Kur'andan ve hiçbir hadisi hadis kitaplarından almıyoruz. Doğru mana versek bile hata olur. Çünkü buna yetkimiz yoktur. Bir hadis-i şerifte, (Kur’anı kendi görüşüne göre açıklayan kâfir olur) buyuruluyor. Bir kimse, kendi… Devamını Oku


19’cular ve Siccin

19’cular ve Siccin Fanatik Hıristiyanlar Peygamber efendimiz 571’de doğduğu ve İstanbul 1453’te alındığı için, bu sayıların toplamı olan 13 sayısını uğursuz sayarlar. Bunun için 13 numaralı odaya girmez, 13 numaralı evde oturmaz ve 13 sayılı, her şeyden kaçarlar. İslamiyet’i yıkmak için çalışan Behailer de, 19 sayısını mukaddes sayarlar. 19 gün oruç tutarlar. Her Behai, 19 günde bir, 19 Behaiyi davet eder. Genel adalet evi dedikleri meclise 19 kişi seçerler. Behaullaha peygamber derler. 19 fizik… Devamını Oku


Din nereden öğrenilir?

Din nereden öğrenilir? Sual: İslam’a ve Kur’ana uymak ve dinimizi öğrenmek için, meal ve tefsir mi okumak gerekir? CEVAP İslam’a, Kur’ana uymak, dini öğrenmek, meal ve tefsir okumakla değil, ancak hak olan bir mezhebe uymak ve bu mezhebe ait hükümleri öğrenmekle olur. Bir kimse, Kur’an-ı kerimden, tefsirden anladığına uyarsa, İslam’a uymuş olmaz. Kur’an-ı kerimde her hüküm var ise de, bunları doğru olarak Resulullah efendimiz açıklamıştır. Resulullaha uymak farzdır. Kur’an-ı kerimde mealen buyur… Devamını Oku


Çağa göre tefsir olmaz

Çağa göre tefsir olmaz Sual: (Kur’anı her çağda, o asrın teknolojisinin, ilminin ışığında yeniden tefsir etmek ve Allah’ın muradını açıklamak gerekir) diyerek Kur’an-ı kerimi asra uydurmaya çalışanlar var. Bu uygun mudur? CEVAP Tefsir, moda kitabı değildir. Her çağa, her asra göre değişik tefsir olmaz. Dinimiz eksik mi ki tamamlanacaktır? Yoksa fazlalık mı var ki çıkarılacak? Dinde eksiklik ve fazlalık olmadığı için değişik, yeni bir tefsire ihtiyaç olmaz. Çünkü dine yeni bir şey eklemek bid’at… Devamını Oku


Meal ve tefsir okumak

Meal ve tefsir okumak Sual: Kur’an-ı kerimin meali, tefsiri yapılamaz mı? CEVAP Kur’an-ı kerimin tefsiri veya meali yazılabilir ve yazılmıştır. İslam âlimleri, bunu yasak etmemişlerdir. Fakat bunlar, Kur’an-ı kerimin belagatini taşıyamazlar. Murad-i ilahiyi bildiremezler. Kur’an-ı kerimin manasını ve manalarındaki incelikleri anlamak isteyen ve belagatinin zevkini tatmak dileyen müslümanlar, bu kitab-i mübini kendi lisanı ile okumalı ve manasını ve zevkini bundan almak için gereken bilgileri öğr… Devamını Oku


Kur'an-ı kerim okumak ve dinlemek

Kur'an-ı kerim okumak ve dinlemek Sual: Kur’anı Türkçe tercümesinden okumak uygun mu? CEVAP Hayır, değildir. Diyanetin hazırladığı Kur'an-ı kerim mealinin önsözünde diyor ki: (Kur'an-ı kerim, yalnız Türkçeye değil, hiçbir dile hakkıyla çevrilemez. Eski tefsirlerin ışığı altında verilen manalara da tercüme değil, meal demek uygundur. Kur'anın yalnız manasını ifade eden sözleri, Kur'an hükmünde tutmak, namazda okumak caiz olmaz. Hiçbir tercüme, aslının yerini tutamaz.) Büyük İslam âlimi İbni Hacer… Devamını Oku


Yahudi ve Hıristiyanlar

Yahudi ve Hıristiyanlar Ateist diyor ki: Sual: Aşağıdaki birinci âyette Yahudi ve Hıristiyanlar Cennete gidecek denirken, diğer iki âyette Cehenneme gidecekleri bildiriliyor. Bu açık bir çelişki değil mi? İman edenler, Yahudi, Hıristiyan ve Sabiinlerden Allah’a ve ahirete inanıp salih amel işleyenler için elbette Rablerinin katında mükâfatlar vardır. (Bekara 62, Maide 69) İslam dininden başka din isteyenlerin, dinlerini Allah kabul etmez. Bunlar ahirette en büyük zarara uğrayacaklardır. (Al-i İm… Devamını Oku


Mucizelerin en büyüğü

Mucizelerin en büyüğü Sual: Peygamber efendimizin mucizelerinin en büyüğü nedir? CEVAP Kur’an-ı kerimdir. Bugüne kadar gelen bütün şairler, edebiyatçılar, Kur’an-ı kerimin nazmında ve manasında aciz ve hayran kalmışlardır. Bir âyetin benzerini söyleyememişlerdir. İ’cazı ve belagati insan sözüne benzemiyor. Yani, bir kelimesi çıkarılsa veya bir kelime eklense, lafzındaki ve manasındaki güzellik bozuluyor. Bir kelimesinin yerine koymak için, başka kelime arayanlar bulamamışlardır. Nazmı Arap şairl… Devamını Oku


Kuran-ı Kerimin Yahudi & Hristiyanlara Bakışı

İslâm dinî, müşriklerle (Allah’a ortak koşanlarla), kitap ehlini yani Hıristiyanları ve Yahudileri bir tutmaz. Mâide Sûresinde “Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir” (Mâide Sûresi, 5) buyurulur. Buna göre onlarla iktisadi ve ticari sahalarda münasebet kurulabilir. Ayetin devamında ise, Müslüman erkeklerin kitap ehlinden olan namuslu kadınlarla evlenebilecekleri haber verilir. Halbuki, bir Müslümanın bir putperestle evlenmesine… Devamını Oku


Kur'an-ı Kerim'deki ayetler Kur'an'daki sıraya göre mi nazil olmuştır?

Kur'an-ı Kerim ayetleri Kur'an-ı Kerim'deki sıraya göre nazi olmamıştır. İlk inen ayetler Alak suresinin ilk beş ayeti olmasına rağmen Kur'an-ı Kerim'in sonlarında yer almaktadır. Abdest başlangıçta Maide suresindeki âyet ile meşru kılınmış olmayıp, ta Mekke'de namazla beraber farz kılınmış ve hatta İslâm'da hiçbir zaman abdestsiz namaz kılınmamış olduğu bilindiğinden, bununla abdestin farz oluşu doğrudan doğruya değil, taharet (temizlik) hükümlerini çıkarmada esas alınmak üzere, takrir yoluyla… Devamını Oku


İslam peygamberi demek

İslam peygamberi demek Sual: Peygamber efendimize, İslam peygamberi demek uygun mudur? CEVAP Kesinlikle uygun değildir. Peygamber efendimiz, Resulullah efendimiz demelidir. Kur’an-ı kerimde mealen, (Seni âlemlere rahmet olarak gönderdim) ve (Seni bütün insanlara Peygamber gönderdim) buyurulmasına rağmen, Miracı ve başka mucizeleri, tevil suretiyle inkâr eden Hamidullah ise, yazdığı kitaba, yalnız Müslümanların Peygamberi olduğunu anlatan İslam Peygamberiismini vermiştir. Kâfirlerin inançları böy… Devamını Oku


Resulullahın üç vazifesi

Resulullahın üç vazifesi Sual: Resulullahın kaç türlü vazifesi vardı? CEVAP Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki: Peygamber efendimizin üç türlü vazifesi vardı: 1- Kur'an-ı kerimin hükümlerini, yani iman edilecek bilgileri ve fıkhi hükümleri herkese tebliğ etmek. Fıkhi hükümler, yapılması emir veya yasak edilen işlerdir. Bu bilgilere İslami hükümler denir. 2- Kur'an-ı kerimin manevi hükümlerini, yani Allahü teâlânın zatına ve sıfatlarına ait marifetlerini, yalnız ümmetinin yüksek ola… Devamını Oku


Resulullah efendimiz ümmi idi

Resulullah efendimiz ümmi idi Sual: Peygamberimiz, okuma yazma biliyor muydu? CEVAP Resulullah efendimizin okuma yazma bilmediği âyet-i kerimelerle, hadis-i şeriflerle ve tarihi olaylarla sabittir. Resulullah ümmi idi, yani kitap okumamış, yazı yazmamış, kimseden bir ders görmemiş idi. Mekke’de doğup, büyüyüp, belli kimseler arasında yetişip, seyahat etmemiş iken, Tevrat’ta ve İncil’de ve Yunan ve Roma devirlerinde yazılmış kitaplarda bulunan bilgilerden, hadiselerden haber verdi. İslamiyet'i bi… Devamını Oku


Hilye-i Saadet (Resulullahın görünüşü)

Hilye-i Saadet (Resulullahın görünüşü) Sual: Resulullahın görünüşü nasıldı? CEVAP Resulullah efendimizin, görünen bütün uzuvlarının şekli, sıfatları, güzel huyları, tamam hayatı, bütün incelikleriyle, çok geniş ve açık olarak, âlimler tarafından, senetleri, vesikaları ile yazılmıştır. Bunlara(Siyer) kitapları denir. Büyük İslam âlimlerinden imam-ı Ahmed Kastalani hazretlerinin,(Mevahib-i ledünniyye) ismindeki iki cilt kitabından lüzumlu görülen kısımlar, kısaca aşağıya yazılmıştır: Peygamber efe… Devamını Oku


Peygamber efendimizi tanımak

Peygamber efendimizi tanımak Sual: Resulullahı tanımamızdaki ölçü nedir? CEVAP Her Müslüman, Peygamber efendimizin güzellik ve üstünlüklerini ilmi, ihlâsı ve Ona olan sevgisi kadar derece derece görmekte ve anlayabilmektedir. Peygamber efendimize vâris olan yüksek İslam âlimleri ise Onu bütün güzellikleriyle görmüş ve âşık olmuşlardır. Bunların en başında Ebu Bekr-i Sıddık gelmektedir. O, Resulullah efendimizdeki nübüvvet nurunu görmekte, Onun üstünlük, güzellik ve yüksekliklerini idrak ederek,… Devamını Oku


Vefatından Sonra, İslama Hizmetleri de Yine O’nun Nübüvvetine Delildir.

Peygamber Efendimizin (asm) neslinden gelen silsileye, Âl-i Muhammed, Âl-i Beyt veya Ehl-i Beyt denilmektedir. Bu mübarek silsile, asırlarca İslama hizmet etmiş, Müslümanların maddi ve manevi önderleri olmuşlardır. Peygamberimizin (asm), Ehl-i beyti hakkında bize öğrettiği ve asırlardır bütün ümmetinin özellikle namazlarının sonunda okuduğu şu dua: “Allah’ım! Tıpkı âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline de salât… Devamını Oku


Düşmanlarının Çokluğuna Rağmen Vazifesini Başarıyla Yerine Getirmesi ve İslam Dininin Bütün Dünyada Yayılması, O’nun (asm) Nübüvvetine Delildir.

Hiçbir kuvvete dayanmayan ve tek başına yola çıkan bir zatın, son derece kuvvetli düşmanları arasında, kendi davasını korkmadan, tereddütsüz, telaş göstermeden ve son derece cesaretle tebliğ etmesi ve tebliğ ettiği dinin, bütün dinlerden üstün hale gelmesi mümkün müdür? Elbette hayır!.. Şimdi yine Hz. Muhammed’e (asm) bakıyoruz: O Zat (asm), tebliğ ve insanları hakka davette o derece metanet, sebat ve cesaret göstermiş ki, büyük devletler ve büyük dinler, hatta kendi kavim ve kabilesi, hatta amc… Devamını Oku


Duasında Emsalsiz Olması, O’nun (asm) Nübüvvetine Delildir.

Peygamberimiz (asm) ibadetlerinde emsalsiz olduğu gibi dualarında da emsalsizdir. O’nun (asm) hayatı duadır. Oturması, kalkması, yürümesi, yemesi, içmesi, yatması, kalkması gibi aklımıza gelebilecek her halinde bir duası vardır. Her anında Rabbiyle irtibat halinde ve O’na yakarış durumundadır. İslam alimleri O’nun (asm) dualarından ciltler dolusu kitaplar yazmışlardır. O’nun (asm) binler dua ve münacatından, sadece Cevşenü’l-Kebir duasına bakan, dua da dahi O’nun emsalinin bulunmadığına hükmedec… Devamını Oku


İslamiyet'in Kanunlarının Mükemmel Olması, O'nun (asm) Nübüvvetine Delildir.

Acaba ümmi olan, yani okuma yazma bilmeyen bir kişinin tek başına kanunlar yapması ve bu kanunların hiç değişikliğe uğramadan tam on dört asrı ve her asırda insanların en az dörtte birini adaletle ve hakkaniyet üzere idare etmesi mümkün müdür? Elbette hayır. Şimdi Hazret-i Muhammed’e (asm) bakıyoruz; ümmi bir Zatta ortaya çıkan kanunlar, on dört asrı ve her asırda insanların dörtte birini adaletle ve hakkaniyet üzere idare etmiş ve ediyor. Bunun yeryüzünde bir tek emsali yoktur. Hatta yıllarca h… Devamını Oku


Vedâ Haccı

(Hicret’in 10. senesi Zilhicce ayı / Milâdî 632 Mart) Hicret’in 10. yılı Zilkade ayı idi. Bu tarihte, Resûl-i Kibriya Efendimiz, hac için hazırlandı. Medine’deki Müs­lümanlara da haccetmek üzere hazırlanmalarını emir buyurdu. Ayrıca Medine dışındaki Müslümanlara da bu maksatla hazırlanıp Medine’de top­lanmaları için haber gönderdi. Bu haber üzerine, haccetmek arzusunda olan binlerce Müslüman, Me­di­ne’ye akın etmeye başladı. Çok geçmeden, Medine, iman ve İslam’ın nuruyla mü… Devamını Oku


Üsâme Ordusu

Hicret’in 11. senesi Sefer ayının 26’sı, Pazartesi günü idi. Resûl-i Kibriya Efendimizin hastalanmasına bir gün gibi kısa bir zaman var­dı. Buna rağmen o, yine İslam’ın istikbâl ve inkişafını ilgilendiren tedbirler al­mak, gerekli teşebbüslerde bulunmakla meşguldü. Bizans, İslam devleti için her zaman büyük bir tehlike hüviyetini koru­yor­du. O zamana kadar da gerekli dersi tam manasıyla almış değildi. Bu se­beple, Peygamber Efendimiz, o tarafa büyük ehemmiyet veriyordu… Devamını Oku


Tebük Gazâsı

(Hicret’in 9. senesi Receb ayı / Milâdî 630) Hicret’in 9. senesi, İslam’ın Arabistan Yarımadası’nda bütün haşmetiyle ya­yıldığı senedir. Bir taraftan dalga dalga insanlar Medine’ye gelerek Resûl-i Ek­rem’e İslamiyet üzerine bîat edi­yor, diğer taraftan Müslüman olmuş kabilelerin dinî ve idarî işlerini tanzim etmek gayesiyle etrafa memurlar ve vâliler gönde­riliyordu. Hülâsa, Asr-ı Saadet’­te İslam, 9. Hicrî senede en şaşaalı ve ihtişamlı devrini ya­şı­yordu. Anc… Devamını Oku


Sakif Kabilesi Heyetinin Medine'ye Gelişi

(Hicret’in 9. senesi Ramazan ayı) Urve b. Mes’ud, Sakif kabilesinin en çok sevilen reislerinden biri idi. Mek­ke’nin fethinden sonra Hicret’in 9. senesinde Medine’ye gelerek Müslü­man ol­muştu. Sonra da kabilesini İslam’a davet etmek üzere Pey­gam­be­ri­miz­den izin istemişti. İzin verilince de Taif’e dönerek kabilesini İslam’a davet et­mişti. An­cak hakkı kabul etmemekte direnen Sakifliler tarafından ok yağmu­runa tutu­la­rak şehit edilmişti.[… Devamını Oku


Mekke Devrinin Hülasası

Resûli Ekrem Efendimizin Medine'ye hicretleriyle, 13 senelik Mekke devri geride kalmış oluyordu. İslâm tebliğ tarihinde mühim bir yer işgal eden bu devreyi burada tekrar özetlemek, hususan Peygamber Efendimizin bu devredeki tebligatını bir kere daha nazara vermekte birçok fayda vardır. Resûli Ekrem Efendimiz, Milâdî 610 yılında Cenâbı Hakk tarafından peygamber olarak vazifelendirildiği zaman, o günün Arap cemiyeti bütün dünyayla birlikte tarihinin en karanlık ve vahşetli devrini yaşı… Devamını Oku


Her kim ne isterse verirdi

Peygamber efendimizin on yıl hizmetinde bulunmuş olan Enes bin Malik hazretleri anlatır: Resul aleyhisselamdan, bir şey istenmezdi ki, Resul aleyhisselam, onu, isteyene vermiş olmasın. Peygamber aleyhisselamın yanına bir adam gelir sadece, dünyayı, dünya malını elde etmeyi umarak Müslüman olur o gün, akşam olmadan İslâmiyet, kendisinin nazarında, dünyadan ve dünya üzerindekilerden daha sevgili olurdu! Kureyş müşriklerinin Eşrafından Safvan bin Ümeyye, Mekke'nin fethinden sonra, Müslüman olmadığı… Devamını Oku


Ömrü kötülüklerle mücadele ile geçti

İnsanlık tarihi boyunca hemen her toplumda kamu düzenini bozan ve yüz kızartıcı büyük bir suç olarak kabul edilen hırsızlık, Resulullah efendimizin önlemeye çalıştığı sosyal problemlerden biridir. Ahlak ve hukuk kurallarına aykırı yollardan haksız kazanç sağlanmasına sebep olan hırsızlık, İslâmın son derece değer verdiği, korumayı hedeflediği ve kutsal kaul ettiği mal güvenliğini ve meşru yollardan gelir elde etmenin esas olduğu ilkesini ihlal etmektir. Cahiliye döneminde hırsızlık bir hayli yay… Devamını Oku


İnsanların anlayışına göre hitap ediniz

Resulullah efendimiz insanların anlayışına, kültürüne, tabiatına göre hitap ederdi. Herkese davranışı aynı olmazdı. İnsanların, aklına, anlayışına göre hitap ediniz! buyururdu. Çünkü insanları çeşit çeşittir. Büyük İslâm alimi İmam-ı Gazali insanları dört kısma ayırmaktadır: Bunlardan birinci kısmdakiler, dünyada yimek içmek ve zevk etmekden başka bir şey bilmiyenlerdir. İkinci kısmdakiler, cebir, şiddet, zulüm ile hareket edenlerdir. Üçüncü kısmdakiler, hilekarlık ve mürailikle etrafındakileri… Devamını Oku


Sıkıntı verenler kaybetti

Peygamberimizin nübüvvetini tebliğinden önce ve sonraki devirlerde, devletlerde, hatta kabilelerin iç bünyesinde ve kabileler arasında bile kavga, savaş eksik olmuyordu. Mekke döneminde Müslümanlar ve hatta bizzat Peygamber efendimiz de bu şiddete maruz kalmışlardır. Mekke'de gücü elinde bulunduran müşrikler, İslâmın yayılışını önlemek için Müslümanlara sosyal ve ekonomik boykot, baskı, keyfi tutuklama, göçe mecbur bırakma, bağlama, zincire vurma, kızgın kumlar üzerine yatırıp üzerlerine taş yığ… Devamını Oku


Gençlere önem verirdi

Resulullah efendimiz, İslâmı tebliğde, yaymada, genç-yaşlı, kadın- erkek toplumun her kesimden istifade etmiştir. Fakat, ilk Müslümanlar incelendiğinde içlerinde toplumun her kesiminden kimseler yer almakla beraber, daha çok, gençlerin çoğunlukta olduğu görülmektedir. Hz. Ali'nin gençliğindeki faaliyetleri herkes tarafından bilinmektedir. Dillere destan olan kahramanlıklarını 20 ila 30 yaşları arasında gerçekleştirmiştir. Darü'l-Erkam'da iken Müslüman olan Mus'ab bin Umeyr, Birinci Akabe biatınd… Devamını Oku


Doksandokuz derde devâ

Peygamber efendimiz, Allahü teâlânın bir nimet vermesini ve bunun devamlı olmasını isteyen, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah çok okusun! Bu, Cennet hazinelerinden bir hazînedir! buyuruldu. Bir hadîs-i şerîfde de, Lâ havle velâ kuvvete... okumak, doksandokuz derde devâdır. Bunların en hafîfi, hemmdir buyuruldu. Hemm, gam, hüzün, sıkıntı demektir. Bunun için İslâm büyükleri din ve dünya zararlarından kurtulmak için, hergün beşyüzkere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah okurdu. Buna Kelime-i temcîd… Devamını Oku


Güzel huyu

Allahü teâlâ, sevgili Peygamberine verdiği iyilikleri, ihsanları sayarak, O'nun mübarek kalbini okşarken, kendisine güzel huylar verdiğini de saymakta, mealen; Sen, güzel huylu olarak yaratıldın buyurmaktadır. Hz. İkrime buyuruyor ki: Abdullah ibni Abbas'dan işittim: Bu ayet-i kerimede, Huluk-ı azim yani güzel huylar, Kur'an-ı kerimin bildirdiği ahlaktır. Ayet-i kerimede mealen, Sen Huluk-i azim üzersin (Kalem suresi: 4) buyruldu. Huluk-ı azim; Allahü teâlâ ile sır, gizli şeyleri bulunmak, insan… Devamını Oku



TEBÜK SAVAŞI

TEBÜK SAVAŞI 64- Hicretin dokuzuncu yılı idi. Romalıların Şam'da İslama karşı büyük bir ordu hazırlamış oldukları haberi geldi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz otuz bin kişilik bir ordu ile Medine'den çıkarak Tebük denilen yere kadar vardı. Yirmi gün orada kaldı. Fakat düşmandan hiç bir hareket görülmedi. Artık Şam'a kadar gidilmesi uygun görülmeyerek Medine'ye dönüldü. 165- Tebük seferi sırasında Medine'de kıtlık vardı. İslâm ordusu güçlükler içinde hazırlanmış olduğundan bu orduya Ceyşü'l-Us… Devamını Oku


HAZRET-İ PEYGAMBERİN HÜKÜMDARLARI İSLÂM DİNİNE DAVET ETMESİ

HAZRET-İ PEYGAMBERİN HÜKÜMDARLARI İSLÂM DİNİNE DAVET ETMESİ 151- Hazret-i Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, bütün milletlere peygamber gönderilmiş olduğundan İslâm dinine davet için Hicretin yedinci yılı muharrem ayında birer davet mektubu yazdırıp onları mühürledikten sonra, birer elçi ile çevresindeki hükümdarlara göndermişti. Bu mektubları, Necaşi denilen Habeş Hükümdarı Ashaneye, Mısır Hükümdarı Muhavkıse, Doğu Roma İmparatoru Hirakle, Şam Meliki olup Hirakl'in bir val… Devamını Oku


BENİ KAYNUKA VE UHUD SAVAŞLARI

BENİ KAYNUKA VE UHUD SAVAŞLARI 133- Peygamber Efendimiz, Medine'nin Aliye denilen bölgesinde oturmakta olan Beni Kaynuka Yahudileri ile sözleşme yapmıştı. Sonra bir müslümanı haksız yere öldürerek verdikleri sözü bozdular. İslâmiyetin ilerlemesinden telâşa düşmüşlerdi. Müslümanlar arasında gizlice bozgunculuk yapıyorlardı. Peygamber Efendimiz onların reislerini çağırarak ona şöyle dedi: Ey Kaynuka Oğulları! Benim gerçek bir peygamber olduğumu biliyorsunuz. Bana iman ediniz ki, Kureyş'in (Bedir'd… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN CİHADA MEZUNİYETİ VE BAŞLICA DÜŞMANLARI

PEYGAMBERİMİZİN CİHADA MEZUNİYETİ VE BAŞLICA DÜŞMANLARI 121- Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz, bütün âlemlere rahmettir. O, insanlık âlemini bir kardeşlik düzeni üzere yaşatmak ve yükseltmek isterdi. Cehalet karanlıkları içinde kalmış insanları hidayet nurları ile aydınlatmaya çalışırdı. Bunun için kavmine çok güzel öğütler verdi. On üç senede çok yumuşaklık ve tatlılık gösterdi. Ne yazık ki, onlardan birçokları bu mutlu hayatın kıymetini bilemediler. Müslümanların canlarına saldırmaktan geri… Devamını Oku


İSLÂMİYETİN MEDİNEDE YAYILMASI VE MÜSLÜMANLARIN ORAYA HİCRETİ

İSLÂMİYETİN MEDİNEDE YAYILMASI VE MÜSLÜMANLARIN ORAYA HİCRETİ 112- Medine'nin eski adı Yesrib idi. Oraya Yemen'in Ezd kabilesinden bir toplum gelip yerleşmişlerdi. Bu toplumun başkanı olan Haris ölünce, Evs ve Hazreç adlarındaki iki oğlunu bırakmıştı. O toplum da ikiye ayrıldı. Bir kısım Evs, diğer bir kısmı da Hazreç'e bağlandı. Böylece Medine'de Evs ve Hazreç adında iki kabile türemiş oldu. Daha sonra bunların arasına şiddetli düşmanlık girdi. Daima birbirleriyle çarpışıp dururlardı. Dün… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN KABİLELERİ DİNE DAVETİ VE AKABE BEYATI

PEYGAMBERİMİZİN KABİLELERİ DİNE DAVETİ VE AKABE BEYATI 104- Mekke'deki müşrikler, Ebû Talib'in öğütlerini dinlemediler. Onun ölümünden sonra Hazret-i Peygambere daha ziyade düşmanlık ettiler. Eziyet etmeğe kalkıştılar. Peygamber Efendimiz de azadlısı olan Zeyd'le beraber Mekke'den çıkıp Taife gitti. Önce civarında bulunan Bakr ibni Vail kabilesi ile Kahtan kabilelerinden birini dine davet etti; fakat bunlar daveti kabul etmediler. Sonra Taife vardılar. Orada Benî Sakıf' kabilesini dine çağ… Devamını Oku


MÜSLÜMANLARIN ÇEKTİKLERİ EZİYETLER, HABEŞİSTANA HİCRETLERİ ve ÇEMBER İÇİNDE KALMALARI

MÜSLÜMANLARIN ÇEKTİKLERİ EZİYETLER, HABEŞİSTANA HİCRETLERİ ve ÇEMBER İÇİNDE KALMALARI 97- Peygamber Efendimizi doğrulayıp İslâm dinini kabul eden ashab-ı kiramdan birçokları, bu uğurda pek çok eziyetler çekmiş, birçok maddî mahrumiyetlere katlanmış, dinleri uğrunda mallarını ve canlarını vermişlerdir. Peygamber Efendimiz dahi birçok eziyetlere uğramış, hiç bir peygamberin görmediği eza ve cefaya uğrayarak bunlara sabretmiş ve metanet göstermiştir. Yüksek Peygamberlik görevini en üstün bir şekild… Devamını Oku


İSLÂMİYETİ İLK KABUL EDENLER

İSLÂMİYETİ İLK KABUL EDENLER 93- Resûl-i Ekrem Efendimiz kendisine peygamberlik gelince, ilk önce çevresinde bulunan bazı kişileri özel şekilde İslâm dinine çağırdı. Bu daveti ilk önce Hazret-i Hatice validemiz kabul edip İslâmiyet şerefine kavuştu. Sonra Kureyş'in büyüklerinden olan Ebû Bekir ile Peygamberirimizin azadlısı Zeyd İbni Harise ve peygamberimizin amcası Ebû Talip'in oğlu olan 9-10 yaşlarındaki Hazret-i Ali İslâmı kabul etmişlerdi. Az sonra da Hazret-i Eb&ucir… Devamını Oku


İSLÂMIN ÇIKIŞINDA ARABİSTANIN DİNÎ VE İCTİMAÎ DURUMU

İSLÂMIN ÇIKIŞINDA ARABİSTANIN DİNÎ VE İCTİMAÎ DURUMU 91- Peygamber Efendimizin doğduğu ve daha sonra peygamberliğe kavuşmakla İslâm dinini her tarafa yaymaya başladığı zaman, bütün dünya gibi, Arabistan'da büyük bir cehalet ve sapıklık içinde bulunuyordu. Arablar o zaman değişik batıl din ve mezheblere bağlı idiler. Birçoğu yıldızlara, ağaçlara, taşlara ve heykellere tapmaktaydı. Hepsi de cahil idi. Aralarında okuryazar kimseler çok azdı. Medeniyetten yoksundular. Dağınık bir h… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN İLTİFATLARI

PEYGAMBERİMİZİN İLTİFATLARI Peygamber Efendimiz sık sık insanların gönlünü alır, onlara iltifat ederdi. Özellikle kabiliyetli, fedakâr, akıllı ve İslâmî hizmetlerde gayretli olan sahabîlere yaptığı değişik iltifat dolu sözlerle onları sevindirirdi. Onlar da bu iltifat sonucu çocuk gibi sevinir ve âdeta bayram ederlerdi. Hazret-i Ali Efendimiz anlatıyor: Bir gün ben, Cafer ve Zeyd Peygamber Efendimizin huzuruna gittiğimizde Zeyd'e: Sen bizim kardeşimiz, dostumuz ve arkadaşımızsın' buyurdu. Zeyd s… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN AFFI VE BAĞIŞLAMASI

PEYGAMBERİMİZİN AFFI VE BAĞIŞLAMASI Peygamber Efendimizin güzel ahlâkından birisi de affedici ve bağışlayıcı olmasıdır. Peygamberimiz kendi yakınlarına ve Sahabîlerine devamlı hoşgörülü olduğu gibi, düşmanlarını da, özellikle onlar güçsüz bulundukları ve teslim oldukları zaman bağışlamış, suçlarını affetmiş, sonunda da pekçoğunun iman etmesine vesile olmuştur. Hz. Aişe validemizin de buyurduğu gibi, Peygamberimiz yaratılışı icabı, kendisine kötülük edene kötülükle karşılık vermez; affeder ve int… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN KADINLARA ŞEFKATİ

PEYGAMBERİMİZİN KADINLARA ŞEFKATİ İslâmın şefkat güneşi dünyayı aydınlatmadan önce kadınlar çok perişan haldeydiler. Başta Araplar olmak üzere, insanlık kız çocuklarını ve kadınlarını çok hor görürdü. Onları bir insan olarak kabul etmez, bir eşya gibi değer biçer, alıp satarlardı. Arapların yanında kadının hiçbir sosyal hakkı yoktu. Onları şefkat ve merhametten yoksun kıldıkları gibi, mal ve mirastan da uzak tutarlardı. Peygamberimizin bütün insanlığı kuşatan şefkat ve merhameti kısa zamanda kad… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN KÖLELERE ŞEFKATİ

PEYGAMBERİMİZİN KÖLELERE ŞEFKATİ Peygamberimizin şefkat ve merhametinden en çok istifade eden sahipsiz ve kimsesiz insanların başında köleler geliyordu. İslâm nurunun ilk doğduğu sıralarda başta Bizans ve İran olmak üzere, Arabistan'da cahiliye âdetleri arasında kölelik bütün şiddet ve dehşetiyle devam ediyordu. Kabileler arasındaki çarpışmalar, yağmalar dinmeden aralıksız sürüyordu. Bunun neticesinde düşman tarafın insanları—kadın, erkek, çocuk—esir almıyor, kölelik ve cariyelik teş… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN HAYASI

PEYGAMBERİMİZİN HAYASI Haya, hoşa gitmeyen yahut terk edilmesi yapılmasından daha uygun olan, bir şeyin yapılması esnasında yüzünde beliren ince kızarma hali olarak tanımlanır. Utanma, sıkılma manalarına da gelen haya, en geniş şekliyle İslâm ahlâkında yerini bulmuştu. Bu ahlâk en mükemmel haliyle yine Peygamberimizde görülmektedir. Peygamberimiz her türlü temiz huyda olduğu gibi, haya bakımından da insanların en üstünü ve en utangacı idi. Peygamberimiz son derece haya sahibiydi. Görülmesi ve aç… Devamını Oku


PEYGAMBERİMİZİN GENÇLİĞİ

PEYGAMBERİMİZİN GENÇLİĞİ Peygamberimizin çocukluğu ve gençliği temiz ve iffetli bir şekilde geçmişti. Peygamberlikten sonra nasıl bir ahlâka sahipse, kırk yaşından önceki hayâtı da öyle temiz ve nezihti. Halbuki gençlik yıllarını geçirdiği Mekke şehri, o zamanlar o kadar karışıktı ki, Mekkeliler arasında yaşayıp da cahiliye çirkinliklerine bulaşmamak âdeta mümkün değildi. İslâm öncesi Cahiliye döneminde dolandırıcılık, hile, aldatma, hak yeme, verdiği sözde durmama, hıyanet eksik olmuyor, çok ba… Devamını Oku


Peygamber Efendimizin üç aylarda yaptığı dua

Yuce Allah, kullarına olan rahmetinin bir boyutu olarak insanlar içerisinde özel insanlar,mekanlar içerisinde özel mekanlar, zamanlar içerisinde de özel zamanlar yaratmıştır. Dini geleneğimizde bu özel zamanlardan biri de, Mevlâ'mızın rahmetinin sağanak sağanak yağdığı 3 aylar mevsimidir. İslam âleminin heyecanla beklediği 3 aylar cumartesi günü başlıyor.2013 yılında 3 ayların başlama tarihi 11 Mayıs 2013 Cumartesi, Şaban ayı 10 Haziran Pazartesi, Ramazan ayı 09Temmuz Salı günü başlayacak. PEYGA… Devamını Oku


Namaz Risalesi

Namaz Risalesi Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, Namaz Risalesi’nde buyuruyor ki: Bismillahirrahmanirrahim. Namazsız din olmaz Namaz, İslam’ın beş şartından ikincisi olup, Fahr-i kâinatın “sallallahü aleyhi ve sellem” miraca teşriflerinde, en hayırlı ümmet olan ümmeti üzerine, Allahü teâlânın ezeli hitabı ile her gün beş vakit olarak farz oldu. Namaz, dinin direğidir. Kim, namazı devam üzere, doğru ve tamam olarak eda ederse, dinini ikame etmiş, İslam binasını ayakta durdurmuş olur. Namaz kıl… Devamını Oku


Abdest duaları

Abdest duaları Sual: Abdest duaları ve anlamları nelerdir? CEVAP Abdest alırken, dua okumak veya her uzvu yıkarken kelime-i şehadet getirmek müstehabdır. Arapçasını bilmeyen Türkçesini okur. Abdest duaları ve anlamları şöyledir: 1–Abdeste başlarken şu dua okunur: (Bismillâhil-azîm. Vel-hamdü lillâhi alâ dînil-İslâm. Ve alâ tevfîk-ıl-îmân. Ve alâ hidâyet-ir-Rahmân. El-hamdü lillâhil-lezî ce’alelmâe tahûren ve ce’alel-islâme nûren.) [Azim olan Allahü teâlânın adıyla başlarım. Bize İslâ… Devamını Oku


Misvakın önemi

Misvakın önemi Sual: Misvakın önemi nedir? Misvak kullanırken dikkat edeceğimiz hususlar nelerdir? CEVAP Bugün, modern tıbbın diş sağlığı konusunda ortaya koymaya yeni başladığı tedavi usullerini, İslamiyet 14 asır önce öğretmiştir. Diş sağlığına büyük bir fayda temin eden misvak, gayet basit ve en iyi diş temizleme vasıtasıdır. Dişlerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak çok faydalıdır. Larousse İllustre Medical isimli tıp kitabında diyor ki: (Bütün diş macunları ve tozları, dişlere zarar… Devamını Oku


Cemaatle namaz

Cemaatle namaz Sual: Teheccüd namazı kılıyorum. Fakat sabah namazına camiye gelemiyorum. Bir mahzuru var mıdır? CEVAP Hazret-i Ömer, sabah namazında, camide Süleyman isimli bir genci göremeyince, nerede olduğunu sordu. Dediler ki: (O, gece pek uyumaz. Teheccüd ve benzeri nafile ibadetle meşgul olur, belki şimdi uykuya dalmıştır.) Hazret-i Ömer buyurdu ki: (Eğer bütün gece uyuyup da sabah namazını cemaat ile kılsaydı daha iyi olurdu.) [İmam-ı Malik] Cemaatle namaz kılmak Sünnet-i hüda, yani İslam… Devamını Oku


Hazret-i Davud ve mizmar

Hazret-i Davud ve mizmar Sual: (Hazret-i Davud, mizmar yani çalgı eşliğinde zikrederdi. Suudi Arabistan ve diğer İslam ülkeleri dâhil, günümüzdeki Müslümanların hepsi ibadetlerde hoparlör kullanıyor. Bu kadar insanın yanlış yapması mümkün olur mu?) diyorlar. Herkesin yapması bu konuda icma olduğunu ve bunun caiz olduğunu göstermez mi? CEVAP Mizmar, çalgı demektir. Hoparlör de, mizmardır. Birçok hadis-i şerif, Kur’an-ı kerimin, teyp ve hoparlör gibi çalgı çalınan âletlerde okunacağını haber veriy… Devamını Oku


Hoparlörle kıldıran imama uymak

Hoparlörle kıldıran imama uymak Sual: Hoparlörden çıkan sese âmin diyenin namazı bozulur deniyor. Halbuki ben ilmihallere baktım, namazı bozanlar arasında hoparlör yazmıyor. Hoparlörden çıkan sese âmin demek niye namazı bozuyor? Hoparlörle sesin yükseltilmesinin ne mahzuru olur ki? CEVAP Her ilimde olduğu gibi, fen ilminde de o işin uzmanı söz sahibidir. Dinimiz de buna kıymet verir; çünkü fen ilimleri, İslami ilimlerin bir koludur. Dini bilgilerde ise edille-i şeriyye esastır. Fen bilgileri bun… Devamını Oku


Sünneti terk etmek günah mı?

Sünneti terk etmek günah mı? Sual: Sünnetleri kılarken kazaya da niyet edince, sünnet de kılınmış oluyor, sünnetler terk edilmiş olmuyor. Peki, hiç sünnet kılınmasa günah olmaz mı? CEVAP Bu hususta din kitaplarımızda bildirilenleri nakledelim: 1- İbni Hümam buyuruyor ki: Sünnetleri kılmamak, sevablarına ve yüksek derecelere kavuşmamaya sebep olur. (Cevhere, Dürr-ül-münteka, Redd-ül-muhtar, Tahtavi) 2- Müekked ve gayri müekked sünnetleri terk etmek günah olmaz. Bunları terk eden, yalnız sevabları… Devamını Oku


Sünnet ne demektir

Sünnet ne demektir Sual: Farzı bırakıp haram işleyen şefaate kavuşurken, Peygamberimiz, (Büyük günah işleyene şefaat edeceğim)buyururken, “Sünneti terk eden şefaate kavuşamaz” demek doğru mu? CEVAP Sünnet kelimesi üç anlama gelir: 1- Kitab ve Sünnet ifadesindeki sünnet, hadis-i şerifler demektir. 2- Farz ve Sünnet ifadesindeki sünnet, Resulullahın emirleri demektir. Bunlar ikiye ayrılır: Sünnet-i zevaid: Peygamber efendimizin ibadet olarak değil, âdet olarak devamlı yaptığı şeylerdir. Elbiseleri… Devamını Oku


Hayırlı işler namaz yerine geçmez

Hayırlı işler namaz yerine geçmez Sual: Bir yazar, İbni Teymiye gibi (Kılınmayan namazın kazası gerekmez. Çok nafile kılması, çok hayır hasenat yapması gerekir) diyor. Hayırlı işler namaz yerine geçer mi? CEVAP İbrahim Muhammed Neşat hazretleri buyuruyor ki: Namazı bilerek terk etmenin büyük günah olduğunu ve kaza etmek gerektiğini, cumhur-ı ulema bildirmektedir. İbni Teymiye, (Namazı kasten terk edenin kaza etmesi gerekmez. Kaza kılması sahih olmaz. Çok nafile kılması, çok hayrat ve hasenat yap… Devamını Oku


Kaza namazı kılmak gerekmez mi?

Kaza namazı kılmak gerekmez mi? Sual: İbni Teymiye ve Selefiler, (Vaktinde kılınmayan namazları kaza etmek gerekmez, tevbe etmek yeterli olur) diyorlar. Namazları kaza etmek gerekmez mi? CEVAP Evet, İbni Teymiye, (Özürlü ve özürsüz terk edilen namazları kaza etmek gerekmez) diyor. (Mecmu-ul-Fetava 12/106.) İbni Teymiye’nin sözü dinde senet değildir. Zaten birçok yanlış inancı yüzünden İslam mahkemeleri onu hapse mahkûm etmiştir. (Vaktinde kılınmayan namazları kaza etmek gerekmez) demek, di… Devamını Oku


Cuma ile ilgili çeşitli sorular

Cuma ile ilgili çeşitli sorular Sual: Ezan okunurken ve Cuma vaktinde alış veriş yapmak mekruh mudur? CEVAP Evet, mekruhtur. Alış verişin kendisi helaldir. Yani alınan mal mekruh değil, helaldir; fakat Cuma vakti ve ezan okunurken alış veriş yapan, mekruh işlemiş olur. (Dürer) Cuma günü alış veriş Sual: Cuma günü öğle ezanıyla imam selam verinceye kadar olan zamanda alışveriş yapmak mekruhtur, ama iş gereği, dükkânı kapatamıyoruz. Cuma namazı farz olmayan çocuklar alışveriş yapsa caiz olur mu? C… Devamını Oku


Teyemmüm edemeyen hasta ne yapar?

Teyemmüm edemeyen hasta ne yapar? Sual: İslam Ahlakı kitabında, (Elleri ve ayakları kesik olanın yüzü de yara ise, namazı abdestsiz kılar) denirken, başka bir yerinde,(Abdest aldıracak bir kimse bulamayan hasta, teyemmüm eder. Teyemmüm de edemeyen namazı kazaya bırakır) deniyor. Niye bu da abdestsiz kılmıyor? Yahut öteki de bunun gibi kazaya bırakmıyor? Bu çelişki değilse, farklı bir kavil midir? CEVAP Çelişki yok, farklı bir kavil de değildir. Birinci hastanın yardımcı ile de teyemmüm etme imka… Devamını Oku


Namaz kılarken güneş doğsa

Namaz kılarken güneş doğsa Sual: İslam Ahlakı kitabında, (Sabah namazı kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur) ve S. Ebediyye’de de, (Sabah namazı hariç, diğer vakitlerde, vakit çıkmadan, Hanefî’de iftitah tekbiri alan, Malikî’de ve Şafiî’de ise, bir rekât kılan, namazı vaktinde kılmış olur) deniyor. Niye sabah namazı hariç tutuluyor? Akşam güneş batınca, ikindinin vakti çıkmış olduğu hâlde bu namaz sahih oluyor da, sabah güne… Devamını Oku


Tadil-i erkana riayet etmek

Tadil-i erkana riayet etmek Sual: Tadil-i erkan nedir? Tadil-i erkana uyulmazsa ne olur? CEVAP Tadil-i erkan, namazda beş yerde yani rüku, iki secde, kavme ve celsede, her uzvun hareketsiz ve sakin olup, bir miktar durmak demektir. Tadil-i erkan kasten terk edilirse, imam-ı Ebu Yusuf’a göre namaz bozulmuş olur. Tarafeyne yani imam-ı a’zam ile imam-ı Muhammede göre, bozulmuş olmaz ise de, vacibin kasten terki dolayısıyla, namazın iadesi vacibdir. Unutarak terk edilince de secde-i sehv gerekir. İs… Devamını Oku


Sünnet ile farz arasında konuşmak

Sünnet ile farz arasında konuşmak Sual: Sünnet ile farz veya farz ile sünnet arasında konuşmak, selam alıp vermek, duâ etmek, tesbih çekmek, Kur'an okumak, bid'at midir? Sabahın sünnetini evinde kılıp gelen kimse, camide, tesbihini alıp kelime-i tevhid veya salevat-ı şerife okusa veya konuşsa ne olur? CEVAP Merakıl-felah’ın Tahtavi haşiyesinin tercümesi olan Nimet-i İslam kitabının (Nafile Namazlar) kısmında deniyor ki: (Farzla sünnet veya sünnetle farz arasında konuşmak sünneti iptal etmez. Ama… Devamını Oku


Resimli seccadeler

Resimli seccadeler Sual: İslam harfleriyle yazılı, Kâbe veya cami resmi bulunan seccadede namaz kılmak caiz midir? CEVAP Üzerinde İslam harfleriyle yazılmış olan yazı, hattâ bir harf bulunan seccadeyi yere sermek tahrimen mekruhtur. Bunları, her ne için olursa olsun yere sermek, hakaret etmek olur. Hakaret etmek için sermekse küfür olur. Üzerinde Kâbe, cami resmi veya yazı bulunan seccadeleri namaz kılmak için yere sermek de caiz değildir. (Hadika c. 2, s. 633) Kâbe, cami veya İslam yazısı bulun… Devamını Oku


Yatsı namazının vakti

Yatsı namazının vakti Sual: Günde beş vakit namaz yok diyenler çıktığı gibi şimdi de,(Bugün yatsı ezanının okunduğu vakitte yatsı vakti bitmiş oluyor. Dört mezhebe göre de böyle iken, sonradan mezhepçiler yatsı vaktinin sabaha kadar devam ettiğini bildirdiler. Kitaba uyularak bu yanlışlık düzeltilmelidir) deniyor. Müslümanlar, 1400 yıldan beri yanlış mı namaz kılıyor? CEVAP Sanki din yeni ortaya çıktı. Peygamber efendimiz ve asırlardır gelen âlimler yatsıyı yanlış vakitte kıldı demek, yalan ve b… Devamını Oku


ABDEST

ABDEST İslam'da bazı ibadetlerin yerine getirilmesi için yapılan ve bizzat kendisi ibadet olan temizlenme. Abdest kelimesi Farsça'da su anlamına gelen ab ile el anlamına gelen dest kelimelerinden oluşmuş birleşik bir isimdir. Arapça karşılığı olan vudû kelimesi hadislerde kullanılmıştır. Kur'an-ı Kerim'de ise temizlik anlamında taharet ve zeka kelimeleri geçmektedir. Vudû kelimesi güzellik ve temizlik anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ibadete başlanmadan önce insanın iç dünyasını güz… Devamını Oku


Sünnet namazlar

Sünnet namazlar Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Bazı kimseler, sünnet namazlar hakkında, özellikle, yatsının ilk dört sünneti hakkında hadis olmadığı için bid’at diyorlar. Doğrusu nedir? CEVAP Bütün sünnetler hakkında hadis-i şerif vardır. Yatsının ilk dört rekat sünneti Hanefi’de ve Maliki’de gayri müekked sünnetlerdir. Nimet-i İslam kitabında deniyor ki: Sünnetlere (Nafile) denilmesi, nafi… Devamını Oku


Mescidlere Ait Hükümler

Mescidlere Ait Hükümler 490- Mescid, İslam mabetlerine (ibadet evlerine) verilen bir isimdir. Lûgatta secde edilecek yer demektir. Çoğuluna mesacid denir. Mescidlerin büyüğüne Cami denir. Bunun çoğulu da Cevamidir. Mescidler Yüce Allah'a ibadet için yapılmıştır. Bundan dolayı her mescidin büyük bir şeref ve fazileti vardır. Bu şerefi göstermek için her mescide Beytullah (Allah'ın evi) denmiştir. Onun için mescidlere hürmet edilir. Mescidlerde hiç kimse istediği gibi hareket edemez. Bir mes… Devamını Oku


Korku Namazına Ait Bilgi

Korku Namazına Ait Bilgi 399- Korku namazı, İmam Azam ile İmam Muhammed'e göre, bugün de caizdir. İmam Ebû Yusuf'a göre, bu namaz Peygamber Efendimizin devrine ait idi. Korku namazından maksad, düşman saldırısı, sel ve yangın felâketi veya büyük bir canavar gibi tehlikeler karşısında bulunan İslâm cemaatının, kendilerini idare eden bir idareciyi veya diğer muhterem bir zatı imam edinerek onun arkasında farz bir namazı nöbetleşe kılmalarıdır. Şöyle ki: Bu cemaattan bir kısmı düşman karşısın… Devamını Oku


Cumanın Edasının Şartları

Cumanın Edasının Şartları 196- Cumanın edası için şu altı şart vardır: 1) Cuma namazını bulunulan yerdeki idarecinin veya onun göstereceği kimsenin kıldırmasıdır. Şöyle ki: Cuma namazını en büyük idareci veya onun izni ile diğer bir şahıs kıldırmalıdır. İdareci veya onun görevlendirdiği bir şahıs bulunmayan bir yerde, müslüman cemaatın tayini ile içlerinden biri cuma namazını kıldırabilir. İslam hükümlerinin uygulanmadığı (daru'l-harb gibi) yerlerde cuma namazı böyle kılınır. 2) Hutbe okumaya iz… Devamını Oku


Namaz kılarken istemeden de olsa aklıma sürekli bir şeyler geliyor, bir şeyleri düşünüyorum; bu durum namazımı bozar mı?

Namaz kılarken istemeden de olsa aklıma sürekli bir şeyler geliyor, bir şeyleri düşünüyorum; bu durum namazımı bozar mı? Cevap Değerli kardeşimiz, Bu konuda vesvese yapmanız doğru olmaz. Bu şekilde kıldığınız namazlarınız geçerlidir. Etrafımıza şöyle bir göz atalım; dağlar, taşlar, bitkiler, hayvanlar, ay, güneş ve yıldızlar hayalimizden sıra ile geçsinler. Bunların hepsi maddî varlıklar, ama birbirlerinden ne kadar farklılık gösteriyorlar?!. Bir de göremediğimiz, ışınlar âlemini, yer çekimini,… Devamını Oku


Teheccüd, seher vakti ve sahur

Teheccüd, seher vakti ve sahur Sual: Seher vaktinin önemi nedir? CEVAP Seher vakti şer’i gecenin yani güneşin batışından imsak vaktine kadar olan zamanın son altıda biridir. Yaz ve kış bu vakit azalıp çoğalır. Teheccüd namazının vakti ise, şer’i gecenin son üçte biridir. Gece yarısından sonra kılınan teheccüd namazı, gündüz kılınan bin rekâttan daha faziletlidir. Müzzemmil suresinin ikinci âyetinde mealen,(Gecenin yarısında gece namaz kıl!) buyuruldu. (İslam Ahlakı) Teheccüt namazı, gece yarısın… Devamını Oku


Ramazan Ayı Girdiğinde Okunacak Dua

Ramazan Ayı Girdiğinde Okunacak Dua Hamd Allah’a ki, kendisine hamd etmenin yolunu bize gösterdi ve bizi hamd ehlinden kıldı ki, ihsanına şükredenlerden olup iyilik yapanların mükâfatını alalım. Hamd Allah’a ki, bize dinini armağan etti, şeriatiyle bize minnet koydu ve ihsan yollarını bize tanıttı ki, nimetiyle o yolları katederek rızvanına ulaşalım. Öyle bir hamd ki, bizden kabul buyursun ve onunla bizden hoşnut olsun. Ve hamd Allah’a ki, oruç ayı, İslam ayı, temizlenme ayı, arınma ayı ve kıyam… Devamını Oku


Orucun Şartları

Orucun Şartları 39- Orucun farz oluşuna ve yerine getirilmesinin (edasının) farz oluşu ile sıhhatına dair şartlar vardır. Şöyle ki: 1) Oruçla mükellef olmak için İslâm, akıl ve büluğ şarttır. Onun için bu vasıfları toplamayan bir kimseye oruç farz değildir. Ancak akıl sahibi bulunan mümeyyiz bir İslâm çocuğunun tuttuğu oruç nafile olarak sahih olur. 2) Orucun yerine getirilmesi (edası)nın farz olması için sıhhat ve ikamet şarttır. Onun için hasta olana ve yolculuk halinde bulunanlara, bu halleri… Devamını Oku


Zekatı zorla almak

Zekatı zorla almak Sual: İslamiyet’te, devletin, ticaret malı zekatını da zorla zenginlerden alacağını söyleyen Suriyeli yazarlar vardır. Devlet, zekatı zorla alabilir mi? CEVAP Hükümet, şu 5 malı alamaz: Emval-i batına, fitre, kurban, adak ve kefarettir. (Kuduri Şerhi) Zekat mallarından altın, gümüş ve ticaret eşyasına Emval-i batınadenir. Zengin kimse, bizzat kendisi verir. Zekat hayvanları ile topraktan elde edilen mallara Emval-i zahire denir. Zekat memurları tarafından toplanan Emval-i zahi… Devamını Oku


Umreye gitmenin önemi

Umreye gitmenin önemi Sual: Hindistan’a, Buhara’ya ve Paris’e turistik seyahat düşünüyordum, buralara gidene kadar umreye gider, çok sevab kazanırım diye karar vermiştim. Sonra, İslam Ahlakı kitabındaki,(İmam-ı Rabbani hazretleri 29, 123 ve 124. mektuplarında ve Makamat-ı Mazheriyye 26. mektubunda, nafile hacca ve umreye gitmeye izin vermemişlerdir) ifadesini okuyunca, umreden de vazgeçtim. Umreye gitmeye niye izin verilmiyor ki? CEVAP Umreye gitmek çok sevabdır. Umreye hiç izin verilmez mi? Sad… Devamını Oku


Nafile hac ve umreden kıymetli olan

Nafile hac ve umreden kıymetli olan Sual: Hacca gittim. Fakat tekrar nafile olarak gitmeyi düşünüyorum. Nafile hac ve umre mi daha sevap, yoksa fakirlere sadaka vermek mi? CEVAP Her ikisi de nafiledir. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Nafile, farzın yanında denizde damla bile değildir) buyuruyor. O halde farz olan bir ibadeti yapmaya çalışmalıdır. İbni Âbidin hazretleri, hac bahsinin sonunda buyuruyor ki: (Yazı ve propaganda ile [Doğru yazılmış din kitabı vererek veya Medya ile] İslamiyet'e hiz… Devamını Oku


Hizb-ül-bahr

Hizb-ül-bahr Sual: Hizb-ül bahr okumak dertlere ve dileklere faydalı mıdır? CEVAP Evet, Ebül-Hasen Şazili hazretleri tarafından hazırlanan Hizb-ül-bahr’ı okumanın dertlerden kurtulmak için pek faydalı olduğu, İslam Ahlakı kitabında yazılıdır. Arapça orijinali aşağıdadır: Devamını Oku


Bir gizli Müslümanın öyküsü: “Rahip Jean Marie Duchemin”

21 yaşında Müslüman olmuş bir Fransız genci tarafından Paris’te kurulup geliştirilen ve milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen www.oumma.com adlı internet sitesinde, ünlü ve yüksek rütbeli bir Hıristiyan din adamının kendi elyazısıyla yazdığı, nasıl Müslüman olduğunu anlatan hatıralarının bu zâtın ölümünden sonra ortaya çıktığına dair bir haber vardı. Ve bu hatıralar, ilgili sitede yayımlanarak bütün dünyaya duyuruldu. Alışılmadık, son derece heyecan verici anılardı bunlar. Çok kısa ve özlü… Devamını Oku


Seyyidül istiğfar duâsı

Peygamber Efendimiz(ASM) namazın akabinde duâlarına başlarken önce, “Rab olarak Allahı, dîn olarak İslâmiyeti, Peygamber olarak da Muhammed aleyhisselâmı kabul ettim ve buna râzı oldum.” der sonra da: “Ey yer ve gökleri yaratan, gizli ve âşikâre herşeyi bilip herşeye mâlik olan Allahım! Bir olduğuna ve senden başka ibâdete lâyık kimsenin bulunmadığına şehâdet ederim. Kendi kötülüklerimden şeytanın hiyle ve desîselerinden sana sığınırım.” dedikten sonra şöyle devam ederdi: “Allahım! Senden, din v… Devamını Oku


Seyyidü’l-istiğfar duâsı

Peygamber Efendimiz(ASM) namazın akabinde duâlarına başlarken önce, “Rab olarak Allahı, dîn olarak İslâmiyeti, Peygamber olarak da Muhammed aleyhisselâmı kabul ettim ve buna râzı oldum.” der sonra da: “Ey yer ve gökleri yaratan, gizli ve âşikâre herşeyi bilip herşeye mâlik olan Allahım! Bir olduğuna ve senden başka ibâdete lâyık kimsenin bulunmadığına şehâdet ederim. Kendi kötülüklerimden şeytanın hiyle ve desîselerinden sana sığınırım.” dedikten sonra şöyle devam ederdi: “Allahım! Senden, din v… Devamını Oku


Lohusalık döneminde dışarı çıkılmaz mı?

Lohusalık döneminde dışarı çıkılmaz mı? Sual: Lohusalık döneminde dışarı çıkılmaz deniliyor. Dinen bir mahzuru var mıdır? CEVAP Bir şeyin tıbben zararı varsa dinen de zararı var demektir. Çünkü dinimizde tıp İslamiyet’in bir şubesidir, bir koludur. Doyduktan sonra yemek yemek niye mahzurlu olsun. Vücuda zarar veriyorsa mahzuru var demektir. İşte bunun için yasak edilmiştir. Lohusalık döneminde, hastalığına bakmayıp sağda solda gezerse hastalığı artar. Bunun için ninelerimiz lohusayı dışarı çıkar… Devamını Oku


Şeyh-ül-İslam Musa Kazım

Şeyh-ül-İslam Musa Kazım Sual: Diş dolgusuna fetva veren Şeyh-ül-İslam Musa Kazım kimdir? CEVAP Sultan ikinci Abdülhamid hanın tahttan indirilmesiyle din işlerine de fesat karıştı. İttihat ve terakki fırkasına kayıtlı olan cahiller, hatta masonlar, din işlerinde yüksek mevkilere getirildi. İlk iş olarak, sultan Abdülhamid hanın son Şeyh-ül-İslamı Muhammed Ziyaüddin efendi, vazifesinden alındı. Bu yüksek makama 1910’da Musa Kazım efendi getirildi. Bu zat, koyu ittihatçı ve mason idi. Bunun gibi,… Devamını Oku


Adak sevabını evliyaya bağışlamak

Adak sevabını evliyaya bağışlamak Sual: Hastanın iyi olması için evliyaya adak yapmak caiz mi, caiz ise nasıl yapılır? CEVAP Evliyaya adak yapmak, şu işim olursa Allah rızası için bir koyun kesmek, sevabını falanca veliye göndermek istiyorum demek caizdir. Hakiki İslam âlimleri buyuruyor ki: Hiçbir veli, gaybı bilmez. Allahü teâlâ keşf ve ilham ile bildirirse, ancak onu söyleyebilir. Evliya gaybı bilir diyen kâfir olur. Evliya, yok olan şeyi var edemez. Var olanı yok edemez. Kimseye rızık vereme… Devamını Oku


Kurban bayramını tespit

Kurban bayramını tespit Sual: Ramazan gibi, kurban bayramının hilali de, dünyanın bir yerinden görülünce, her yerde görülmüş sayılmıyor mu? CEVAP İslam Ahlakı kitabında İbni Âbidin hazretlerinden alınarak bildiriliyor ki: İmam-ı Sübki hazretleri, (Şabanın 30. gecesi hilali gördüğünü bildiren olsa, hesapla da, hilalin bir gece sonra doğacağı tespit edilse, burada hesaba inanılır, çünkü hesapla anlaşılan kesindir. Doğmadan bir gece önce görülmesi imkânsızdır) buyurdu. Şems-ül-eimme Halvaniha… Devamını Oku


Fâsık muamelesi

Fâsık muamelesi Sual: Çalışmaya mecbur olduğu için başı açık çalışan bir kadına, fâsık muamelesi yapılıp, onun dışlanması doğru mudur? CEVAP Elbette doğru değildir. Böyle birini, kötü arkadaş sınıfına sokarak ondan uzaklaşmak, onun iyi kimselerden hatta dinden bile uzaklaşmasına sebep olabilir. Diğer günahkârları da dışlamak yanlıştır. Günah işleyeni görünce, kendi günahlarımızı hatırlamalıyız. Kusurlarımız, günahlarımız affedilmezse, başımıza gelecek azapları düşünmeliyiz. Başkalarını ayıplamak… Devamını Oku


Ana babanın 80 hakkı

Ana babanın 80 hakkı Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Ana-baba hakları nelerdir? CEVAP İmam-ı Nesefi hazretleri bildiriyor ki: Ana-babanın evladı üzerinde seksen kadar hakkı vardır. Kırkı sağlığında, kırkı vefatından sonradır. Sağlığında olan kırk haktan onu bedenle, onu dil ile, onu kalble, onu da para iledir. Bedenle olan hakları: 1- Hizmet ederek rızalarını almak. Hadis-i şeriflerde buyuru… Devamını Oku


Güzel ve Çirkin Huylar

17) İttika: Yüce Allah'dan korkmak, haramdan ve şüpheli şeylerden sakınmaktır. Böyle bir hale Takva denir. Bunun sahibine de Müttakî denilir. Müttakî olan bir zat, güvenilir ve itimat edilir bir insan demektir. Ondan hiç bir kimseye zarar gelmez. İslam önünde insanlar esasen birbirine eşittirler. Bunların seçkinliği ancak takva iledir. Kur'an-ı Kerîm'de buyurulmuştur: Şüphe yok ki, Allah yanında en iyiniz, en çok müttakî olanınızdır. İttikanın karşıtı fısk'dır, fücur'dur. Daha açığı, doğru yolda… Devamını Oku


İslâmda Muaşeret (Güzel Geçinme) Âdâbı

İslâmda Muaşeret (Güzel Geçinme) Âdâbı 15- İslam dini, insanların muaşeretine (birbiriyle görüşüp konuşmalarına, toplum halinde medeniyet üzere yaşamalarına) büyük bir önem vermiştir. Müslümanların birbirleriyle geçinmelerinde samimiyet, tevazu, sadelik, zorlanmama, karşılıklı yardım, nezaket, saygı, sevgi ve hayırseverlik bir esastır. 16- İslamda halk ile geçinmenin çeşitli yönleri ve dereceleri vardır. Bunların bir kısmı şunlardır: 1) Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalbli o… Devamını Oku


İçtimaî (Toplumsal) Görevler

İçtimaî (Toplumsal) Görevler 14- Bilindiği üzere, insanlar yaratılış bakımından medenîdirler. Toplu bir halde yaşamak ihtiyacındadırlar. Bu yönden aralarında karşılıklı bir takım görevler bulunur. Bunlar gözetilmedikçe, toplum hayatı devam edemez, hiç bir işte düzen bulunamaz. Bu görevlerin başlıcalan şunlardır: 1) Cemiyet ferdlerinin hayatını gözetmek: Her insan yaşamak hakkına sahibdir. Hiç bir kimsenin hayatına haksız yere tecavüz edilemez. İslam gözünde bir insanı haksız yere öldüren, bütün… Devamını Oku


Ailevi Görevler

Ailevi Görevler 13- Aile hayatı, toplumsal varlığın başlangıcıdır. İslamda aile teşkilatı pek önemlidir. Aile ferdleri, başta zevc ile zevceden ve bunların çocuklarından ibarettir. Bunların karşılıklı görevleri vardır. 1) Kocasının başlıca görevleri: Zevcesi ile güzel geçinmek, onu korumak, onun nafakasını (geçim ihtiyaçlarını) karşılamak, kendisine doğruluktan ayrılmamaktır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: Sizin hayırlılarınız, kadınları için hayırlı olanlarınızdır. Diğer bir hadîs-i şerîf d… Devamını Oku


İlahi Görevler

İlahi Görevler 8- Her akıl sahibi ve baliğ kimse, Allahü Teala Hazretlerini bilip ona kullukta bulunmakla yükümlüdür. Bir insan için bu kulluktan daha büyük bir nimet ve şeref olamaz. Biz önce büyük yaratanımızın varlığını, birliğini kudret ve azametini, kutsal emirlerini ve yasaklarını bilir ve doğrularız. Bunlar bizim inançla ilgili görevlerimizdir. Sonra da, namaz, oruç, zekat ve hac gibi sırf bedenî veya sırf malî veya hem bedenî ve hem de malî olan ibadetlerle yükümlü bulunduğumuzu bilir ve… Devamını Oku


Görevlerin Mahiyetleri (Esasları) ve Nevileri

Görevlerin Mahiyetleri (Esasları) ve Nevileri 5- Görev, yapılması dinen zorunlu olan veya tavsiye edilen herhangi bir hayır, bir kemal ve güzel bir şey demektir. Bu tarife göre, görevler iki nevidir. Biri, dince zorunlu olan görevlerdir ki, bunları yapmamak herhalde azabı ve sorumluluğu gerektirir. Namaz, oruç, zekat gibi... Diğer nevi, dinen her halde zorunlu olmamakla beraber istenen ve tavsiye edilen ahlakî birtakım görevlerdir ki, bunlara riayet edilmesi bir kemaldir ve iyi haldir. İnsanın s… Devamını Oku


Ahlâkın Önemi ve Arındırmaya Elverişli Olması

Ahlâkın Önemi ve Arındırmaya Elverişli Olması 3- İslam dini, ahlaka pek büyük bir kıymet ve önem vermiştir. Aslında İslam, bir ahlak ve fazilet, bir hikmet dinidir. Öyle ki, Peygamber Efendimiz buyurmuştur: Ben, ancak mekâkim-i ahlakı (ahlakın iyi ve güzel olanlarını) tamamlamak için gönderildim. İslamda, insanların manevî kıymetleri, sahib oldukları ahlaka göredir. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: Sizin imanca en güzeliniz, ahlakça en güzel olanınızdır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi… Devamını Oku


Mübarek gecelerle ilgili çeşitli sorular

Mübarek gecelerle ilgili çeşitli sorular Sual: Peygamberin doğumunu yani Mevlid kandilini kutlamak, mübarek geceler ihdas etmek bid’attir. Hatta bazı İslam ülkelerinde de böyle bilinir. Çoğunluğa uymak lazım. CEVAP İfade tarzınız bir mezhepsizden ziyade bir misyonerin ifade tarzına çok benziyor. Yoksa mezhepsizler bilmeden misyonerlerin kuklaları mı oldu? Bir müslüman böyle soramaz. Peygamber efendimizin... der. Böyle diyorlar, doğrusu nasıldır, gibi sorular sorar. Siz ise Peygamber, Peygamberin… Devamını Oku


Kadir Gecesi

Kadir Gecesi Kur'ân-ı Kerim'in inmeye başladığı Ramazan ayı'nın yirmi yedinci gecesi. İslâm'da en kutsal ve faziletli gece Kadir gecesidir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur'ân-ı Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir geceşinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o ge… Devamını Oku


Doğru yolda olmanın şartları

Doğru yolda olmanın şartları Sual: Çeşitli cemaatler, birbirlerinden farklı şeyler söylüyorlar, birinin helal dediğine diğeri haram diyor, birinin sünnet dediğine diğeri bid'at diyor. Hangi cemaat daha uygundur? CEVAP Hadis-i şeriflerde, Ehl-i sünnet vel cemaat itikadında olmak ve salihleri sevip onlarla beraber olmaya çalışmak, onlardan ayrılmamak emrediliyor. Doğru yolda olmanın şartları vardır. Bunların bazılarını maddeler halinde bildirelim: 1- Tek hak din İslamiyet’tir. Bir âyet-i kerime me… Devamını Oku


Aklı bırakmak ne demek?

Aklı bırakmak ne demek? Sual: Bir âlime veya mürşid-i kâmile tâbi olmak, körü körüne itaat etmek, hür düşünceyi engellemek olur mu? CEVAP Eski devirlerde yaşamış, mürşid-i kâmil denilen zatlar, sıradan kimseler değildi. Basiretleri açık, selim akıl sahibi kimselerdi. Mürşide tâbi olan insanın aklı ve ilmi, hocasının aklı ve ilmiyle kıyas kabul etmezdi. Akıl göz, İslamiyet ise ışık gibidir. Işık olmayınca göz görmediği gibi, aklımız almasa da, İslamiyet’in bildirdiklerini hiç şüphe etmeden kabul… Devamını Oku


Evliya sevgisi

Evliya sevgisi Sual: Eshab-ı kiramın hayatlarını okumak ve Evliya menkıbelerine çok yer vermek doğru mudur? CEVAP Ne kadar çok yer verilse o kadar iyidir, çünkü Evliya zatlar, her işinde İslamiyet’e uyarak, Allahü teâlânın rızasını kazanmış kimselerdir. Onların yaşayışı, bizim için en güzel örnektir. Yani onların menkıbelerini, İslamiyet’i nasıl yaşamak gerektiğini anlatmak için, nakletmek gerekir. Selef-i salihinin, Eshab-ı kiramın, evliyanın hayatlarını okumak, iyi huylu olmaya sebep olur. (Be… Devamını Oku


Silsile-i aliyye ne demektir?

Silsile-i aliyye ne demektir? Sual: (Silsile-i aliyye) ne demektir? CEVAP Silsile kelimesi, (Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, halka) anlamına gelir. Mürşid-i kâmil yani âlim ve evliya olan zatlar, yetiştirdikleri ve artık başkalarını yetiştirebilecek hale gelen talebelerine, halifelik ve icazet verirler. Sonra onlar da talebe yetiştirip, onlar da yetişen talebelerine böyle icazet verirler. Böylece, âlimler silsilesi meydana gelir. Bu halka, Peygamber efendimize… Devamını Oku


Ö HARFİ

-Ö- ÖĞRENCİ: Rüyada öğrenci görmek, bahtiyarlık ve sevinç işareti olarak kabul edilir. ÖĞRETMEN: Rüyada öğretmen görmek, uğursuzluk sayılır. Rüyayı gören kişinin çevresinde dost sandığı kişileri iyice bir gözden geçirmesi gerekir. ÖDÜNÇ VERMEK: Para ve eşyayı başkasına ödünç olarak vermek, bir fakire sadaka vermekle yorumlanır. Ödünç, asiler için tövbeye; kafir için İslama; fakirler için zenginliğe işarettir. Ödünç para istediğini görmesi ona isabet edecek bir hastalık veya şiddete işarettir. ÖF… Devamını Oku


HZ. ÜZEYR (a.s)

HZ. ÜZEYR (a.s) israilogullarina (Yahudilere) göre meshur bir peygamber olan Üzeyr (a.s)'in adi Kur'an-i Kerîm'de geçmektedir. Fakat Islâm'a göre onun peygamber olup olmadigi hususunda ihtilaf vardir. Üzeyr (a.s)'in adi hakkinda da alimlerin farkli yorumlari vardir. Bazi alimlere göre onun adi Arapça bir isimdir. Diger bazi alimlere göre ise, Üzeyr kelimesi Arapça degil, ibranicedir (el-Ukberî, imlau ma menne bihi'r Rahman, Misir, 1961, II, 7). ibranice'de Üzeyr kelimesinin karsiligi Azradir. Te… Devamını Oku


HZ. ELYESA' (a.s.)

HZ. ELYESA' (a.s.) İsrailoğulları'na gönderilen peygamberlerden biri. Elyesa' (a.s.)'ın ismi Kur'an'da iki defa geçmekte (el-En'âm, 6/86 ve Sid, 38/48). Ahd-i Atık'te de Elîşa' seklinde zikredilmektedir (Ahd-i-Atık, I. Kırallar, XIX, 16, 17, 19). İslâm kaynakları ondan Elyesa' b. Uhtûb ismiyle bahsederler. Elyesa' (a.s.), küçüklüğünde kötürüm bir vaziyetteydi. O sırada İsrailoğullarının peygamberi olan Hz. İlyâs, bir gün yahudilerin azgınlığından kaçarak dul bir kadın olan Elyesa'ın annesi… Devamını Oku


HZ. EYYÛB (a.s.)

HZ. EYYÛB (a.s.) Hz. İbrahim soyundan gelen bir peygamber. Eyyûb (a.s.)'dan Kur'an'da dört yerde bahsedilir ve sabır örneği olarak takdim edilir (en-Nisâ, 4/163; el-En'âm, 6/84; el-Enbiyâ, 21/83; Sâd, 38/41). Tevrat'ta da Eyûb adıyla müstakil bir kitap, Hz. Eyyûb'un kıssasına tahsis edilmiştir. İslâm kaynaklarına göre Havrân bölgesinde yaşayan ve çok zengin olup, sayısız malı-mülkü, birçok oğlu kızı bulunan Eyyûb (a.s.), kendi toplumuna peygamber olarak gönderilmişt… Devamını Oku


Hızır aleyhisselam

Hızır aleyhisselam Sual: Bazıları, Hızır gibi efsanevi kimseler, uydurmadır diyor. Hızır aleyhisselam hakkında hadis yok mudur? CEVAP İslam âlimleri, Hızır aleyhisselamın varlığı hakkında değil, Peygamberliği hakkında ihtilaf edip, kimi nebi, kimi de veli demişlerdir. İmam-ı Rabbani hazretleri, Hızır aleyhisselam ile görüşüp konuştuğunu; fakat, vefat ettiğini, ruhunun insan şekline girdiğini bildirmektedir. [M. 282] Hazret-i Hızır’ın, birçok evliya ile görüştüğü bilindiği için hayatta olduğunu s… Devamını Oku


Hazret-i İbrahim ve Azer

Hazret-i İbrahim ve Azer Sual: Resulullah'ı küçültmeye çalışan bir ilahiyatçı, bu konudaki hadis-i şerifi gizleyip, (Kâfir olan Azer’in, İbrahim Peygamber’in üvey babası ve amcası olduğunu söyleyen âlimler varsa da, bizim için Kur’anın görüşü geçerlidir. Kâfir Azer, İbrahim Peygamber’in öz babası idi) diyor. İslam âlimleri, Kur’anın hükmüne aykırı mı konuşuyorlar? CEVAP Sıradan bir Müslüman bile Kur’anın hükmüne aykırı konuşmamaya gayret eder. İslam âlimleri niye Kur'ana aykırı konuşacak ki? Bu… Devamını Oku


SELMAN el-FARİSÎ

SELMAN el-FARİSÎ Seçkin ve meşhur sahabilerden biri. İran asıllı olup, İsfahan'ın Cayy kasabasında doğmuştur. Bir rivayete göre de doğum yeri Râmehürmüz'dur. Doğum tarihi hakkında bilgi bulunmamaktadır. Selman (r.a)'ın müslüman olmadan önceki ismi, Mabah b. Buzahşan'dır. Müslüman olduktan sonra Selman ismini almıştır. Künyesi Ebu Abdullah'tır. Ona nesebi sorulduğu zaman; Ben; Selman b. İslam'ım demiştir (İbn Sa'd Tabakâtül Kübra, Beyrut (t.y.), IV, 75; İbnul-Esir, Üsdül-Ğabe, II, 417; İbn… Devamını Oku


HASSAN B. SÂBİT (r.a)

HASSAN B. SÂBİT (r.a) Kâfirlere karşı İslâm ve Müslümanları şiirleriyle destekleyen, Rasûlullah'ın şâiri diye bilinen Sahabî. Nesebi; Hassan b. Sâbit, b. Münzir b. Haram b. Amr b. Zeyd-i Menât b. Adiyy b. Amr b. Mâlik b. Neccâr b. Sa'lebe b. Amr b. Hazrec; künyesi, Ebu'l-Velid Ebû Abdurrahman ve Ebu'l-Hasan olarak bilinmektedir. Ünvânı; Şâir-i Rasûlullah'dır. Babası Sâbit, Annesi ise Furay'a bint-i Hâlid'dir. Soyu, Neccaroğulları kabilesinden gelip Kâhtanî Araplarına ulaş… Devamını Oku


HABBÂB İBN ERET

HABBÂB İBN ERET İslâm ile şereflenen ve İslâm'a girdiği için müşrikler tarafından işkence edilen ilk sahabelerden biri. Nesebi; Habbâb b. Eret b. Cendele b. Sa'd b. Huzeyme b. Ka'b b. Zeyd. Temim kabilesinden, küçükken esir edilerek Mekke'ye getirilmiş Huzâalı Ümmü En'mâr'ın kölesi, Zühre oğullarının anlaşmalısı. İslâm ile şereflenen ve Allah için işkence edilen ilk müslümanlardan olan Hâbbab b. Eret müslüman olduğunu açıkladığında ilk işkence edilen sahabeler arasında idi. İlk Müslümanlar… Devamını Oku


ES'AD B. ZURÂRE

ES'AD B. ZURÂRE Sahâbe-i Kirâm'dan, Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Akabe denilen yerde karşılaşıp müslüman olan ilk Medinelilerden. Tam adı Ebû Umâme Es'ad b. Zürâre b. Udes b. Übeyd b. Sa'lebe b. Ganm b. Mâlik b. Neccâr'dır. Ensâr ve Hazrec'in ileri gelenlerindendir. İslâm'ın Medine'de yayılmasında en büyük rolü oynadı. Hicret'ten bir süre sonra hastalanarak Bedir savaşından önce Şevvâl ayında vefât etti (H . I /M. 623). Medineli Araplar iç-içe yaşadıkları yahudilerden dolayı vahiy peyg… Devamını Oku


ENES B. MÂLİK

ENES B. MÂLİK (613-709) Milâdı 613 yıllarında Medine'de doğan ve milâdı 709 (h.90) yılında Basra'da vefât eden Hz. Enes b. Mâlik'in neseb silsilesi: Enes b. Mâlik b. Nadr b. Bamdam b. Zeyd b. Haram b. Cündüb b. Amir b. Ganm İbn Adiyy b. Neccâr, Ebû Hamzatü'l-Ensan el-Hazrecî'dir. Annesi ise, Ümmi Süleym Sehle binti Milhan b. Halid b. Zeyd b. Haram b. Cündüb'dür. Annesi Ümmi Süleym, ensardan olup isminin Sehle oluşu hakkında çok çeşitli ihtilâflar vardır. Bazı eserlerde ismi Remile, M… Devamını Oku


EBU SAİD EL-HUDRİ

EBU SAİD EL-HUDRİ (? - O. 47) Ashâb-ı kirâmın fakihlerinden biri. Sa'd b. Mâlik b. Sinan b. Ubeyd, Adiyy b. Neccâr kabilesindendir. Babası, Medine'de İslâm'ın tebliği başladığında müslüman olmuş, Ebû Said müslüman bir ailede dünyaya gelmiştir. Ebû Said el-Hudrî, Rasûlullah'ın hadislerinden binden fazla rivayet eden Ebû Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Mâlik, Ümmü'l-Mü'minin Âişe, Abdullah b. Abbâs, Cabir b. Abdillah el-Ensârı, ile birlikte Muksirun adı verilen sah… Devamını Oku


EBU'D-DERDÂ

EBU'D-DERDÂ Rasûlullah (s.a.s)'in, Kur'ân, fıkıh ve hadis ilimlerinde önde gelen ashâbından biri. Asıl adı Uveymir'dir. Hazrec kabilesine mensuptur. Hicrî ikinci yılda müslüman oldu. Vâkıdî'nin naklettiğine göre, Ebû'd-Derdâ ailesi içinde en son müslüman olandır. Onun örtüyle örttüğü bir putu vardı. Kendisini İslâm'a dâvet eden dostu İbn Revâha bir gün putunu o evde yokken parçaladı ve gitti. Ebû'd-Derdâ eve gelince önce çok kızmış, sonra şöyle demiştir: Eğer putta bir hü… Devamını Oku


EBÛ DÜCÂNE

EBÛ DÜCÂNE Hicretten önce İslâm'a giren Ensâr'ın kahramanlarından meşhur sahâbî. Asıl adı Sammak olup, Hazrec'in Saideoğulları kabilesine mensuptur. Hz. Peygamber hicretin birinci yılında Muhâcirler ile Ensâr arasında kardeşlik tesis ettiğinde, Ebû Dücâne de Muhâcirlerden Utbe b. Gazvan ile kardeşlik oluşturmuştur. Ebû Dücâne, Ensâr'ın ve İslâm askerlerinin en cesur savaşçılarındandır. Uhud savaşında Rasûlullah, üzerinde korkaklıkta utanç, ileri gitmekte şeref var,… Devamını Oku


EBÂN B. SAİD B. el-AS

EBÂN B. SAİD B. el-AS İsmi; Ebân, Nesebi; Ebân b. Said b. el-Âs b. Ümeyye b. Abdişems b. Abdimenâf b. Kusay b. Kilâb b. Mürre b. Ka'b b. Lüeyy el-Kuraşî. İslâm'dan önce Ebân'ın ailesi iki zümreye ayrılmış ve bu iki zümre arasında ihtilâf çıkmıştı. Ailesi İslâm'a karşı aşırı muhalif olanlardandı. Kardeşleri Halid ile Amr İslâm ile müşerref olmuşlardı. Ebân ise bunların müslüman olmalarından dolayı çok hiddetlendi (Üsdü'l-Ğâbe, I, 35). Keşke Zaribe'de ölmüş olsa idim de, Amr ile Halid'… Devamını Oku


CA'FER B. EBİ TALİB

CA'FER B. EBİ TALİB (?-8/629) Hz. Peygamber'in amcası Ebû Tâlib'in oğlu. Ebû Tâlib'in Tâlib, Akîl, Câ'fer ve en küçükleri Hz. Ali olmak üzere dört oğlu vardı. Hz. Câfer, Rasûlullah (s.a.s) daha Erkam'ın evine girip İslâm'ı yaymaya başlamadan önce müslüman olmuş; ikinci Hicret kâfilesine katılarak hanımı Esma binti Üveys ile birlikte Habeşistan'a hicret etmişti. (İbn Sad, Tabakât, Beyrut, 1376/1957, IV, 34; İbn Abdilber, el-İstiâb, Kahire (t-y), I, 242). Habeş muhacirlerinin say… Devamını Oku


BİLÂL-İ HABEŞÎ

BİLÂL-İ HABEŞÎ Hz. Peygamber'e ilk iman edenlerden biri ve sonradan ona müezzin olan sahabî. İslâm tarihinde unutulmaz yeri olan Bilâl-î Habeşî, aslen Habeşlidir. Anasının adı Hamâme, babasının adı Rebah, künyesi Abdullah'tır. Bilâl, İslâm'ın ilk tebliğ yıllarında Ümeyye b. Halef'in kölesiydi. İslâm'ın ortaya çıktığı yıllarda bir çok kimse, soy ve soplarının yüksekliğine, şirk toplumu içindeki nüfuzlarına bakarak kavim ve kabîle taassubuna düşmüş, İslâm'a cephe almış ve sapıklıkta ka… Devamını Oku


ABDULLAH İBN ABBÂS

ABDULLAH İBN ABBÂS Hz. Muhammed (s.a.s.)'in amcası Abbâs (r.a.)'ın oğlu. Kesin olarak ne zaman doğduğu bilinmemekle birlikte onun Hicret'ten üç yıl kadar önce, Müslümanlar Mekke'de Şi'b-i Ebi Tâlib'te ekonomik ve sosyal kuşatma ve baskı altındayken doğduğu bilinmektedir. Annesi Ümmü'l-Fadl Lübabe binti el-Haris olup Mü'minlerin annesi Meymune'nin kız kardeşidir. Ümmü'l-Fadl, kadınlar arasında Hz. Hadîce'den sonra İslâm'a girenlerdendir. Babası Hz. Abbâs, Abdullah doğar doğmaz onu Hz. Peyga… Devamını Oku


ABDULLAH İBN REVÂHA

ABDULLAH İBN REVÂHA (- ? - Ö. 629) Akabe gününde İslâm'a giren şâir sahâbî. Nesebi Abdullah b. Revâha b. Sa'lebe b. İmriü'l-Kays b. Amr'dır. Künyesi Ebu Muhammed, ünvanı şâiru Rasûlüllah'tır. Babası Revâha, annesi Kebşe'dir. Sahâbenin büyüklerinden ve Ensar'ın ileri gelenlerinden olan Abdullah Medine'de doğdu. Hazrec kabilesine mensup olup ne zaman doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. İkinci Akabe gününde müslüman olmuş ve kabilesini temsilen Peygamberimize bey'at etmiştir. Hicret g… Devamını Oku


ABDULLAH B. ÖMER B. EL-HATTÂB

ABDULLAH B. ÖMER B. EL-HATTÂB İkinci halife Hz. Ömer (r.a.)'in oğlu ve mü'minlerin annesi Hz. Hafsa'nın ana-baba bir kardeşi, fâkih ve muhaddis sahâbî. Ebû Abdurrahman künyesi ile tanınan Abdullah'ın annesi Zeynep bnt. Maz'un el-Cümeyhî'dir. Abdullah b. Ömer'in, peygamberliğin üçüncü yılında doğduğu kaydedildiği gibi onun nübüvvetten bir yıl önce dünyaya geldiği söylenmektedir. (İbnü'l-Esîr, Üsdü'l-Gâbe, Kahire 1286, 111, 230). Babasıyla birlikte, küçük yaşta İslâm'a girdi ve yine ba… Devamını Oku


ABDURRAHMAN İBN AVF

ABDURRAHMAN İBN AVF (590 ? - 32/652) Rasûlullah'ın hayatta iken Cennetle müjdelediği on sahâbîden ve ilk müslümanlardan biri. Kureyş kabîlesinin Zühreoğullarından Hâris'in oğlu olup Câhiliyye devrinde asıl adı Abdulkâ'be veya başka bir görüşe göre Abdu Amr idi. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Erkam'ın evindeki faaliyetlerine başladığı günlerde İslâm'a giren Abdurrahman'a bu ismi Rasûlullah vermiştir. Ebû Muhammed künyesi ile tanınan Abdurrahman'ın annesi Şifâ binti Avf b. Adi'l-Hâris… Devamını Oku


TALHA B. UBEYDULLAH (r.a)

TALHA B. UBEYDULLAH (r.a) Talha b. Ubeydullah b. Osman b. Amr b. Sa'd b. Teym b. Mürre b. Katb b. Lüeyy b. Gâlib el-Kuraşî et-Teymî. Künyesi, Ebu Muhmmed'dir. Talha, Cennetle müjdelenen on kişiden biri, İslâm'a giren ilk sekiz kişiden ve Hz. Ebubekir aracılığıyla müslüman olan beş kişiden biridir. Ayrıca, halife seçimini gerçekleştirmeleri için oluşturulan altı kişilik Ashab-ı ,Surâ arasında yer almış meşhur bir sahâbdir. Annesi, es-Sa'be bint Abdillah b. Mâlik el-Hadramiyye'dir (İbn Hişam, es-S… Devamını Oku


SA'D B. EBİ VAKKAS

SA'D B. EBİ VAKKAS Sa'd b. Ebî Vakkas Malik b. Vuheyb b. Abdi Menaf b. Zühre. Babası Malik b. Vuheyb'dir. Malik'in künyesi Ebî Vakkas olup, Sa'd bu künyeye nisbetle İbn Ebî Vakkas olarak çağrılırdı. Rasûlüllah (s.a.s)'in annesi Zuhreoğullarından olduğu için, anne tarafından da nesebi Rasûlüllah (s.a.s) ile birleşmektedir. Sa'd'ın annesi Hamene binti Süfyan b. Ümeyye'dir. Sa'd (r.a), ilk iman edenlerden biridir. Kendisinden yapılan rivayetlere göre o İslâmı üçüncü kabul eden kimsedir.… Devamını Oku


ALİ İBN EBİ TÂLİB

ALİ İBN EBİ TÂLİB Resulullah'ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş'ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib'tir. Künyesi Ebu'ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru'l-Mü'minin'dir. Ayrıca 'Allah'ın Arslanı' ünvanıyla da anılır. Hz. Ali küçük yaşından beri Resulullah'ın yanında büyüdü. On yaşında İslâm'ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice'den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamber ile H… Devamını Oku


ÖMER B. HATTAB (r.a)

ÖMER B. HATTAB (r.a) İkinci Raşid Halife. İslâmı yeryüzüne yerleştirip, hakim kılmak için Resulullah (s.a.s)'ın verdiği tevhidî mücadelede ona en yakın olan sahabilerden biri. Hz. Ömer (r.a), Fil Olayından on üç sene sonra Mekke'de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir (İbnül-Esîr, Üsdül-Ğâbe, Kahire 1970, IV,146). Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka'b'da Resulullah (s.a.s) ile birleşmektedir. Kureyş'in Adiy boyuna men… Devamını Oku


Hz. EBU BEKİR ES SIDDÎK (r.a)

Hz. EBU BEKİR ES SIDDÎK (r.a) (571-634) Hz. Muhammed (s.a.s.)'in İslâm'ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilki. Câmiu'l Kur'an, es-Sıddîk, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabi. Kur'ân-ı Kerim'de hicret sırasında Rasûlullah'la beraber olmasından dolayı, ...mağarada bulunan iki kişiden biri... (et-Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir. Asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm'dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)'in ona A… Devamını Oku


























II. ABDULHAMID HAN

Osmanli pâdisâhlarinin otuzdördüncüsü, Islâm halîfelerinin doksandokuzuncusudur. Sultan Abdülmecîd'in ikinci oglu olup 1842'de dünyâya gelmistir. Genç yasta dînî ve fennî ilimleri mükemmel bir sekilde ikmâl etti. Sâzeliyye tarîkati seyhi Mehmed Zâfir Efendi ve Kâdiriyye tarîkati seyhi Ebu'l-hüdâ Efendi'den feyz alarak zâhirdeki dirâyetini, mânevî bir kemâl ile de tâçlandirmistir. Daha genç yasta zekâsi ve siyâsî kâbiliyetleriyle temâyüz etmis bulundugundan amcasi Sultân Abdülazîz Han, Misir ve A… Devamını Oku


el-Hâdî | Ya Hâdî

el-Hâdî | Ya Hâdî Hadi : İstediğini hidayete erdiren Al-Hadi : The Guide. He who provides guidance. Cenab-ı Hak buyuruyor: “Hidayet verici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.” (1) “Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet’e açar” (2) “O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir.” (3) “Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir.” (4) “Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O… Devamını Oku


ZINADAN DOĞAN ÇOCUĞUN NE SUÇU VARDIR KI, TAHKIR EDILIYOR VE BAZI HAKLARI KIŞITLANIYOR

ZINADAN DOĞAN ÇOCUĞUN NE SUÇU VARDIR KI, TAHKIR EDILIYOR VE BAZI HAKLARI KIŞITLANIYOR? Zinâdan doğan çocuğun tahkir edilecek suçu yoktur; ancak takdir edilecek ve diğerlerine üstün tutulacak yönü ve başarisi da yoktur. Bunu böylece tespit ettikten sonra:Önce şunu bilmek gerekir: Islâmda; hristiyanlıkta olduğu gibi atalardan miras alınan, Ezeli bir günah akidesi yoktur.Kimse kimsenin günahını yüklenmez (K: Isrâ (17/ 15)). Kim zerre kadar hayır yaptı ise onu görür; kim zerre kadar ser yaptı ise on… Devamını Oku


YABANCI ERKEĞE BAKMAK

YABANCI ERKEĞE BAKMAK Iki çocuklu bir hanımım. Bir erkek bana lâf attı; ben de bir kaç kez baktım ve sonra vazgeçtim. Islâma göre benim durumum nedir? Beyim de genelev kadınları ile ilişki kurmuş. Ayrıca onun durumu ve evliliğimin durumu nasıldır? Siz, nikâhlı iken bir yabancıya bakmak ve ona, kötü duygularının mümkün olabileceği ihtimalını hissettirmekle bir günah işlemişsiniz. Yapmanız gereken şey, bundan tevbe etmeniz ve bir daha yapmamanızdır. Gerek bu davranışınız ve gerekse kocanızın sözün… Devamını Oku


VASIYET

VASIYET Emretmek, bir işi birisine ısmarlamak, bir malı ölümden sonra bağışlama anlamında bir fıkıh terimi. Terim olarak, dinî ilimlerden fıkıhta ve hadis usûlünde ayrı ayrı manalara gelmektedir. Fıkıh Istılahında Vasiyet Fıkıh ıstılahında vasiyet iki aynı manada kullanılmaktadır. 1- Bir malı veya menfaati ölümden sonraya bağlayarak bir şahsa veya hayır kurumuna karşılıksız olarak bağışlamak (Tehanevî, Keşşafu Istılahati'l Funûn, II,1526; Nasuhî Bilmen, Hukuku Islâmiyye ve Istılahatı… Devamını Oku


TALAK VE RESMÎ BOŞAMA

TALAK VE RESMÎ BOŞAMA Kadın, resmî nikahını başkası ile evlenebilmesi için kocasına verirse ondan şer'an da boşanmış mı olur? Önce biz; Islâm hukukunun müeyyidesi bulunmayan böyle bir ortamda ne resmî nikâh olmadan asıl nikâhın (dini nikahın) yapılmasını, ne de çok özel durumlar olmadıkça, birden çok evlenilmesini uygun görüyoruz. Bunu gerekçeleri ile daha önce belirttik. Ikinci olarak; nikâhın ve talakın (boşamanın) şakasının dahi ciddi sayılacağını ve hüküm ifade edeceğini hatırlatalım.… Devamını Oku


TAADDÜD (COK EVLILIK

TAADDÜD (COK EVLILIK) Bir müslüman bu konuda herhalde şöyle düşünür: Taaddüdü-zevcat erkeğin dörde kadar kadınla evlenmesi anlâmına gelen Islâmî bir terimdir. Batılılar buna daha geniş anlamı ile poligami derler. Dolayısı ile taaddüd-i zevcât tamıtamına poligami değildir. Allah (c.c.) Kur'ân-ı Kerîm'de kadınlardan sözeden sûrenin başında, insanları bir nefisten yarattıgını hatırlattıktan sonra: Eğer velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekte onlara haksızlık yapmaktan korkarsanı… Devamını Oku


SÜSLENMENIN ÜÇ ŞARTI

SÜSLENMENIN ÜÇ ŞARTI: 1. Süslenmek isteyen; güzelleşmekte haram madde içeren kozmetikler kullanmayacaktır. Meselâ bazı kremlerin yumuşatıcı olarak domuz yağı içerdiği; bazı parfüm, deodorant ve spraylerin sarhoş edici alkol. yani hamr ihtiva ettiği söylenmektedir. (Alkolün metil alkol gibi sarhoş etmeyen çeşitlerinin haram olmayabileceği de bilinmelidir. Yani islâm'da haram edilen pislik çeşitlerinden sayılan içki, her türlüsü ile alkol değil, sarhoş edicilerdir). Bunların tesbiti ayrı bir çalış… Devamını Oku


SÜNNI BIR HANIM ALEVI BIR KİMSE ILE EVLENEBILIR MI?

SÜNNI BIR HANIM ALEVI BIR KİMSE ILE EVLENEBILIR MI? Müslüman bir hanım ancak müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslam dininin bütün hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekat, hacc, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; katl, zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek… Devamını Oku


SİNN-İ İYÂS(KADIN İÇİN HAYIZDAN KESİLME DEVRESİ

SİNN-İ İYÂS(KADIN İÇİN HAYIZDAN KESİLME DEVRESİ) Kadın için çocuk doğurmaktan ve hayızdan kesilme devresi, İyâs kelimesi, ümidi kesilmek, ümidsiz olmak manâsına E-ye-se kökündendir. İyâs yaşına gelmiş kadına âyise denir. İyâs yaşına gelmiş bir kadından gelen kan istihaza (hastalık) kanı sayılır. Böyle bir kadın, ibadetlerini özür sahibi kimseler gibi yapar. İyâs yaşı konusunda İslâm hukukçuları arasında görüş farklılıkları vardır. Buna göre: Hanefilerden bir kısmı elli yaşı sinni iyâs kabu… Devamını Oku


SİNN-İ BÜLUĞ(ERGİNLİK YAŞI

SİNN-İ BÜLUĞ(ERGİNLİK YAŞI) Erginlik yaşı. Erkek veya kız çocuğu erginlik çağı ile çocukluktan çıkıp gençlik çağına ayak basmış olur. Erginlik, çocukta fizikî bazı belirtilerin ortaya çıkması ile kendini gösterir. Erkek çocuğun ihtilam olması, kız çocuğunun ay başı hali veya gebe kalması gibi halleri bu belirtilerdendir. Buna tabiî büluğ denir. Ergin erkeğe bâliğ, kadına bâliğa denir. Fizyolojik belirtilerde gecikme olursa, erginlik, takdir yoluyla belirlenir. İslâm hukukçularının çoğunluğuna gö… Devamını Oku


SEVICILIK

SEVICILIK Bu sevicilik ya da lezbiyenlik denen bir cinsel sapma ve hastalık belirtisidir ve kesinlikle haram ve çirkin bir davranıştır. Açık saçıklık, ciltler temas edecek şekilde kadın kadına oynama, bir başka kadınla aynı yatakta yatma, erkeğinden, tatmin görmeme, ya da herhangi bir sebeple tiksinme, çeşitli yatılı kız okullarında, hem cinsleri ile İslamın yasakladığı sıkı fıkı ilişkilerde bulunma, haram-helâl tanımayanların her aklına eseni deneme merakı, bu hastalığın başlıca sebeblerindendi… Devamını Oku


RECM CEZASI UYGULANMASI İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

RECM CEZASI UYGULANMASI İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR: 1. Zina eden kadın veya erkeğin ergin olması. 2. Akıllı olması. Akıl hastasına had uygulanmaz. Akıllı ve ergin bir kimse akıl hastası ile zina etse, yalnız kendisine had uygulanır. 3. Evli olan gayrı müslime recm yerine değnek cezası uygulanır. Şâfiî ve Hanbelîlere göre pasaportla Islâm devletine gelen gayrî müslim yabancılara ne zina ve ne de içki içme cezası uygulanmaz. 4. Zinanın zor kullanarak olmaması gerekir. 5. Zinanın diri bir insanla olması… Devamını Oku


RECM

RECM Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma; evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde Islâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimi. R.c.m kökünden mastar, çoğulu rucüm dür. Aynı kökten racîm; recm olunan, taşlanan, kovulan ve lânetlenen anlamındadır. Kur'an-ı Kerim'de bu anlamda recm ifadesi bulunmamaktadır. Bir ayette gaybı taşlamak (el-Kehf, 18/22), başka bir yerde… Devamını Oku


ÖFKE İLE BOŞAMAK

ÖFKE İLE BOŞAMAK Bir Müslüman karısına kızdığında babanın evine git! dese ve kalbinden bir şey düşünmeden bu sözü değişik zamanlarda üç defa tekrarlamış olsa durum ne olur? Bize boşamanın Islâm Hukukundaki durumu sorulduğu için ona göre anlatmaya çalışacak ve başkalarının da bilgilenebileceği mülâhazasi ile meseleyi özetlemeyi deneyecegiz. Islâmda karı ile kocanın birbirlerine üç itibarî bağla bağlıdırlar ve bu bağları koparma (boşama) yetkisi -bunu kendi isteği ile karısına vermemişse- erkeğe a… Devamını Oku


NÜŞÛZ(KADININ KOCASINA İTAAT ETMEMESİ

NÜŞÛZ(KADININ KOCASINA İTAAT ETMEMESİ) Geçimsizlik çıkarma; serkeşlik yapma; kocaya karşı itaatsizlik etme; Kadının kocasına karşı buğz edip asî olması anlamında bir İslam hukuk terimi. Arapça bir mastar olup, itaatsiz kadına naşize denir. Evlilikte eşlerin karşılıklı uyum içinde olması gerekir. Ayet ve Hadislerde karşılıklı hak ve görevler belirlenmiştir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur: Erkeklerin kadınlar üzerinde meşru hakları gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. Yalnız erkekle… Devamını Oku


Uyuşturucu iptilası

Uyuşturucu iptilası Sual: Esrar, afyon, kokain gibi uyuşturucuları kullanmak günah değil mi? Dünyada uyuşturucuya bağımlı olmanın sebebi ne olabilir? CEVAP Her çeşit uyuşturucu günahtır. İslam Ahlakı kitabında, büyük günahlar arasında bildirilmektedir. İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki: Afyon ve diğer zehirli otlar haramdır, fakat ilaçların içine konan az miktarı haram değildir. (Zevacir) Esrar ve afyon gibi katı cisimlerin akla zarar veren miktarları haramdır. İlaçların içine konan az… Devamını Oku


MÜZİK DİNLEMEK VE TELEVİZYON SEYRETMEK HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ

MÜZİK DİNLEMEK VE TELEVİZYON SEYRETMEK HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ? Müzik konusu Islâm âlimlerini çok meşgul eden bir konudur. Çünkü bu mesele bir çırpıda cevap verilecek bir mesele değildir. Zamana, zemine, dinleyene ve dinletene göre değişebilen esnek bir meseledir. Bu yüzden Gazalî bu meseleyi bütün bu itibarları hesaba katarak Ihyâsında uzun uzadıya anlatmıştır. Birkaç cümle ile özetlemek istersek şunları söyleyebiliriz: Müzik bütünüyle haram olmadığı gibi, bütünüyle de helâl değildir. Fıtr… Devamını Oku


MUT'A NİKAHI NE DEMEKTİR. İSLAM DİNİNDE YERİ NEDİR

MUT'A NİKAHI NE DEMEKTİR. İSLAM DİNİNDE YERİ NEDİR? Mut'a nikahı, ücret mukabilinde belli bir süre için kadınla evlenmektir. Cahiliyette mübah olduğu gibi İslam'ın ilk günlerinde de mübahtı. Sonra nesh edilip yürürlükten kaldırırdı. Tirmizi şöyle diyor: Mut'a nikahı İslam'ın ilk günlerinde idi. Adam bir şehre gittiğinde kimse ile tanışmadığından orada kalacağı süre kadar bir kadınla evlenebilir. O da eşyasına bakar, muhafaza eder, işini düzene kordu. Mut'a nikahının haram olduğuna dair ittifak v… Devamını Oku


MODA

MODA Modayı ikiye ayırarak anlatmamız ve bu konudaki hükmümüzü ondan sonra vermemiz gerekir.Giyinme, kuşanma ve süslenme biçimlerinin zamana ve bölgelere göre gösterdiği değişiklikleri moda diye değerlendirirsek bunun; tabii sınırlar içerisinde kalıp, israfa kaçılmayanı ve Kur'ân ve Sünnetin çizdiği helâllık sınırını aşmayanı, helâl olan türüdür. Ne var ki, Islâm'da buna moda değil de örf' adı verilir ve her bölgenin cografi ve ekonomik şartlarına göre elbise biçimi, süslenme yöntemleri, değişik… Devamını Oku


MİSVÂK

Kullanılması çok yararlı olan ve Hz. Muhammed ((s.a.v.).)'in önemle tavsiye ettiği, diş fırçası vazifesini gören, hoş kokulu ve erâk adı verilen meyvesiz bir ağacın dallarından kesilip kullanılan parça. Diş temizliğinde kullanılan ince ağaç dalı. Misvâk'ın çoğulu mesâvîkdır. Sivâk, misvakla eş anlamlı olup hadis-i şeriflerde daha çok bu kelime kullanılmıştır. Çoğulu esvike dir. İslâm dini temizliğe büyük bir önem vermiş ve temizliği imanın belirtilerinden saymıştır. Bedenin, namaz kılınacak yeri… Devamını Oku


MEHİR

MEHİR Evlenme sırasında kadına bu isimle ödenen meblağ; evlilikte kadının nikâh akdi veya cinsel temasla hak kazandığı mal veya meblağ anlamında bir fıkıh terimi. Kitap, Sünnet ve fıkıh literatüründe mehir kelimesi yerine, eş anlamda; sadûk, saduka,nıhle, farîza, ecr, hıbâ, ukr, alâik, tavl ve nikâh kelimeleri de kullanılır. İslâm Hristiyanlıkta olduğu gibi kadının erkeğe verilmek üzere para biriktirilmesini (drahoma) değil de; aksine, erkeklerin kadınlara rağbetinin bir sembolü olsun diye… Devamını Oku


MAKYAJ (SÜSLENME VE KOKULANMA):

MAKYAJ (SÜSLENME VE KOKULANMA): 1- Süslenme Güzel olanı sevme ve güzel görünmeye çalışma duygusu da insanın fıtratında, yaratılış hamurunda bulunan doğal bir durumdur. İslâm ise fıtrat dinidir. Fitrat dininin, fıtratta bulunan duyguları yasaklaması ve köreltmesi değil, fıtrata uygun biçim de ayarlaması ve düzenlemesi beklenir. Öyleyse süslenmenin fıtrata uygun olanı normal, fıtratı bozanı, ya da gayesinden uzaklaştıranı anormaldır. Ya da biri helâl, öbürü haramdır. Başta da söylediğimiz gibi, ta… Devamını Oku


LİVÂTA

LİVÂTA Erkek erkeğe cinsel ilişkide bulunmaya Livata denir. Islâm dininde zina, fahişelik gibi bir hayasızlık örneğini teşkil eden livâta da, kesinlikle yasaklanmıştır. Livâtaya, oğlancılık veya homoseksüellik de denir. Livâta, insan şahsiyetine ve haysiyetine hiç bir şekilde yaraşmayan ahlâkî suçlardan biridir. Hz. Lût (a.s), sapıklığın, ahlâksızlığın, edepsizliğin en adîsi olan livâtanın yaygın olduğu Sedum halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Sedum halkı, daha önceki milletler… Devamını Oku


LİÂN(ZİNA SEBEBİYLE EVLİLİĞİ SONA ERDİRME)

LİÂN(ZİNA SEBEBİYLE EVLİLİĞİ SONA ERDİRME) Liân ve eş anlamlısı mulâane, La'n kökünden La.a.nenin mastarı; Allah'ın rahmetinden kovulma ve uzaklaştırılma; kocanın karısını zina ile suçlaması ve bunu dört şahitle ispat edememesi halinde, hâkim önünde özel şekilde ve karşılıklı olarak yeminleşme anlamında bir İslâm hukuku terimi. Hanefî ve Hanbelilerin ortak tarifine göre, liân; koca tarafından yalan söylüyorsa Allah'ın lâneti kendi üzerine çekilerek, yeminlerle güçlendirilmiş şehadetlerdir.… Devamını Oku


LOHUSALIK (NİFAS)

LOHUSALIK (NİFAS) Tanımı: Nifas; parçalanmış organlar halinde de olsa çocuk doğurmanın ardından, kadının rahminden gelen kan veya organları belli olduktan sonra düşük de olsa, çocuğun yarıdan çoğunun çıkması, ya da doğurduğu çocuğun ardından gelen kan sebebiyle kadında oluşan bir şer'î engel hali demektir. Biz bu programımızda nifas için Lohusalık tâbirini kullanacağız. Lohusalık haline islâm Fıkhında nifas denmesinin sebebi; onunla bir nefsin, yani bir canlının dünyaya gelmesi, veya canlıyı aya… Devamını Oku


KÜRTAJIN DÎNÎ HÜKMÜ:

KÜRTAJIN DÎNÎ HÜKMÜ: Konunun iyi anlaşılması için gerekli olan bu noktalara işaret ettikten sonra, fıkhî açıdan kürtaja baktığımızda önce şunu söylemeliyiz: Islâm fıtrat dinidir ve fıtrata yani doğru (tabiî) ve normal olana aykırı olan her şey Islâma da aykırıdır, yani mahzurludur: Mahzuru, aykırılık gücüne göre değişir. Az aykırı olan mekruh, biraz daha çoğu tahrimen mekruh, çok aykırı olan da haram olur. Bu konuda fitrî olan, kadınla erkeğin bir araya gelmesi, cinsel birleşmeleri,… Devamını Oku


KÖTÜ AKRABA İLE İLİŞKİ

KÖTÜ AKRABA İLE İLİŞKİ Akrabaları görüp gözetmek İslam'ın en büyük vecibelerinden. Ancak Islâma mûhalif yâsayan veya ilişki kurulunca sürekli zarar görülen akrabalarımıza karşı tutumumuz ne olmalıdır? Kur'ân-ı Kerîm ve Sünnet-i seniyye'de akrabayâ karşı iyilik yapmamızı isteyen emirler, ahlâksız, ya da dinsiz olan akrabayı ayırmamıştır. Kişinin sosyal güvenliğini, yani asgarî şartlarda insanca yaşayabilmesini temin edecek maddi yardım, ona öncelikle yakınları tarafından verilmeli ve dinine… Devamını Oku


KIZ VE ERKEK İÇİN EN MÜNASİP EVLENMEYAŞI NE OLMALIDIR? EVLENİLMEK İSTENEN KIZDA VE ERKEKTE HANGİ ŞARTLAR ARANMALIDIR?

KIZ VE ERKEK İÇİN EN MÜNASİP EVLENMEYAŞI NE OLMALIDIR? EVLENİLMEK İSTENEN KIZDA VE ERKEKTE HANGİ ŞARTLAR ARANMALIDIR? Gerekli evlilik yaşı konusunda belirlenen bir sınır yoktur. Fıkıh açısından teorik olarak bebek de, yüzellilik ihtiyar da evlenebilir. Ancak evlilik hayatında problem olabilecek derecedeki yaş farklılıklarına kefâet (denklik) açısından bu konuda dikkat edilmelidir Islâmda evlenmenin faydaları olarak, Huzur bulmak (Rûm 30/21), insan neslini sürdürmek (el-Hindî XVI/276 Evleni… Devamını Oku


KINA YAKMAK

KINA YAKMAK Saç, sakal, el veya ayakları kına yahut başka bir şeyle boyamak. Kınayı sulandırıp eline sürmek. İslâm'ın çıkışından önce yahudi ve hristiyanlar güzel görünme ve süslenmenin ibadetle bağdaşmadığını düşünerek, saçı boyayarak rengini değiştirmekten kaçınırlardı. Hz. Peygamber (s.a.s) müslümanları başka milletleri aynen taklitleri sakındırmak ve onlara bağımsız bir kişilik kazandırmak için emir ve tavsiyelerde bulunurdu. Saçı ve sakalı kına veya başka boya maddesi ile boyamak da bunlar… Devamını Oku


KAYIN PEDERE HİTAP TARZI

KAYIN PEDERE HİTAP TARZI Kişinin kayınpederine baba; kayınvalidisine anne demesinin mahzuru var mıdır? Bu durum ya çok önemli olmadığı ya da Türklerin örfüne has bir keyfiyet olduğu için fıkıh kitaplarımızda yer almaz. Biz bu konudaki Islâmî edebi, bilinenlerden hareketle öğrenebiliriz. Önce Kur'ân-ı Kerim'de kişinin kayınpederine baba, kayınvalidesine anne demesini isteyen bir âyet-i kerime yoktur. Hadislerde de böyle bir şey bilmiyoruz. Rasûlüllah Efendimizin (s.a.v.) kendisinin Eb&ucirc… Devamını Oku


KAŞLARI ALDIRMA:

KAŞLARI ALDIRMA: Peygamberimiz (s.a.s.) kaşını incelttiren kadına ve bu işi yapana da lânet etmiştir (Örnek olarak bk. Buhârî, teFsir sûre 59/4; Müslim, libas 120.). Fakat bazı Islâm âlimleri kadının yüzünde anormal olarak (çeşitli hormon bozukluklarından ötürü) biten kılları kadın koparabilir. Çünkü bu fıtratı değiştirmek değil, çeşitli hastalıklardan ötürü bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek anlamını taşır. Kadın böylece kocasını süslenme arzusunu da karşılamış olur. Ibn Âbidîn, b… Devamını Oku


KARI - KOCA ARASINDA HUKUK

KARI - KOCA ARASINDA HUKUK Başka kadınların çekiciliginden bahsedip, gözü dışarda olan biraz çapkın kocasının kadının uyarması; ona Islâmi nasihatte bulunması uygun olur mu? Uyarabilir; çünkü uyarmakla erkekler değil, bütün müslümanlar görevlidir. Bu durumda olan bir kadın da, kocasının en güzel ve en etkileyici yollarla uyarmalı. Bunun en hoşa giden yöntemini bulmalı. Onun erkeklik onurunu kırmadan, bunu cilvelerle, sürprizlerle yapmaya çalışmalıdır. Çoğu Müslüman,ama cahil kadın, kocasına cazi… Devamını Oku


KADINLA MUSAFAHA

KADINLA MUSAFAHA Islâm fıkhında (hukukunda) genel kaide olarak: Bakılması helâl olan yere dokunulması da helâldir. Bundan sadece erkeğe göre yabancı kadınlar istisna edilir. Meselâ erkek, Hanefî mezhebine göre, yabancı bir kadının eline ve yüzüne belli şartlarla bakabıldiği halde, dokunması câiz değildir. Buna göre, kadınla musafaha (tokalaşma), kadın genç ve şehvet duyabilecek yaşta ise ittifakla haramdır. Bu konudaki rivayetlerin hemen hemen hepsi ve sahih olanları Rasûllüllah Efendimizi… Devamını Oku


KADININ TENASÜL UZVUNDA DEVAMLI KALMAK SURETİYLE TIBBI BİR PARÇA YERLEŞTİRİLEREK HAMİLE KALMASININ ÖNLENMESİ CAİZ MİDİR? BU TAKDİRDE KADININ

KADININ TENASÜL UZVUNDA DEVAMLI KALMAK SURETİYLE TIBBI BİR PARÇA YERLEŞTİRİLEREK HAMİLE KALMASININ ÖNLENMESİ CAİZ MİDİR? BU TAKDİRDE KADININ GUSLÜ SAHİH MİDİR, ORUCU SAHİH OLUR MU? İslam dini evliliğe iki yönden büyük ehemmiyet vermektedir. 1- İnsan neslinin çoğalması. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: Evleniniz ki çoğalasınız. Ben kıyamette sizinle iftihar edeceğim. (İmam Şafii rivayet etmiştir) (Muğnil Muhtaç). 2- İffet ve namusu korumak. Peygamber (sav) buyuruyor: Ey gençler topluluğu evlenm… Devamını Oku


KADININ ÖRTÜNMESİNİ EMİR EDEN AYET-İ KERİMEDE ZİKR EDİLEN CİLHAB NE DEMEKTİR, MANTO GİYMEK HARAM MIDIR?

KADININ ÖRTÜNMESİNİ EMİR EDEN AYET-İ KERİMEDE ZİKR EDİLEN CİLHAB NE DEMEKTİR, MANTO GİYMEK HARAM MIDIR? Cahiliyyette insanların birçokları terbiye ve edebden yoksundu. Ahlak, iffet ve namus meselesi lafta idi. Bugün olduğu gibi kadın açılıp saçılıyordu, vücudunu, na mahrem yerlerini göstermekle böbürleniyordu. İlahi rahmet olarak gelen İslam dini, tefessüh etmiş bu insanlığı ıslah etmek için birtakım emir ve prensipler getirdi. Bunlardan birisi de kadının cilbab ile örtünmesini emreder. Ey Peyga… Devamını Oku


KADININ KOCANIN SOYADINI ALMASI

KADININ KOCANIN SOYADINI ALMASI Resmi evlenmelerde kadın kocanın soyadını alıyor. Bu mesele Islam'da da böyle midir? Soyadı meselesinin tarihi henüz yenidir ve Islâm tarihi boyunca uygulânmamıştır. Soyadı kişinin hangi soya ait olduğunu, kimlerden geldiğini ve bir anlamda kimin çocuğu olduğunu gösteren bir işarettir. Soyadı sayesinde insanın nesepli ya da nesepsiz olduğu anlaşılmış olur. Bu açıdan, bakıldığında, eğer bugün millet içinde ya da milletlerarası bir kolaylık sağlıyorsa ve de bu kolay… Devamını Oku


Kutsal aile

Kutsal aile Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir. Ses dosyasını indirmek için tıklayın. Sual: Hep “Ben” diye konuşan biri, (İslam’ın genel tevhid anlayışı doğrultusunda “Kutsal aile”, “Asalet”, yani asîl olmak diye bir şey kabul etmem. Bir insan doğuştan asîl veya kutsal olamaz. Bence bir insanı doğuştan asîl veya kutsal görmek apaçık şirktir. Âdem ve Nuh nebinin çocuklarından biri kâfir olmuştur. Bu da gösteriyor ki, peygamber de ols… Devamını Oku


Cennet hayatını evimize nasıl taşırız?

Fizikte “albedo” diye bir kural vardır. Albedo, yüzeylerin yansıtma gücüdür. Mesela ayna, ışığın yüzde doksan beşini yansıtır. Su o kadarını yansıtmaz. Toprak da ışığı yansıtır amma albedosu düşüktür. Soru şu: Müslümanların, Peygamberimiz’in (sas) aile hayatını yansıtma albedosu kaç? Veya Müslümanların böyle bir niyeti var mı? Peygamberimiz’in hayatını ümmet seviyesinde yaşamak isteyen kaç aile, Ezvac-ı Tahirat kitabını okudu, anladı, oradaki prensipleri yaşama gayreti gösterdi? Kavimlerin “bütü… Devamını Oku


İRTİDAT VEYA İSLÂM'A GİRMENİN NİKÂHA ETKİSİ

A) Dinden Çıkmanın (İrtidat) Evliliğe Etkisi: Ebû Hanife, Ebû Yusuf ve Mâlik'e göre eşlerden birisi İslâm'ı terketse nikâh akdi kendiliğinden ortadan kalkar. Bu konuda mahkeme kararına gerek olmaz. Şafiî ve Hanbelîlere göre böyle bir durumda evliliğin feshi, iddet süresi sonunda gerçekleşir. Bu yüzden irtidat eden eş iddet süresi içinde İslâm'a dönerse evlilikleri önceki hal üzere devam eder. Eşlerden birinin irtidat etmesi yoluyla evlilik ortadan kalkınca kadının mehir hakkı şu şeki… Devamını Oku


SAYI VEYA NİTELİKTE ŞÜPHE EDİLMESİ DURUMUNDA İZLENECEK YOL

Boşayan; boşamanın şekli, çeşidi veya sayısı üzerinde tereddüt etse bu şüphenin giderilebilmesi için aşağıdaki prensiplere uyulur. Şüphe sözlükte; kesin olarak bilinenin zıddı demektir. Bir terim olarak ise, bir konuda tereddüde düşmektir, burada iki ihtimalin eşit olması veya bunlardan birisinin tercih edilecek durumda bulunması sonucu değiştirmez. İslâm ceza hukukunda şüpheden sanığın yararlanması ilkesi esastır. Nitekim Allah'ın elçisi; Gücünüzün yettiği kadar şüphelerle had cezalarını düşürü… Devamını Oku


EŞİNİ MAHREM HISIMINA BENZETME YOLUYLA HARAM KILMA (Zıhar)

A) Zıharm Kapsamı Ve Delilleri: Zıhar, sırt anlamına gelen zahr kökünden bir mastar olup, kocanın eşine Sen bana annemin sırtı gibisin yani haramsın diyerek onu kendisine haram kılmasını ifade eder. Zıhar ve îlâ her ikisi de cinsel temasa engel olan bir yemin niteliğinde olması ve keffaret verildiği takdirde yasağın kalkması bakımından birbirine benzer. İslâm'dan önce Arap toplumunda bir erkek, eşinin bir davranışına kızınca Sen bana anamın sırtı gibisin derdi. Bununla karısı ona haram olur faka… Devamını Oku


EŞİNE DÖRT AY YAKLAŞMAMAYA YEMİN ETME YOLUYLA BOŞANMA (Îlâ)

A) Îlâ Terimi ve Kapsamı: Îlâ âlâ fiilinden arapça bir mastar olup, yemin etmek demektir. Bir fıkıh terimi olarak; kocanın eşiyle cinsel teması yemin, adak veya bir şarta bağlayarak, belirli veya belirsiz bir süre kendisini bundan menetmesini ifade eder. Yemin ederken süre belirlenirse bunun en az dört ay olması da gereklidir. İlâ yöntemi evliliğin sona ermesine yol açabilen bir yemin türüdür. İslâm'dan önce, Hicaz yöresi arapları îlâ işlemini, zıhar gibi bir boşama yöntemi olarak uy… Devamını Oku


EVLİLİĞİN VEYA BOŞAMANIN TESCİLİ

İslâm'da ileriye yönelik hak ve borç meydana getiren muamelelerin yazıya bağlanması asıldır. Nitekim âyette; Belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın (H.A.K. mad. 35.) buyurulmuştur. Evlenme ve boşanma işlemleri de eşlere bir takım haklar kazandıran ya da borçlar yükleyen niteliklere sahiptir. Bu yüzden evliliğin ve boşanmanın ileride inkâr durumunda delil olarak kullanılabilecek yazılı belgelere bağlanması gerekir. Bu konuda doğrudan âyet veya hadis bulunmamakla birl… Devamını Oku


BOŞAMADA ŞAHİD GEREKLİ MİDİR?

Gerek kocanın ve gerekse boşama yetkisi alan kadının boşaması sırasında şahit bulundurmak gerekli midir? Başka bir deyimle şahit bulundurmak boşamanın geçerlilik şartı mıdır, yoksa şahitsiz boşama da geçerli midir? Boşama konusu mahkemeye gittiği zaman İslam hâkiminin özellikle kadının başvurusu üzerine açılan davada boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığını şahit, bilirkişi, belge, doktor raporu gibi delillere dayanarak değerlendireceğinde şüphe yoktur. Ancak eşin mahkeme dışında kendi başına… Devamını Oku


İSLÂM'DA BOŞANMA SEBEPLERİ

1) Hastalık veya özür: Evlilik akdi sırasında mevcut olan veya evlilik sırasında meydana gelen bazı özür veya hastalıklar yüzünden, kadının boşanmak üzere İslâm hâkimine başvurma hakkı vardır. Kocanın mahkemeye başvurmadan, eşini boşama imkânı her zaman bulunduğu için herhangi bir kusur veya hastalık nedeniyle dava açma hakkı ona tanınmamıştır. Hanefîler dışındaki çoğunluğa göre eşlerden her birinin özür sebebiyle ayrılma talebinde bulunması caizdir. Çünkü özür veya hastalık yüzünden eşlerin her… Devamını Oku


EVLİLİĞİN İSLÂM HAKİMİNİN KARARI İLE SONA ERMESİ - GİRİŞ

İslâm'da boşama, prensip olarak kocanın tek yanlı iradesiyle ve mahkeme kararına gerek olmaksızın meydana gelir. Koca bizzat boşayabileceği gibi, bir vekil aracılığı ile de boşanabilir, ya da karısına boşama yetkisi (tefviz) verebilir. Diğer yandan bazı boşanma sebepleri ortaya çıkınca, kadının da mahkemeye başvurarak evliliğe son verdirmesi mümkündür. Evliliğin bu şekilde sona erdirilmesine tefrîk denir. İslâm hakiminin ayırması talak niteliğinde olabileceği gibi, evliliği temelden yok sayan fe… Devamını Oku


Başörtüsünün örtülme / takılma şekli nasıldır ve nasıl giyinmeliyiz? Başörtümüz omuzlarımıza kadar düşmesi gerekli mi?

Sorunun Detayı Ben on altı yaşındayım ve başörtüsü takmak istyorum, ama ben dinimize uyacak şekilde bunu yapmak istiyorum. İslam dininde başörtüsünü takarken nasıl takmalı ve nasıl giyinmeliyiz?.. Ayrıca başörtüsünü çenemizin biraz üstünde mi bağlamamız geremektedir? Değerli kardeşimiz; Müslüman bir hanımın başını kapatması hem Allah'ın hem de Peygamber (asm)'in emridir. Yani yüz kısmı açık kalacak şekilde başın kalan kısmını, boyun ve göğüsleri örtmek farz-ı ayındır. Açmak ise bir farzın terki… Devamını Oku


Kürtaj yaptırmak, iki aylık çocuğu aldırmak caiz midir?

Soru Detayı - Kürtaj yaptıran kişi Allah (c.c.) huzurunda cinayetle mi yargılanacak? - Ayrıca kürtaj edilen çocuk ahirette nerededir ve annesini Allah'a şikayet edecek mi? settar710 tarafından Per, 31/05/2012 - 14:23 tarihinde gönderildi Cevap Değerli kardeşimiz, Kürtaj: A. Tanım: Dindeki hükmü bakımından kürtaj, ananın veya bir başkasının maddî veya manevî müdahalesi ile cenînin rahimde veya dışarı çıkarılarak öldürülmesidir. Cenîn, hâmileliğin ilk gününden itibaren hâmile kadının rahmindeki ço… Devamını Oku


NASIL BİR ÖRNEK

NASIL BİR ÖRNEK Karıncaların bir reis, arıların bir beyin, turnaların bir kılavuzu vardır. Çocuk annesini, küçük büyüğünü, öğrenci öğretmenini taklit eder. Acaba bizim örneğimiz ve rehberimiz kim? Kimlere özeniyor, kimlere benzemeye çalışıyor, kimler gibi olmaya çaba sarf ediyoruz? Örnek edindiğimiz kişiler faziletli, dürüst, çalışkan, azimli, gayretli, kararlı, cesur, iyiliksever, cömert kişiler mi? Başta Peygamberler olmak üzere, İslam büyükleri birer yıldız gibi bize ışık tutmaktadır. Tembel,… Devamını Oku


MEHR

MEHRİN MİKTARI 3426 - Sehl İbnu Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir kadın gelerek: Ey Allah'ın Resülü, dedi. Sana nefsimi bağışlamaya geldim.'' Aleyhissalâtu vesselâm kadına şöyle bir nazar edip sonra tepeden tırnağa gözden geçirdi, bir de sâbit baktı ve sonunda (hiçbir şey söylemeden) başını yere eğdi. Kadın, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın, hakkında hiç bir hükme varmadığını görünce oturdu. Derken bir adam doğrulup: Ey Allah'ın Resülü! Sizin ona ihtiyac… Devamını Oku


İSLÂM ÜMMETİNİN FAZİLETİ

İSLÂM ÜMMETİNİN FAZİLETİ 4472 - Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Müslüman, yahudi ve hıristiyanların meseli şuna benzer: Bir adam var, bir grub kimseyi ücretli olarak tutmuş; kendisi için belli bir ücret mukabilinde, geceye kadar çalıştırıyor. Bunlar gündüzün yarısına kadar çalışıp: Bize şart koştuğun ücrete ihtiyacımız yok. (Biz gideceğiz.) Şu ana kadar yaptığımız iş için de para istemiyoruz derler. Adam onlara: Böyle yapmayın,… Devamını Oku


İMÂN VE İSLÂM'IN FAZİLETİ

İMÂN VE İSLÂM'IN FAZİLETİ 1 - Ubade İbnu's-Sâmit el-Ensarî (radıyallahu anh) hazretleri demiştir ki: Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: Kim Allah'tan başka ilâh olmadığına Allah'ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed'in onun kulu ve Resûlu (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsâ'nın da Allah'ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem'e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet ve cehennemin hak olduğuna şehâdet ederse, her ne amel üzere olursa olsun A… Devamını Oku


HUDUD BÖLÜMÜ

İRTİDAD VE YOL KESME HADDİ 1557 - Zeyd İbnu Eslem (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Dinini değiştirenin boynunu vurun. İmam Mâlik, bu hadisi Muvaffa'da Akdiye 15, (2, 736)kaydeder ve hadis hakkında şu açıklamayı sunar: Bu hadisin mânası şudur: Her kim İslâm'dan çıkarak zındıklık ve benzeri bir dine girecek olursa, kendisine galebe çalındığı takdirde öldürülür. Öyle birine tevbe teklif edilmez. Zîra gerçekten tevbe edip etmediği bilinemez. Çünkü… Devamını Oku


CENNET

Hz. Câbir bin Abdullah el-Ensârî radıyallahu anh anlatıyor: Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem buyurdular ki: ثِنْتانِموجَبتانِ. فقالرجليارسُولَاللَّه: ماالموجبتانِ؟ قال:من مَاتَ يُشْركُ باللَّهِ شيئاً دخل النَّارَ، İki şey vacib kılar! Bir zat: “Ey Allah'ın Rasûlü! vacib kılan bu iki şey nedir? diye sordu: Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm : Kim müşrik olarak ölürse bu kimse ateşe girecektir. Kim de Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölürse o da cennete girecektir cevabını ver… Devamını Oku


BEŞ ŞEY GELMEDEN

Peygamber Efendimiz, iş işten geçmeden bizi şöyle uyarmıştır: Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz: 1) Hastalık gelmeden önce sıhhatin, 2) Yaşlılık gelmeden önce gençliğin, 3) Fakirlik gelmeden önce zenginliğin, 4) Meşgûliyet gelmeden önce boş vaktin, 5) Ölüm gelmeden önce dünya hayatının.”1 İslâm'a göre beden, insana verilmiş bir emânettir. Âhiret'te kişinin sorgulanacağı şeylerden birinin de bedenini nasıl kullandığı oldu­ğunu Peygamberimiz'in bir diğer hadisinden… Devamını Oku


İÇKİ

عن عائشة رَضِيَ اللَّهُ عَنْها قالت: ]قالَ رسُولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : كُلُّ مُسْكرٍ حَرَامٌ Hz. Âişe radıyallâhu anhâ anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu ves­selâm buyurdular ki: Sarhoşluk veren her şey haramdır.1 İçki; aklın sıhhatli düşünme ve muhakeme yeteneğini gideren, sarhoşluk veren içeceklerdir. Kur'an-ı Kerîm içkinin haram olduğunu bildirmiştir: Ey iman edenler! İçki (hamr), kumar, dikili taşlar ve fal okları Şevtanın işle­rinden bir pisliktir… Devamını Oku


ZİNA VE FUHŞİYYAT

وعن أبي هريرة رَضِيَ اللَّهُ عَنه قال: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : ثَثَةٌ َ يُكَلِّمُهُمْ اللَّهُ وََ يَنْظُرُ إلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وََ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ ألِيمٌ: شَيْخٌ زَانٍ وَمَلِكٌ كَذّابٌ، وَعَائِلٌ مُسْتَكْبِرٌ Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Üç kişi vardır, kıyamet günü Allahu Teâlâ hazretleri onlara ko­nuşmaz, nazar etmez, günahlardan da arındırmaz, onlara elim bir azab… Devamını Oku


İSLÂM KARDEŞLİĞİ

عن ابن عمر رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: قالَ رَسولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: المُسْلِمُ أخُو المُسْلِمِ َ يَظْلِمُهُ وََ يُسْلِمُهُ، وَمَنْ كَانَ في حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ في حَاجَتِهِ، وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِماً سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Müslüman müslümanın kar&sh… Devamını Oku


VASAT YOL

وعن ابن عبّاس رَضِيَ اللَّهُ عَنهما قال: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الْقَصْدُ وَالتُؤَدَةُ وَحُسْنُ السَّمْتِ جَزْءٌ مِنْ اَرْبَعَةٍ وَعِشْرِينَ جَزْءاً مِنَ الْنُّبُوَّةِ İbni Abbas radıyallahu anhümâ anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Güzel hal ile yaşayıp, teenni ve vasat üzere olmak peygamberli­ğin yirmi dört cüzünden bir cüzdür.1 Her şeyin iki taraftan aşırılığı ve azlığı yerilmiştir. İslâm’da aşırı­lık yoktur; insan beden… Devamını Oku


SIYER BÖLÜMLERİ

22: SIYER BÖLÜMLERİ BÖLÜM: 1 Ø SAVAŞ BAŞLAMAZDAN ÖNCE ISLAMA DAVET ETMEK GEREKIR 1548- Ebû’l Bahterî (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Selman-ı Farisî’nin komutanı olduğu islam ordularından biri İran kalelerinden birini kuşattı, Askerler, Selman’a: Ey Ebû Abdullah onlara karşı taarruza geçmeyecek miyiz? Dediler. Selman; bırakın beni Rasûlullah (s.a.v.)’den işittiğim gibi ben onları İslam’a davet edeyim dedi ve muhasara altındaki kalenin içindeki insanlara gelerek şöyle konu… Devamını Oku


HUDÛD (İSLAM CEZA HUKUKU)

15: HUDÛD (İSLAM CEZA HUKUKU) BÖLÜM: 1 Ø KENDILERINDEN KALEM KALDIRILAN, CEZA VERILMEYEN KIMSELER VAR MIDIR? 1423- Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kalem üç kişiden kaldırılmıştır; uyanıncaya kadar uyuyan kimseden, akıl baliğ oluncaya kadar çocuktan, aklî dengesi yerine gelinceye kadar deli ve benzeri kişilerden.” (İbn Mâce, Talak: 15) ž Tirmizî: Bu konuda Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ali hadisi bu şekliyle hasen gar… Devamını Oku


FITEN (KARGAŞALIKLAR)

34: FITEN (KARGAŞALIKLAR) BÖLÜM: 1 Ø MÜSLÜMANIN KANI NASIL HELAL OLABILIR? YANI ÖLDÜRÜLEBILIR? 2158- Ebû Umâme, Sehl b. Huneyf (r.a.)’den rivâyete göre: “Osman b. Afvân, öldürülmek üzere evi kuşatıldığında yukarıdan aşağıya bakarak şöyle konuşmuştu: Allah için söyleyin! Bilmiyor musunuz? Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu: Müslüman kimsenin öldürülebilmesi ancak şu üç şeyle olur: Evlendikten sonra zina etmek, İslam’a girdikten sonra dinden dönmek veya haksız yere bir ada… Devamını Oku


HADLER BÖLÜMÜ

37. HADLER BÖLÜMÜ Had sözükte Mani olmak demektir. İki şeyi birbirine karışmaktan men eden mania da haddir. Haddin çoğulu hudûdtur. İslam Hukuk terimi olarak had Allah hakkı olarak yerine getirilme­si gerekli bulunan sınırlı ve belli cezadır. Bu cezalar, zararı tüm insanlığa dokunan bir takım kötü iş ve eylemlerden insanları menettiği için had adını almışlardır. Tariften de anlaşıldığı gibi had, Allah hakkı olarak öngörülen bir ce­zadır. Yani âmme menfaati ile alâkalıdır. Onun için… Devamını Oku


KÖLE AZAD ETME BÖLÜMÜ

28. KÖLE AZAD ETMEK İslam hukukuna nazaran insanlara asıl olan hürriyettir. Bütün insanlar dünyaya hür olarak gelirler. Yalnız muhariblik sıfatı, gayri müslimlerin hürriyetten mahrumiyetini sonuçlandırabilir ve bu mahrumiyet, bilvasıta bunların evlad ve ahvadına da müteveccih bulunabilir. Müslümanlık yayılmaya başladığı bir devrede bütün milletlerde şid­detli bir surette esirlik usulü mevcut bulunuyordu. Her millet muharebe­lerde ve sair sebeplerle elde ettiği esirleri öldürüyor veya pek… Devamını Oku


HARAC-İMARE VE FEY BÖLÜMÜ

19. KİTABÜ'L HARAC-İMARE VE FEY Haraç: Topraktan elde edilen mahsul demektir. Umumiyetle fetihten sonra müslümanların, müslüman olmayanların ellerinde bıraktıkları toprak-dan alınan vergiye harâc denir. Haraç toprakları, ya savaşla ya da anlaşma ile elde edilirler. Savaş ile fethedilen topraklar, İslâm devletinin mülkiyeti altındadır. Bunlar umumi­yetle sahipleri ellerinde tasarruf hakkıyla bırakılır. Toprakların mahsullerinden verime göre yüzde elliye kadar haraç vergisi alınır. Hz. Peygamb… Devamını Oku


FERAİZ BÖLÜMÜ

18- FERAİZ BÖLÜMÜ Feraiz, farzlar, belirli hisseler demektir. Fıkıhta; ölünün geriye bıraktı­ğı malların belli ölçülerle varisleri arasında paylaştırılmasından bahseden il­me denir. İslâm miras hukukunu ifâde eder. Bu ilmin gayesi hak sahiplerine haklarım ulaştırmaktır. Feraizin iiç hiikınü vardır: Muris (miras bırakan), terike (bırakılan mal) ve varis (mala hak kazanan)dır. Şartları da üçtür: Murisin ölmüş olması, ölüm zamanında vârisin bu­lunması, varis olma cihetini bilmesi. Vâris… Devamını Oku


MUKADDİME

SÜNEN-İ EBÛ DÂVÛD TERCEME ve ŞERHİ Önsöz Yüce dinimiz İslâmiyetin Kur'ân'dan sonraki en büyük kaynağı Sünnet­tir. Hz. peygamber (s.a.) in söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan sünnet asır­lar boyu müslüman âlimlerin üzerinde çalıştıkları, hizmetinde oldukları bir saha olmuştur. Rasûlullah (s.a.)in hadislerini ezberinde tutanların vefatlanyla, Sünnet ha­zinesinin yok olmasını önleyip onun sonraki nesillere eksiksiz ve yanlışsız olarak aktarılmasını sağlamak i… Devamını Oku


KASÂME, İSLÂMA KARŞI SAVAŞANLAR, KISAS VE DİYET

KASÂME, İSLÂMA KARŞI SAVAŞANLAR, KISAS VE DİYET Sehl b. Ebu Hasme ve Rafi' b. Hadîc (r.a.) şöyle anlatmışlardır: Abdullah b. Sehl ile Mesûd b. Zeyd b. Muhayyısa birlikte sefere çıktılar. Hayber'e vardıklarında oradaki işleri sebebiyle ayrıldılar. Bir müddet sonra Muhayyısa (geldiğinde) Abdullah b. Sehl'i öldürülmüş olarak buldu ve onu defnetti. Sonra Muhayyısa ile kardeşi Huveyyisa b. Mesûd ve bir de Abdurrahman b. Sehl Peygamber'e geldiler. Gelenlerin en küçüğü olan Abdu… Devamını Oku


HİBE VE DİĞER BAĞIŞLAR

HİBE VE DİĞER BAĞIŞLAR Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır: Allah yolunda cihat için iyi cins bir atımı bir kimseye bağışlamıştım. Bu kişi ata iyi bakamadı ve onun kıymetini bilemedi. Daha sonra bu kişinin atı ucuz fiyata satacağını anladım ve Allah Resulü'ne bu atı satın alma konusunu sordum? Hz. Peygamber (a.s.): O atı satın alma ve bağışladığın şeyi geriye alma. Çünkü bağışladığı şeyi geriye alan, kustuğunu yiyen köpek gibidir buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3044 İbn Ömer'in (r.a… Devamını Oku


İMAN

İMAN Ebu Hureyre (r.a.) bir hadisinde şöyle anlattı: Hz. Peygamber (a.s.) bir gün insanların arasında oturuyordu. O sırada ona bir zat geldi ve: Ey Allah'ın Resulü! İman nedir? dedi. Allah'a, meleklerine, kitaplarına, Allah'a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve keza son dirilmeye iman etmendir buyurdu. İslâm nedir? dedi. İslâm, Allah'a kulluk etmen ve ona hiç bir şeyi ortak yapmaman, Farz namazı dosdoğru kılman, farz kılınmış olan zekâtı vermen ve Ramazanda oruç tutmandır buyurdu. Ey Allah'ın… Devamını Oku


Sünnetin Kur'ân'la Neshi:

2- Sünnetin Kur'ân'la Neshi: Bunun örneği, Zeyd İbnu Erkam'ın şu açıklamasıdır: Resûlullah'ın zamanında biz namaz kılarken konuşur, birbirimize ihtiyaçlarımızı söylerdik. Ne zaman ki: Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'ın divanına tam huşu ve taatle durun (Bakara: 2/238) âyeti indi, namazda sükût etmekle emrolunduk. Sünnet'in akılla neshedileceğine dair mûtezilî bir iddia var ise de ehl-i sünnet uleması bunu reddeder ve meşru nesh çeşitleri arasında zikretmez. İslâm din… Devamını Oku


NESH NEDİR?

HADÎSTE NESH NESH NEDİR? Nesh, dinde Şâri tarafından konmuş eski bir hükmün, yine Şâri tarafından konulan yeni bir hükümle kaldırılmasıdır. Hüküm, Kur'an-ı Kerim tarafından da konmuş olabilir, sünnetle de konmuş olabilir. İslam uleması önceki hüküm hangi kaynaktan gelmiş olursa olsun, sonraki bir hükümle kaldırılabileceği hususunda müttefiktir. Zira mesele, hem âyet ve hem de hadîslerle beyan edilmiş, örnekler verilmiştir. Şu âyet, neshi kesin bir dille te'yid eder: Herhangi bir ayetin hük… Devamını Oku


HADÎSTE NESH

HADÎSTE NESH NESH NEDİR? Nesh, dinde Şâri tarafından konmuş eski bir hükmün, yine Şâri tarafından konulan yeni bir hükümle kaldırılmasıdır. Hüküm, Kur'an-ı Kerim tarafından da konmuş olabilir, sünnetle de konmuş olabilir. İslam uleması önceki hüküm hangi kaynaktan gelmiş olursa olsun, sonraki bir hükümle kaldırılabileceği hususunda müttefiktir. Zira mesele, hem âyet ve hem de hadîslerle beyan edilmiş, örnekler verilmiştir. Şu âyet, neshi kesin bir dille te'yid eder: Herhangi bir ayetin hük… Devamını Oku


Bazı Mevzu Hadisler:

Bazı Mevzu Hadisler: İslam tarihinde onulmaz yaralar açan, müslümanların dünya görüşlerini ters yönde etkileyen uydurma hadislere ait birkaç örnek vermek istiyoruz. Kendisinde Hz. Peygamber adına konuşma yetkisi görenler bakınız neler söylüyorlar: “Misvak kullananın fesahati (güzel konuşma yeteneği) artar.” “Cenab-ı Hak kızdığı zaman vahyi Arapça; razı olduğu zaman Farsça indirir.” “Gül, Hz. Peygamber’in (veya Burak’ın) terinden yaratılmıştır.” “Pirinç eğer insan olsaydı halim-selim biri olurdu.… Devamını Oku


Hadis Tenkidi Tekniklerini Dünyada İlk Kez Uygulamak:

2) Hadis Tenkidi Tekniklerini Dünyada İlk Kez Uygulamak: İslam bilginleri, isnad sistemi uygulaması sonunda hem sened hem de metin tenkidini büyük bir titizlikle gerçekleştirmişler ve sayılması sayfalarca sürecek ilmi branşlar geliştirmişlerdir. Bu arada sahabe neslinden itibaren büyük cerh ve ta’dil üstadları yetişmiş ve bunlar rivayetine vakıf oldukları şahısları takib etmiş, araştırmış, güvenilirliklerini tesbit ve ilan etmişlerdir. Cerh ve ta’dil ilmi diye müstakil bir ilmi branş ve edebiyat… Devamını Oku


Hadis Uydurulmasına Karşı Alınan Tedbirler:

Hadis Uydurulmasına Karşı Alınan Tedbirler: İslam tarihinin ilk devirlerinde başlayan hadis uydurma hareketi muhaddislei hadis uyduranlarla mücadele etmek zorunda bırakmıştır. Kasden yahut bilmeden yahut da iyilik yapıyorum düşüncesiyle uydurma sözleri hadis diye yayanlara karşı ciddi bir mücadele verilmiştir. Bu mücadele aynı zamanda Hz. Peygamber’e gerçekten ait olan hadislerin korunması için ne derece titiz davranıldığını da gösterir. [1] İslam’ı tebliğ görevini Hz. Peygamber’den devralmış bu… Devamını Oku


Uydurma Faaliyetlerinin Neticesi:

Uydurma Faaliyetlerinin Neticesi: Hemen belirtelim ki, İslam âlimleri hadîs uydurma faaliyetlerinden korkmamışlar, onların Resûlullah'ın sünnetine, birşeyler sokuşturarak müslümanlara yutturabilecekleri telaşına düşmemişlerdir. Çünkü hadîs uyduranların hâli halktan bazılarına saklı kalsa da cehâbize denen mütehassıslara gizli kalmamıştır... Onlar hadîslerini tâ bidayetten beri yetkililerden icâzet yoluyla devralmışlar, râvilerini çok yönlü olarak tedkîk edip öğrenmişlerdi. Ekseriyet itibâr… Devamını Oku


Hadîs Uydurmanın Hükmü:

Hadîs Uydurmanın Hükmü: Hadîs vaz'ının sebepleri başlığı altında birinci maddede Dindarca mülâhazaları işledik. Bazı saf ve câhil dindarlarla bazı ehl-i bid'a fırkalarının dine hizmet (!) mülâhazasıyla hadîs uydurmayı câiz gördüklerini belirttik ve hattâ bazı örnekler de kaydettik. İlk nazarda makul bile görülebilecek bir durum. Ancak İslâm uleması buna kesinlikle cevaz vermemiştir. Veremez de. Çünkü, dinimiz, tergîb ve terhîb işinde de[1] bir noksanlık bırakmamış ki, bazı kendini bilmezler bu e… Devamını Oku


Halkı Cahil Bırakmak:

6) Halkı Cahil Bırakmak: Özellekle, kıssacıların va’z ederken kullandıkları mevzu hadisler halkın cahil kalmasına ve tembelliğine yol açmıştır. Kıssacıları İslam alimi sanarak peşine düşenler İslam Dini’nin gerçek yönünü hiçbir zaman öğrenemezler; çünkü kıssacı için asıl olan daha çok halka İslam Dini’ni öğretmek değil kendini onlara kabul ettirmektir. Bunun için de çok kere asıl dini vazife ve sorumlulukları öğretecek sahih hadisler yerine duygulara hitap eden asılsız hikayeler anlatmayı tercih… Devamını Oku


Dinden Soğutmak:

4) Dinden Soğutmak: Müjde veya tehdid dozu yüksek ve ölçüsüz uydurmalar ya dini emirleri ihmale veya dinden iyice soğumaya sebep olurlar. Batıl inanış ve hurafelerin topluma hakim olmasını sağlayan da uydurulmuş sözlerdir. [1] Uydurma hadisler İslam Akaidine de tesir etmiştir. Bir takım din düşmanlarının uydurdukları yüzlerce hadis İslam Dini ile bağdaşmayan bir çok batıl itikat ve hurafenin İslamiyete sokulmasına sebep olmuştur. Bu çeşit hadisler samimi müslümanların inancını sarstığı gibi dini… Devamını Oku


Dini Tahrif Etmek:

2) Dini Tahrif Etmek: En son ve en mükemmel din olan İslam’a ondan olmayan bazı unsurları ilave ya da ondan olan bazı hususları ondan koparmak dini tahrif etmek demektir. Bilinmelidir ki İslam’ın, hiç kimsenin yalanına ihtiyacı yoktur. [1] Hz. Peygamber’in söylemediği bir sözü ona nisbet etmek veya onun ağzından yalan uydurmak dinin esaslarının değiştirilmesi demektir. Helalı haram, haramı helal göstermeye kadar varabilir. Bu ise İslam Dininde olmayan şeyleri var, olanları da yok göstermekle bir… Devamını Oku


İslam’ı Doğru Anlamaya Engel Olmak:

1) İslam’ı Doğru Anlamaya Engel Olmak: Hz. Peygamber, bir taraftan Kur’an’ı tebliğ ederken bir taraftan da onu gerektiği ölçüde ve gerektiği şekilde açıklamıştır. Yaşayışı ile bu ümmete örnek olmuştur. Rasulullah’ın gerek sözlerini gerekse fiillerini öğrenmek İslam’ı tanımak demektir. Bu konuda yapılacak uydurmalar İslam’ı ve mübelliği Hz. Peygamber’i anlamaya mani ve yanılgılara sebep olacaktır. Özellikle sünnetin tamamına karşı kuşku doğuracaktır. [1] Hz. Peygamber’in Kur’an-ı Kerim’i tebliğ e… Devamını Oku


Mevzu Hadislerin Zararları:

Mevzu Hadislerin Zararları: Maksad ne olursa olsun, hadis diye uydurulup ortaya atılan düzme sözlerin İslam’a ve müslümanlara büyük zararlar verdiği açıktır. Birkaç tanesine işaret edilim[1]: [1] Talat Koçyiğit, Mücteba Uğur, İ. Hakkı Ünal, İmam-Hatib Liseleri İçin Hadis Usulü, 12. sınıf: 53. Devamını Oku


SORUMLULUK, TEBLİĞ, REHBERLİK...

SORUMLULUK, TEBLİĞ, REHBERLİK... 894. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Kimin vasıtasıyla bir adam müslüman olursa, ona cennet vâcip olur. Ukbe radıyallahu anh. Taberânî. 895. Ebû Talib ölünce, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, halkını islâma davet etmek üzere Taife gitti. Ancak, onu dinlemediler, teklifini de reddettiler. Oradan ayrıldı, bir ağacın gölgesine gelip, iki rekat namaz kıldı. Sonra şöyle dua etti: Allahım! Kuvvetimin yetersizliğini ve insanlara karşı… Devamını Oku


İSLAM, iBADET, AMEL, FELAH...

İSLAM, iBADET, AMEL, FELAH... 42. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: islâm, beş temel üzerine kurulmuştur: Allahın birliğine inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, hacca gitmek. İbn Ömer radıyallahu anh. Müslim. 43. Bir bedevi gelip, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme islâmı sordu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, Günde beş vakit namaz, buyurdu. Adam sordu: Bunlardan başka birşey yapmam gerekir mi? Hayır, ancak nâfile olarak… Devamını Oku


HÜKÜMLER VE CEZALAR[1] BÖLÜMÜ

HÜKÜMLER VE CEZALAR[1] BÖLÜMÜ ﴿ كِتَابُ الأََحْكَامِ وَالْحُدُودِ ﴾ -179 ﴿ إِرْسَالُ الْأَحَادِ اِلَى النَّوَاحِى لِتَبْلِيغِ الأَحْكَامِ ﴾ “İslam’ın hükümlerini tebliğ etmek için beldelere insanlara gönderme”[2] ile ilgili hadisler İbnü’l-Hümâm (ö. 861/1457) “Tahrîr”de bu konu ile ilgili gelen hadislerin mütevatir olduğunu aynen şöyle anlatmaktadır: “İslam’ın hükümlerini tebliğ etmek için beldelere insanlar gönderme hususunda Resulullah (s.a.v)’den gelen hadisler, mütevatirdir.” Bu kitabın şari… Devamını Oku


NAMAZ[1] BÖLÜMÜ

NAMAZ[1] BÖLÜMÜ ﴿ كِتَابُ الصَّلاََةِ ﴾ -47 ﴿ إِيجَاب الصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ وَبَقِيَّة أَرْكَان الدِّينِ ﴾ “Beş Vakit Namaz ile Dinin diğer esaslarının sabit olması” ile ilgili hadisler İslam’ın şartının beş olduğu[2] ve bu beş şartın; dinin temeli olduğunu be­lirten hadisler, çoktur. Bu hadisler, tevatür derecesine ulaşmış yada tevatür derecesini geçmiş­tir. Yalnız bu hadislerin tevatürlüğü, manevî’dir. Doğru olanda, budur. -48 ﴿ أَحَادِيثُ عَدَدِ رَكَعَاتِ كُلِّ صَلاَةٍ ﴾ “(Beş Vakit… Devamını Oku


Sayfa: 86

Sayfa: 86 1. Allah (z.c.hz.) bu dini kendisi için halis etti. Bu din için önde gelen cömertlik ve güzel ahlâktır. Bununla dininizi bezeyin. Ravi: Hz. İmran ibni Hasin (r.a.) 2. Allah (z.c.hz.) Benim yüzümü Şam'a, arkamı Yemen'e verdi ve Bana dedi ki: Ya Muhammed (s.a.s.), önündekini Sana ganimet, arkandakini meded ettim. İslâm artmaya devam eder, Şirk ve ehli azalmakta devam eder. Ve hatta iki kadın korkmadan Havrâ'ya kadar gider. Ve nefsim yed-i kuretinde Olana yemin ederim ki, din gökteki yıld… Devamını Oku


Sayfa: 72

Sayfa: 72 1. İmanın en şereflisi, insanların senden emin olması, İslâm'ın en şereflisi elinden, dilinden başkalarına zarar gelmemesi, hicretin en şereflisi günahları terk, cihadın en şereflisi, hem kendinin, hem hayvanının vurulması, zühdün en şereflisi ise kalbinin nasibinle tatmin edilmiş olmasıdır. Allah'tan istenilecek en şerefli dilek de; din, deünya ve ahiret için âfiyettir. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) 2. Eşhedü Billah, Eşhedü Billah; Cebrail (a.s.) geldi ve dedi: Ya Muhammed (s.a.s.) i… Devamını Oku


Ehl-i Hadis:

Ehl-i Hadis: Hadis ehli, Sünnet'e sahip çıkanlar, Sünnet ve Cemaat yolundan gidenler. Ehl-i hadis terimi; hadis ilmine sahip çıkan, hadise önem veren, onu re'ye tercih eden ve müctehid imamlar devrinde Hicâz'da özellikle Medine'de hadis âlimlerini anlatmak için kullanılır. Hulefâ-i Râşidîn devrinin sonlarına doğru bazı sahâbeler irşâd ve talim amacıyla İslâm âleminin çeşitli yerlerine dağılmışlardı. Hz. Ömer (ö.23/643) devrinde Fustat, Kûfe ve Basra şehirleri kurulmuş ve bu merkezlere aral… Devamını Oku


Buhârî

Buhârî Ebu Abdillah Muhammed İbnu İsmâil İbni İbrâhim İbni'l-Muğîre el-Cu'fî el-Buhârî: Kendisine Cu'fî denmesi dedesinin babası olan el-Muğîre'den gelir. Muğîre aslen mecusi idi, Cu'fî olan Yeman el-Buhârî vâsıtasıyla İslâm'a girdiği için onun nisbetini aldı. Cu'fî ise Yemen'de bir kabilenin atasıdır. Buhârî, 194 senesi Şevvâl'inin 13'ünde, Cuma günü doğmuş, 256 yılının Ramazan bayramı gecesinde vefat etmiştir. Öldüğü zaman 62 yaşındaydı. Erkek evlad bırakmadı. Her memlekette bulunan bütün muha… Devamını Oku


Örf:

Örf: Sünnette olmamakla birlikte, beşer kültüründe mevcut olan bir kısım değerler karşısında İslâm'ın tutumunu belirtmemiz gerekmektedir. Böylesi değerler Kur'ân veya Sünnet'te mevcut olana muhâlif düşerse merdûddur, değilse makbûldur. Bu makbûl kısım örf adı altında istihsan edilmiştir ve fıkıhta şer'î delillerden biri sayılmıştır. Tabirin fıkhî yönü, muhakkak ki, mevzumuzun dışında kalır. Ancak akılların şehâdetiyle iştihâr edip, tab'an kabul edilen herhangi müstahsen şey ola… Devamını Oku


Bid'at:

Bid'at: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in hadîslerindeki kültür mefhumunu daha mükemmel, daha bütün bir şekilde kavramamıza yardım edecek mühim tâbirlerden biri de bid'at kelimesidir. Bid'at lügatte daha önce bir örneğine rastlanmaksızın yapılan -iyi veya kötü- her yeni şey manasına gelmektedir. Din kemâlini bulduktan sonra, (onu uzak veya yakından ilgilendirmek üzere) vazedilen (konan) her bir yeni şeye şer'i örfde bid'at denmektedir. İslâm âlimlerinin, ilgili bahislerde, bid'ata verdik… Devamını Oku


Sünnet:

Sünnet: Üzerinde durduğumuz kültür kelimesini, İslâm'da en ziyade karşılayan tâbirin sünnet ve sünnet mefhumunu ifade eden diğer tâbirler olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple sünnet kelimesi üzerine biraz açıklama yapacağız. Sünnet, lügat açısından yol mânâsına gelir, iyi ve kötü her ikisi için de kullanılır. Istılah olarak, Kur'ân'dan sonra dinin ikinci kaynağına denir. İslâm cemaatini diğer cemaatlerden ayıran husûs, sâdece imân değildir. İmân temel ve vazgeçilmez şart olmakla berâber bun… Devamını Oku


Kültür-İslâm:

SÜNNETİN SOSYOLOJİK TAHLÎLİ Kültür-İslâm: Günümüzde, Batı'dan gelerek müslümanların dillerine giren bazı mefhumlar vardır ki, yerli kültürde İslâmî karşılıklarını bulmak bile zor ve hattâ imkansızdır. Medenî, gayr-ı medenî tabirleri gibi. Bu mefhumların İslâmî ıstılahta muadilini bulmak mümkün değildir. Kültür kelimesini de tam olarak karşılayan bir tâbire rastlayamayız. Sözgelimi, dilimizde kültürün karşılığı olarak hars kelimesi, lügat açısından gerçekten ekim, ziraat mânasını taşımakta… Devamını Oku


Selefiye

Selefiye Yukarıda yapılan açıklama ışığında selefiye tabiri üzerinde durmak istiyoruz. Çünkü bu tâbirin zaman zaman suistimal edilip menfî maksatlara âlet edildiğine şâhit olmaktayız. Yukarıda temas ettiğimiz mezhep düşmanları, din-i mübîn-i İslâm'ı 1500 yıllık mihrakından çıkararak arzîleştirmek, laisize edebilmek için, dindarları bile aldatma planlarına girişmişlerdir. Bunu da, dindarlarca sevilen sayılan selef i sâlihîn büyüklerinin gittikleri yolu, bir kısım tahrîf ve muğâlatalarla işlerine… Devamını Oku


Aldanılan Bir Husus:

Aldanılan Bir Husus: Yukarıda kısacâ temas edilen âyet ve hadîslere dayanarak, İslâm ulemâsı Kur'ân ve hadîs'i anlamak ve yorumlamakta olsun, Kur'an ve hadîste bulunmayan yeni meseleleri çözmek için verilecek hükümlerde olsun önce Ashâb'ın sünnetine, orda yoksa Tâbiîn'e orda da yoksa Etbauttâbiîn'in sünnetine başvurmayı mühim bir prensip yapmıştır. Sözgelimi, Ashâb bir meselede ittifak etmişse, o meselenin dinî hükmü odur, bu değiştirilmez. Çözümüne bu üç tabakada rastlanmayan meselede kıyas ve… Devamını Oku


SELEF VE SELEFİYE

SELEF VE SELEFİYE İslâm ümmeti içerisinde ilk üç asırda yaşayan nesle muhaddîsler, müfessirler ve fukahâ selef veya mütekaddimîn der. Kelamcılar, bu devri, İmam Gazali'ye yani beşinci asra kadar uzatırlar. Muhtelif bahîsleri işlerken sıkca selef'e atıf yaptığımız için, onlar hakkında derli toplu kısaca bilgi vermede ve bazı açıklamalar kaydetmede fayda ve gerek görüyoruz. Müslüman nesiller arasında selef'in mümtaz bir mevkii vardır. Dinî nasların tefsîr ve yorumunda onların görüşleri esastır ve… Devamını Oku


9- Hadîs Ağırlıklı Kitaplar:

9- Hadîs Ağırlıklı Kitaplar: İslâm kültür tarihinde bir kısım te'lifler vardır ki, ilk nazarda hadîs sâhasına girmez, âncak asıl malzemesini hadîs teşkîl eder. Bu çeşitten tefsîr, tasavvuf, kıraat vs. kitapları vardır.[1] [1] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 1/297. Devamını Oku


6- Müdellisleri Tanıtan Kitaplar:

6- Müdellisleri Tanıtan Kitaplar: Müdellis râviler zayıf râvilerden bir grubu teşkîl eder. Zayıf râvileri inceleyen kitaplar bunları tanıtır ise de, İslâm âlimleri, bunları tanıtan müstakil eserler vermeyi de ihmal etmemişlerdir: Bu sahada ilk eseri İmam Şâfiî (radıyallahu anh)'nin ashâbından Hüseyn İbnu Ali el-Kerâbîsî'nin (248/862) olduğu kabul edilir. Ondan sonra Nesâî, Dârakutnî, Zehebî, Zeynü'd-Dîn el-Irâkî de bu dalda te'liflerde bulunmuşlardır. İbrahim İbnu Muhammed el-Halebî (841/1437) k… Devamını Oku


3- HZ. PEYGAMBER YAZI BİLİYOR MUYDU?

3- HZ. PEYGAMBER YAZI BİLİYOR MUYDU? Kur'ân-ı Kerîm Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesseiâm)'i ümmî Peygamber olarak tavsîf eder. Ümmî kelimesinin, bizzat Hz. Peygamber tarafından yazı ve hesap bilmeyen şeklinde açıklandığını görmüştük. Ancak, gerek Kur'an'da ve gerekse hadîslerde ilme, okuma ve yazmaya, kalem, kâğıt, hokka gibi ilim vâsıtalarına verilmiş olan fevkalâde ehemmiyetten sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in okuma-yazma öğrenmiş olabileceği ihtimali normal olarak akla gelmekt… Devamını Oku


Yazı İçin Ne Dediler?

Yazı İçin Ne Dediler? İlmin hâfızaya alınması düşüncesiyle yazıya karşı alınan tavır, onun ehemmiyetini küçümsemeye müncer olmamıştır. İslâm âlimleri, yazıya İslâm dininin verdiği makam ve ehemmiyete uygun şekilde, onu tebcil ve takdîs etmişler, yazı öğrenmeye teşvîk etmişlerdir. İşte birkaç söz: Yazı yazmayanın sağ eli, sol eli gibidir. (Sâd İbnu'l-Âs) El, yazı yazmazsa ayak olur. (Ma'n İbnu Sâide) Yazı dünya makamları içerisinde hilâfetten sonra en eşref olanıdır. Fazîlet onda nihâyet bu… Devamını Oku


Ta'lîm Vazîfesinin Ayrılması:

Ta'lîm Vazîfesinin Ayrılması: Bilhassa Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde olmak üzere, bidâyetlerde, vergi toplama, kaza, idâre ve hattâ ta'lîm gibi vazîfeler aynı şahıslarda toplanıyordu. Hz. Muâz misâlinde olduğu gibi, bir bölgeye gönderildiği zaman orada her çeşit hizmeti görüyordu. Bu durumun daha ziyâde yetişkin eleman azlığından ileri geldiği söylenebilir. İslâm devletinin her bir ihtisas sahâsı için istihdam edebileceği insan potansiyeli arttıkça tâyinler artmış, vazîfeler ay… Devamını Oku


Muallimlerin İtibar Ve Muhtariyeti

Muallimlerin İtibar Ve Muhtariyeti Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında muallimlik vasıf ve hizmetiyle temâyüz eden fakîh sahâbiler Resûlullah'ın irtihalinden sonra aynı öğretim vazîfesinde istihdam edilmişler, bilhassa İslâm'a dahil edilen yeni bölgelere gönderilerek buralarda yaşayan ahâlinin İslâmlaşmalarında istihdam edilmişlerdir. Sözgelimi, Hz. Ömer halka fıkıh öğretmek üzere başta Abdullah İbnu Mugaffel olmak üzere on kişiyi birden muallim olarak Basra'ya gönderir. Keza,… Devamını Oku


4) Âmiller:

4) Âmiller: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde devletçe tâyin edilen memurlara âmil denmektedir. İslâm'ın bidâyetinde, bilhassa taşraya gönderilen memurlar, çoğu kere çeşitli vazîfeleri ifa ederlerdi: İdâre, kaza (kadılık), öğretim ve zekât toplayıp dağıtma gibi. Bu sebeple bu memurların bâzan vâli, bâzan kadı, bâzan da zekât tahsîldarı veya muallim olarak tavsîflerine rastlanabilir. Hepsi de doğrudur. Bu sebeple kelimeyi aynen muhafazayı uygun bulduk. Hz. Peygamber (aleyhi… Devamını Oku


3) Askerî Komutanlar:

3) Askerî Komutanlar: Taşra halkını yetiştirmek üzere hizmet verenler sâdece bu maksadla gönderilen muallimler veya vâliler veya vergi memurları değildir. Bâzan askeri komutanların da öğretim hizmetine iştirâk ettikleri görülmektedir. Nitekim Hâlid İbnu Velîd (radıyallahu anh) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e yazdığı mektupta, Benî'l-Hâris'i İslâm'a dâvet ettiğini, onların da harbetmeden İslâm'ı kabul ettiğini belirttikten sonra ilâve eder: Aralarında ikâmet ediyorum. Onlara Allah'ın emr… Devamını Oku


İNSANLARLA SAVAŞMANIN ŞARTLARI

İNSANLARLA SAVAŞMANIN ŞARTLARI 391. Abdullah îbni Ömer radıyallahu anhümd'dan rivayet edildiğine göre, Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Ben, Allah'tan başka bir ilah bulunmadığına, Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehadet edip, namazı dosdoğru kılıncaya ve zekatı hakkıyla verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları takdirde, kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar, İslam'ın gerektirdiği haklar ise bunların dışındadır. Onların gizli hallerin… Devamını Oku


BEY’AT KİTABI

55 BEY’AT KİTABI 1. Bey'at Hakkındaki Rivayetler 1. Abdullah b. Ömer (r.a.)'den: Biz Resûlullah (s.a.v.)'e (Emir ve yasaklarını) duyduğumuza ve (Allah'a, Resulüne ve ulul-emre) itaat edeceğimize dair bey'at ettiğimizde bize: «— Gücünüzün yettiği hususlarda!» diye buyurdu.[1] 2. Rukayka'nın kızı Ümeyme (r.a.) der ki: İslam üzere Resûlullah (s.a.v.)'a bey'at eden kadınlar arasın­da ben de geldim. Onlar şöyle dediler: «— Ya Resûlullah, Allah'a hiç… Devamını Oku


CİHÂD KİTABI

24- CİHÂD KİTABI Cihâd : Arab dilinde güçlük mânâsına gelen Cehd kelimesinden alınmadır. Şeriat ıstılahında ise, Allah adını yüceltmek için kâfirler­le savaşmak mânasına geiir. Allah yolunda cihâd, nefisle mücâdele mânâsına da gelir. Bu Kitâbda Allah yolunda savaşma ile ilgili ha­disler rivayet edilmiştir. Allah'ın adını yüceltmek maksadıyla kâfir­lerle savaşmak veya buna hazırlanmak farz-ı kifâye'dir. Fakat din düşmanı olan kâfirler İslâm ülkesine girdikleri zaman onlarla sa&s… Devamını Oku


TALÂK KİTABI

10- TALÂK KİTABI Müellif, bu kitabta boşama ile ilgili hadisleri rivayet etmiştir. Talâk ı Bu kelime Arap dilinde bağlı bir şeyin bağını çözmek de­mektir. İslâm hukukunda bu kelime kadını boşamak manasında kul­lanılır. Çünkü boşamak, nikâh bağını çözmek demektir. Kadını boşamak işi İslâmiyetle doğmuş bir kavram değildir. Câ-hiliyyet devrinde de boşama işi vardı. Ancak o dönemde boşamanın belirli bir sınırı yoktu. Boşamanın üç talâk ile yapılması sınırı îslâ-miyetle yerleşmiştir. Mâ… Devamını Oku


ORUÇ KİTABI

7 - ORUÇ KİTABI Müellif, namaz kitabından sonra Oruç kitabını zikretmiştir. Çün­kü oruç da namaz gibi bedeni bir ibâdettir. N e s a i de Müellif gibi yapmıştır. Müslim, Ebû Dâvûd ve Tirmizî ise oruç bölümünü, zekât bölümünden sonra B u h â r î de Hac bölümünden sonra zikretmişlerdir. İslâmın temel taşlan sayılan Na­maz, Oruç, Zekât ve Hac ibâdetlerinin çeşitli yönlerden birbiriyle olan münâsebetleri dolayısıyla mezkûr sıralanışların hepsi uygundur. Savm ve Siyam kelimel… Devamını Oku



Nihat Hatipoglu 19.temmuz.2007 Bölüm-01

SITENE EKLE KODU object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"param name="movie" value="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" /param name="menu" value="false" /param name="allowFullscreen" value="true" /param name="allowScriptAccess" value="always" /param name="bgcolor" value="000000" /param name="quality" value="high" /param name="wmode" value="opaque" /param name="flashvars" value="sourc… Devamını Oku















Hacc Sohbeti 05.06.1993 - Mahmud Esad Cosan

SITENE EKLE KODU cke:object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"cke:param name="menu" value="false" /cke:paramcke:param name="scale" value="noScale" /cke:paramcke:param name="allowFullscreen" value="true" /cke:paramcke:param name="allowScriptAccess" value="always" /cke:paramcke:param name="bgcolor" value="000000" /cke:paramcke:param name="quality" value="high" /cke:paramcke:param name="wmode" valu… Devamını Oku












Rıza Makamının Rehberi İmam Ali Rıza

Sâbir: Çok sabırlı Vâfî: Çok dürüst Vâsî: Vasiyet sahibi Zekî: Pâk ve temiz Veli: Dost ve yardımcı Rıza: Razı olan, razı olunan • Rıza makamını elde eden bir nesil, sahabe nesli… • "Radiyallahu anhum ve radû anhu/ Allah onlardan razı, onlarda Allah'tan razı…" • Bir insan Allah'tan razı ise, razı olmuşsa, keşkeler hayatında olur mu? • "Radiytü billahi Rabben ve bil-islami dinen.Ve bi-Muhammedin (sallallahü teala aleyhi ve selleme) Nebiyye ve Resula" "Rab olarak Allah'tan, din olarak İslam'dan, ne… Devamını Oku


Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca - İslam Ahlâkı 1

SITENE EKLE KODU object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"param name="menu" value="false" /param name="scale" value="noScale" /param name="allowFullscreen" value="true" /param name="allowScriptAccess" value="always" /param name="bgcolor" value="000000" /param name="quality" value="high" /param name="wmode" value="opaque" /param name="flashvars" value="source=http://youtu.be/7LXwKWdBXTctype=video… Devamını Oku


İslamda muzik - Nureddin Yıldız

SITENE EKLE KODU object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"param name="movie" value="http://hakyolundayiz.com/osmplayer-2.x/minplayer/flash/minplayer.swf" /param name="menu" value="false" /param name="allowFullscreen" value="true" /param name="allowScriptAccess" value="always" /param name="bgcolor" value="000000" /param name="quality" value="high" /param name="wmode" value="opaque" /param name="f… Devamını Oku


LEHEB SURESİ

LEHEB SURESİ GİRİŞ Adı: Birinci ayetteki "Leheb" kelimesi sureye isim olmuştur. Nüzul Zamanı: Bu surenin Mekkî olduğu konusu, müfessirler arasında ihtilaflıdır. Aynı zamanda, surenin tam nüzul zamanının, Mekke döneminin hangi kesiminde olduğunu tayin etmek de oldukça güçtür. Fakat surenin Ebu Leheb'i zikretmesinden, bu kişinin Rasulullah'a karşı davranışının, sınırı aştığı bir dönemde nazil olduğu çıkarılabilir. Bu şahıs o dönemde İslam'a karşı önemli bir engel durumundaydı. İhtimaldir ki bu sur… Devamını Oku


103 ASR SURESİ

103 ASR SURESİ GİRİŞ Adı: Birinci ayetteki "asr" kelimesi sureye isim olmuştur. Nüzul zamanı: Mücahid, Katade, Mukatil bu surenin Medenî olduğunu söylemişlerdir. Ancak müfessirlerin çoğu bu sureyi Mekkî kabul etmişlerdir. Ayrıca surenin muhtevası da, Mekke döneminin başlangıcında nazil olduğunu teyid etmektedir. O dönemde İslâmî talimatlar kısa ve çok etkili cümlelerle beyan edilmekteydi. Onu duyan, bir defa duyduktan sonra unutmak istese de unutamıyordu. Sureler kafirlerin dillerine destan oluy… Devamını Oku


94 İNŞİRAH SURESİ

94 İNŞİRAH SURESİ GİRİŞ Adı: Birinci ayetteki "inşirah" kelimesi sureye isim olmuştur. Nüzul zamanı: Konusu Duha suresine o kadar benzemektedir ki, bu iki surenin hemen hemen aynı dönem ve şartlarda nazil olduğu anlaşılmaktadır. Abdullah b. Abbas şöyle demiştir: "Bu sure Mekke'de Duha'dan sonra nazil olmuştur." Konu: Bu surenin maksadı, Rasulullah'a (s.a) teselli vermektir. Nübüvvetten önce Rasulullah bu gibi şartlarla karşı karşıya gelmişti. Nübüvvet'ten sonra İslami davet başladığında onun hay… Devamını Oku


89 FECR SURESİ

89 FECR SURESİ GİRİŞ Adı: Surenin birinci ayetindeki "fecr" kelimesi sureye isim olmuştur. Nüzul zamanı: Surenin içeriğinden, Mekke'de İslâm'ı kabul edenlere karşı zulüm başladığı zaman nazil olduğu anlaşılmaktadır. Bu surede Mekkelilere; Ad, Semud, ve Firavn kavimlerinin akıbetleri örnek olarak hatırlatılmıştır. Konu: Bu surenin konusu, ahiretteki ceza ve mükafatın varlığını isbata yöneliktir. Çünkü Mekkeliler bu gerçeği inkar etmekteydiler. Bu amaçla, sırayla kimi deliller ileri sürülmüştür. İ… Devamını Oku


80 ABESE SURESİ

80 ABESE SURESİ GİRİŞ Adı: Surenin ilk kelimesi (Abese) bu sûrenin adı olmuştur. Nüzul zamanı: Bu sûrenin esbab-ı nüzulu hakkında görüş bildiren müfessir ve muhaddisler, aşağıda zikredilen hâdisenin bu sûrenin nüzuluna neden olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Birgün Rasûlullah (s.a) Mekke'nin ileri gelenlerine İslâm'ı tebliğ ediyor ve onları ikna edebilmek için oldukça gayret sarfediyordu.. Bu sırada bir âmâ olan Hz. İbn Ummu Mektum (r.a) çıkagelerek, Rasûlullah'tan (s.a.) İslâm hakkında bilg… Devamını Oku


38 SÂD SURESİ

38 SÂD SURESİ GİRİŞ Adı : Açılış harfi (sad), surenin adı olmuştur. Nüzul zamanı : İleride de açıklanacağı gibi Hz. Peygamber (s.a) Mekke'de İslâm'ı açıkça anlatmaya başladığı zaman, daveti Kureyş'in ileri gelenleri arasında bomba etkisi yapmıştı. Bu bakımdan surenin, risaletin 4. yılında nazil olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim bazı rivayetlere göre bu sure, Hz. Ömer İslâm'a girdikten sonra nazil olmuştur. Hz. Ömer'in ise, Habeşistan hicretinden sonra müslüman olduğu bilinmektedir. Fakat surenin… Devamını Oku


61-Saf

61-Saf 1- Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ı tesbih etmiştir. O üstündür, hikmet sahibidir. Bütün bir evrenin üstün güç sahibi, herşeyi eksiksizce yerleştiren yüce Allah'a boyun eğdiği surenin başında dile getiriliyor. Bu sure müslümanlara, bağlı bulundukları islamın, Allah'ın dininin son halkası olduğunu, Allah'ın birliğine dayalı bu dinin bekçilerinin kendileri olduğunu açıklamaktadır. Kafirlerin ve müşriklerin inkarlarını ve ortak koşmalarını red etmektedir. Müslümanları bu dinin za… Devamını Oku


48-Fetih

48-Fetih 1- Biz sana apaçık fetih verdik. 2- Allah böylece, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar, sana olan nimetini tamamlar, seni doğru yola iletir. 3- Ve sana şanlı bir zaferle yardım eder. Bu sure, yüce Allah'ın Resulüne, apaçık fethi, kapsamlı bağışlaması, tam bir nimeti, sarsılmaz bir hidayeti eşsiz bir zafer feyzi ile bahşediyor. Bunlar Allah'ın ilhamı ve yönlendirmesine tam güvenmenin, ilham ve işaretlerine hoşnud olarak teslimiyetin, her türlü kişisel iradeden kayıtsız şartsız s… Devamını Oku


33-Ahzab

33-Ahzab 1- "Ey Peygamber: Allah'tan kork, kafirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz, Allah her şeyi bilir ve her yaptığı yerindedir." 2- "Sana Rabbin tarafından vahyedilen kitaba uy; şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır." 3- "Allah'a güven, dost ve dayanak olarak Allah yeter." Bu, genç İslam toplumunun toplumsal ve ahlâki hayatının çeşitli yönlerini düzenleyen Ahzab suresinin başlangıcıdır. Bu başlangıç İslamın sosyal düzeninin özelliğini ve bu düzenin gerek pratik hayatta gerekse v… Devamını Oku


NASR SURESİ

NASR SURESİ Medine'de inmiştir, 3 âyettir. Takdim Nasr sûresi Medine'de inmiştir. Bu sûre Mekke'nin fethinden bahse­der. Bu fetihle müslümanlar kuvvetlenmiş, İslâm Arap yarımadasında ya­yılmış, şirk ve sapıklığın tırnakları sökülmüştür. Bu feth-i mübîn ile insan­lar Allah'ın dinine girmiş, İslâm bayrağı yücelmiş ve putperestlik yıkılmış­tır. Vukuundan önce Mekke fethinin haber verilmesi, Hz. Muhammed (a.s)'-in peygamberliğinin doğruluğunu gösteren en açık delillerdendir. Bismillâhirrahmânirrahîm… Devamını Oku


24-NUR:

(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR) 24-NUR: 1- Ve farz kıldık Yani bu sûre, kesin olarak farz kılınan birtakım hükümleri ve bunların delillerini içinde bulunduran bir kısım açık ve belli âyetleri ihtiva eder. Öyle ki bu sûrenin de İslâm medeniyetinin hukukunu ve asıl vazifelerini gösteren temel çizgilere delil olması açık bir şekilde düşünülebilir. İlk önce namus, ırz ve aile hukuku meselelerinden başlanarak buyuruluyor ki: Meâl-i Şerifi 2- Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa v… Devamını Oku


112-el-İHLÂS

112-el-İHLÂS İhlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak, esaslarını sırf Allah rızası için uygulamak anlamınadır. Mekke'de inmiştir, 4 (dört) âyettir. İslâm'ın tevhid akîdesinin en özlü ve anlamlı ifadesidir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. De ki: O, Allah birdir. 2. Allah sameddir. 3. O, doğurmamış ve doğmamıştır. 4. Onun hiçbir dengi yoktur. Devamını Oku


111-TEBBET

111-TEBBET Tebbet, kurusun manasına bedduadır. Ebu Leheb hakkında inmiştir. Zira o, eziyet etmek kasdıyla Resûlullah'ın yoluna gizlice diken koymuş, bu işte kendisine karısı da yardım etmişti. Sûre, Mesed sûresi diye de anılır. Fâtiha sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 5 (beş) âyettir. (Bir rivayete göre Şuarâ sûresinin 124. âyeti gereğince Efendimiz yakın akrabasını çağırarak, onları İslâm'a dâvet etmişti. Amcası Ebû Leheb galiz sözler sarfederek, Bizi bunun… Devamını Oku


110-en-NASR

110-en-NASR Nasr, yardım demektir. Sûrede Allah'ın Hz. Peygamber'e yardım ederek fetihlere kavuşturduğu ifade edildiği için bu adı almıştır. Bu sûre, Mekke'nin fethi sırasında inmiş olmakla beraber Medine devrinde yani hicretten sonra indiği için medenî (Medine'de inen) sûrelerdendir. 3 (üç) âyettir. İslâm zaferini haber verir. İbn Ömer'den gelen rivayete göre bu sûre indikten sonra Peygamberimiz seksen gün yaşamıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. Allah'ın y… Devamını Oku


NASR SÛRESİ

110- NASR SÛRESİ Medine döneminde inmiştir. 3 âyettir. Nasr, yardım demektir. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. Devamını Oku


Nasr Suresi

Nasr Suresi Bismillahirrahmanirrahim 110/1-3. Allah'in yardimi ve zafer gunu gelip, insanlarin Allah'in dinine akin akin girdiklerini gorunce, Rabbini overek tesbih et; O'ndan bagislama dile, cunku O, tevbeleri daima kabul edendir. Devamını Oku


103 – ASR SÛRESİ

103 – ASR SÛRESİ Mekke’de nâzil olan bu sûre 3 âyettir. Adını ilk âyetinden alır. Bu veciz sûre, İslâmı iki satırda özetlemektedir. Allah Teâla birinci âyette “asr”a dikkat çekmekte, onun önemini hatırlatmaktadır. Asr sözlükte: dehr, süresiz zaman, gece ve gündüz, ikindi vakti, herhangi bir şeyin muayyen vakti, insan toplumu, yağmur gibi çok çeşitli mânalara gelebilir. Tefsirciler daha çok “ikindi vakti ve ikindi namazı, mutlak zaman, özellikle Hz. Muhammed (a.s.)’ın asrı, âhir… Devamını Oku


97 – KADİR SÛRESİ

97 – KADİR SÛRESİ Mekke’de nâzil olmuş olup 5 âyettir. Adını ilk âyette geçen Kadr, yani “Kadir gecesi” kelimesinden almıştır. Kadir: “Mevki, şeref, değer, azamet” mânalarına gelir. Kur’ân’ın vahyinin başlangıcından ve o gecenin büyük fazilet ve bereketinden, o gece kâinatı kaplayan ilâhî esenlikten bahseder. Kadir gecesi kesin olarak bildirilmemiştir. Fakat ekserî âlimler, hadis-i şeriflerin delâletinden Ramazan ayının 27. gecesi olduğunu kabul etmiş olup bütün İslâm âlemi de bunu benimse… Devamını Oku






















RESULULLAH'A MEKTUP (Feyzullah Koç)

ALLAH ALLAH ALLAH ilahi kuran Su'ud As-Shuraim Al-Sudais Iman Din Kuran Islam Hz Muhammed Dua Hazreti Muhammed Kabir Cevsen ül Kebir Cevşen-ül Kebir Risale i Nur Said Nursi Bediuzzaman tesbihat Abdullah Yegin Abi Cantaci Necmi Abi Mehmed Kikinci Abi Dursun Ali Erzincanli Nihat Hatipoglu Mekkeden Ezan dini film filim din hz hüseyin kerbela mustafa Esma-ül Hüsna evliya evliyalar film türkce Shuraym As Sudays Hatim Duasi Kuran Ziyafeti Süleymaniye Camii Hafız Kerim MANSURİ Hafız Fethi MELİCİ Hafız… Devamını Oku



I look, I see - Yusuf İslam

lt;pgt;lt;a rel=quot;nofollowquot; data-cke-saved-href=quot;http://www.kure.tv/webtv/816-muzik/i-look-i-see-yusuf-islam/85-Bolum/96375/amp;embeddedplayer=v1quot; href=quot;http://www.kure.tv/webtv/816-muzik/i-look-i-see-yusuf-islam/85-Bolum/96375/amp;embeddedplayer=v1quot;gt;lt;/agt;lt;/pgt; I look, I see ilahisi, Yusuf İslam'ın eşsiz yorumuyla sizlerle. Devamını Oku


Sallallahu Ala Muhammed - Yusuf İslam

Sallallahu Ala Muhammed ilahisi, Yusuf İslam'ın eşsiz yorumuyla sizlerle... Devamını Oku


Allah nurdur - Yusuf İslam

lt;pgt;lt;a rel=quot;nofollowquot; data-cke-saved-href=quot;http://www.kure.tv/webtv/816-muzik/allah-nurdur-yusuf-islam/84-Bolum/96374/amp;embeddedplayer=v1quot; href=quot;http://www.kure.tv/webtv/816-muzik/allah-nurdur-yusuf-islam/84-Bolum/96374/amp;embeddedplayer=v1quot;gt;lt;/agt;lt;/pgt; Allah nurdur ilahisi, Yusuf İslam'ın eşsiz yorumuyla sizlerle Devamını Oku


Son Peygamber'in duaları - Yusuf İslam

lt;pgt;lt;a rel=quot;nofollowquot; data-cke-saved-href=quot;http://www.kure.tv/webtv/816-muzik/son-peygamberin-dualari-yusuf-islam/81-Bolum/96371/amp;embeddedplayer=v1quot; href=quot;http://www.kure.tv/webtv/816-muzik/son-peygamberin-dualari-yusuf-islam/81-Bolum/96371/amp;embeddedplayer=v1quot;gt;lt;/agt;lt;/pgt; Son Peygamber'in duaları ilahisi, Yusuf İslam'ın eşsiz yorumuyla sizlerle.. Devamını Oku



Kabirden Mektup - Yusuf Ziya Özkan 1/2

SITENE EKLE KODU object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"param name="menu" value="false" /param name="scale" value="noScale" /param name="allowFullscreen" value="true" /param name="allowScriptAccess" value="always" /param name="bgcolor" value="000000" /param name="quality" value="high" /param name="wmode" value="opaque" /param name="flashvars" value="source=http://youtu.be/A9Oko7hzUJAtype=video… Devamını Oku



İSLAM’DA ÇOCUK EĞİTİMİ

Çocuk, ana baba elinde bir emanettir. Çocukların temiz kalbleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır. Bunun gibi çocuk da neye meylettirilirse, oraya yönelir. Eğer hayrı adet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür. Çocuklara iman, Kur’an ve ALLAHü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler. Bu saadete ana-baba ve hocalar… Devamını Oku


Çocuklarımız İçin İslami Dersler

SITENE EKLE KODU object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"param name="movie" value="http://hakyolundayiz.com/osmplayer-2.x/minplayer/flash/minplayer.swf" /param name="menu" value="false" /param name="allowFullscreen" value="true" /param name="allowScriptAccess" value="always" /param name="bgcolor" value="000000" /param name="quality" value="high" /param name="wmode" value="opaque" /param name="f… Devamını Oku


Çocuklarımız için Islami Dersler - Gizelmi Orman

SITENE EKLE KODU object data="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" height="360px" id="VideoPlayer" type="application/x-shockwave-flash" width="400px"param name="movie" value="http://hakyolundayiz.com/player/diniplayer.swf" /param name="menu" value="false" /param name="allowFullscreen" value="true" /param name="allowScriptAccess" value="always" /param name="bgcolor" value="000000" /param name="quality" value="high" /param name="wmode" value="opaque" /param name="flashvars" value="sourc… Devamını Oku




İslami Hafıza Oyunu

Karışık olarak yerleştirilmiş ElifBa harflerini faremiz yardımı ile buluyoruz. Devamını Oku



Hükümdar Peygamberler 1/7 (Cizgi Film)

ALLAH ALLAH ALLAH Su'ud As-Shuraim Al-Sudais Iman Din Kuran Islam Hz Muhammed Dua Hazreti Muhammed Cevsen ül Kebir Cevşen-ül Kebir Risale i Nur Said Nursi Bediuzzaman tesbihat Abdullah Yegin Abi Cantaci Necmi Abi Mehmed Kikinci Abi Dursun Ali Erzincanli Nihat Hatipoglu Mekkeden Ezan dini film filim din hz hüseyin kerbela mustafa Esma-ül Hüsna evliya evliyalar film türkce Shuraym As Sudays Hatim Duasi Kuran Ziyafeti Süleymaniye Camii Hafız Kerim MANSURİ Hafız Fethi MELİCİ Hafız Abdurrahman SADİEN… Devamını Oku


Magradaki Üc Arkadasin Duasi (Cizgi Film)

Magradaki Üc Arkadasin Duasi (Cizgi Film) 1:02:03 - 5 yıl önce ALLAH ALLAH ALLAH Iman Din Kuran Islam Hz Muhammed Dua Hazreti Muhammed Cevsen ül Kebir Cevşen-ül Kebir Risale i Nur Said Nursi Bediuzzaman tesbihat Abdullah Yegin Abi Cantaci Necmi Abi Mehmed Kikinci Abi Dursun Ali Erzincanli Nihat Hatipoglu Mekkeden Ezan dini film filim din hz hüseyin kerbela mustafa Esma-ül Hüsna evliya evliyalar film türkce Shuraym As Sudays Hatim Duasi Kuran Ziyafeti Süleymaniye Camii Hafız Kerim MANSURİ Hafız F… Devamını Oku


islamın şartı beş

SITENE EKLE KODU islamın şartı beş - Devamını Oku


Hz Nuh ve Tufan çizgi film islami video burda özel

SITENE EKLE KODU Hz Nuh ve Tufan çizgi film islami video burda özel Devamını Oku


HZ İSA'NIN SON SAATLERİ

SITENE EKLE KODU Hz isanin son günleri Çizgi Film İslami Video Burda Özel Devamını Oku


Çizgi Filmler Komsuluk Hakki

SITENE EKLE KODU Dini Filmler Islami Videolar Çizgi Filmler Komsuluk Hakki Devamını Oku


Müslümanların En Büyük Üç Düşmanı

Bunlardan birincisi ‘cehalet‘tir. Cehaleti bilgiyle, hikmetle, ilimle yenmeliyiz. İslam dini cehaletle birlikte varlığını sürdüremez. İslam dini bir ilim ve medeniyet merkezidir. İkinci büyük düşman ‘fakirlik‘tir. Küfürle fakirliği eşdeğer kabul etmiştir. Bu düşmanı yenmemizin yolu üretmekten ve çalışmaktan geçer. Üçüncü büyük düşman ise ‘tefrika‘dır. Ayrılık ve gayrılıktır. İslam kardeşliğini yeniden ihya ederek her türlü tefrikayı ortadan kaldırmalıyız. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet… Devamını Oku


Milliyetçilik, ırkçılık hakkında bilgi verir misiniz? Kendi milletimi diğer milletlerden daha fazla sevmem caiz midir?

Değerli kardeşimiz, İnsanın kendi milletini ve vatanını sevmesi caizdir; ancak kendi milletini üstün görmesi doğru değildir. İslam dini insanın üstünlüğünü Allah'a kulluktaki ölçüye göre belirlemektedir. Bu bakımdan hangi milletten olursa olsun, Allah'a kim daha çok kulluk ederse o insan daha üstündür. Öyle ise Allah katında üstün olan bizim yanımızda da üstün olmalıdır. Aksi takdirde kendi milletimizden olan bir dinsizi farklı milletteki bir Müslümandan daha çok sevmek ve onu üstün görmek doğru… Devamını Oku


Kadın erkek karışık ve davullu-zurnalı, çalgılı düğünlere katılmak caiz midir? İslâm'a / sünnete uygun düğün nasıl olmalıdır?

Değerli kardeşimiz, Evlenmek, Peygamberimizin (asm.) hem kavlî, hem de fiilî sünnetidir. Bunun için evliliğin bütün safhaları; nişandan nikâha, çeyizden düğüne kadar nasıl olacağı, nasıl yapılacağı, nelere dikkat edilmesi gerektiği bütün teferruatıyla hadislerde bildirilmiştir. Düğün merasimi de evliliğin önemli bir safhasıdır. “Düğünlerinizi mescitlerde yapınız.”(Feyzü’l-Kadîr, II/11; Hadis no: 1198) hadis-i şerifi, düğünlerde nelere dikkat edilmesi hususunda önemli bir ölçüyü vermektedir. Deme… Devamını Oku


Ahlakta adalet ne demektir?

İslam ahlakçıları Yunan filozoflarının da meşgul oldukları ahlakta adalet konusunu, Kur’an ve Sünnet kaynaklarından yararlanarak geliştirmişler ve ortaya bir “İslam ahlak felsefesi” çıkmıştır. İslam ahlakçılarının açıklamalarına göre insanda mevcut olan şehvet (arzu), gadap (öfke) ve akıl (anlama, bilme, düşünme) Allah Teâlâ’nın insan için uygun bulduğu, olmazsa olmaz kıldığı güçlerdir. Bu güçler yaratılış amacına uygun kullanıldıklarında insanı kemale erdirir, güzel ahlak sahibi (erdemli, fazil… Devamını Oku


Eşcinsellik konusunda dinimizin hükümleri nelerdir?

Değerli kardeşimiz, Eşcinsellik Lut kavminin helakine sebeb olan büyük günahlardandır. Bu gibi insanlar, yanlış fiilde bulunmadıkları müddetçe, bu hissi taşımaları kendilerine bir mesuliyet getirmez. İslam dini, imkanat değil, vukuat ile hüküm verir. Yani, bir insanın kendi içinde bir his taşıması onu mesul etmez; bu hissi fiil ortamına taşıdığı zaman mesul olur. Hissi olarak bazı kadınları erkek ve bazı erkeklerin kadın hissine yakın his taşıdıkları bir vakıadır. İşte bu hislerini fiil ortamına… Devamını Oku


35 FATIR SURESİ

35 FATIR SURESİ GİRİŞ Adı: İlk kelimesi, sureye ad olarak verilmiştir. Bu surenin ikinci adı birinci ayette geçen el-melaike'dir. Nüzul Zamanı: Surenin ne zaman nazil olduğu ancak muhtevasından tahmin edilebilmektedir. Bu sure, muhtemelen Mekkeli müşriklerin şiddete başvurdukları, aynı zamanda İslam davetini önlemek ve Allah'ın Rasûl'ünü (s.a) mağlub edebilmek için, hiçbir hileden geri kalmadıkları dönemde, yani Mekke döneminin ortalarında nazil olmuştur. Konu: Bu sure şöyle özetlenebilir: Allah… Devamını Oku


34 SEBE SURESİ

34 SEBE SURESİ GİRİŞ Surenin Adı: Bu sure adını, içinde Sebe kelimesi geçen 15. ayetten alır. Bu da surede Sebe'den (yani Sabiî'lerden) bahsedildiğini belirtmektedir. Nüzul Zamanı: Surenin kesin nüzul zamanını bildiren sahih rivayetler yoktur. Fakat surenin üslubu Mekke döneminin ilk zamanlarında veya ortalarında nâzil olduğunu göstermektedir. Eğer Mekke döneminin ortalarını kabul edersek, henüz işkencelerin çok ağırlaşmadığı ve İslâmî hareketin sadece alay, küçümseme, söylenti ve dedikodular ya… Devamını Oku


33 AHZAB SURESİ

33 AHZAB SURESİ GİRİŞ Adı: Sure el-Ahzab adını 20. ayetten alır. Nüzul Zamanı: Sure üç önemli olayı ele alır: H.5. yılın, Şevval ayında meydana gelen Hendek Savaşı (Ahzab: Hizipler); H.5 yılının Zil-Kade ayında yapılan Beni Kurayza gazvesi ve yine H.5. yılının Zil-Kade ayında meydana gelen Peygamberimizin (s.a) Zeynep ile evlenmesi olayı. Bu tarihi olaylar, bu surenin nüzul tarihini bildirmektedir. Tarihsel Arka-plan: Hz. Peygamber'in (s.a) tayin ettiği okçuların hatası yüzünden İslâm ordusunun… Devamını Oku


31 LOKMAN SURESİ

31 LOKMAN SURESİ GİRİŞ Adı: Bu sure 12-19. ayetlerinde, oğluna verdiği tavsiyeleri zikredilen Lokman el-Hakîm vesilesiyle bu adı almıştır. Nüzul Zamanı: Konu dikkatle incelendiğinde görülür ki, bu sure, İslâm'a daveti önlemek ve bastırmak için zulmün başladığı ve bu amaçla her türlü entrikanın devreye sokulduğu ancak şiddetin zirvesine ulaşmadığı bir dönemde inzal edilmiştir. Genç mühtedilere, her ne kadar anne-baba hakkı Allah'a itaatten hemen sonra geliyorsa da, eğer onlar kendilerini İslâm'ı… Devamını Oku


Dinimize göre; küfür devam eder ama zulüm devam etmez, diye biliriz. Filistin neredeyse, yüz yılı aşkın süredir zalimin elinde inim inim inliyor. Bunun sebebi nedir?

Dinimize göre; küfür devam eder ama zulüm devam etmez, diye biliriz. Filistin neredeyse, yüz yılı aşkın süredir zalimin elinde inim inim inliyor. Bunun sebebi nedir? Cevap Değerli kardeşimiz, Birincisi: “Küfür devam eder, zülüm devam etmez” prensibi gösteriyor ki, İsrail sadece zalim değil aynı zamanda -cumartesi yasağını çiğnediği gibi- kendi inanç esasları bakımından da küfürlerini de sürdürüyor. İkincisi: Bizim için çok uzun gelen bir süre Allah için çok kısadır. Hani, “Devlet tavşanı kağnı a… Devamını Oku


Müslümanların çile çekmesinin sebebi nedir? Dünyada çile çekenler, zulme uğrayanlar hep Müslümanlar. Afganistan, Filistin, Irak, Çeçenistan gibi ülkelerde Müslümanlar ızdırap içindeler. Neden?

Cevap Değerli kardeşimiz, Geçmişte olduğu gibi günümüzde de saadet ve refah çoğu zaman karıştırılıyor. Bu yanlış değerlendirme, istikbale de intikal edeceğe benzer. Bazıları, servet ve makamı, şan ve şöhreti, lüks ve debdebeyi saadetle aynı zannederler. Halbuki çevrelerinde nice insanlar görürler ki, dünyanın her türlü imkânına kavuşmuş ve diledikleri her zevki tatma gücüne sahiptirler, ama mesut değildirler. Kimi hanımıyla geçimsizdir, kimi oğlunun haylazlığından dertlidir. Kimi, annesinin aman… Devamını Oku


Irka ve kavmiyete dayalı bağımsızlık

İslam ülkelerinde ve diğer ülkelerde, din, inanç ve etnik aidiyet bakımından ülke çoğunluğunu teşkil eden halk gibi vatandaş oldukları, hak ve özgürlüklere sahip bulundukları halde ideolojik, dînî veya ırka-kavmiyyete dayalı saiklerle -ki, bunlar da çoğu kez siyasi ve ekonomik saiklerin perdesi olmaktadır- bağımsızlık taleplerinde bulunuyorlar, bu taleplerini gerçekleştirebilmek için de şiddet içeren veya içermeyen yollara tevessül ediyorlar. Bu taleplere karşı ülkenin diğer kesimleri ve iktidar… Devamını Oku


Müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesi din dayatılması anlamına mı geliyor?

Müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesi din dayatılması anlamına mı geliyor? İslam dini “itikad, ibadet, muâmelat ve ahlaktan” oluşuyor. Muâmelât dediğimiz çerçevenin içine “siyaset, hukuk, ekonomi, sosyal düzen…” giriyor. İslam’ın öğretici ve bağlayıcı kaynakları bütün bu alanlara ait açıklamalar getirmiştir. Bu açıklamaların bir kısmı “farz ve haram” şeklinde kesin olarak bağlayıcı, bir kısmı “sünnet- mekruh” olarak yumuşak bağlayıcı, bir kısmı ise “mübah” diye ifade edilen serbest bırakma mah… Devamını Oku


Müslümanlar için hangi yönetim modeli idealdir? Cumhuriyet, demokrasi İslam'a aykırı mıdır?

Müslümanlar için hangi yönetim modeli idealdir? Cumhuriyet, demokrasi İslam'a aykırı mıdır? Soru Detayı AllahTeala bizlerin şeriatla yönetilmemizi mi istiyor. Birçok ülke şeriatla yönetilen bir devlet için mücadele veriyor. Türkiye'de de birçok kesimde de şeriat ülkesi hayali var. Nedir bizler için doğru olan?.. Medine'de ilk kurulan şeriat devletini kopya etmek zorunda mıyız? Cevap Değerli kardeşimiz, İlk olarak konunun can alıcı sorusunu soralım: - İslami inanca sahip olan bir toplumun belirli… Devamını Oku



Kız erkek karışık kurs açmak caiz mi?

Soru Detayı - Kız erkek karışık olarak faaliyet gösteren İngilizce kursu veya başka bir eğitim kursu açmak günah olur mu? - Caiz olmayan bir duruma vesile olunmuş olunur mu? - Bu isi yapmamak daha mi iyidir? Cevap Değerli kardeşimiz, İhtilat (iki cinsin zaruret dışında bir arada bulunmaları, sıkı temas imkanına kavuşmaları) caiz değildir. Zaruret dışında buna sebep olmak da caiz olmaz. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Devamını Oku


Şii mezhebi hak mıdır? Şiiler Müslüman sayılabilir mi?

Şii mezhebi hak mıdır? Şiiler Müslüman sayılabilir mi? Cevap Değerli kardeşimiz, İslam'ın ve imanın şartları bellidir. Buna göre ismi ne olursa olsun, şartları uygun olan herkes Müslümandır. Bir isim adı altında bir fırkayı veya bir mezhebi küfürle itham etmek doğru değildir. Hak bir mezhep olmayan ve Ehl-i sünnet içinde kabul edilmeyen Şia'nın doğuşu ve fikirleri ile ilgili bazı bilgiler şöyledir: En büyük hidayet meşalesi olan Kur'ân-ı Azimüşşân'ın nâzil olmasıyla bütün insanlık âleminde yepye… Devamını Oku


Alkollü içeceklerin analizini yapmam günah mı?

Soru Detayı - Ben gıda mühendisiyim, çalıştığım laboratuvara ithalat ihracat ürünü olarak alkollü içecekler geliyor, bunların analizini yapmam günah mı? Cevap Değerli kardeşimiz, Analizini yapmak, bu maddenin ne olduğunu, neleri ihtiva ettiğini ortaya koymaya yarar. Bunun kullanımla bir alakası yoktur. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Devamını Oku


Arapça öğrenmek her Müslümana farz mıdır?

Arapça öğrenmek her Müslümana farz mıdır? Cevap Değerli kardeşimiz, Hayır, Arapça öğrenmek her Müslümana farz değildir. Ancak farz-ı kifayeolduğu söylenebilir. Arapça, Kur'an-ı Kerîm’in ve hadislerin dili olması hasebiyle Müslümanlar için çok önemli bir dil olmuştur. Temel İslâm bilimleri olan tefsir, hadis, fıkıh ve kelâmın ana kaynaklarının bu dil ile yazılmış olması, bu önemi daha da artırmıştır. Bu öneminden dolayı, bazı âlimler Arapça öğrenmeyi farz-ı kifâyeden saymışlardır. Ancak bu âlimle… Devamını Oku


İşitme engellilerde şer'i mes'uliyet var mı? Böyle kimselerin işiten insanlar gibi mes'ul olmadığı söyleniyor?

İşitme engellilerde şer'i mes'uliyet var mı? Böyle kimselerin işiten insanlar gibi mes'ul olmadığı söyleniyor? Cevap Değerli kardeşimiz, - İslam’da teklif-i malayutak / kişinin gücünün üstünde bir yükümlülük yoktur. Bu sebeple, özürlü insanların sorumluluğu da kendi güçleri dahilinde olmaktadır. Konuşamayan bir insandan namazda fatiha okumasını isteyemezsiniz. Ancak, anne-babası mümkün olduğunca işitme engelli çocuklarına okuma yazmayı öğretmeli, dini bilgilerini kitaptan öğrenmesini sağlamalıdı… Devamını Oku


İslam’ın terör dini olmadığını tam aksine terör anarşi ve fitneyi yasakladığını Kur’an’dan delil getirerek ispat eder misiniz?

İslam’ın terör dini olmadığını tam aksine terör anarşi ve fitneyi yasakladığını Kur’an’dan delil getirerek ispat eder misiniz? Kur’an, terörü lanetlemiş, anarşiyi ve fitneyi en dehşetli bir olay olarak nitelemiştir. İslamiyet, her türlü terör, zulüm ve ihaneti yasaklar; her türlü anarşiye, bozgunculuğa şiddetle karşı çıkar. İslamiyet, zarara zararla karşılık vermez. İslam dini, adaleti tesis etmek, azgın nefislerin tahakküm ve istibdadını kırmak ve insan vicdanını itidal haline getirmek için tar… Devamını Oku


Recep Ayı

Receb, tazim ve saygı anlamına gelir. İslâm öncesi Araplar Receb ayına ayrı bir ehemmiyet verirler, saygı gösterir ve şanını yüceltirlerdi. Receb ayı gelince kılıçlar kınına sokulur, oklar torbalarına yerleştirilir, derin ve kanlı husumetlerin üzerine geçici de olsa bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile, başını kaldırıp kaşına… Devamını Oku


Bayanların başını kapaması farz mıdır?

Cevap Değerli kardeşimiz, Câhiliyette insanların birçokları terbiye ve edebten yoksundu. Ahlâk, iffet ve namus meselesi lafta idi. Bugün olduğu gibi kadın açılıp saçılıyordu, vücudunu, namahrem yerlerini göstermekle böbürleniyordu. İlahî rahmet olarak gelen İslâm dini, tefessüh etmiş bu insanlığı ıslah etmek için birtakım emir ve prensipler getirdi. Bunlardan birisi de kadının cilbab ile örtünmesini emreder. "Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle! Baş ve boyunları… Devamını Oku


Türbanın dinimizdeki yeri nedir; nasıl örtünmemiz gerekir?

Türbanın dinimizdeki yeri nedir; nasıl örtünmemiz gerekir? Cevap Değerli kardeşimiz, Türban, başörtüsü anlamında kullanılır. Hangi isimle olursa olsun, kadının el ve yüz dışında bütün bedenini örtmesi farzdır. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Devamını Oku


Tesettür için, teferruat denilebilir mi?..

Tesettür için, teferruat denilebilir mi?.. Cevap Değerli kardeşimiz, "İman esasları yanında tesettür furuattır." Bu cümle aslında Ehl-i sünnet itikadının da bir prensibidir! Usul ilminde, gerek İbn-i Abidin ve diğer ulemanın, İslamın genel hükümlerini (akaid) ikiye ayırdığını görmekteyiz: 1) Usul'e ait hükümler: Buna göre 'Lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah' başta olmak üzere, sair iman esasları akidde usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; A… Devamını Oku


İslam Devleti, tüm Müslüman kadınların başını örtmesini zorunlu kılabilir mi?

İslam Devleti, tüm Müslüman kadınların başını örtmesini zorunlu kılabilir mi? Cevap Değerli kardeşimiz, Alimler bu konuda iki farklı görüşe sahiptir. “Dinde zorlama yoktur.” mealindeki ayeti, “İmanda zorlama yoktur.” şeklinde anlayanlara göre, iman ettikten sonra bunun gereği olan Allah’ın emirleri dahilinde hareket etmek gerekir. Bu ayetten “İslam’da zorlama yoktur.” şeklinde anlayanlara göre, iman dışında hiçbir amel konusunda bir zorlama yoktur. İlginçtir ki, Kur'an’da baş örtüsü emri verilir… Devamını Oku


Evde ablamın eşinin, yani eniştemin yanında başımı açabilir miyim? Ben onu kardeşim biliyorum ve o çok dinine bağlı bir insan. Baldız namahrem midir?

Evde ablamın eşinin, yani eniştemin yanında başımı açabilir miyim? Ben onu kardeşim biliyorum ve o çok dinine bağlı bir insan. Baldız namahrem midir? Cevap Değerli kardeşimiz, Enişteniz size namahremdir yanında başınızı açmanız haramdır. Ablanızın kocasının yanında başınızı örtmek zorundasınız. El yüz ve ayaklar haricinde diğer kısımların örtülü olması gerekir. Ayrıca eniştenizle aynı evde yalnız kalmanız da haramdır. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Devamını Oku


Başörtüsünün kadına kazandırdıkları nelerdir? Tesettürle ilgili ayet kesinlik ifade ediyor mu?

Soru Detayı - Bazı ilahiyatçılar neden Kur'an'da başörtüsü olmadığını iddia ediyorlar? Cevap Değerli kardeşimiz, I. İslam Kaynaklarında Örtünme Giriş Müslümanların takvimine göre Medine'ye hicretten bu yana on dört asrı geride bıraktık. Bu uzun zaman dilimi içinde Müslümanlar Kur'an'ı okudular, Sünnet ve Sîret'in (Hz. Peygamberin açıklamaları ve uygulamalarının) da yardımıyla onu anladılar, hayatlarına uyguladılar; bir hidayet, bir rehber olarak gönderilen Kur'an bu vazifesini yerine getirdi. Hi… Devamını Oku


Halka açık yerlerde, bir bayanın tesettür mayo ile denize girmesi caiz midir?

Halka açık yerlerde, bir bayanın tesettür mayo ile denize girmesi caiz midir? Cevap Değerli kardeşimiz, Erkeklerin bulunduğu bir plajda tesettür mayo ile de olsa kadınların yüzmesi doğru değildir. Her ne kadar vucudu örtse de tesettürü sağlamayacağı için doğru değildir. Ayrıca bakması haram kimseler bulunmaktadır. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Devamını Oku


Perukla fotoğraf çektirmek caiz midir?

Perukla fotoğraf çektirmek caiz midir? Cevap Değerli kardeşimiz, Peygamberimiz (s.a.s.), saçına insan saçı takan ve taktıran kadınlara da lânet etmiştir. (Örnek olarak bk. Buhârî, libas 83, 85; Müslim, libas 115. ) Çünkü bu da Allah'ın beğendigi yaratılışı bozma ve karşısındakini aldatmak demektir. Islâm'da bunların her ikisi de yasaktır. Kullanılan perukun, insan saçından başka bir şeyden olması halinde câiz olacağı söylenmiştir. (Ibn Âbidin VI/373.) Ancak peruku kadının bir başörtüsü gibi kull… Devamını Oku


Başörtüsü takarken çenenin altından mı yoksa üstünden mi bağlamak gerekir? Yani başörtüsü takılırken, önden bakıldığı zaman görünen çenenin üst ucunu da kapatmalı mıdır?

Başörtüsü takarken çenenin altından mı yoksa üstünden mi bağlamak gerekir? Yani başörtüsü takılırken, önden bakıldığı zaman görünen çenenin üst ucunu da kapatmalı mıdır? Cevap Değerli kardeşimiz, Kadınların örtünmesi gereken uzuvları el, yüz ve ayaklar dışında kalan tüm bedendir. Yüzün sınırları, saçın bittiği yerden çene altına, kulakların köklerine kadar olan bölümdür. Açık rivayette yüz için bir sınır belirlenmemiştir. Ancak İslâm Fakihlerinin çoğuna göre yüzün sınırı, baştaki saç bitiminden… Devamını Oku


"Rebiülevvel ayının girdiğini haber veren cennetlik olur, cehennemden kurtulur" gibi rivayetler doğru mudur?

Soru Detayı "Rebiülevvel ayının girdiğini haber veren cennetlik olur, cehennemden kurtulur" gibi rivayetler doğru mudur? Benzer manalarda hadis diye sosyal medyada yayınlanıyor. Bunlar doğru mudur? Cevap Değerli kardeşimiz, Hadis kaynaklarında böyle bir rivayet bulamadık. Delilsiz kaynaksız bu tür rivayetlere itibar etmeyiniz. Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Devamını Oku


Porno yayınları izlemek günah mı; kesinlikle izlenmemesi mi gerekir?

Soru Detayı İnternet, televizyon ve gazete gibi neşriyatlarda yayınlanan müstehcen görüntülere bakmak hakkında bilgi verir misiniz? Cevap Değerli kardeşimiz, İsrâ sûresinin 32. âyetinde Cenab-ı Hak, "Zinaya yaklaşmayın! Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur." buyuruyor. Buradaki "yaklaşmayın" emrinden hareketle İslam fıkıh alimleri insanı zinaya götürebilecek her türlü amelin yasak olduğunu ifade etmişlerdir. Müstehcen resim veya görüntelere bakmayı da bu kategori içinde mütalaa edebi… Devamını Oku


Domuz eti niçin haram kılınmıştır?

Cevap Değerli kardeşimiz, İslâm dini birtakım hayvanların etlerini yemeyi serbest bırakmışken, bazılarını yasaklamıştır. Meşrû kılınan veya yasaklanan hayvan çeşitleri incelendiğinde, insan sağlığı için yararlı hayvanların etinin meşru, zararlı olanların ise yasaklanmış olduğu anlaşılır. İşte domuz da beslenme tarzı, görünüşü, insanı tiksindiren tabiatı ve bünyesinde, etini yiyenlere geçebilen trişin vb. zararlı unsurlar taşıması nedeniyle yasaklanmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'de beş âyette domuzdan sö… Devamını Oku


Lakap takmak günah ise, neden Ebu Leheb ayeti var?

Soru Detayı - İslamiyette lakap takmanı yeri nedir? - Hucurat 11'de insanlara birbirlerine lakap takmamaları emrediliyor ama neden Tanrı Aabduluzza bin Abdulmutalip'e Tebbet suresinde Ebu Leheb yani Ateşin Babası demiştir? - Veya neden Amr bin Hişam'a Ebu cehil denilmektedir? - Eğer yasak olan kötü lakap takmak ise, bu lakaplar da kötü değil mi? Cevap Değerli kardeşimiz, İlgili ayetin meali şöyledir: “Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha… Devamını Oku


Zaman tanzimi konusunda bilgi verir misiniz?

Soru Detayı Zamanı boşa geçirmenin dindeki hükmü nedir acaba? İslam'da zamanı nasıl kullanmalı, neye göre tanzim etmelidir? Cevap Değerli kardeşimiz, Boş yere geçen her ânın pek çok fırsatları da beraberinde götürdüğü kabul etmemiz gereken bir gerçektir. Çünkü insanın vakti dünyanın ömrüne nisbetle çok az ve kısadır. Bu bakımdan, tek bir saniyesi dahi altından daha kıymetli olan zamanın, ebedî hayata nur ve ışık tutacak meşguliyetlerle geçmesi gerekir. Bunun için, mü’minin ibadeti ve işi bir hay… Devamını Oku


Ye'cûc ve Me'cûc / Yecüc ve Mecüc, Türkler mi?

Soru Detayı - Yecüc Mecüc ile ilgili Hz. Ömer’in böyle sözleri var mı, varsa nasıl anlamalıyız? “İran’a gönderilen İslam orduları Türklerin yaşadığı Horasan’ı işgal edince, Hz. Ömer düşüncelerini şöyle belirtir: Ceyhun nehri ile aramızda ateşten bir deniz olmasını ne kadar isterdim. Çünkü oraların ahalisi Türkler oradan çıkacak ve üç defa dağılarak dünyayı istila edeceklerdir. Üçüncüsü onların sonu olacaktır. Bu bela ve musibetin Müslümanların üzerine gelmesinden ziyade Horasan ehlinin üzerine g… Devamını Oku


Peygamber Efendimiz'in ticaret ve ticaret ahlakıyla ilgili hadisleri nelerdir?

Soru Detayı - Ticarette kâr oranı ve fiyat nasıl belirlenir? Ticaret ahlakı hakkında bilgi verir misiniz?.. - Dinimize göre bir mal, en fazla yüzde kaç oranında kâr payı ile satış yapılabilir? Cevap Değerli kardeşimiz, İslam dini belli bir kâr oranı getirmemiştir. Karı belirleyen piyasa şartlarıdır. Bir mal piyasada ne kadar ise üç aşağı beş yukarı bir fiyata satılabilir. Müşteriyi aldatacak kadar fahiş bir fiyatla malı satmak ise caiz değildir. Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- buğday sa… Devamını Oku


Biz İslâm’ın neresindeyiz?

İbadetlerden ictimaî, siyasi, hukuki, ahlaki… hayata kadar her alanda İslâm’ın istediği insan ile bugün Müslümanım diyen insanlar arasındaki farka dikkat çekmek lazım; bu açıklığı fark etmek bile kulluk yolculuğunda önemli bir adımdır. “Ümmetin üzerine bu ölü toprağı nasıl saçıldı, ümmet bu hale nasıl geldi?” Çünkü gücü ve saygınlığı, Allah’a dayanıp müminlerle bir olmakta değil, ötekilere yamanmakta aradı ve çünkü imanı zayıfladı. Bu düşünceyi ilham eden birkaç ayetin meallerini sunuyoruz: “Kim… Devamını Oku